Almanya'da iş görüşmesinde dikkat etmeniz gereken tehlike sinyalleri

İş görüşmelerinde patronun psikolojik oyunları, yapay zekâ ile yapılan mülakatlar ve adayların yaşadığı olumsuz deneyimler, problemli şirketleri önceden anlamanızı sağlayabilir.

Birçok aday için iş görüşmesi, umut ve heyecanla dolu özel bir an. Sayısız yazılı başvurunun ardından iş arayanlar nihayet kendilerini bizzat tanıtma, iş yerini ve gelecekteki ekibi görme fırsatı buluyor. Ancak tüm heyecana rağmen adayların dikkatli olması ve işverenin ya da şirketin problemli olabileceğine işaret eden uyarı sinyallerini fark etmesi gerekiyor.

Psikolojik oyunlar ve eski moda yöntemler

İnsan kaynakları yöneticisi ya da patronun görüşme sırasında “psikotrick” yöntemlerine başvurması, uzmanlara göre ciddi bir alarm işareti. Örneğin “kahve taktiği” bunlardan biri: Adayın görüşme sonrası fincanını mutfağa götürüp götürmediği gözlemleniyor. Bu davranışın, kişinin kendi sorumluluğunu alıp almadığını gösterdiği öne sürülüyor. HR proje yöneticisi Daniel Wörz, BuzzFeed News Deutschland’a yaptığı açıklamada, “Bugün hâlâ bu tür yöntemleri kullananlar, çağın gerisinde kalmıştır” diyor. Wörz’e göre, fincanı götürmek ya da götürmemek, birinin işini iyi yapıp yapmayacağını göstermez. Saygılı ve değer veren işe alım uzmanları, adaya eşit düzeyde yaklaşır ve ekibe uyumunu anlamak için başka yollar bulur.

Yapay zekâ ile yapılan görüşmeler

Bir diğer uyarı işareti, görüşmelerin tamamen yapay zekâ tarafından yapılması. Stuttgart Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Alexander Brem, yapay zekânın işe alım süreçlerinde eleştirel değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Brem, “Bu sistemler bilgi değil, dil modelleridir” diyor. Ona göre, yapay zekâ bazı bilgileri sorgulayıp aktardığında şirket için verimlilik artışı sağlayabilir. Ancak tüm görüşmenin yapay zekâ tarafından yürütülmesi konusunda şüpheli olduğunu ifade ediyor.

Adayların paylaştığı uyarı sinyalleri

Reddit’te kullanıcılar, yaşadıkları olumsuz görüşme deneyimlerini paylaşıyor. İşte adayların “Bu şirkette asla çalışmam” dedirten dokuz deneyimi:

  • “Ofise adım atar atmaz sessiz ve depresif bir atmosfer hissettim.”

  • “İK müdürüyle görüşmem sırasında, onun alaycı ve güç delisi biri olduğunu hemen anladım. Karşımda oturan asistanı ise öyle mutsuz görünüyordu ki sanki anında istifa edecek gibiydi. Bazen en büyük uyarı işareti, patron odaya girdiğinde insanların beden dilidir.”

  • “Bana ‘Sormak istediğiniz bir şey var mı?’ dediklerinde, ‘Burada çalışmaktan en çok ne hoşunuza gidiyor?’ diye sorarım. Eğer uzun süre düşünür ya da hiçbir şey söyleyemezlerse, orada çalışmaktan ben de keyif almayacağım anlamına gelir.”

  • “Potansiyel işverenim, sakalımı kesmem gerektiğini söyledi çünkü ‘profesyonel değilmiş’. Takım elbise ve kravat giymeme rağmen doğrudan ‘Profesyonel görünmüyor muyum?’ diye sordum. Yanıtı ‘Aslında öyle görünüyorsunuz ama bu şirket kültürü’ oldu.”

  • “Yükselme imkânı olmayan bir işi kariyer gibi görmenizi bekleyen şirketler tehlike sinyali verir.”

  • “Yakın zamanda bir satış pozisyonu için görüşmeye gittim. Sadece kadınları işe aldıklarını, çünkü ‘Kadınlar satışta daha iyidir, değil mi?’ dediler. Kadın olmama rağmen bu seksist yaklaşım beni rahatsız etti ve son derece tuhaf geldi.”

  • “‘Normal mesai saatleriyle sınırlı kalmadan çalışmayı seviyoruz’ diyen şirketler tehlike işaretidir.”

  • “Görüşmeye erken gittim ama sekreter bana bağırarak ‘Geç kaldınız!’ dedi. Aslında erken gelmiştim, muhtemelen önceki aday gelmemişti. Bu, ileride nasıl muamele göreceğinizin göstergesidir.”

  • “İlanlarında 50.000–70.000 dolar maaş yazmalarına rağmen, görüşmede 40.000 dolar teklif ettiler.”

Yaşam Haberleri