Almanya Federal İdare Mahkemesi, devlet memurlarının etnik köken temelinde ayrımcı ifadeler kullanmasının, disiplin cezası için yeterli gerekçe olduğuna hükmetti.
Kararın merkezinde, bir akademisyenin yazdığı kitapta Türk kökenli Alman vatandaşlarına yönelik ifadeler yer alıyor.
Profesör, kitabındaki ifadelerle tepki çekti
Kararın muhatabı, Almanya’nın istihbarat teşkilatlarından BND’ye bağlı bir eğitim kurumunda görevli profesör Martin Wagener. Wagener, 2021 yılında yayımlanan “Kulturkampf um das Volk” adlı kitabında, Almanya’da yaşayan Türk kökenli vatandaşlar için “her zaman Türk kalacakları” ve “ilk vatanlarının Türkiye olduğu bilinciyle hareket ettikleri” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Bu ifadeler, Alman vatandaşlarını kökenlerine göre ayrıştırıcı ve dışlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle yoğun eleştiri topladı.
Maaş cezası geldi, mahkeme itirazı reddetti
Wagener hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, 2024 yılında maaşında iki yıl boyunca yüzde 10 oranında kesinti uygulanmasına karar verildi. Gerekçede, bu ifadelerin kamu görevlisi sıfatıyla bağdaşmadığı, görev yaptığı kurumun öğrencileri ve kamuoyuyla olan güven ilişkisini zedelediği belirtildi.
Profesör karara itiraz etti ancak Federal İdare Mahkemesi bu itirazı reddetti. Mahkeme, memurların ifade ve akademik özgürlüğüne sahip olduğunu ancak bu özgürlüklerin sınırsız olmadığını vurguladı. Özellikle kamu görevinde bulunanların, söylemlerinde toplumsal barış ve anayasal ilkeleri gözetmeleri gerektiği ifade edildi.
Anayasaya aykırı
Mahkeme kararında, Alman vatandaşlarını etnik kökenlerine göre derecelendiren söylemlerin, Anayasa’da yer almayan bir "ikinci sınıf vatandaşlık" anlayışını ima ettiğine dikkat çekildi.
Bu tür yaklaşımların, bir memurun görevini tarafsızlık ve eşitlik ilkeleriyle yerine getirme yükümlülüğüyle bağdaşmadığı vurgulandı.
ARTI49