Avrupa Birliği’nin en yüksek yargı organı olan Avrupa Adalet Divanı, Almanya’da iltica başvurusu reddedilen sığınmacılara uygulanan bazı yardım kesintilerinin AB hukukuna aykırı olduğuna hükmetti. Lüksemburg’daki mahkeme, Dublin Anlaşması kapsamında başka bir AB ülkesinin sorumluluğunda bulunan kişiler için dahi giyim ve temel ev ihtiyaçlarına yönelik yardımların tamamen kaldırılamayacağını belirtti.
Mahkeme kararında, yürürlükteki AB Kabul Direktifi uyarınca üye ülkelerin başvuru sahiplerine “uygun yaşam standardı” sağlamakla yükümlü olduğu vurgulandı. Hakimler, bunun yalnızca fiziksel değil, ruhsal sağlığın korunmasını da kapsadığını ifade etti. Kararda, kıyafetlerin insanların en temel ihtiyaçları arasında yer aldığına dikkat çekilirken, ulaşım bileti, iletişim araçları ve kişisel bakım ürünleri gibi günlük gereksinimlere yönelik nakdi desteklerin de sosyal ve kültürel yaşama asgari düzeyde katılım için gerekli olduğu belirtildi.
Afgan sığınmacının davası emsal oldu
Kararın temelinde, Romanya’ya gönderilmesi planlanan genç bir Afgan sığınmacının açtığı dava yer alıyor. Söz konusu kişinin yardımları 2022 yılında azaltılmıştı. Afgan sığınmacı, avukatı aracılığıyla Bavyera eyaletindeki Schweinfurt ilçesine karşı dava açtı.
Dosyaya göre kendisine yalnızca yiyecek, ısıtmalı barınma imkanı ve hijyen ürünleri sağlandı. Ancak kıyafet ve ev ihtiyaçları için herhangi bir destek verilmedi. Uyuşmazlık daha sonra Avrupa Adalet Divanı’nın önüne taşındı.
Faeser dönemindeki sıkılaştırma da tartışma konusu
Avrupa Adalet Divanı'nda değerlendirilen yardım kesintisi düzenlemesi, 2024 yılında dönemin Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser tarafından daha da sertleştirilmişti. Mevcut uygulamaya göre, bir sığınmacıdan başka bir AB ülkesinin sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde yardımlar tamamen kesilebiliyor.
Yeni AB kuralları 12 Haziran’da yürürlüğe giriyor
Öte yandan yardımlara ilişkin hükümleri içeren mevcut AB Kabul Direktifi, 12 Haziran’da Avrupa Birliği Ortak İltica Sistemi Reformu’nun devreye girmesiyle yerini yeni kurallara bırakacak.
Yeni düzenleme, mültecilerin sorumlu ülke dışında başka bir AB ülkesinde bulunmaları halinde yardım kısıtlamalarına açık şekilde izin veriyor.