İSTANBUL (AA) - MURAT KAYA - ENES CAN - Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar, yaklaşık 1,5 yıldır uygulanan arabuluculuk yöntemiyle 260'ı anlaşmayla olmak üzere 265 uyuşmazlığın çözüldüğünü, yüzde 98,3 başarı yakalandığını bildirdi.
Adalet Bakanlığı, taraflar arasındaki bazı uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden çözmek için 22 Haziran 2012'te tarihinde yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile arabuluculuk sistemi kurdu.
Uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi (arabuluculuğa) yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri en etkin yöntemlerden biri olan arubuluculuk kurumuyla ilgili çalışmalarını yoğunlaştıran bakanlık, arabulucuların yetiştirilmesi için de kurumsal anlaşmalar yaptı.
- "Çok ekonomik ve hızlı işleyen bir sistem"
Adalet Bakanlığı'nca yetkilendirilen eğitim kurumlarında "arabuluculuk" eğitimi verilen 1800 hukukçu sertifika aldı. Arabulucu olmak isteyenler hukukçularda, sadece 5 yıllık kıdem şartı aranıyor.
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sistemin dünyada çok uygulandığını ancak Türkiye'nin biraz geç başladığını belirterek, "Sistemde arabuluculuğa kararını kendisi veriyor. Bu anlamda arabuluculuk sisteminin en medeni ve en modern sistem olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü sonuçta, uyuşmazlık çıkan taraflar, kendi uyuşmazlıklarını bu yöntemle çözebiliyorlar" dedi.
Sistemin, yargılama gideri, gider avansı, tanık, keşif ve bilirkişi ücreti ile temyiz harcı bulunmadığı için çok ekonomik olduğunu ve hızlı işlediğini kaydeden Öztatar, "Bursa'daki bir arabulucumuz, 48 uyuşmazlığı, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlığı 1 hafta gibi kısa bir sürede çözdü" ifadesini kullandı.
- "Başından sonuna kadar gizli bir süreç"
Öztatar, şu ana kadar, 260'ı anlaşmayla olmak üzere 265 uyuşmazlığın çözüldüğüne ve yüzde 98,3 başarı yakalandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Özel hukuk uyuşmazlıkları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli. Alacak, kiracı-ev sahibi davası, tazminat davaları, işçi-işveren arasındaki davalar, tüketici davaları, marka patent davaları arabuluculukta çözülecek davalardan birkaçı diye sayabiliriz özel hukuk uyuşmazlıklarında. Bunların arabuluculukla çözülmesinde, ekonomik olması daha kolay çözülmesinin yanı sıra gizlilik de var. Ticari şirketler için veya aile mahremiyeti anlamında gizlilik çok önemli. Arabuluculuk süreci başından sonuna gizli bir süreç. Gizliliği ihlalin de 6 ay hapis cezası var. Esasında arabuluculuk süreci, ticari şirketler için çok uygun. Çünkü onlar ticari sırlarının ortaya çıkmasını, defterlerinin incelenmesini istemiyorlar. Bunların hepsini sağlayan bir sistem bu."
- "Avukatlar müvekkillerini bilgilendirecek"
Hakan Öztatar, dava yükünün çok yüksek olduğu Türkiye'de arabuluculuğa gitmenin önemine işaret ederek, "Türkiye Barolar Birliği ile yaptığımız toplantıda aldığımız karar gereğince, artık avukat arkadaşlarımız müvekkillerini arabuluculuk konusunda bilgilendirecekler. Ama onlar dava açma talimatı verirlerse o zaman dava açacaklar. Bu da çok önemli bir şey. Bu konuda karar alındı" diye konuştu.
Avrupa Konseyi ile yürüttükleri proje kapsamında yakın zamanda 32 pilot mahkeme oluşturulacağı belirten Öztatar, bu mahkemelerde arabuluculuk uygulamalarının fiilen faaliyete geçeceğini söyledi.
Öztatar, "Sanayi odaları, ticaret odaları içinde arabuluculuk merkezleri kurmak istiyoruz. Bu merkezleri kurarak da esnaflar arasındaki uyuşmazlıkların arabulucukla dostane bir şekilde çözülmesini istiyoruz. Burada sonuçta kazanan dostluklar oluyor, barış oluyor" ifadesini kullandı.
İlk arabulucularının 14 Kasım 2013'te sicile kaydolduğunu ve o tarihten bu zamana arabuluculuğun fiilen faaliyete geçtiğini anlatan Öztatar, zorunlu arabuluculuk sistemini de düşündüklerini, bununla ilgili projelerinin olduğunu ve sistemi tanıttıkça işleyişin artacağını söyledi.
- "200 işçi-işveren davası yüzde yüz başarıyla çözüldü"
Bir davaya birden fazla arabulucunun bakabileceği kaydeden Öztatar, "Beden dili, iletişim teknikleri, müzakere yöntemleri gibi eğitimler alınıyor. Üniversiteler bünyesinde kurulan eğitim kuruluşlarınca en az 48 saat eğitim alınıyor. Sonra sırasıyla yazılı sınava ve mülakata giriliyor. Mülakatı da geçen kişinin arabuluculuk siciline kaydı yapılıyor" bilgisini verdi.
Bir yıl önce başlayan sistemle şu ana kadar yüzde yüzlük bir başarı oranıyla 200 işçi-işveren davasının çözüldüğünü vurgulayan Öztatar, "İnsanları bir araya getirebilirsek, bir müzakere etrafında buluşturabilirsek orada insanların çok rahatlıkla anlaşabileceklerini görebiliriz. Önemli olan onları bir masa etrafına getirmek ve bu sistemin tanıtılabilmesi, insanlarımızın bu sistemi bilebilmesi" dedi.
Arabuluculuğu arttırmayı, sanayi-ticaret odaları içinde arabuluculara insanların gitmesini sağlayarak davaları düşürmelerini hedeflediklerini aktaran Öztatar, "Uyuşmazlıkların tamamında önce bir arabuluculuk yolu denenmeli, bu yol denendikten sonra dava yoluna gidilmeli ve dava sonradan düşünülmeli" ifadesini kullandı.