Almanya, Yunanistan, Danimarka, Avusturya ve Hollanda, Avrupa Birliği'nde oturum hakkı kalmayan ve hakkında geri dönüş kararı bulunan kişilerin AB dışındaki üçüncü ülkelere gönderilmesini öngören ortak bir model üzerinde çalışıyor. Beş ülkenin ilk merkezi 2027'nin ilk yarısında faaliyete geçirmeyi planladığı, olası ortak ülkelerle görüşmelerin ise başladığı bildirildi.
Yunanistan Göç Bakanı Thanos Plevris, beş ülkenin özellikle Afrika'daki ülkelerle temas halinde olduğunu açıkladı. Plevris, grubun bir Afrika ülkesiyle anlaşmaya yakın olduğunu belirtirken ülkenin adını paylaşmadı.
Beş ülke, eylül ayı başında Kopenhag'da AB dışında kurulacak geri dönüş merkezleri için ortak bir model üzerinde anlaşmıştı. Almanya Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de o dönemde üçüncü ülkelerle teknik görüşmeler yürütüldüğünü doğrulamıştı.
İlk merkezin Afrika'da kurulması planlanıyor
Plevris, Politico'ya yaptığı açıklamada, "Bu beş ülke olarak bunun üzerinde yoğun şekilde çalışıyoruz" dedi.
Görüşmelerde son haftalarda özellikle Ruanda ve Uganda öne çıktı. Beş Avrupa ülkesinden heyetler ağustos sonunda Ruanda'nın başkenti Kigali'ye gitti. Uganda ile de temaslar yapıldı. Ancak bu iki ülkeden herhangi biriyle anlaşmaya varıldığı henüz resmi olarak açıklanmadı.
Plevris, ilk merkezin Afrika'da kurulmasının planlandığını ve bir ülkenin seçildiğini, ancak adının şimdilik kamuoyuyla paylaşılamayacağını söyledi. Ruanda ve Uganda'nın yanı sıra Özbekistan da görüşmelerle ilgili haberlerde olası ortaklar arasında yer aldı.
Plan, AB'de artık oturum hakkı bulunmayan ve hakkında geri dönüş kararı verilen kişileri kapsıyor. Bu kişiler kendi ülkelerine ya da anlaşma yapılan üçüncü bir ülkeye gönderilebilecek. Yeni Avrupa geri dönüş çerçevesine göre kişinin gönderileceği üçüncü ülkeyle daha önceden ailevi, sosyal veya ekonomik bir bağının bulunması zorunlu olmayacak.
Kurulması planlanan merkezler, kişilerin daha sonraki geri dönüş sürecine kadar tutulacağı bir ara nokta olarak kullanılabilecek. Kendi ülkesine gönderilmesi mümkün olmayan kişilerin de bu merkezlere yerleştirilmesi gündemde.
İspanya'dan plana itiraz
Beş ülkenin girişimi, AB'nin geri dönüşlere ilişkin yeni hukuki düzenlemesine dayanıyor. Düzenleme, üçüncü ülkelerle anlaşma yapılarak AB dışında geri dönüş merkezleri oluşturulmasına imkan tanıyor.
Ancak bu yaklaşım AB içinde görüş ayrılığına yol açtı. İspanya yeni geri dönüş düzenlemesine karşı çıktı. Madrid yönetimi, özellikle kişilerin hiçbir ailevi, sosyal veya ekonomik bağlarının bulunmadığı ülkelere gönderilebilmesini eleştirdi.
İspanya ayrıca geri göndermeme ilkesiyle ilgili sorunlar yaşanabileceğini ve çok sayıda hukuki uyuşmazlığın mahkemelere taşınabileceğini savundu. Üçüncü ülkelerle yapılacak bu tür anlaşmaların AB'nin dış ilişkilerini nasıl etkileyeceği de Madrid'in dile getirdiği çekinceler arasında bulunuyor.
Portekiz ise geri dönüş düzenlemesine ilişkin uzlaşmayı desteklemesine rağmen bu merkezlerde yer almayı düşünmüyor. Lizbon yönetimi, merkezlerin AB bütçesinden finanse edilmesine de karşı çıkıyor.
Anlaşmanın 2026'da tamamlanması hedefleniyor
Almanya, Avusturya, Danimarka, Yunanistan ve Hollanda pilot projeyi birlikte ilerletmeyi planlıyor. Üçüncü ülkelerle yapılacak anlaşmalarda, gönderilen kişilerin hangi koşullarda barındırılacağı ve beş Avrupa ülkesinin hangi sorumlulukları üstleneceği de belirlenecek.
Kopenhag'daki toplantıda beş hükümet, sistemin AB hukuku ve uluslararası yükümlülüklere uygun şekilde uygulanacağını açıkladı. Süreçte uluslararası kuruluşlarla da iş birliği yapılması planlanıyor.
İnsan hakları örgütleri ise modelin hukuki boyutu ve merkezlerdeki koşullar konusunda eleştiriler yöneltiyor. Amnesty International, eylül başında Ruanda ve Uganda'yla ilgili değerlendirmesinde keyfi gözaltı, kötü muamele ve kişilerin daha sonra kendi ülkelerine gönderilmesi gibi risklere dikkat çekti.
Beş hükümetin hedefi, 2026 sona ermeden bir üçüncü ülkeyle anlaşmaya varmak. Anlaşmanın ardından ilk pilot geri dönüş merkezinin 2027'de faaliyete geçirilmesi planlanıyor.