Almanya’da gökyüzünde açıklanamayan cisimler veya sıra dışı ışıklar gördüğünü düşünenlerin sayısındaki artış, Olağanüstü Gök Olaylarını İnceleme Merkezi’ne (CENAP) yapılan bildirimlere de yansıdı. Ülkenin en yoğun ihbar merkezlerinden biri olan kuruma son dönemde yapılan başvurular rekor düzeye çıktı. CENAP’ın kurucusu Hansjürgen Köhler, merkeze günde üç ila altı arasında yeni olay bildirildiğini açıkladı. Köhler’e göre ekip, çalışmalarına başladığı günden bu yana yaklaşık 14 bin vakaya açıklık getirdi.
Köhler’in gökyüzü olaylarına ilgisi oldukça erken yaşlarda başladı. Henüz 11 yaşındayken Ay’a iniş görüntülerini izlemesi, gökbilime duyduğu merakı artırdı. Araştırmalarının başlangıcını ise 1973 yılına dayandıran Köhler, o dönemde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma ABD mikrofilmlerini incelemeye başladıklarını anlattı. Pilotların şaşkınlıkla kayda aldığı bazı olayların bile incelendiğinde doğal nedenlerle açıklanabildiğini gördüklerini belirten Köhler, uzun yıllardır yürüttükleri çalışmalarında doğruluğu temel aldıklarını ifade etti.
Pentagon kayıtları yeniden gündemde
ABD Savunma Bakanlığı’nın son yıllarda “Tanımlanamayan Anomalik Olaylar” adıyla kamuoyuna sunduğu resmi kayıtlar, UFO tartışmalarına dünya çapında yeni bir hareketlilik kazandırdı. Pentagon, ABD askeri pilotlarının 2004 ve 2015 yıllarında çektiği uçan cisim görüntülerinin gerçek kayıtlar olduğunu doğrulamıştı.
Köhler açısından ise Pentagon tarafından açıklanan görüntüler yeni bir bulgu anlamına gelmiyor. Ocak 2015’te ABD Donanması’na ait bir F/A-18 savaş uçağının kaydettiği ve “Gimbal” adıyla bilinen videoyu örnek gösteren Köhler, görüntülerde hızla ilerliyor ve dönüyor gibi görünen cismin aslında bir meteoroloji balonu olduğunu savundu.
Köhler, cismin olağanüstü bir hızla hareket ediyormuş izlenimi vermesini savaş uçağının sürati ile balonun hareketi arasındaki bağıl farkla açıkladı. Ayrıca F/A-18 uçaklarında kullanılan elektronik algılama sistemlerinde uzun süredir kronik okuma hataları görüldüğüne dikkat çekti.
Uzaylı iddialarına mesafeli yaklaşıyor
Sosyal medyada sık sık gündeme gelen uzaylı iddialarına da değinen Köhler, evrenin başka noktalarında yaşam bulunabileceği ihtimalini tamamen dışlamıyor. Buna karşın, gelişmiş uygarlıkların Dünya’ya kadar ulaştıktan sonra burada kaza yaptığı yönündeki teorileri inandırıcı bulmuyor.
Köhler bu görüşünü, “Son derece gelişmiş bir teknolojiyle galaksiler arası yolculuk yapıp mavi gezegenimize gelecekler ve sonra gelip tam da burada çöle mi düşecekler?” sözleriyle dile getirdi.
Çözülemeyen vakaların nedeni veri eksikliği
CENAP’a yönelik eleştirilerin başında, kurumun bildirilen olaylara fazlasıyla kuşkucu yaklaşması geliyor. Buna karşılık merkezin destekçileri, vakaların bilimsel yöntemlerle incelenmesini olumlu değerlendiriyor.
Köhler, gökyüzünde alışılmadık bir cisim veya ışık gören kişilerin doğrudan polise gitmek yerine önce telefonlarında bulunan ücretsiz astronomi uygulamalarından yararlanmasını öneriyor. Bu uygulamaların gökyüzündeki birçok cismin kısa sürede tanımlanmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
CENAP’ın bugüne kadar açıklayamadığı az sayıdaki olayın da uzaylılarla bağlantılı olmadığını vurgulayan Köhler, bu vakaların çözümsüz kalmasının temel nedeninin yeterli veri bulunmaması olduğunu kaydetti.