ADAC 40 otomobili test etti: Hiçbiri bu güvenlik komutunu yerine getiremedi

Almanya'da ADAC'ın 40 otomobil üzerinde yaptığı testte sesli asistanların güvenlik eksiklikleri ortaya çıktı. Hiçbir araç dörtlü flaşörleri sesli komutla açamadı. İşte testin sonuçları.

Almanya'da otomobillerde giderek yaygınlaşan sesli komut sistemleri, güvenlik açısından önemli eksiklikler taşıyor. Alman Otomobil Kulübü (ADAC), 40 yeni otomobil modelini inceleyerek sesli asistanların hangi işlevleri yerine getirebildiğini araştırdı. Testte hiçbir otomobilin dörtlü flaşörleri sesli komutla çalıştıramadığı ortaya çıktı. Özellikle sürüş güvenliğini ilgilendiren diğer işlevlerde de ciddi eksiklikler belirlendi.

Araştırmada otomobillerin görüş ve sürüş destek sistemleri, klima kontrolleri ve multimedya özellikleriyle ilgili 18 farklı komutu yerine getirip getiremediği incelendi. Sonuçlara göre 16 otomobil iyi, 14 otomobil orta, yedi otomobil yeterli not aldı. Üç model ise yetersiz bulundu.

Testin birincisi BMW oldu

40 otomobil arasında en başarılı model BMW 5 Serisi oldu. Araç, test edilen 18 komutun 16'sını sesli asistan üzerinden yerine getirmeyi başardı.

Listenin sonunda ise Dacia'nın test edilen iki modeli yer aldı. Bu araçlar, 18 görevin hiçbirini tamamlayamadı. Dacia modellerinde sesli komut sisteminin çalışması için otomobile bir akıllı telefon bağlanması gerekiyor.

Suzuki e-Vitara da düşük performans gösteren modeller arasında yer aldı. ADAC'ın sonuçları, otomobillerde sesli asistan bulunmasının tek başına yeterli olmadığını, sistemlerin hangi işlevleri desteklediğinin ve komutları ne kadar güvenilir biçimde algıladığının belirleyici olduğunu gösterdi.

Güvenlik için gerekli komutlarda büyük eksiklik

Sesli asistanların en başarılı olduğu alanlar navigasyon, telefon ve radyo işlemleri oldu. Sürücüler, adresleri veya telefon rehberindeki kişileri ekrandan aramak yerine sesli komutlarla daha kolay seçebiliyor.

Birçok otomobilde klima sıcaklığını ayarlamak, fan hızını değiştirmek ve koltuk ısıtmasını açmak da sesli komutla mümkün. Sistemlerin komutları gecikmeden anlaması, sürücünün dikkatinin dağılmasını azaltabiliyor.

Ancak güvenlikle ilgili işlevlerde tablo değişiyor. 40 otomobilden yalnızca dördü, kısa farları ve arka sis lambasını sesli komutla açabildi.

Daha dikkat çekici sonuç ise dörtlü flaşörlerde ortaya çıktı. Test edilen otomobillerin hiçbirinde dörtlü flaşörler sesli komutla çalıştırılamadı.

Sürüş destek sistemlerinde de benzer sorunlar görüldü. Yalnızca üç otomobilde hem hız uyarı sistemi hem de şerit takip asistanı doğrudan sesli komutla kapatılabildi.

Dokunmatik ekranlar da güvenlik riski oluşturuyor

Otomobil üreticilerinin fiziksel düğmeler yerine dokunmatik ekranlara yönelmesi, sürüş güvenliği açısından tartışılmaya devam ediyor.

Avrupa araç güvenliği değerlendirme kuruluşu Euro NCAP de karmaşık dokunmatik ekranların ve fiziksel düğme eksikliğinin kaza riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Kuruluş, dörtlü flaşör, silecek ve acil çağrı gibi temel işlevlere fiziksel düğmeler üzerinden ulaşılamayan araçların güvenlik değerlendirmelerinde puan kesintisi uyguluyor.

Özellikle ani bastıran yağmur veya yoğun sis sırasında sürücünün hızlı hareket etmesi gerekiyor. Böyle durumlarda sesli asistanın komutu geç algılaması ya da sürücünün dokunmatik ekranda birden fazla menü arasında geçiş yapmak zorunda kalması tehlike yaratabiliyor.

ADAC'ın daha önce yaptığı uzun süreli değerlendirmelerde de yeni otomobillerin kullanım kolaylığının yıllar içinde giderek azaldığı belirlenmişti. Karmaşık ekran menülerinin sürücünün dikkatini dağıtarak kaza riskini artırabileceği vurgulanmıştı.

Alman Teknik Denetim Kuruluşları Birliği'nin (TÜV-Verband) anketleri de benzer bir soruna işaret ediyor. Araştırmalara göre sürücülerin yarısından fazlası, dijital kokpitlerin dikkatlerini tehlikeli ölçüde dağıttığını düşünüyor.

ADAC sürücüler için en güvenli çözümü açıkladı

Sesli asistanların günlük kullanımda başka sınırlamaları da bulunuyor. Araçta uyuyan yolcular, devam eden telefon görüşmeleri veya diğer yolcularla yapılan konuşmalar, sesli komut kullanımını zorlaştırabiliyor.

Bazı gelişmiş komutlar ise internet bağlantısı üzerinden sunucularda işleniyor. Bu durum hem kişisel verilerin korunmasıyla ilgili soru işaretleri doğuruyor hem de sistemin internet bağlantısına bağımlı olmasına yol açıyor.

Bağlantının kesilmesi veya ücretli bir hizmetin sona ermesi halinde sesli asistanın bazı özellikleri kullanılamayabiliyor.

ADAC, sesli komut teknolojisinin özellikle navigasyon, multimedya ve nadiren kullanılan özelliklerde avantaj sağladığını belirtiyor. Ancak sık kullanılan ve güvenlik açısından kritik işlevlerin fiziksel düğmelerle kontrol edilebilmesi gerektiğini vurguluyor.

Testin ortaya koyduğu temel sonuç, otomobillerde tek bir kontrol yöntemine bağlı kalınmaması gerektiği. Fiziksel düğmeler, dokunmatik ekranlar ve sesli asistanların birlikte kullanılması, hem kullanım kolaylığı hem de sürüş güvenliği açısından daha uygun bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Yaşam Haberleri