OKTAN ERDİKMEN - Avrupa’da, 3,1 milyonu Almanya’da olmak üzere, 5,6 milyon Türkiye kökenli insan yaşıyor. Bu sayı Danimarka, Finlandiya, Slovakya, Norveç, İrlanda ve Hırvatistan gibi Avrupa ülkelerinin toplam nüfusundan daha fazla.
Bugün sadece Almanya’da 84 bin şirket sahibi Türk var. Avrupa Birliği’ndeki girişimcilerimizin sayısı 149 binin üzerinde. 16 milyar yatırımı olan, yılda 50 milyar avro ciro yapan bu insanlar, yanlarında 750 bin kişi çalıştırıyor.
Ancak kültürün öncülüğünü yapan entelektüel çevrelerdeki Türkiye kökenli insan sayısı çok az. Türk çocukları üniversiteye, Almanlara göre daha az oranlarda gidebiliyorlar.
Ancak bu durum sadece Türkler için değil, eğitimsiz ve düşük gelirli ailelere mensup Almanlar için de geçerli.
Almanya’da yüksek okul mezunu anne babaların çocuklarının yüzde 74’ü üniversiteye girebilirken, işçi çocuklarında bu oran yüzde 22’ye düşüyor.
Eğitim Bakanlığı’ndan birine sorarsanız, size Alman okullarındaki fırsat eşitliğini saatlerce anlatabilir. Ancak iyi eğitim alamamış anne babaların çocukları, akademik kariyer yapan anne babaların çocuklarıyla aynı sıralarda oturuyorlar.
İkinci gruptakiler, kendi evinde ışıklar yanmasa da, insanın anahtarını bulabildiği gibi, Pierre Bourdieu’nun terminolojisiyle, okulda ne yapacaklarını gösteren bir ‘habitus’la yola çıkıyorlar.
Yani iyi eğitimli ailelerin çocukları, okula başlamadan önce ve okul esnasında, burada gerekli olan becerileri ailelerinden öğrenebiliyorlar. Birçok Türk ailede ise çocuklara kültürel yetileri ve özellikle de Almanca konuşma ve anlama becerisini aktarma konusunda sorun yaşanıyor.
Ondan sonra bu çocukların önüne aynı sınav kağıdını koyuyorsunuz ve soran olursa ‘Almanya’da eşitlik var’ diyorsunuz. Oysa mevcut durum, asıl sebeplerin gözardı edildiği ve eğitimde eşitlik adına halihazırdaki hiyerarşik düzenin devam ettirildiği bir sistemden başka bir şey değil.
Sovyetler döneminde Sovyetler’de herkesin eşit olduğu, ancak Komünist Parti üyelerinin daha eşit olduğunu anlatan ünlü bir söz vardı.
Almanya’da da herkes eşittir. Ancak üniversite mezunu, zengin ve Hristiyan Almanların çocukları, daha eşittir.
Oktan Erdikmen’in diğer yazılarını okumak için lütfen tıklayınız.