CSU’nun Federal Meclis’teki eyalet grubu, Bundeswehr’i Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu haline getirmeyi hedefleyen kapsamlı bir güvenlik ve savunma gündemi hazırladı.
Gelecek hafta Bavyera’daki Kloster Seeon’da yapılacak kapalı toplantıda ele alınacak taslakta, geniş çaplı askeri güçlendirme öngörülüyor. Plan, “Avrupa ordusu” fikrinden ziyade, ülkelerin silahlı kuvvetleri arasında daha sıkı iş birliği kurulmasını esas alıyor; bu yapıda Almanya’nın sayısal ve teknolojik üstünlüğü vurgulanıyor.
Uzun menzilli silahlar ve hassas vuruş kapasitesi
CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann, Welt am Sonntag’a yaptığı açıklamada “Almanya sorumluluk üstlenmek zorunda” ifadesini kullandı. Taslakta, “hızla artan tehdit potansiyeli” gerekçesiyle inandırıcı bir caydırıcılığa ihtiyaç duyulduğu savunuluyor ve Avrupa topraklarına yönelik büyük ölçekli saldırıların ciddi sonuçlar doğuracağının her an net biçimde gösterilmesi gerektiği savunuluyor.
Belgeye göre Bundeswehr, seyir füzeleri, yüksek menzilli dronlar ve küçük, düşük maliyetli güdümlü mühimmatlarla donatılacak. Hipersonik füzelerin de envantere eklenmesi planlanıyor. CSU, “uzun menzilli konvansiyonel hassas silahlar” sayesinde rakibin derinlikteki hedeflerinin vurulabilmesini hedefliyor. Konvansiyonel silah tanımı, nükleer, biyolojik ve kimyasal unsurları dışlıyor.
“Gerçek bir drone ordusu” ve hava savunması
CSU, Bundeswehr’in en az 100 bin dronla “gerçek bir drone ordusuna” dönüşmesini istiyor. Yapay zeka ve uzay tabanlı kabiliyetlerle vurucu gücün desteklenmesi, savunma ve keşif kapasitesinin genişletilmesi öngörülüyor.
Ayrıca, İsrail’in “Iron Dome” sistemine benzer bir hava savunma mimarisi tasarlanıyor; bunun için en az 2 bin önleyici füze hedefi dile getiriliyor.
İsrail’le yakınlık, FCAS ve Ukrayna vurgusu
Güvenlik alanında İsrail, CSU tarafından özel bir ortak olarak konumlandırılıyor. Metinde, savunma sanayinde araştırma-geliştirme ve ortak projelerin artırılacağı, İsrail’e silah sevkiyatına koşulsuz destek verildiği ve yaptırımların reddedildiği ifade ediliyor. Filistin devletinin tanınmasına ise karşı çıkılıyor.
Taslakta, FCAS adlı yeni nesil muharip uçağın gerekirse yalnızca Almanya tarafından geliştirilmesi seçeneği de yer alıyor. Projenin 2040’ta hizmete girmesi planlanmıştı; ancak gerilimler nedeniyle geliştirme süreci risk altında.
CSU, Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesini de savunuyor. Ukrayna’nın yenilgisinin NATO’nun doğu kanadındaki tehdidi artıracağı ve kitlesel göçe yol açabileceği belirtiliyor; metinde, “Putin’in göç üzerinden istikrarsızlaştırma stratejisinin başarıya ulaşacağı” uyarısı yapılıyor. Ayrıca Baltık Denizi’nin, denizaltı dronları ile kritik altyapılar boyunca sürekli gözetim altında tutulması; derin deniz kablolarına yönelik olası saldırıların engellenmesi hedefleniyor.
ARTI49