Almanya'da bulduğunuz eşyayı hangi durumlarda sahiplenebilirsiniz?

Almanya’da bulunan eşyaların hangi şartlarda sahiplenilebileceği, 6 ay kuralı, kayıp eşya bürosuna bildirim zorunluluğu ve bulana ödenecek ücret oranları hukuki çerçevede açıklanıyor.

Almanya'da otobüs durağındaki bankta unutulmuş bir cep telefon duruyor. Gün içinde pek çok kişinin fark ettiği, ancak çoğunun dokunmadan yoluna devam ettiği bir eşya. Sonunda birisi telefonu alabillyor. Böyle bir durumda yapılması gerekenler ise sanıldığından daha net.

Bulunan bir telefonu sessizce sahiplenmek hukuken riskli. Ceza Kanunu’na göre, sahibine ulaştırmadan ya da resmi makamlara bildirmeden eşyayı elinde tutmak zimmete geçirme suçu sayılabiliyor. Nitekim daha önce görülen bir davada, bulduğu akıllı telefonu yetkililere bildirmeyen bir kişi 1500 Euro para cezasına çarptırılmıştı.

Öte yandan telefonu görüp almayanlar için herhangi bir yükümlülük yok. Hukuk, kimseyi yerde bulduğu eşyayı almak zorunda bırakmıyor. Ancak eşya alındığı anda sorumluluk başlıyor.

Değeri düşük eşyalar için istisna

Her buluntu eşya aynı kapsamda değerlendirilmiyor. Tahmini değeri 10 Euro’nun altında olan nesneler bazı durumlarda alıkonulabiliyor. Örneğin oyun alanında unutulmuş basit bir çocuk küreği ya da sıradan bir şemsiye bu kapsama girebiliyor.

Ancak eşya açık şekilde sahibine bağlanabiliyorsa tablo değişiyor. Üzerinde adres etiketi bulunan bir eşya ya da kaybedilmiş bir kimlik belgesi söz konusuysa, değeri ne olursa olsun sahibine ulaştırılması gerekiyor. Böyle durumlarda bulan kişi eşyayı doğrudan sahibine teslim edebiliyor.

Bildirim nereye yapılır?

Sahibi bilinmeyen eşyalar için asıl adres, belediye ya da şehir yönetimi bünyesindeki kayıp eşya bürosu. Kamuya açık bir alanda, örneğin bir otobüs durağında, bulunan telefonun buraya bildirilmesi gerekiyor.

Eğer eşya toplu taşıma aracının içinde unutulmuşsa, başvuru ilgili ulaşım işletmesine yapılmalı. Yolcu kabul eden resmi kurumların da kendi kayıp eşya birimleri olabiliyor. Buna karşılık alışveriş merkezleri ya da okullar resmi anlamda yetkili birim sayılmıyor. Bu tür yerlerde eşyalar muhafaza edilebilse de durumun yetkili kayıp eşya bürosuna bildirilmesi şart.

Altı ay kuralı ve kullanım yasağı

Bulunan telefonu alan kişinin cihazı hemen teslim etmesi gerekmiyor. Öncelikle buluntu bildiriminde bulunması yeterli. Bildirim yapıldıktan sonra eşya geçici olarak evde muhafaza edilebiliyor.

Ancak altı ay boyunca kimse başvurmazsa mülkiyet hakkı bulana geçebiliyor. Bu süre dolmadan telefonun kullanılması ya da satılması yasak. Yalnızca bozulabilir ürünlerde istisna var. Örneğin içinde et bulunan bir poşet bulunursa, tüketmek ya da satmak mümkün; fakat elde edilen bedelin altı ay boyunca saklanması gerekiyor.

Bulan kişi eşyayı istemiyorsa doğrudan kayıp eşya bürosuna bırakabiliyor. Altı ay içinde sahibi çıkmazsa eşya belediye ya da kentin mülkiyetine geçiyor. Sonrasında idare; eşyayı satma, açık artırmaya çıkarma, bağışlama ya da imha etme konusunda karar veriyor.

Sahiplik kanıtı ve bulana ödenecek pay

Sahibinin başvurması halinde, eşyanın gerçekten kendisine ait olduğunu kanıtlaması gerekiyor. Bu aşamada eşyanın ayrıntılı tarifi isteniyor. Cep telefonlarında cihaz numarası, parmak iziyle kilit açılması, satın alma belgesi, banka hesap dökümü ya da eşyanın görüldüğü bir fotoğraf delil olarak kabul edilebiliyor.

Dürüst bulan kişi için de yasal bir karşılık var. Medeni Kanun’a göre, değeri 500 Euro’nun altında olan eşyalar için yüzde 5 oranında bulma ücreti ödeniyor. 500 Euro’yu aşan kısım için ise yüzde 2 oranı uygulanıyor. Toplu taşıma araçlarında ve resmi kurumlarda bulunan eşyalar için bu oran daha düşük. Sonuç olarak, büyük bir kazanç söz konusu olmasa da dürüst davranan kişi tamamen karşılıksız kalmıyor.

Yaşam Haberleri