Almanya’da çocuk aşıları alarm veriyor: Yedi aşıdan beşinde düşüş

Almanya’da çocukluk çağı aşılarının yedisinden beşinde düşüş eğilimi görüldü. Uzmanlar özellikle polio ve Hib aşılarındaki gerilemenin salgın riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Almanya’da çocukluk döneminde uygulanan rutin aşıların büyük bölümünde aşılama oranları geriliyor. Yeni bir araştırmaya göre ülkede incelenen yedi aşının beşinde düşüş eğilimi görülürken, özellikle çocuk felci (polio) ve Hib aşılarındaki gerileme Avrupa genelinde dikkat çekiyor. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki düşüşün önlenebilir hastalıkların yeniden yayılma riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.

“The Lancet Regional Health – Europe” dergisinde yayımlanan araştırmada, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF’in 1980-2024 dönemine ait verileri incelendi. Roma’daki Universita Cattolica del Sacro Cuore’den Luigi Russo liderliğindeki ekip, Avrupa Birliği ülkelerindeki çocukluk çağı aşılarının uzun dönemli gelişimini karşılaştırdı.

Araştırmaya göre AB ülkelerinin çoğunda son 40 yılda aşılama konusunda önemli ilerleme sağlandı. Ancak son yıllarda bu tablo tersine dönmeye başladı. 27 AB ülkesinden 16’sında, incelenen yedi aşının en az dördünde gerileme tespit edildi.

Almanya da düşüşün belirgin olduğu ülkeler arasında yer aldı. Ülkede yedi aşının beşinde oranlar gerilerken, yalnızca Hepatit B ile ilk doz kızamık aşısında hafif yükseliş eğilimi kaydedildi. İspanya’da da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Polio ve Hib aşılarında dikkat çeken düşüş

Araştırmada üçüncü doz difteri, tetanos ve boğmaca aşısı, Hepatit B, Hib, pnömokok ve polio aşıları ile kızamık ve kızamıkçık aşılarının ilk dozları değerlendirildi.

AB genelinde en yaygın gerileme Hib ve polio aşılarında görüldü. Her iki aşıda da 20 ülkede düşüş eğilimi kaydedildi.

Hib bakterisi özellikle bebeklerde menenjit ve gırtlak iltihabı gibi ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. Çocuk felci olarak da bilinen polio ise oldukça bulaşıcı bir viral hastalık ve kalıcı felce neden olabiliyor.

Hepatit B aşısında 18 ülkede düşüş belirlenirken, difteri, tetanos ve boğmacaya karşı uygulanan DTP-3 aşısında 17 ülkede gerileme görüldü. Pnömokok aşısında 16, kızamıkçık aşısında ise 15 ülke düşüş eğilimine girdi.

Kızamık aşısında tablo daha dengeli çıktı. İlk doz kızamık aşısının oranı 14 ülkede yükselirken 13 ülkede geriledi. Kızamıkçık aşısında ise 12 ülkede artış, 15 ülkede düşüş kaydedildi.

Bazı ülkelerde yedi aşının tamamı geriledi

Hırvatistan, Çekya, Estonya, Litvanya ve Slovakya’da incelenen yedi aşının altısında düşüş görüldü. Bulgaristan, Kıbrıs, İrlanda, Hollanda, Romanya ve İsveç’te ise yedi aşının tamamında gerileme tespit edildi.

Macaristan, Lüksemburg, Danimarka ve Portekiz son dönemde daha olumlu eğilim gösteren ülkeler arasında yer aldı.

Aşılama oranlarının seviyesi açısından da ülkeler arasında önemli farklar ortaya çıktı. Lüksemburg ve Portekiz, yedi göstergenin tamamında en az yüzde 95 aşılama oranına ulaşan tek AB ülkeleri oldu. Belçika, Fransa ve Letonya ise yedi göstergenin altısında bu seviyeyi yakaladı.

Almanya’da 2024 yılında yedi göstergenin beşinde aşılama oranı yüzde 95’in altında kaldı. Romanya’da ise yedi göstergenin tamamında oran yüzde 80’in altında ölçüldü. Macaristan için iki aşıya ilişkin veri bulunmadığından tam değerlendirme yapılamadı.

Uzmanlardan salgın riski uyarısı

Yüzde 95 aşılama oranı, birçok durumda toplumda yeterli korumanın sağlanması açısından önemli bir ölçüt olarak kullanılıyor. Ancak araştırmacılar gerekli seviyenin hastalığa, aşılama programına ve epidemiyolojik koşullara göre değişebileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre oranların yetersiz kalması, önlenebilir hastalıkların yeniden daha sık görülmesine ve bağışıklığın düşük olduğu topluluklarda salgınlara yol açabiliyor. Araştırmada, artan aşı tereddüdünün AB’de önlenebilir bazı hastalıkların yeniden ortaya çıkmasında rol oynadığına dikkat çekildi.

Çalışma, düşüşün nedenlerini belirlemek amacıyla hazırlanmadı. Ancak birçok ülkedeki gerilemenin 2019-2022 döneminde, yani koronavirüs salgını sırasında veya hemen sonrasında başladığı belirtildi. Yanlış bilgilerin yayılması ve aşılara duyulan güvendeki değişim, olası etkenler arasında gösterildi.

Araştırmacılar ayrıca ülke genelindeki yüksek oranların tek başına yeterli olmayabileceğini vurguladı: “Ulusal aşılama oranının görece yüksek olduğu ülkelerde bile belirli bölgelerde, nüfus gruplarında veya topluluklarda aşıya ilginin azalması yerel bağışıklık boşluklarına yol açabilir ve salgın riskini artırabilir.”

Bu durumun özellikle bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler açısından risk oluşturduğu belirtildi.

Gündem Haberleri