Almanya’da ırkçı dil eleştirisi: “AfD’nin söylemleri normalleşiyor”

Human Rights Watch raporu, Almanya’da göçmenlerin yaşam koşullarının kötüleştiğini ve siyasi söylemlerin bu süreci hızlandırdığını ortaya koyarken, dış politikada da insan hakları eleştirileri yöneltiyor.

Uluslararası insan hakları kuruluşu Human Rights Watch, yayımladığı son yıllık raporda Almanya’daki göçmenler ve onların çocukları açısından olumsuz bir tablo ortaya koydu. Raporda, bu kesimlerin yaşam koşullarının belirgin şekilde kötüleştiği belirtilirken, söz konusu gerilemenin arkasında siyasi tercihler ve söylemler olduğu vurgulandı.

Raporun Berlin’de 2026 yılına ilişkin bulgularının paylaşıldığı toplantıda konuşan ırkçılık araştırmacısı Almaz Teffera, yaşanan kötüleşmenin temel nedenlerinden birinin AfD’nin kullandığı siyasi dilin demokratik partiler tarafından giderek benimsenmesi olduğunu dile getirdi. Teffera, özellikle göçmen kökenli insanlar hakkında kurulan cümlelerin sorunlu hale geldiğine dikkat çekti.

Bu çerçevede, Federal Başbakan Friedrich Merz’in ekim ayında başlattığı şehir görünümü tartışmasına işaret eden Teffera, önce göçmenlerin topluca bir sorun olarak gösterilip ardından “burada çalışkan şekilde emek veren iyi göçmenlerin” bunun dışında tutulduğunun söylenmesinin toplumsal açıdan zarar verici olduğunu ifade etti.

Dış politikada ahlaki itibar eleştirisi

Human Rights Watch, raporunda yalnızca Almanya’nın iç politikasını değil, dış politikadaki tutumunu da sert biçimde eleştirdi. HRW Almanya Direktörü Philipp Frisch, hem Ampel koalisyonunun hem de sonrasında kurulan siyah-kırmızı hükümetin uluslararası alanda ahlaki güven kaybına uğradığını ve bu nedenle etkisinin zayıfladığını savundu.

Frisch’e göre bunun en önemli nedeni, Gazze Şeridi’nde Filistinli sivillere yönelik sistematik saldırılar karşısında Alman hükümetinin İsrail yönetimine neredeyse koşulsuz destek vermesi oldu. Bu yaklaşımın, Almanya’nın birçok ülkede insan hakları konusunda çifte standart uyguladığı yönünde suçlamalara maruz kalmasına yol açtığı belirtildi.

Küresel ölçekte karamsar tablo

HRW raporu, dünya genelinde de karanlık bir manzara çiziyor. Philipp Frisch, insan haklarının küresel ölçekte ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Raporda, ABD’de Donald Trump yönetimi ile Rusya ve Çin gibi otoriter rejimler arasında süregelen gerilimin, yerleşik uluslararası kural sistemini aşındırdığı uyarısı yapıldı.

ABD özelinde ise raporda insan haklarına açık bir saygısızlıktan söz ediliyor. Buna örnek olarak, göçmenlik dairesi ICE tarafından gerçekleştirilen gereksiz derecede sert baskınlar ile siyasi görüşleri nedeniyle yabancı uyruklu öğrencilerin gözaltına alınması gösterildi.

Gündem Haberleri