Almanya’nın otomotiv sektöründe istihdam kaybı hızlanıyor. 2019’da üreticiler ve tedarikçiler dahil yaklaşık 834 bin kişinin çalıştığı sektörde istihdam 691 bin 500’e kadar geriledi. Böylece yedi yıl içinde 140 binden fazla iş ortadan kalktı. Sektördeki dönüşümün sürmesi halinde önümüzdeki yıllarda çok daha fazla çalışanın işinin etkilenebileceği belirtiliyor.
Son gelişmeler de baskının sürdüğünü gösteriyor. Volkswagen 13 toplu iş sözleşmesinden 10’unu feshederken Mercedes, evden çalışma düzenlemesini sona erdirme ve yeni bir tazminat programı başlatma kararı aldı. Volkswagen’in yazılım şirketi CARIAD ise kalan 4 bin 300 pozisyonun yaklaşık binini daha kaldırmaya hazırlanıyor. BMW’de de yapay zeka kullanımının üst yönetimdeki görevlerin bir bölümünü azaltması gündemde.
İstihdamdaki gerilemenin hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. 2019-2024 döneminde yılda ortalama yaklaşık 12 bin pozisyon kaybolurken, 2024-2026 arasında bu rakam yılda yaklaşık 41 bine çıktı.
Kriz geçici değil, sektör değişiyor
Alman otomotiv sektöründe geçmişte de ekonomik krizler nedeniyle işten çıkarmalar yaşandı. Ancak ekonominin toparlanmasıyla kaybedilen pozisyonların önemli bir bölümü yeniden oluşabiliyordu. 2009 küresel finans krizinde birçok şirket çalışanlarını işten çıkarmak yerine kısa çalışma uygulamasına geçmiş, ardından sektör yeniden büyümüştü. 2018’e kadar 100 binden fazla yeni istihdam yaratılmıştı.
Bugünkü tablo ise farklı. Küresel otomobil satışları gerilemiyor. 2025’te dünya genelinde 90 milyondan fazla araç satılırken, 2030’ların başında satışların ilk kez yaklaşık 100 milyona ulaşması bekleniyor. Buna rağmen Alman üreticilerin istihdamı küçülüyor.
Bunun arkasında üç temel yapısal değişim bulunuyor. Alman markaları özellikle dünyanın en büyük otomobil pazarı Çin’de ciddi pazar kaybı yaşıyor. Buradaki satışları beş yıl öncesine kıyasla yaklaşık dörtte bir azaldı. Çinli üreticilerin Avrupa’daki ağırlığı da artıyor. Ağustos ayında Avrupa’da satılan her 10 yeni otomobilden birinden fazlası Çinli markalara aitti.
İkinci büyük değişim teknolojide yaşanıyor. Alman otomotiv sektörünün uzun yıllar en güçlü olduğu alanlardan biri araç geliştirmeydi. Elektrikli otomobillerde ise batarya, yazılım ve yapay zeka aracın değerinde giderek daha önemli hale geliyor. Bu teknolojilerin önemli bölümü Çin ve ABD’de geliştiriliyor. Alman üreticiler bunları dışarıdan satın aldıkça kendi bünyelerinde ihtiyaç duydukları mühendis ve geliştirici sayısı da azalıyor.
Üçüncü etken üretimin sadeleşmesi. Elektrikli otomobiller içten yanmalı motorlu araçlara göre daha basit üretim süreçlerine sahip. Yapay zeka ve otomasyon da hem fabrikalarda hem ofislerde daha fazla işi üstleniyor. Böylece şirketler aynı işi daha az çalışanla yapabiliyor.
Bu nedenle sektördeki istihdam kaybının yalnızca ekonomik durgunlukla açıklanamayacağı, kalıcı bir yapısal dönüşümün yaşandığı görüşü öne çıkıyor.
İş garantileri küçülmeyi durdurmuyor
Almanya’nın büyük otomobil üreticileri bir yandan çalışan sayısını azaltmaya çalışırken diğer yandan işten çıkarmaları sınırlayan anlaşmalarla bağlı durumda.
Volkswagen’de iş güvencesi 2030 sonuna, Audi’de 2033 sonuna, Mercedes’te 2034 sonuna, Porsche’de ise 2035’e kadar uzanıyor. Üstelik bu anlaşmaların büyük bölümü yakın zamanda imzalandı. Volkswagen anlaşmasını 2024 sonunda, Mercedes ve Audi 2025’in başında yaptı.
Bu modelde çalışan sayısının azaltılması ağırlıklı olarak gönüllü ayrılıklar üzerinden yürütülüyor. Şirketler bunun için yüksek tazminatlar sunuyor. Mercedes’te uzun yıllardır çalışan bazı kişiler için 500 bin Euro’nun üzerinde tazminat seçenekleri gündeme geldi. Şirket açısından yüksek görünen bu maliyetin, maaş giderlerindeki düşüş sayesinde yaklaşık iki yılda karşılanması hedefleniyor. Volkswagen ve BMW de benzer yöntemlerden yararlanıyor.
Şirketler çalışma koşullarında da değişikliğe gidiyor. Mercedes, evden çalışma düzenini sona erdirerek haftada dört gün ofiste çalışmayı standart hale getirmeyi planlıyor. Volkswagen CEO’su Oliver Blume de ücret artışı olmadan daha uzun çalışma sürelerini gündeme getirdi.
Sendika ve işyeri temsilcilikleri ise çalışanların haklarını korumaya çalışıyor. Volkswagen’de IG Metall ve işyeri temsilciliği 2024 sonunda 2030’a kadar 35 binden fazla pozisyonun kaldırılmasını kabul etmiş, bunun karşılığında iş güvencesi sağlanmıştı. Anlaşmanın ardından Volkswagen’den yaklaşık 16 bin 300 kişi ayrıldı. Bu sayı 2030’a kadar hedeflenen azalmanın neredeyse yarısına denk geliyor.
Volkswagen’in toplu iş sözleşmelerini feshederek ücret ve çalışma sürelerini yeniden müzakereye açması yeni bir gerilim yarattı. İş güvencesi ise yürürlükte kalmaya devam ediyor.