AfD'den Avrupa Birliği'ni kökten değiştirecek plan: Yetkiler üye ülkelere devredilsin

Almanya'da AfD, Avrupa Birliği'ni kökten değiştirecek reform planını açıkladı. Parti, AB Komisyonu'nun yetkilerini azaltmak, Schengen'den çıkışı mümkün kılmak ve gerekirse AB üyeliğini referanduma götürmek istiyor.

Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Avrupa Birliği'nin (AB) mevcut yapısını kökten değiştirmeyi hedefleyen yeni bir reform planı açıkladı. Parti, AB Komisyonu'nun yetkilerinin büyük ölçüde sınırlandırılmasını, karar alma gücünün üye ülkelere devredilmesini ve Avrupa Parlamentosu seçim sisteminin değiştirilmesini istiyor. AfD, taleplerinin kabul edilmemesi halinde Almanya'nın AB üyeliğinin referanduma götürülmesini de gündeme taşıdı.

AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Fransa'nın Strazburg kentindeki Avrupa Parlamentosu'nda düzenlediği basın toplantısında, AB'nin artık egemen devletlerin oluşturduğu bir birlik olmaktan uzaklaştığını savundu.

AB Komisyonu'nun doğrudan halk tarafından seçilmediği halde Birlik genelinde yasa teklif etme yetkisine sahip tek kurum olmasını eleştiren Weidel, mevcut sistemin demokratik denetimi zayıflattığını söyledi.

Weidel, "Bu, güçler arasındaki denge ve demokratik karar alma süreci açısından ciddi bir sistem bozukluğudur" diyerek AB'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

AB Komisyonu'nun yetkileri azaltılacak

AfD'nin hazırladığı reform planının merkezinde, Brüksel'deki kurumların yetkilerinin ulusal hükümetlere ve parlamentolara devredilmesi bulunuyor.

Weidel, "Avrupa Birliği'ni yeniden inşa etmemiz ve yetkileri ulusal parlamentolar ile hükümetlere geri vermemiz gerekiyor" sözleriyle partisinin hedefini açıkladı.

Benzer bir öneri geçen hafta Fransa'nın aşırı sağcı siyasetçilerinden Marine Le Pen tarafından da gündeme getirilmişti. Anketlere göre gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma şansı bulunan Le Pen, Brüksel'deki açıklamasında AB Komisyonu'nun yetki sınırlarını sürekli aştığını savunmuştu.

Le Pen, ulus devletlere dayalı bir Avrupa modelinde Komisyonun yalnızca üye ülkelere hizmet eden bir "sekreterya" görevini üstlenmesi gerektiğini söylemişti.

Avrupa Parlamentosu seçimleri kaldırılmak isteniyor

AfD'nin Avrupa Parlamentosu grubunun hazırladığı yeni strateji belgesinde, Birliğin siyasi yapısını değiştirecek başka öneriler de yer alıyor.

Buna göre Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin doğrudan halk tarafından seçilmesi uygulamasına son verilmesi isteniyor. Milletvekillerinin bunun yerine üye ülkelerin ulusal parlamentoları tarafından görevlendirilmesi öneriliyor.

AfD ayrıca, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Birliği Konseyinin karar alma sürecinde merkezi konuma getirilmesini hedefliyor.

Strateji belgesinde, "Avrupa Birliği Konseyi merkezi karar organı haline gelecek. Devlet ve hükümet başkanları kararları doğrudan görüşerek alacak" ifadelerine yer veriliyor.

AfD'nin Avrupa Parlamentosu grubunun başkanı René Aust ise partisinin Avrupa karşıtı olmadığını savundu.

Aust, "Biz Avrupa dostu bir partiyiz. İş birliğine açığız ve yapıcı bir yaklaşım benimsiyoruz" dedi.

Ancak parti, AB'nin kendi önerileri doğrultusunda yeniden yapılandırılmaması durumunda Almanya'nın Birlik üyeliği konusunda halk oylaması yapılmasını istiyor.

Schengen'den çıkış ve Euro için yeni talepler

AfD'nin reform önerileri yalnızca siyasi kurumlarla sınırlı değil. Parti, Almanya'nın gerektiğinde AB genelindeki ortak anlaşmalardan ayrılabilmesini de savunuyor.

Weidel'e göre, Avrupa'da sınır kontrolleri olmadan seyahat edilmesini sağlayan Schengen sistemi işlevini yerine getirmiyorsa Almanya bu anlaşmadan çekilmeli ve sınırlarını kendisi korumalı.

Almanya halihazırda Schengen kapsamındaki iç sınırlarda kontroller uyguluyor. Diğer bazı Avrupa ülkeleri de serbest dolaşımı sınırlandıran önlemler almış durumda.

AfD'nin ekonomi politikalarına ilişkin önerilerinde ise Euro sisteminin temelden yeniden düzenlenmesi talep ediliyor.

Partinin strateji belgesinde, mevcut Euro sisteminin yapısal sorunlar taşıdığı savunuluyor. Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faaliyetlerinin yalnızca fiyat istikrarını sağlama göreviyle sınırlandırılması isteniyor.

Ayrıca Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyinde Almanya'nın oy ağırlığının artırılması öneriliyor. Weidel, bankanın devlet tahvili alımlarını da eleştiriyor.

Weidel'in Euro açıklamaları soru işareti yarattı

AfD'nin yeni strateji belgesi, partinin Euro konusundaki tutumuyla ilgili tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.

Weidel, ağustos ayında yaptığı açıklamada, AfD'nin iktidara gelmesi halinde Almanya'yı Euro Bölgesi'nden çıkarma hedefini yinelemişti.

Yeni belgede ise AB ve Euro sistemi içinde kalınarak kapsamlı reformlar yapılması yaklaşımı öne çıkıyor.

Gazetecilerin bu farklılığı sorması üzerine Weidel, partide Almanya'nın Avrupa Birliği içindeki geleceğine ilişkin görüş ayrılıklarının bulunduğunu kabul etti.

Weidel, "Avrupa Birliği için en iyi çözümün ne olduğu ve Almanya'nın Birlik içindeki rolünün nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda partimizde açıkça tartışıyor, zaman zaman görüş ayrılıkları yaşıyoruz" dedi.

Partisinin temel hedefinin değişmediğini savunan Weidel, "Biz, Avrupa devletlerinin eşit haklara sahip olduğu, ulus devletlerden oluşan bir Avrupa Birliği'ni savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

AfD, Avrupa Parlamentosu'nda Avrupa'nın Egemen Ulusları (ESN) grubunda yer alıyor. Toplam 719 milletvekilinin bulunduğu parlamentoda 27 sandalyeye sahip olan ESN, en küçük siyasi grup konumunda.

Politika Haberleri