Baden-Württemberg Eyalet İdare Mahkemesi, kamuoyunda “Wollhaus-Raser” olarak bilinen Türk vatandaşının Almanya’dan sınır dışı edilmesine karşı yaptığı başvuruyu reddetti. Böylece Stuttgart Bölge Valiliğinin verdiği sınır dışı kararı ile Türkiye’ye gönderilme tehdidi ve 8 yıllık Almanya’ya giriş ve oturum yasağı kesinleşti.
2002 yılında Almanya’da doğan ve hayatının tamamını ülkede geçiren Türk vatandaşı, ağır bir trafik kazasına yol açmasının ardından Heilbronn Eyalet Mahkemesinde yargılanmıştı. Mahkeme, 22 Nisan 2024 tarihli kararında sanığı cinayet ve üç ayrı cinayete teşebbüs dahil çeşitli suçlardan 9 yıl gençlik hapis cezasına çarptırdı. Karar 10 Nisan 2025’te kesinleşti.
Bunun üzerine Stuttgart Bölge Valiliği 9 Ekim 2025’te kişinin Almanya’dan sınır dışı edilmesine karar verdi. Kararda Türkiye’ye gönderilmesi ve Almanya’ya yeniden girişinin belirli süreyle yasaklanması da yer aldı.
Almanya’da doğup büyüdüğünü gerekçe gösterdi
Türk vatandaşı sınır dışı kararına Stuttgart İdare Mahkemesinde itiraz etti. Kendisinden artık bir tehlike gelmediğini savunan davacı, tüm yaşamını Almanya’da geçirdiği için sınır dışı edilmesinin orantısız olduğunu öne sürdü.
Stuttgart İdare Mahkemesi ise 7 Nisan 2026 tarihli kararında davayı reddetti. Mahkeme, Almanya’da doğan Türk vatandaşının AET-Türkiye Ortaklık Konseyi'nin 1/80 sayılı kararı kapsamında özel korumaya sahip olduğunu ve bu nedenle sınır dışı için daha sıkı şartların geçerli olduğunu kabul etti.
Ancak mahkeme, cezaevindeki olumlu gelişmeler de dikkate alınmasına rağmen yeniden suç işleme riskinin ortadan kalkmadığı sonucuna vardı. Yapılan değerlendirmede, kişinin Almanya’da kalma menfaatine karşı sınır dışı edilmesini gerektiren kamu yararının daha ağır bastığı belirtildi.
İstinaf talebine izin verilmedi
Baden-Württemberg Eyalet İdare Mahkemesinin 11. Dairesi de davacının Stuttgart İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf yolunun açılması yönündeki başvurusunu kabul etmedi.
Mahkemeye göre davacı, ilk derece mahkemesinin kararının yanlış olduğuna ilişkin ciddi şüpheleri veya istinafa izin verilmesini gerektirecek başka nedenleri yeterli biçimde ortaya koyamadı.
Kararda ayrıca, Stuttgart İdare Mahkemesinin olayları ve delilleri değerlendirmesinde hata bulunduğunun da yeterince gösterilemediği belirtildi. Davacının mahkemenin gerekçeleriyle ayrıntılı biçimde hesaplaşmak yerine kendi değerlendirmesini öne sürdüğü, bunun ise istinaf yolunun açılması için yeterli olmadığı kaydedildi.
Böylece sınır dışı kararı, Türkiye’ye gönderilme tehdidi ve 8 yıllık giriş ve oturum yasağı hukuken kesinleşmiş oldu.