Orta Anadolu Ekonomi Forumu

Orta Anadolu Ekonomi Forumu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (1)- "İç düşmanlar adeta Türkiye'nin sıçramasına, Türkiye'nin gelişmesine engel oluyorlardı. Türkiye'yi sürekli kendi iç meseleleri ile boğuşan, enerjisini kendi içinde tüketen bir ülke olarak tutmak için her dönemde fa

SİVAS (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İç düşmanlar adeta Türkiye'nin sıçramasına, Türkiye'nin gelişmesine engel oluyorlardı. Türkiye'yi sürekli kendi iç meseleleri ile boğuşan, enerjisini kendi içinde tüketen bir ülke olarak tutmak için her dönemde farklı araçlar devreye sokuldu." dedi.

Erdoğan, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen Orta Anadolu Ekonomi Forumu'nda katılımcılara hitap etti.

Sivas Kongresi'nde bir araya gelen heyetin, sadece ülkenin siyasi bağımsızlığını değil ekonomik özgürlüğünü de hayal ettiğini belirten Erdoğan, "Nitekim savaşın kazanılmasının hemen ardından, daha Cumhuriyet kurulmadan, İzmir'de Birinci Türkiye İktisat Kongresi'nin toplanması bunun işaretidir. Esasen Türkiye'nin daha Osmanlı döneminde temelleri atılmış ve hedefleri belirlenmiş bir milli iktisat politikası vardı. Ancak ardı ardına girilen savaşlar ve ardından çok zor şartlarda kurduğumuz ve yaşatmak için büyük fedakarlıklarda bulunduğumuz Cumhuriyet döneminde bu politika tam manasıyla hayata geçerilemedi." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, kapitülasyonların kaldırılması, devlet eliyle sanayileşme hamlesi başlatılması, ticaretin ve üretimin desteklenmesi gibi önemli adımların gerçek bir milli iktisat hamlesi haline dönüştürülemediğini vurgulayarak, "Cumhuriyeti kuran kadro, ekonominin en az siyasi ve askeri başarılar kadar hayati bir konu olduğunu gayet iyi biliyordu. Dönemin şartları da hem özel sektörün desteklendiği hem de doğrudan devlet eliyle büyük yatırımların yapıldığı karma model bizi arzu ettiğimiz yerlere taşıyamadı. İkinci Dünya Savaşı'nda fiilen savaşın dışında kalmamıza, savaş sonrası yeniden yapılanma çalışmalarında aynı muameleyi görmemize yol açtı." dedi.

- "İç düşmanlar adeta Türkiye'nin sıçramasına engel oluyorlardı"

Hem İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı ağır yaptırımlar hem de yetersiz alt yapı sebebiyle neredeyse Türkiye ile kalkınma hamlesine başlayan ülkelerin zamanla Türkiye'yi geçmesine seyirci kalındığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan özellikle Güney Kore örneği. Çok çok önünde olmamıza rağmen Güney Kore, bizi maalesef solladı geçti. Fersah fersah önümüzde. Darbeler, cuntalar, muhtıralar, koalisyonlar, siyasi ve diplomatik gerilimler gibi pek çok sebep ekonominin üzerine gerektiği kadar güçlü bir şekilde eğilmemize mani oldu. İşin dorusu bu süreçte yaşadığımız pek çok olumsuz hadisenin gerisinde ülkemizin siyasi ve ekonomik gelişmesini engellemek olduğu da açık bir gerçektir. Yani iç düşmanlar adeta Türkiye'nin sıçramasına, Türkiye'nin gelişmesine engel oluyorlardı. Türkiye'yi sürekli kendi iç meseleleri ile boğuşan, enerjisini kendi içinde tüketen bir ülke olarak tutmak için her dönemde farklı araçlar devreye sokuldu.

Ülkemize çok ağır ekonomik, siyasi ve insani bedelleri olan bu sürecin Cumhuriyetin ilk yıllarındaki bu hamlelerin dışında üç istisnası vardır. Birincisi Demokrat Parti'nin ve onun şehit lideri Adnan Menderes'in başlattığı büyük siyasi ve ekonomik dönüşümdür. Türkiye bu dönemde sadece özgürlüklerle değil, büyük bir kalkınma heyecanıyla tanışmıştır. Sonu darağacında biten hamlenin ardından ülkemiz yıllarca yine iç mücadelelerine odaklanmıştır. Tabii ki rahmetli Menderes'in bu hamlesinin önüne geçenler dışarıda olmaktan öte maalesef içimizden.

İkinci büyük çıkış, rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı ile birlikte yaşanmıştır. Dünyadaki gelişmeleri çok iyi okuyan Özal, Türkiye'yi yeni ekonomik trendlere ve kalkınma modellerine hazırlamak için gerçekten büyük gayret sarf etmiştir. Maalesef onun siyasi ve insani ömrü de bu hamleyi tamamlamaya yetmemiştir. Tabii çok farklı bir ölüm, üzerinde şaibelerin olduğu bir ölüm, bunun içeriden dışarıdan soru işaretlerinin çok olduğu bir ölüm.

Türkiye üçüncü ekonomik ve kalkınma hamlesini, 2003 yılından itibaren AK Parti ile birlikte yaşamıştır. Yaklaşık 17 yıldır devam eden bu süreç, elbette dikensiz gül bahçesi misali sorunsuz, sıkıntısız geçmemiştir. Ancak her ne olursa olsun Türkiye'nin demokraside ve ekonomide belirlediğimiz hedeflere yürüme iradesi hamdolsun kırılamamıştır. Bu dönemde, göreve başladığımızdan itibaren yani kişi başına milli gelirin 3 bin 400 dolardan çıkıp 11 bin dolara kadar tırmandığı bir dönemi yakaladık."

- "Dün elini açan bir orduya sahiptik"

İhracatın 36 milyar dolardan 170 milyara çıktığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar bu dönemin sıçrayışıdır. Tüm bunların yanında savunma sanayinde Türkiye, bugün yerli ve milli olarak ihtiyacının yüzde 70'ini karşılar hale geldi. Bunu karşılarken ihracatımız, savunma sanayinde 2,5 milyar dolara yükselmiş vaziyette. Yani dün elini açan bir orduya sahiptik, şimdi kendimiz üretiyoruz, şimdi göğsümüzü gere gere adımları atıyoruz." dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin alternatifleri çoğaltan ve alternatifleri çoğaltırken de dünya ile masada oturan "tek düze değil, kimden daha uygun şartlarda alıyorsa ondan alırım anlayışını geliştiren" bir ülke konumuna geldiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bugüne kadar Amerika ile masada otururken şimdi Rusya ile oturuyoruz, belki yarın Çin ile de otururuz. Derdimiz alternatifleri çoğaltmak, alternatifleri çoğaltacağız ki birbirimize yetelim. Bir de sadece pazar değil, ortak üretime girmek suretiyle bizim bu ülkelerle adım atmamız şart. Benim bu dostlara sürdüğüm ilk şart, her zaman ortak üretim yapabilecek miyiz. Eğer ortak üretim yapamayacaksak o zaman kusura bakmayın, çünkü biz yıllarca pazar olduk onlar ise tüccar oldu, üretici oldu. Şimdi bu noktada oturup konuştuğumuzda tabii denilen noktaya geldiler."

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT