Kara Orman’da turizme yeni bir model kazandırılması hedefleniyor. Planlara göre bazı köyler, yeni otel binaları inşa edilmeden “dağınık otel” sistemiyle işletilecek. Mermer resepsiyonlar ya da açık büfeler yerine, misafirleri köy fırınından çıkan taze ekmek kokusu ve yerel hanlarda geçirilen akşamlar karşılayacak.
Projenin arkasında Schwarzwald Turizm Şirketi bulunuyor. Geliştirilen modelin adı İtalyanca “yayılmış otel” anlamına gelen “Albergo Diffuso”. Bu sistemde ziyaretçiler, köyün farklı noktalarına dağılmış boş ev ve dairelerde konaklıyor. Proje sorumlusu Heide Glasstetter konsepti şu sözlerle özetliyor: "Resepsiyon köyün içinde yer alıyor, kahvaltı fırında sunuluyor, akşam yemeği köşe başındaki lokantada yeniyor ve misafirler köy meydanını lobi olarak kullanıyor"
İtalya’dan Kara Orman’a uzanan model
Bu yaklaşım ilk olarak 1980’li yılların başında İtalya’da ortaya çıktı. Özellikle Friuli gibi ekonomik olarak zayıf bölgelerde uygulanan sistem, yeni yapılaşmaya gerek kalmadan köy merkezlerinin yeniden canlandırılmasına katkı sağladı. Ülkede bugün 100’ün üzerinde “dağınık otel” bulunduğu belirtiliyor.
Kara Orman’da ise model yerel koşullara göre yeniden şekillendiriliyor. Proje kapsamında Schwarzwald Turizm Şirketi, Köln merkezli danışmanlık firması co:compass ile birlikte çalışıyor. Baden-Württemberg Ekonomi Bakanlığı da girişime destek veriyor. co:compass yetkilisi Karsten Palme, süreci değerlendirirken "Kara Orman, Albergo Diffuso modelini geliştirerek turizmde yenilik ile kırsal yerleşimlerin gelişimini bir araya getiriyor ve aynı anda birden fazla soruna çözüm üretmeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı.
Köy yaşamı turizmin merkezine taşınıyor
Projede ilk etapta en fazla beş yerleşim yerinin pilot bölge olarak seçilmesi planlanıyor. Başvuru süreci 30 Mart’ta sona ererken, şimdiden çeşitli yerlerden ilgi geldiği bildiriliyor. Sürece yalnızca belediyeler değil, aynı zamanda ilçeler, yatırımcılar ve mülk sahiplerinin de dahil olması öngörülüyor.
Modelin sunduğu avantajlar dikkat çekiyor. Boş durumdaki yapılar yeniden kullanıma açılıyor, yerel esnaf doğrudan turizm gelirinden pay alıyor ve ziyaretçiler klasik otel deneyimi yerine gerçek köy yaşamını deneyimleme fırsatı buluyor. Ancak sistemin işlemesi için köy sakinlerinin aktif katılımı şart. Ev sahiplerinin mülklerini açması, fırıncıların ve işletmecilerin düzenli hizmet vermesi gerekiyor.
Hukuki ve yapısal zorluklar gündemde
Uygulamanın sahadaki başarısı ise henüz kesin değil. İtalya’daki örneklerde, yasal düzenlemelerin çoğu zaman uygulamanın gerisinde kaldığı ve farklı işletmeler arasında koordinasyon sağlamanın zor olduğu ifade ediliyor. Ayrıca bu modelin yalnızca canlı köy yaşamının sürdüğü yerlerde başarılı olabileceği vurgulanıyor.
Bir diğer tartışma başlığı ise denge meselesi. Küçük yerleşimlere aşırı turist akışı, yerel yaşam üzerinde baskı oluşturabilir. Aslında küçülen yerleşimlere destek olmak için geliştirilen sistem, kontrolsüz büyüme halinde köy sakinleri için bir yük haline gelebilir. İtalya’da bazı bölgelerde artan turist yoğunluğu nedeniyle önlemler alınmaya başlandığı, hatta bazı Alp göllerine giriş için ücret talep edildiği belirtiliyor. Adriyatik kıyısındaki bir yerleşimde ise sigara yasağı getirilerek ihlal edenlere 500 Euro’ya kadar ceza uygulanmaya başlandı.