FRANKFURT - SPD lideri Sigmar Gabriel, Facebook hesabından yaptığı Türkçe ve Almanca paylaşımda, Türkiye’de gerilimin arttığına dikkat çekerek, bunun Almanya’ya taşınmamasını istedi. Gabriel, ”Benim ricam: Başka düşünenleri saygıyla karşılayalım. Temel düşünce farklılıklarının bölünmemize sebep olmasına izin vermeyelim. Almanya burada yaşayan tüm insanların memleketi olmalıdır” dedi.
SPD lideri Sigmar Gabriel'in, Facebook hesabından paylaştığı Türkçe mektup şu şekilde:
Almanyada yaşayan sevgili Türkler! Türkiye kökenli sevgili Almanlar!
Önümüzdeki Cumartesi günü Köln’de iki büyük gösteri yürüyüşü düzenlenecektir: Bunlardan birisi Türk hükümetinin politikasını desdekleyen Avrupa Türk Demokratlar Birliği, diğeri ise SPD’nin gençlik örgütü Kölner Jusos tarafından desteklenen bir karşı gösteri yürüyüşüdür. Gösteri yürüyüşü hakkı Almanyada çok önemli bir haktır. Bu sebepten dolayı – barışçıl olması şartı ile – her iki gösteri yürüyüşüde tabiiki yasaldır.
Gösteri yürüyüşleri Türkiye’deki siyasi olayların Almanyada yaşayan bir çok insanıda etkilediğini göstermektedir. Bu sebepten dolayı size yazıyorum. Çünkü benim izleninim: Türkiye çok derin bir ayrışma içerisinde bulunmaktadır. Bu toplumsal ayrışmanın bizim burda Almanyada’da devam etmemesi için hepimizin yardımcı olması gerekmektedir. Sizin kökeniniz Türkiye dedir.
Yani son yıllarda çok hızlı bir şekilde kendisini modernleştiren bir ülkede. İki hafta önce askeri bir darbeye karşı koyan bir ülkede. Ve siz Almanyada yaşamaktasınız. Burada yaşayan insanlara büyük çapta özgürlüğü ve liberalliği garanti eden gurur duyulabilecek harika bir ülkede.
Tarihinin korkunç sayfasından ders almış bir ülkede. Her geçen gün daha fazla insanın göçün bir zenginleşme olduğunu sonunda kabul ettiği bir ülkede. Bir çok görüşmeden biliryorum: Aranızdan çoğu Almanya ya kaygıyla bakmaktadır.
Barış için bir çağrı olmasına rağmen, aranızdan Alman Federal Parlementosunun Ermeni kararının uygun olmadığını düşünenlerin sayısı az değil. Anayasanın çirkin metinleride korumasına rağmen, bir Alman televizyon sunucusunun mizahından dolayı bazıları kendilerine hakaret edildiği hissine kapılmaktadırlar.
Bazıları Alman kamuoyunun Türkiye’nin mültecilerin barınmalarının nasıl sağladığını yeteri kadar takdir etmediği hissine sahiptir , bu geçmiş yıllarda Federal Parlementonun bir çok üyesinin ve şahsen benimde yerinde görerek buna kanaat getirmiş olmamıza rağmen.
Diğer taraftan bir çok Alman (bende şahsen) Türkiye’ye büyük endişeyle bakıyoruz: Bu önemli ülkenin Avrupa’dan uzaklaşmasından korkuyorlar. Onlar Türkiyedeki özgürlüğü kaygı etmektedirler. Gazetecilerin ve hakimlerin özgürlüğünden ve tabiiki her bir bireyin düşüncesini özgürce ifade etme özgürlüğünden kaygı duymaktadırlar.
Geçmişte AB üyelik müzarekeleleri için kaldırılması şart koşulmuş olan idam cezasının tekrar getirilmesi tartışmalarını şaşkınlıkla izlemektedirler. Benim gibi bir çok Alman Türk Hükümetinin darbe girişimine gösterdiği tepkinin tamamen orantısız ve kabul edilemez olduğu kanaatindedir.
Buna rağmen unutmamalıyız: Biz bizi ayıran unsurlardan kat kat daha çok birleştiren unsurlara sahibiz. Her şeyden önce tabiki şahsi ilişkilerimiz bizi birbirimize bağlamaktadır. Almanya da toplam üç milyon kökeni Türkiye de bulunan insan yaşamaktadır.
Onlar sırf Alman toplumun kültürünü ve ekonomisini güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda herşeyden önce milyonlarca başka Almanın yaşantısını zenginleştirmişlerdir. O zaman bizi değerlerimiz birleştirmektedir.
Şayet Alman Anayasasını Türk Anayasası ile yanyana koyacak olursak insanlar bazı inancın aksine metinlerin birbirine çok benzediklerini hemen göreceklerdir.
Ve: Müşterek başarılarımızda bizi birleştirmektedir: Uzun süre Türkler, Almanyalı Türkler ve Almanlar çifte vatandaşlığa geçmek için mücadele ettiler ve en azından şimdilik bir etabı kazandılar. Uzun zaman birlikte Türkiye kökenli insanların yüksek mercilere geitirilmeleri için mücadele verdik.
Bugün ise Aydan Özoğuz’un Federal Hükümetin üyesi olması çok normaldir. Spor ve kültür alanlarında Alman-Türkler ön sıralara yükselmişlerdir. Onların başarısından hepimiz, Türkler olduğu gibi Almanlarda gurur duymaktadır.
Dostlar arasında geçerli olan: Düşünce farklılıkları gizlenmemelidir. Tartışma demokrasinin bir unsurudur. Fakat genelleştirmek zehirdir. Türk hükümetine yöneltilen eleştiri “Türklere ” yapılan eleştiriden farklıdır ve yine aynı şekilde Federal Şansolyeye yapılan eleştiri “Almanlara ” yapılan eleştiri değildir.
Almanlar, Türkler, Almanyalı Türkler, Türkiyeli Almanlar daha az birbirleri hakkında konuşsunlar ve bunun yerine daha çok birbirleri ile konuşssunlar. Bu hususta hergün fırsat doğmaktadır: İşyerinde, dernekte, alışverişte. Bu imkandan çok daha fazla yararlanmalıyız.
Benim ricam: Başka düşünenleri saygıyla karşılayalım. Temel düşünce farklılıklarının bölünmemize sebep olmasına izin vermeyelim. Almanya burada yaşayan tüm insanların memleketi olmalıdır. Bu benin partimin, SPD’nin inancıdır.