Almanya'da vatandaşlık parası (Bürgergeld) alan kişilerin haksız ödeme aldığına yönelik şüphelerin büyük bölümü, sahada yapılan denetimlerden değil, kamu kurumları arasındaki veri karşılaştırmaları sayesinde ortaya çıkarılıyor. Ancak resmi veriler bile tabloyu tam olarak yansıtmıyor. Çünkü ülke genelindeki istatistiklerde 104 belediyeye bağlı Jobcenter'ın verileri yer almıyor.
Vergi gelirlerinin nasıl kullanıldığı ve sosyal yardım denetimlerinin ne kadar etkili olduğu tartışılırken, Federal İş Ajansı'nın 2025 yılı bilançosu dikkat çekici rakamlar ortaya koydu. Kurumun verilerine göre, SGB II kapsamındaki sosyal yardımlarda 133 bini aşkın suistimal şüphesi kayda geçti. Bunların 110 bin 10'unda şüphe en azından kısmen doğrulandı ya da somut bulgular elde edildi. Kayıt dışı çalışmaya ilişkin 35 bin 425 dosya ise Gümrük İdaresi'nin Kayıt Dışı Çalışmayla Mücadele Birimi'ne gönderildi.
Resmi rakamlar gerçeğin tamamını göstermiyor
Federal İş Ajansı, kendi değerlendirmesinde de "ölçülmesi mümkün olmayan bir karanlık alan" bulunduğunu kabul ediyor. Bu nedenle açıklanan verilerin önemli olmasına rağmen Almanya genelindeki tüm usulsüzlükleri kapsamadığı belirtiliyor.
Şüpheli durumların büyük kısmı ani saha denetimleriyle değil, farklı kurumların veri tabanlarının düzenli olarak karşılaştırılmasıyla belirleniyor. Bu kontroller sırasında yardım alan kişilerin aynı zamanda maaş, emekli aylığı veya başka sosyal yardımlardan gelir elde edip etmediği inceleniyor. Bildirilmeyen gelirlerin tespit edilmesi halinde dosyalar yeniden değerlendiriliyor.
En sık rastlanan ihlal bildirilmeyen gelir
Denetimlerde sermaye gelirleri veya sonlandırılmış Riester emeklilik sözleşmeleri de görülebiliyor. Yetkililere göre fazla ödeme tespit edilen dosyaların yüzde 77,6'sında geri ödeme talebinin nedeni, bildirilmeyen çalışma gelirleri oldu.
Somut şüphe oluşması halinde Jobcenter'lar banka hesap dökümleri ile çalışma ilişkilerine ait belgeleri talep edebiliyor. Kayıt dışı çalışmaya ilişkin şüphelerin güçlenmesi durumunda dosyalar gümrüğe devrediliyor ve farklı kurumlardan elde edilen bilgiler tek merkezde bir araya getiriliyor.
Gümrük farklı veri kaynaklarını karşılaştırıyor
Suedkurier'in aktardığına göre, "DazZ-BA" isimli bilgi teknolojisi sistemi üzerinden Gümrük İdaresi'nin Kayıt Dışı Çalışmayla Mücadele Birimi, Federal İş Ajansı'nın belirli veri kayıtlarına erişebiliyor ve bunları kendi bulgularıyla karşılaştırabiliyor.
Bunun yanında risk analizleri, vatandaş ihbarları ve belirli sektörlerde görülen dikkat çekici hareketlilik de incelemelere dahil ediliyor. Daha karmaşık dosyalarda ise Jobcenter'lar, gümrük birimleri ve savcılıklar birlikte çalışıyor.
Nakit ödemeler denetimi zorlaştırıyor
Dijital denetim mekanizmalarına rağmen sistemin önemli sınırları bulunuyor. Özellikle özel hanelerde yapılan temizlik, bakım hizmetleri veya nakit ödeme karşılığında gerçekleştirilen el işleri gibi faaliyetlerin denetlenmesi oldukça güç kabul ediliyor.
Gümrük görevlileri, çoğu durumda hakim kararı ve somut başlangıç şüphesi olmadan konutlara giriş yapamıyor. Ayrıca nakit ödemeler geride iz bırakmadığı için soruşturmaları zorlaştırırken, bazı dijital ödeme yöntemlerinin de para hareketlerini gizleyebildiği ifade ediliyor. Bu nedenle çok sayıda usulsüzlük tespit edilse de, olası ihlallerin tamamının kayıt altına alınmasının mümkün olmadığı değerlendiriliyor.