Almanya'da hastaneler iflasın eşiğinde: Büyük işten çıkarmalar gündemde

Almanya'da hastanelerin yüzde 73'ü zarar ediyor. İflaslarda büyük artış beklenirken hastaneler personel azaltmayı, yatırımları durdurmayı ve yeni tasarruf önlemleri almayı planlıyor.

Almanya'da hastanelerin mali durumu giderek ağırlaşıyor. Ülkedeki hastanelerin büyük bölümü zarar ederken, birçok sağlık kuruluşunun birikmiş mali kaynaklarını tükettiği ortaya çıktı. Yeni bir araştırma, önümüzdeki yıllarda hastane iflaslarının ciddi biçimde artabileceğini gösteriyor. Hastane yönetimleri ise giderleri azaltmak için personel sayısını düşürmeye ve yatırımları durdurmaya hazırlanıyor.

Münih merkezli danışmanlık şirketi Roland Berger'in yaklaşık 600 hastane yöneticisi ve tıbbi direktörle yaptığı araştırma, Almanya'daki sağlık kuruluşlarının karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntıları gözler önüne serdi.

Araştırmaya göre, geçen yıl hastanelerin yüzde 73'ü mali yılı zararla kapattı. Bu oran 2024'e göre hafifçe gerilese de hastanelerin uğradığı zarar büyüdü. Araştırmaya katılan sağlık kuruluşlarının yüzde 56'sında yıllık açık, toplam cironun yüzde 10'unu aştı. Bazı hastanelerde ise zarar oranı yüzde 25'e kadar çıktı.

Hastane iflaslarında büyük artış bekleniyor

Mali sıkıntıların uzun süredir devam etmesi, hastanelerin ekonomik dayanıklılığını da zayıflattı. Roland Berger'in araştırmasına göre çok sayıda hastane, geçmiş yıllarda oluşturduğu mali rezervlerin neredeyse tamamını tüketti.

Araştırmayı hazırlayan isimlerden Jonas Hollacher, giderek daha fazla hastanenin faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma geldiğine dikkat çekti.

Hollacher, "İflasların sayısı muhtemelen ciddi biçimde artacak" sözleriyle önümüzdeki döneme ilişkin uyarıda bulundu.

Hastane yöneticilerinin beklentileri de iyimser değil. Araştırmaya katılan yöneticilerin üçte ikisi, ekonomik koşulların gelecek yıllarda daha da kötüleşeceğini düşünüyor.

Sağlık çalışanları için işten çıkarma riski

Artan mali kayıplar nedeniyle hastaneler, harcamalarını azaltacak yeni önlemler üzerinde çalışıyor. Tasarruf planlarında personel giderleri önemli bir yer tutuyor.

Araştırmaya katılan hastanelerin yüzde 68'i hemşirelik ve bakım personeli alanında tasarrufa gitmeyi planlıyor. Diğer hastane birimleri ve idari kadrolarda maliyetleri düşürmek isteyenlerin oranı ise yüzde 86'ya ulaşıyor.

Bu planlar, hastanelerde personel azaltımının gündeme gelebileceğine işaret ediyor.

Tasarruf yalnızca çalışanlarla sınırlı kalmayacak. Hastanelerin yarısından fazlası, bina yenileme ve tıbbi cihaz alımı için planladığı yatırımları ertelemeyi ya da tamamen iptal etmeyi düşünüyor.

Hastaneler artık zarar etmeyi baştan hesaplıyor

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de hastanelerin mali kayıpları artık olağan kabul etmeye başlaması oldu.

Yöneticilerin yüzde 84'ü, geçen mali yılda belirledikleri ekonomik hedeflere ulaştıklarını bildirdi. Ancak bunun nedeni hastanelerin kar etmesi değil, zararın daha yılın başında bütçe hesaplarına dahil edilmesi oldu.

Araştırmada bu durum, "Ekonomik kötüleşme artık şaşırtıcı bir gelişme olarak görülmüyor, bilinçli şekilde hesaplara dahil ediliyor" sözleriyle değerlendirildi.

Bu tablo, hastanelerin yalnızca mevcut kayıplarla mücadele etmediğini, gelecek yıllarda da zarar etmeyi beklediğini ortaya koydu.

Yeni yasa hastanelerin gelirlerini daha da azaltabilir

Hastanelerin üzerindeki mali baskıyı artırabilecek bir başka gelişme ise Federal Hükümetin tasarruf politikaları oldu.

Federal Meclis ve eyaletlerin temsil edildiği Federal Konsey tarafından yaz aylarında kabul edilen prim istikrarı yasasının, hastanelerin gelirlerini olumsuz etkilemesi bekleniyor.

Hastane yöneticilerinin hesaplamalarına göre yeni düzenleme nedeniyle sağlık kuruluşlarının gelirlerinde ortalama yüzde 7 düşüş yaşanabilir.

Alman Aile Hekimleri Birliği de düzenlemenin ülke genelinde sağlık hizmetlerine erişim açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Yasaya daha önce çok sayıda eyalet ve yerel yönetim siyasetçisi de karşı çıkmıştı.

Hastane yönetimleri, artan zararlar ve yeni tasarruf zorunlulukları nedeniyle önümüzdeki yıllarda da ekonomik iyileşme beklemiyor. Bu durum, sağlık kuruluşlarının geleceği kadar çalışanların iş güvencesi ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından da endişeleri artırıyor.

Gündem Haberleri