Merkezi Münih'te olan Avrupa'nın en büyük otomobil organizasyonu ADAC, krizin içinde.
2025 yılının sonlarında ADAC’da ulaşımdan sorumlu başkan olan Gerhard Hillebrand’in verdiği bir röportaj, kulüp tarihinde ciddi bir kırılmaya yol açtı. Neue Osnabrücker Zeitung’da yayımlanan haberde yer alan ifadeler, çok sayıda üyenin tepkisini çekti. Özellikle “ADAC, CO₂ fiyatlandırmasını iklim koruma hedeflerine ulaşmak için doğru bir araç olarak görüyor” sözleri, tartışmaların merkezine oturdu. Bu açıklamaların ardından yaklaşık 60 bin ADAC üyesi kulüpten ayrıldı, Hillebrand ise görevini bıraktı.
ADAC tarafından yayımlanan açıklamada, söz konusu ifadelerin üyeler nezdinde ciddi rahatsızlık yarattığı ve çok sayıda şikayete neden olduğu belirtildi. Tepkilerin temelinde, kulübün sürücülerin çıkarlarını yeterince savunmadığı algısı yer aldı. CO₂ fiyatlandırması nedeniyle 2026 yılında araç kullanmanın yeniden pahalılaşacak olması, bu eleştirileri daha da artırdı. Tartışma, bir sivil toplum kuruluşunun üyelerine karşı sorumluluğunun sınırlarını da gündeme taşıdı.
CO₂ fiyatlandırması ve ADAC’ın tutumu
CO₂ fiyatlandırması, siyaset tarafından daha önce kabul edilmiş bir iklim koruma önlemi olarak uygulanacak. ADAC ise bu konuda, insanları bilgilendirmeyi ve aynı zamanda mali yükü azaltacak adımlar için mücadele etmeyi sorumluluğu olarak gördüğünü belirtiyor. Kulüp yetkililerinin ifadesiyle: “ADAC, bu sürecin etkileri konusunda kamuoyunu bilgilendirmeyi ve eş zamanlı olarak hafifletici önlemler için çalışmayı görev kabul ediyor”.
Mevcut hesaplamalara göre, CO₂ fiyatı 2026 yılında benzin ve dizel litre fiyatını yaklaşık üç sent artırabilir. ADAC, bu uygulamayı doğrudan durdurma imkanına sahip olmasa da, sürücüler lehine düzenlemeler için girişimlerde bulunuyor. Bunlardan biri de yol masrafı indirimi. 2025’te işe gidiş geliş için kilometre başına 30 sent, 21. kilometreden itibaren ise 38 sent uygulanıyordu. 2026 vergi yılı itibarıyla 38 sentlik tutar ilk kilometreden geçerli olacak.