Almanya’da darbe olur mu?

Evet, bu soruya herkes güler. Ancak 14 Temmuz’da ‘Türkiye’de darbe olur mu?’ diye soran olsa, yine herkes gülerdi. Alman ordusunda 280 asker hakkında başlatılan aşırı sağ soruşturmasını ve bir yüzbaşının evinden çıkan suikast listesini ciddiye almalıyız. 

OKTAN ERDİKMEN - Comte de Mirabeau, ‘Her devletin bir ordusu, Prusya ordusunun ise devleti var’ derken pek de haksız sayılmazdı. Çevresi güçlü devletlerle sarılı Almanya (Prusya), bir zamanlar sadece bir coğrafyanın adıydı. Prusya devleti, ordunun etrafında şekillendi ve Avusturya ile rekabet orduyu sürekli güçlendirdi. Subaylara önemli ayrıcalıklar sağlandı. Zorunlu askerlik ve yedek ordu gibi kavramlar, 1800’lü yılların başında hayata geçirildi. 

Prusya, bir ordu devletti.

Hitler de, diktatörlüğe giderken ordudan ciddi şekilde destek gördü.

Bu nedenle, Alman siyaseti bugün orduya oldukça mesafelidir. 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra müttefikler tarafından Alman ordusuna sınırlamalar getirilmişti. Federal Almanya Cumhuriyeti, 1949 yılında kurulduğunda tek bir askeri bile yoktu. 1990 yılındaki birleşmeden sonra, Alman ordusunun en fazla 370 bin personele sahip olabileceği yönünde bir düzenleme yapıldı.

Savaştan bugüne, Alman ordusu siyasette hiç söz sahibi olmadı. 

Alman ordusunda aşırı sağ soruşturması

Bugünlerdeyse Alman ordusunda ilginç şeyler oluyor. Savunma Bakanı von der Leyen ve üst düzey komutanlar arasında gergin bir hava var. Bakan bu nedenle ABD seyahatinden erken döndü. Handelsblatt gazetesi böyle şeylerin ancak darbe gibi dönemlerde olabileceğini yazdı.

280 asker hakkında aşırı sağ eğilimi şüphesiyle soruşturma başlatıldı. Bir general görevden alındı. Franco adında bir yüzbaşının, kendini mülteci olarak kaydettirdiği ve tüfeğine gamalı haç işlediği tespit edildi. Yapılan aramada evinde bir suikast listesi ele geçirildi. Listenin başında eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck var. 

Yüzbaşının amacı, siyasi cinayetler işleyip suçu mültecilerin üzerine atmaktı.

Askeriyedeki duvarında ‘Yaşasın Hitler’ anlamına gelen H.H. yazan bu subayın, askeri akademideki yüksek lisans tezini de göçmenlerin gelerek Avrupa medeniyetini bozmaları, Ari ırkı yok etmeleri üzerine teslim ettiği öğrenildi.

Bütün bunların gözden kaçması ve aşırı sağ eğilimin tespit edilememesi mümkün değil. Askeriye içerisindebu gibi subayları koruyan bir yapının olması kuvvetle muhtemel. Zaten Federal Hükümet de bunun farkında.

Von der Leyen, 100 üst düzey subayla yaptığı toplantıyla ilgili zor, acı verici ve tatsız ifadelerini kullandı. Ordu ise Savunma Bakanı’nın kendilerini karaladığını düşünüyor. 

Bundan 60 yıl önce, kimse Fransa ile Almanya arasında savaş olmayacağına dair bahse girmezdi. Şimdi ise barışın bozulacağını söyleyen biri çok zor bulunur. 

‘Almanya’da darbe olur mu?’ sorusunu gençlere yöneltirseniz, onlar da muhtemelen size darbenin ne anlama geldiğini sorarlar.

Ancak aynı konuyu 2. Dünya Savaşı’nı görmüş yaşlılarla konuşursanız, alacağınız cevap çok farklı olabilir.

Musevilerin çok güzel bir sözü var: “Bir kere olan şey, yeniden olabilir”. 

Almanya’nın önündeki en büyük tehlike aşırı sağın yeniden güç kazanmasıdır.

Bu nedenle başta Türkler olmak üzere Almanya’da yaşayan bütün göçmenler olarak, aşırı sağla ve ırkçılıkla büyük bir mücadele sergilememiz gerekir. 

En başta da kendi içimizdeki aşırı sağ ve ırkçılıkla…

Avrupa Haberleri