Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Viersen kentinde sosyal yardım dairesinde görev yapan bir memurun yıllar süren usulsüzlüğü mahkemeye taşındı. Sanık, ilk başta bunun mümkün olmayacağını düşündüğünü ancak sürecin beklediğinden kolay ilerlediğini belirterek, zamanla durumun “fazlasıyla cazip hale geldiğini” ifade etti. 2013 yılından itibaren engelli bireyler için sağlanan destekler kapsamında, kısmen uydurma şirketler adına başvurular yapan memur, bu ödenekleri onaylayarak kendi hesaplarına aktardı. 2024’e kadar süren bu yöntemle toplamda 1 milyon Euro’yu aşan bir meblağı zimmetine geçirdi.
Zamanaşımı kapsamına giren dosyalar
Soruşturma dosyasına göre 2013 ile 2019 yılları arasındaki ilk 50 olay, hukuki zamanaşımı nedeniyle yargılamaya dahil edilmedi. Bu dönemde yaklaşık 512 bin Euro’luk usulsüzlük tespit edildi. Sanık, Mönchengladbach Eyalet Mahkemesi’nde yalnızca 2020-2024 yıllarını kapsayan 36 ayrı olaydan yargılanıyor. Bu dönemdeki zarar ise 504 bin Euro’nun üzerinde. İddianamenin okunmasının ardından konuşan sanık, yalnızca yargılamaya konu olan dosyaları değil, zamanaşımına giren eylemleri de kabul etti ve mahkemeden özür diledi.
Paranın kullanımı ve savunması
Sanık ifadesinde elde ettiği parayı lüks harcamalar için kullanmadığını savundu. “Parayı lüks ürünlere harcamadım, ailem ve otistik iki çocuğumla yaptığımız seyahatler için kullandım” dedi. Ailenin, el konulan bir kamp aracıyla sık sık seyahat ettiği ve çocukların doğada daha iyi hissettiği öne sürüldü. Sanık, maddi sıkıntıların ve 25 bin Euro’luk bir kredinin baskısının da bu sürece zemin hazırladığını dile getirdi. Bununla birlikte, gelirinin üzerinde bir yaşam sürdüğünü de kabul etti.
Şüpheyi bir mesai arkadaşı başlattı
Yaklaşık 11 yıl boyunca farklı amirlerin dikkatinden kaçan işlemler, rutin onay süreçlerinden geçti. Üst düzey yöneticiler, ödeme talimatlarını hem teknik hem de içerik açısından doğru kabul ederek imzaladı. Oysa sanığın sürekli aynı iki banka hesabını kullandığı ve şirket isimlerinde kendi soyadına benzer ifadeler tercih ettiği belirtildi. Şüpheyi doğuran ise göreve yeni başlayan bir çalışanın fark ettiği bir ödeme talebi oldu. Mahkemede ifade veren tanık, “Belirtilen şirket tuhaftı ve Niederkrüchten’de verilen adreste bir içecek marketi bulunuyordu” dedi. Bu bildirim, soruşturmanın başlamasına yol açtı.
Milyonluk zararın geri ödenmesi isteniyor
29 Kasım 2024’te gözaltına alınan sanık, çocuklarına bakabilmesi için daha sonra serbest bırakıldı. Soruşturmayı yürüten ekip, sanığın aylık ortalama 8 bin Euro’yu maaşına ek olarak elde ettiğini hesapladı. Net maaşının yaklaşık 4 bin Euro olduğu belirtiliyor. Olayın ortaya çıkmasının ardından görevden uzaklaştırılan memur hakkında disiplin süreci de başlatıldı. Zamanaşımı kapsamına giren dosyalar bulunsa da, toplamda 1 milyon 17 bin Euro’nun geri ödenmesi talep ediliyor. Hesaplarına haciz konulan sanığın küçük taksitlerle ödeme yaptığı, ancak borcun tamamını ödemesinin zor olduğu değerlendiriliyor. Avukatı, “Bu parayı ömrü boyunca geri ödeyemeyebilir” derken, aynı zamanda sistemin suistimale açık olduğuna da dikkat çekti. Sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor.