Almanya’da vatandaşlık başvurularında kullanılan dil yeterlilik belgeleri üzerinden yürütüldüğü öne sürülen geniş çaplı sahtecilik ağına yönelik dikkat çekici bir operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma dosyasına göre, sahte dil sertifikalarının hazırlanıp satılması yoluyla çok sayıda kişinin Alman vatandaşlığına giden süreçte usulsüz avantaj elde ettiği iddia ediliyor.
Alman basınında yer alan bilgilere göre, vatandaşlık almak isteyen kişilerin geçmek zorunda olduğu dil sınavları, suç örgütleri tarafından istismar edilen bir alana dönüştü. İddialara göre sahte belgeler belirli ücretler karşılığında temin edilirken, bazı yabancı uyruklu kişiler de bu belgeler sayesinde gerekli şartları yerine getirmiş gibi gösterildi.
Berlin merkezli operasyon düzenlendi
Berlin Eyalet Kriminal Dairesi’ne bağlı yaklaşık 220 görevli, Berlin Savcılığı’nın talimatıyla 15 Haziran 2026 tarihinde çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyona özel harekat ekipleri, Berlin polisi bünyesindeki çevik kuvvet unsurları ile Brandenburg Özel Harekat Komutanlığı personeli de katıldı.
Soruşturma kapsamında çeşitli arama kararları uygulanırken, beş kişi hakkında çıkarılan tutuklama kararlarının da infaz edildiği bildirildi.
Sahte sertifika ağı mercek altında
Operasyondan önce yürütülen kapsamlı soruşturmada toplam 10 şüpheli hakkında inceleme yapıldığı öğrenildi. Savcılığın değerlendirmesine göre şüpheliler, örgütlü ve ticari amaçlı belge sahteciliği faaliyetlerinde bulunmakla suçlanıyor. İddiaların merkezinde ise sahte dil sertifikalarının hazırlanması ve dağıtılması yer alıyor.
Yetkililer, söz konusu ağın faaliyetlerini Berlin’den yöneterek Almanya geneline yaydığı şüphesi üzerinde duruyor. Ayrıca sosyal medya platformları üzerinden açık şekilde reklam yapıldığı da öne sürüldü.
Çok sayıda dijital materyal ele geçirildi
Aramalar sırasında çeşitli sertifikalar, yazıcılar, dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, farklı veri depolama cihazları ve beş haneli miktarlarda nakit para ele geçirildi. Güvenlik birimleri tarafından tüm materyallere el konuldu.
Berlin Adalet Senatörü Felor Badenberg, operasyonun ardından yaptığı açıklamada, Alman vatandaşlığının ticari bir ürüne dönüştürülemeyeceğini söyledi. Badenberg, 15 Haziran’daki operasyonun sahtecilik yaptığı iddia edilen bir ağ yapısına karşı önemli bir darbe niteliği taşıdığını belirtti.
Badenberg, "Alman vatandaşlığı ticari bir metaya dönüşmemelidir" ifadelerini kullanırken, vatandaşlık şartlarının sahte belgelerle karşılanmış gibi gösterilmesinin hukuk devletine duyulan güveni zedelediğini ve yasal süreçlerin kötüye kullanılması anlamına geldiğini vurguladı.
Mal varlıklarına el koymayı hedefleyen girişim
CDU’lu siyasetçi, Mart ayında Federal Eyaletler Temsilciler Meclisi’nde suçtan elde edildiğinden şüphelenilen yüksek değerli mal varlıklarına yönelik yeni bir girişim de başlatmıştı. Söz konusu öneri, pahalı otomobillerin veya lüks villaların yasal gelirlerle finanse edildiğinin ispatlanmasını öngörüyor. Bunun kanıtlanamaması halinde ilgili varlıkların devlet tarafından müsadere edilmesi hedefleniyor.