Almanya’da annelerin iş hayatındaki eşitsizliği büyüyor

Almanya’da küçük çocuk sahibi annelerin istihdam oranı yüzde 40’ın altında kaldı. Kreş yetersizliği ve eşitsiz bakım yükü kadınların kariyerini olumsuz etkiliyor.

Almanya’da çocuk sahibi kadınların iş hayatındaki konumu yeniden tartışma konusu oldu. Son açıklanan mikrosayım verileri, özellikle küçük çocuğu olan annelerin istihdam oranında ciddi bir eşitsizliğin sürdüğünü ortaya koydu. Ülkede üç yaşın altındaki çocuğa sahip annelerin yalnızca yüzde 39,7’si çalışıyor. Babalarda ise bu oran yüzde 88,7 seviyesinde.

Veriler, kadınlarla erkekler arasındaki iş gücüne katılım farkının yıllardır kapanmadığını gösteriyor. 2015’te yüzde 36 olan küçük çocuk sahibi annelerin çalışma oranı bugün ancak yüzde 40 sınırına yaklaşabildi. Buna karşılık babaların istihdam oranı uzun süredir yaklaşık yüzde 89 bandında seyrediyor.

Çocuk büyüdükçe annelerin çalışma oranı artıyor

Araştırmaya göre çocukların yaşı büyüdükçe annelerin iş hayatına dönüş oranı da yükseliyor. 18 yaş altı çocuğu bulunan annelerde istihdam oranı yüzde 71,2’ye çıkıyor. Ancak babalar açısından çocukların yaşının neredeyse hiçbir etkisi bulunmuyor. Çocukları ister birkaç aylık ister 17 yaşında olsun, babaların yüzde 91,4’ü aktif olarak çalışmayı sürdürüyor.

Uzmanlara göre tablo, bakım yükünün aile içinde eşit paylaşılmadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Kadınlar kariyer planlarını aile ihtiyaçlarına göre şekillendirmek zorunda kalırken erkeklerin çalışma düzeninde büyük bir değişiklik yaşanmıyor. Bu durumun geleneksel aile rollerini güçlendirdiği ve kadınların kariyer gelişimini yavaşlattığı yorumları yapılıyor.

Kreş sistemi beklentileri karşılamıyor

Almanya’da çocuklar bir yaşına geldikten sonra ailelerin çocuk bakım hizmetine erişim hakkı bulunuyor. Ancak uygulamada sistemin ciddi sorunlar taşıdığı belirtiliyor. Ülkede yeterli kreş kapasitesinin olmaması, personel eksikliği ve katı çalışma saatleri nedeniyle birçok ailenin çözüm üretmekte zorlandığı ifade ediliyor.

Bu nedenle çok sayıda annenin kariyer hedeflerini geri plana ittiği aktarılıyor. Federal İstatistik Dairesi Destatis’in verilerine göre küçük çocuk sahibi annelerin iş gücüne katılımı yüzde 40’ın altında kalırken, babaların çalışma düzeni büyük ölçüde değişmeden devam ediyor. Annelerin ise yarı zamanlı iş, sınırlı kreş imkanları ve ev içi sorumluluklar arasında denge kurmaya çalıştığı belirtiliyor.

Ebeveyn izni tartışmaları sonuç vermedi

Almanya’da yıllardır ebeveyn parası ve ebeveyn izni sisteminin değiştirilmesi gündemde yer alıyor. Özellikle babalara devredilemeyen daha uzun izin süreleri verilmesinin bakım sorumluluğunu daha dengeli dağıtabileceği savunuluyor. Ancak şimdiye kadar somut bir düzenleme yapılmadı.

Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Bettina Kohlrausch, mevcut verilerin bakım emeğinin kadınlar üzerinde yoğunlaştığını gösterdiğini söyledi. Kohlrausch’a göre yapısal değişiklikler gerçekleşmediği sürece eşitlik politikaları sembolik düzeyde kalmaya devam edecek.

Şirketler için de ekonomik risk oluşuyor

Uzmanlar, kadınların iş gücüne düşük katılımının yalnızca sosyal değil ekonomik sonuçlar da doğurduğunu belirtiyor. Almanya’da şirketler nitelikli çalışan eksikliğinden yakınırken, iyi eğitimli milyonlarca kadının sistem kaynaklı nedenlerle çalışma hayatından uzak kaldığı ifade ediliyor.

Kadınların iş piyasasına daha güçlü katılımının büyüme ve inovasyona katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Ancak mevcut yapı nedeniyle önemli bir insan kaynağının kullanılamadığı belirtiliyor. Bu durumun yatırımcılar ve şirketler açısından da rekabet dezavantajı yarattığı görüşü öne çıkıyor.

Haberde görüşlerine yer verilen çevrelere göre Almanya, esnek çalışma modelleri ve ebeveyn izni konusunda birçok ülkenin gerisinde kalmış durumda. Teknoloji sektöründe uzaktan çalışma, esnek mesai ve tüm cinsiyetleri kapsayan ebeveyn izni uygulamalarının daha yaygın olduğu belirtilirken, diğer sektörlerin bu dönüşüme yeterince ayak uyduramadığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, çocuk bakım hizmetleri, şirket içi kreş imkanları ve esnek çalışma modellerine yatırım yapılmaması halinde Almanya’nın uluslararası rekabette daha fazla geride kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Ekonomi Haberleri