Sakarya Havzası'ndaki Köylü Kadınlar "Anneler Günü"nü Çalıştıkları Seralarda Karşılıyor

Sakarya Havzası'ndaki Köylü Kadınlar "Anneler Günü"nü Çalıştıkları Seralarda Karşılıyor

Bilecik'te tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu Sakarya Havzası'ndaki köylü kadınlar, aile ekonomisine katkı sağlamak için seralarda mesai yapmalarının yanı sıra zorlu ev işleriyle de fedakarca çocuklarıyla ilgileniyor- İki çocuk, 4 torun sahibi Aynur Adal

BİLECİK (AA) - MUHSİN ARSLAN - Bilecik'te tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu Sakarya Havzası'ndaki köylü kadınlar ''Anneler Günü''nü çocukların geleceği için seralarda çalışarak karşılıyor.

Havzadaki Söğüt ve İnhisar ilçesine bağlı köylerde yaşayan kadınlar, ev ekonomisine katkı sağlamak için toprağa diktikleri fideleri anne ilgisiyle büyütüyor.

Sebze üretiminde bölgenin ihtiyacını önemli ölçüde karşılaması bakımından ''Marmara'nın Antalyası'' olarak adlandırılan havzanın köylü kadınları, sabah eşlerinden ve çocuklarından erken kalkıp kahvaltıyı hazırlıyor.

Sabahın ilk ışıklarıyla tarlanın yolunu tutan kadınlar, toprağa emek verdikten sonra akşam eve döndüklerinde de yemek ve ev işleriyle zorlu mesailerine devam ediyor.

Yakacık köyünde yaşayan ve 2 çocuk, 4 torun sahibi 60 yaşındaki Aynur Adalı, AA muhabirine, çocukluğundan beri toprakla iç içe olduğunu söyledi.

Toprağa ektiği fidelerin de birer çocuk gibi büyüdüğünü anlatan Adalı, şöyle konuştu:

''Bugün bizim günümüz ama bize hiç ''Anneler Günü'' olmuyor. Biz bahçelerde, bağlardayız. Anneler Günü kutlu olsun ama bir gün değil her gün bizim günümüz. Aslında yılda bir defa değil her gün Anneler Günü kutlamalı. Annelik fedakarlık ister, evde, bahçede, her yerde. 'Evde kal Türkiye', biz anneler üretmeye devam ediyoruz.''

- "Annelerimizin kıymetini bilelim"

Akçasu köyünden 2 çocuk annesi Yıldız Dönmez de 20 yıl önce köye gelin olarak geldiğini ve o günden itibaren ailesiyle seralarda sebze üretimi yaptıklarını aktardı.

Çocukları için dünya zorluklarına katlandığını vurgulayan Dönmez, şunları kaydetti:

''Bir kızım, bir oğlum var. Annelik en zor meslek bu hayatta. Bizler çiftçi olarak hem tarlada çalışıyoruz hem çocuklarımızla ilgileniyoruz, yeri geliyor evlerimizle de ilgileniyoruz. Şu ellerimizi görüyorsunuz, yıkasak da izi kalıyor. Çocuklarımın geleceği için, onları okutabilmek için çalışıyorum. Evde çocuk büyütmek farklı bir şey, tarlada çalışmak farklı bir şey. Annelik emek ve fedakarlık ister. Herkes anne olamaz, her doğuran anne de değildir. Evladına sahip çıkmak, koruyup kollamak hayatımız boyunca bizim görevimizdir. Lütfen evlatlarımıza ve kadınlarımıza şiddet uygulamayalım. Evlatlarımızı elimizden geldiğince okutup, iyi bir birey olarak yetiştirelim, annelik bu işte.''

4 çocuğu ve 11 torunu olan 59 yaşındaki Nejla Hafşin de her çocuğun annesine saygı duyması ve değer vermesi gerektiğini dile getirerek ''Çocuklarım ve torunlarım yanımda. Annem rahmetli oldu. Ben hem anneyim, hem babaanneyim, hem de anneanneyim. Annelerimizin kıymetini bilelim. Onların ne kadar değerli olduğunu anlatmak zor.'' ifadesini kullandı.

HABERE YORUM KAT