Almanya'da yapılan kapsamlı bir araştırma, ülkede yetişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanılarında son yıllarda belirgin bir artış olduğunu ortaya koydu.
Almanya Sağlık Sigortaları Merkez Birliği (Zi) tarafından yayımlanan çalışmaya göre, özellikle 2022 yılı itibarıyla, 23 yaş ve üzeri bireylerde DEHB tanısı konulan kişi sayısı son 5 yıl içinde neredeyse 2 katına çıktı. Bu gelişme, toplumda yetişkin DEHB’sine dair farkındalığın arttığını gösterirken, uzmanlar bu durumun hem olumlu hem de dikkatli yönetilmesi gereken bir eğilim olduğunu vurguluyor.
On binlerce tanı
Zi tarafından yapılan analizde, 2018 yılında yaklaşık 49.000 yetişkine DEHB tanısı konulmuşken, bu sayının 2022'de 95.000’in üzerine çıktığı belirtildi. Özellikle 30 ila 39 yaş aralığındaki bireylerde tanı oranlarının daha hızlı arttığı görülüyor. Uzmanlar, geçmişte sadece çocukluk çağı hastalığı olarak görülen DEHB’nin, artık yetişkinlikte de ciddi şekilde yaşam kalitesini etkileyebileceğinin kabul edildiğini belirtiyor.
Araştırmaya göre, artan tanı oranları sadece teşhis sayısındaki yükselmeyle açıklanmıyor. Aynı zamanda, sağlık çalışanlarının bu bozukluğa karşı daha duyarlı hale gelmesi ve toplumda psikiyatrik destek arayışının artması, bu artışı etkileyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor. Bu kapsamda, psikiyatri ve nöroloji alanında hizmet veren uzman sayısının da son yıllarda artış gösterdiği, böylece tanı koyma olanaklarının genişlediği ifade ediliyor.
Cinsiyet dağılımı ne?
Almanya’da daha önce DEHB genellikle sadece okul çağındaki çocuklarda tanınan bir bozukluk olarak değerlendirilirken, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bu rahatsızlığın erişkinlikte de devam edebileceğini ve günlük yaşamda ciddi zorluklara yol açabileceğini gösteriyor. Özellikle konsantrasyon sorunları, dürtüsellik, organize olamama gibi belirtiler, kariyer ve sosyal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Uzmanlar, DEHB’nin doğru tanı ve uygun tedaviyle yönetilebileceğini, ancak yanlış veya aşırı tanıların da gereksiz ilaç kullanımı riskini artırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle dikkatli ve çok yönlü bir değerlendirme sürecinin şart olduğu vurgulanıyor. Araştırmada ayrıca, tanı konulan yetişkinlerin çoğunun erkek olduğu, ancak kadınlarda da farkındalığın artmasıyla birlikte tanı oranlarının yükselmekte olduğu bilgisi paylaşıldı.
ARTI49