Almanya’da sanayi ve iş dünyası temsilcileri, ülke ekonomisinin toparlanması için Avrupa Birliği ve Başbakan Friedrich Merz’den kararlı adımlar bekliyor. Bürokratik yüklerin azaltılması, düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve Almanya’nın Brüksel’de daha etkin temsil edilmesi iş dünyasının en önemli talepleri arasında yer alıyor.
Avrupa Komisyonu, Mayıs ayında “Omnibus IV” isimli yeni düzenleme paketini kabul etti. Bu paketle birlikte tedarik zinciri yasasından çevresel raporlamaya kadar birçok alandaki belge yükümlülükleri hafifletildi. Enerji yoğun ithalat işlemlerinde belge zorunluluğu yalnızca büyük ithalatçılarla sınırlandırıldı. Ancak bu düzenlemelerin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi için üye devletlerin onayı gerekiyor; planlanan tarih ise Mart 2026.
KOBİ’ler regülasyon yükünden şikayetçi
CDU/CSU’ya bağlı Ekonomi Konseyi’nin başkanı Wolfgang Steiger, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin aşırı regülasyonlardan olumsuz etkilendiğini vurguladı. Steiger’a göre bu durum, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü ciddi biçimde zayıflatıyor. Alman Sanayi Derneği de Omnibus IV’ün yapısal bir reforma dönüşmesi gerektiği görüşünde.
"Made for Germany": Yatırımda güven mesajı
Siemens, Deutsche Bank ve BMW gibi devlerin de aralarında bulunduğu 60’tan fazla Alman şirketi, “Made for Germany” adlı yeni bir girişimle 2025–2028 yılları arasında Almanya’ya toplam 631 milyar Euro'luk yatırım yapma sözü verdi. Bu yatırımlar özellikle araştırma-geliştirme, altyapı ve dijital dönüşüm alanlarını hedefliyor. Şirket yöneticileri, bu taahhüdü Almanya’ya olan güvenin göstergesi olarak tanımlıyor.
Merz hükümetine reform baskısı
İş dünyası liderleri, Başbakan Friedrich Merz’in hızlı hareket etmesini istiyor. Özellikle vergi sisteminin sadeleştirilmesi, altyapı projelerinin onay süreçlerinin hızlandırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi talepler arasında. Siemens CEO’su Roland Busch ve Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing gibi isimler, bu reformların ertelenmemesi gerektiğini ifade etti.
Almanya ve Fransa, AB’nin gündemindeki Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Tedarik Zinciri Düzenlemesi gibi kapsamlı regülasyonlara karşı daha eleştirel bir tutum alınmasını istiyor. Ayrıca, ABD ile artan ticaret gerilimlerine karşı Brüksel’in daha kararlı bir duruş sergilemesi gerektiği ifade ediliyor.
ARTI49
FOTOĞRAF: Unsplash