Aşırı hız, 2021 yılında Almanya’da yaklaşık 36.700 yaralanmalı trafik kazasının nedeni oldu. Statista verilerine göre bu rakam, hız sınırı ihlallerinin yol güvenliği açısından ne kadar ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor. Trafikte daha fazla güvenlik sağlamak amacıyla polis, farklı hız ölçüm tekniklerinden yararlanıyor.
Sabit ve mobil hız kontrol sistemleri
Polis hem sabit hem de mobil radar sistemleri kullanıyor. En bilinenleri sabit kurulan radar ve lazer tabanlı “blitzer” cihazları. Günümüzde ölçümlerde çoğunlukla lazer teknolojisi tercih ediliyor. Sürücü belirlenen hız sınırını aştığında bir fotoğraf çekiliyor — bu genellikle bir ışık patlaması (blitz) ile gerçekleşiyor, ancak her zaman değil. Bu nedenle Almanca’da “Blitzer” (yani “flaşlı cihaz”) ifadesi yerleşmiş durumda.
Küçük boyutları sayesinde oldukça taşınabilir olan lazer tabancaları, gönderilen ışık sinyallerinin geri dönüş hızına bakarak aracın hızını hesaplıyor. Bunun dışında yola yerleştirilen indüksiyon halkaları veya piezo sensörleri de araç geçişiyle birlikte devreye giriyor. Ayrıca birkaç ışık bariyeri arka arkaya yerleştirilerek de hız ölçümü yapılabiliyor.
Videolu takip sistemleri de devrede
Polis, hız ihlallerini tespit etmek için yalnızca sabit radarlarla yetinmiyor. Özellikle otoyollarda kullanılan videolu takip sistemlerinde, bir polis aracı hız yapan sürücüyü takip ederek onun hızını doğrudan ölçüyor. Bu yöntem, diğer sistemlerden daha fazla tolerans payı gerektiriyor.
Ölçümlerde yasal tolerans
Her hız ölçüm tekniğinde az da olsa ölçüm hatası olasılığı bulunuyor. Bu nedenle yasa koyucu, adil bir değerlendirme için belirli bir tolerans payı tanımlamış durumda.
100 km/s’ye kadar olan hızlarda, ölçülen değerden 3 km/s düşülüyor.
100 km/s’nin üzerindeki hızlarda, hızın %3’ü kadar bir indirim uygulanıyor.
Videolu takip sistemlerinde ise tolerans en az %5 olarak kabul ediliyor.
Bu düzenlemeler, hatalı cezaların önüne geçmeyi ve ölçüm sonuçlarının daha güvenilir olmasını hedefliyor.