Almanya’da otobüs şoförleri, tren görevlileri, doktorlar ve kamu yararına çalışan diğer meslek gruplarına yönelik saldırılarda cezaların ağırlaştırılması planlanıyor. Federal Hükümet, çalışanlara yönelik şiddete karşı daha sert yaptırımlar öngören yasa tasarısını kabul etti.
Tasarı yasalaşırsa demiryolu çalışanlarının yanı sıra elektrik ve su gibi kritik altyapı alanlarında görev yapan personele saldıranlar, icra yetkisine sahip kamu görevlilerine saldırıyla aynı cezalara tabi tutulabilecek. Polis, itfaiye, sağlık ve kurtarma personeline yönelik saldırılarda da mevcut cezaların artırılması hedefleniyor.
Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig, polis ve itfaiye görevlilerinin yanı sıra toplu taşıma çalışanları ile hastane ve muayenehanelerde görev yapan personele yönelik saldırıların arttığını söyledi: “Ülkemizin işleyişini sağlayan insanlar bizim korumamızı hak ediyor.”
Hubig, yalnızca cezaları artırmanın yeterli olmayacağını, trenlerde ve istasyonlarda güvenliği güçlendirecek önlemlerin de gerekli olduğunu belirtti.
Tren çalışanlarına günde beş saldırı
Adalet Bakanlığı, kamu yararına çalışanların daha güçlü korunmasına yönelik ilk taslağı 2025'in sonunda hazırlamıştı. Konu, şubat ayında bir tren görevlisinin bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırının ardından hayatını kaybetmesiyle Almanya genelinde yeniden gündeme geldi.
Hubig, Deutschlandfunk'a yaptığı açıklamada Deutsche Bahn'da artık günde beş saldırı yaşandığını söyledi. Bakan, saldırıların düzenli hale geldiği mesleklerde devletin çalışanları daha güçlü biçimde koruması gerektiğini vurguladı.
Hubig, toplumdaki şiddet eğilimine de dikkat çekti: “Toplumda genel olarak şiddete daha fazla başvurulan, barışçıl çözümlerden uzaklaşılan ve birçok alanda karşılıklı saygının kaybolduğu bir ortam görüyoruz.”
Saldırıda alt sınır altı aya çıkacak
Tasarıya göre polisler, icra memurları, itfaiyeciler, acil sağlık çalışanları ile afet ve sivil koruma görevlilerine yönelik fiili saldırılarda asgari hapis cezası üç aydan altı aya yükseltilecek. Özellikle ağır vakalarda en az bir yıl hapis cezası öngörülüyor.
İcra yetkisine sahip kamu görevlilerine direnmenin cezası ise para cezası veya beş yıla kadar hapis olabilecek. Mevcut düzenlemede üst sınır üç yıl. Silah kullanılması, saldırının birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi, mağdur açısından ağır tehlike oluşturması veya saldırının tuzak kurularak yapılması gibi ağır durumlarda bir yıldan 10 yıla kadar hapis gündeme gelebilecek. Mevcut yasada ağır vakalarda üst sınır beş yıl.
Doktor, nitelikli bakım personeli ve eczacılar gibi sağlık çalışanlarına yönelik fiili saldırılarda da en az altı ay hapis cezası öngörülüyor. Ağır vakalarda ceza bir yıldan 10 yıla kadar çıkabilecek. Mevcut özel koruma hükümleri sağlık personeli açısından ağırlıklı olarak acil sağlık hizmetleri ve acil servislerdeki görevlerle sınırlı.
Siyasetçilere yönelik saldırılarda yeni düzenleme
Tasarı, siyasetçilere yönelik saldırılarda da değişiklik getiriyor. Mahkemelerin ceza belirlerken saldırının kamu yararına yürütülen bir görevi ciddi biçimde engellemeye elverişli olup olmadığını açıkça dikkate alması planlanıyor. Şiddet veya tehditle kamu görevlileri ve seçilmiş siyasetçilerin sindirilmesi bu kapsamda değerlendirilebilecek.
Düzenleme belediye ve Avrupa düzeyindeki görevlileri de kapsayacak. Belediye meclisi üyeleri ile belediye başkanlarının şiddet veya şiddet tehdidiyle baskı altına alınmasına karşı koruma güçlendirilecek.
Bir kamu görevlisine görevi sırasında veya görevi nedeniyle hakaret edilmesi halinde, suç duyurusunda bulunma yetkisinin amirine de verilmesi planlanıyor. Hakaretin bir kuruma yönelmesi durumunda kurumun veya denetleyici makamın yönetimi başvuruda bulunabilecek.
Halkı kin ve nefrete teşvikte ceza artıyor
Tasarıdaki bir diğer önemli değişiklik, halkı kin ve nefrete teşvik suçuyla ilgili. En az bir yıl hapis cezasına hükmedilmesi halinde mahkeme, kişinin kamu görevinde bulunma ve seçimlerde aday olma hakkını geçici olarak kaldırabilecek. İki ila beş yıl arasında uygulanabilecek bu yaptırım otomatik olmayacak; kararı mahkeme verecek.
Taslağın önceki halinde bu yaptırım için altı aylık hapis cezası yeterli görülüyordu. Yeni metin bu sınırı bir yıla çıkarıyor.
Mevcut hukukta bir suç nedeniyle en az bir yıl hapis cezasına mahkum edilen kişilerin kamu görevinde bulunma ve seçilme hakkını kaybetmesine ilişkin hükümler bulunuyor. Seçimlerde sahtecilik veya seçmeni baskı altına alma suçlarında da en az altı aylık hapis cezasıyla birlikte bazı seçim haklarının geçici olarak kaldırılmasına mahkeme karar verebiliyor.
Federal Meclis tasarıyı bu haliyle kabul ederse halkı kin ve nefrete teşvik suçunda mevcut üç yıllık üst ceza sınırı beş yıla çıkarılacak.
Düzenlemeye göre suç kapsamına giren açıklamaların mutlaka Almanya'daki bir grubu hedef alması da gerekmeyecek. Yurt dışındaki bir gruba yönelik ifadelerin Almanya'da o grubun mensubu olarak görülen kişilere karşı şiddet eğilimini tetikleyebilecek nitelikte olması halinde kamu barışının bozulması söz konusu olabilecek.