Almanya'da elektrikli araçların şarj ücretleriyle ilgili önemli bir mahkeme kararı çıktı. Münih Eyalet Mahkemesi, aynı şarj istasyonunda farklı hizmet sağlayıcılarının müşterilerine uygulanan yüksek fiyat farklarını hukuka aykırı buldu. Henüz kesinleşmeyen karar, elektrikli araç sahiplerinin daha uygun fiyatlarla şarj hizmeti almasının önünü açabilir.
Almanya'da elektrikli araç kullananlar, aynı istasyonda şarj işlemi yapmalarına rağmen tercih ettikleri uygulamaya veya ödeme yöntemine göre farklı ücretlerle karşılaşıyor. Bazı sürücüler daha düşük tarifelerden yararlanırken, başka bir şirketin şarj kartını kullananlar aynı elektrik için yüzde 60'ın üzerinde ek ücret ödeyebiliyor.
Münih Eyalet Mahkemesinin verdiği karar, uzun süredir eleştirilen bu fiyatlandırma sisteminin değişmesine yol açabilecek nitelikte.
Aynı istasyonda yüzde 60 daha pahalı elektrik
Davaya, şarj istasyonu işletmecisi EWE Goile farklı şarj ağlarına erişim sağlayan Digital Charging Solutions arasındaki anlaşmazlık neden oldu.
EWE Go, kendi uygulamasını kullanan müşterilerinden hızlı şarj için kilovatsaat başına 52 cent alırken, aynı istasyonda DCS üzerinden şarj yapan sürücülere 83,7 centlik tarife uygulanmasını istiyordu.
Böylece DCS müşterileri, aynı istasyondan aldıkları elektrik için yaklaşık yüzde 60 daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyordu.
Mahkeme, EWE Go'nun DCS'ye kendi müşterilerine sunduğundan daha yüksek bir kilovatsaat fiyatı uygulamasını hukuka aykırı buldu.
Kararda, araçların şarj işlemi tamamlandıktan sonra istasyonları gereğinden uzun süre meşgul etmesini önlemek amacıyla alınan ek bekleme ücreti de eleştirildi.
ADAC araştırmasında büyük fiyat farkları ortaya çıkmıştı
Alman Otomobil Kulübü ADAC'ın daha önce yaptığı araştırma da şarj istasyonlarındaki fiyat farklılıklarını gözler önüne sermişti.
Araştırmaya göre EWE Go istasyonlarında abonelik veya sözleşme olmadan yapılan şarj işlemlerinde kilovatsaat fiyatı bir dönem 84 cente kadar çıkarken, aylık sabit ücret ödemeyen sözleşmeli müşteriler 52 cent ödüyordu.
Benzer bir durum EnBW istasyonlarında da görülmüştü. Doğrudan şarj işlemlerinde kilovatsaat başına 87 cent alınırken, sözleşmeli müşterilere 59 centlik tarife sunuluyordu.
Bu örneklerde fiyat farkları yüzde 40 ile yüzde 60'ın üzerine çıkabiliyor. Üstelik sürücüler aynı istasyonu ve aynı şarj kablosunu kullanıyor.
Farklı fiyatların temelinde, şarj istasyonu işletmecileri ile diğer hizmet sağlayıcıları arasındaki anlaşmalar bulunuyor.
Sürücülerin farklı şirketlere ait istasyonlarda kendi şarj kartları veya uygulamalarıyla işlem yapmasını sağlayan sistem, roamingolarak adlandırılıyor. Ancak şirketler arasındaki ücretlendirme anlaşmaları, sürücülerin karşısına karmaşık ve çoğu zaman pahalı tarifeler çıkarıyor.
Rekabet Kurumu daha önce uyarmıştı
Almanya Federal Kartel Dairesi de 2024 yılında yayımladığı araştırmada elektrikli araç şarj pazarındaki rekabet sorunlarına dikkat çekmişti.
Kurum, birçok bölgede rekabetin yeterince işlemediğini belirlemişti. Özellikle hem şarj istasyonlarını işleten hem de kendi elektrik tarifesini sunan şirketlerin rakiplerine uyguladığı koşulların sorun oluşturabileceği vurgulanmıştı.
Büyük bir istasyon işletmecisinin rakip hizmet sağlayıcılara yüksek fiyat uygulaması, bu şirketlerin sürücülere rekabetçi tarifeler sunmasını zorlaştırabiliyor.
Avrupa Birliği ise Nisan 2024'ten itibaren uygulanan Alternatif Yakıtlar Altyapı Yönetmeliği ile kamuya açık şarj istasyonlarında fiyatların şeffaf, karşılaştırılabilir ve ayrımcı olmayan şekilde belirlenmesini hedefliyor.
Düzenleme farklı fiyatların uygulanmasını tamamen yasaklamıyor. Ancak bu farkların makul gerekçelere dayanması ve orantılı olması gerekiyor.
Münih'teki mahkeme, EWE Go'nun uygulamasının bu şartları karşılamadığına hükmetti.
Elektrikli araç sahipleri için ne değişecek?
Mahkemenin kararı şimdilik yalnızca EWE Go ile DCS arasındaki anlaşmazlığı kapsıyor. Ayrıca karar henüz kesinleşmediği için EWE Go'nun hukuki yollara başvurma imkanı bulunuyor.
Ancak kararın kesinleşmesi ve benzer davalarda da aynı yaklaşımın benimsenmesi halinde Almanya'daki şarj piyasasında önemli değişiklikler yaşanabilir.
Şarj istasyonu işletmecileri, kendi müşterilerine düşük fiyat sunarken diğer hizmet sağlayıcılardan gerekçesiz biçimde çok daha yüksek ücretler talep edemeyebilir.
Böyle bir gelişme, farklı şarj ağlarına erişim sağlayan şirketlerin maliyetlerini azaltabilir. Maliyetlerdeki düşüşün sürücülere yansıması halinde özellikle başka şirketlere ait istasyonlarda yapılan şarj işlemleri ucuzlayabilir.
Mevcut sistemde elektrikli araç sahipleri, uzun yolculuklara çıkmadan önce farklı tarifeleri karşılaştırmak, çeşitli uygulamalar indirmek ve hangi istasyonda hangi kartın daha avantajlı olduğunu araştırmak zorunda kalabiliyor.
Mahkeme kararının kesinleşmesi, bu karmaşık fiyatlandırma sisteminin sadeleşmesi açısından önemli bir adım olabilir.Ancak sürücülerin ne kadar tasarruf edeceği ve fiyatların ne zaman düşeceği henüz belli değil.