Dha Yurt Bülteni-8

Dha Yurt Bülteni-8

1)10 GÖÇMENİN ÖLDÜĞÜ KAZADA MİNİBÜSÜN ŞOFÖRÜ: EHLİYETİM OLMADIĞI İÇİN KAÇTIM

1)10 GÖÇMENİN ÖLDÜĞÜ KAZADA MİNİBÜSÜN ŞOFÖRÜ: EHLİYETİM OLMADIĞI İÇİN KAÇTIM

EDİRNE'nin Meriç ilçesinde "dur" ihtarında bulunan jandarmadan kaçarken dükkana çarpan minibüste yaşamını yitiren 10 göçmenin, kimlik belirleme çalışmaları sürüyor. Emniyetteki sorgusu devam eden minibüs sürücüsü Tayfun Ö.'nün ifadesinde, İstanbul'da Arap uyruklu bir kişinin kendisinden göçmenleri sınıra götürmesini istediğini öne sürerek, "Jandarmanın "dur" ihtarından ehliyetim olmadığı için kaçtım" dediği belirtildi. İstanbul Aksaray'dan kapalı kasa bir minibüse tıka basa doldurulan hepsi yetişkin erkek 39 göçmen, yasa dışı yollardan Yunanistan'a geçişlerinin sağlanması için Edirne'nin Meriç ilçesine getirildi. Dün sabaha karşı ilçeye varan minibüsün durumundan şüphelenen jandarma ekipleri, sürücüye "dur" ihtarında bulundu. Ancak ihtara uymayan sürücü, hızlanarak, yoluna devam etti. Bir süre sonra minibüs, aşırı hız nedeniyle kavşakta kontrolden çıkıp, yol kenarındaki dükkana daldı. Ortalık savaş alanına dönerken, minibüste bulunan 10 kişi öldü, 30 kişi de yaralandı. Yaralılar, Edirne, Uzunköprü ve Keşan'daki hastanelerde tedavi altına alınırken, ölenlerin cansız bedenleri ise Uzunköprü Devlet Hastanesi'nin morguna konuldu. Kazayı hafif sıyrıklarla atlatan minibüs sürücüsü Tayfun Ö. tedavisinin ardından gözaltına alındı. Yaşamanı yitiren Pakistan ve Hindistan uyruklu göçmenlerin kimlik belirleme çalışmaları sürüyor. Edirne İl Göç İdaresi, göçmenlerin kimliklerinin belirlenmesinin ardından büyükelçilik ve konsoloslukları ile temasa geçerek, ülkelerine gönderme işlemlerini başlatacak.

YARALILARIN TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR

Kazada yaralanan 29 kaçağın tedavilerinin de devam ettiği belirtildi. Yaralılardan 5'inin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

'EHLİYETİM YOKTU O YÜZDEN KAÇTIM'

Polisteki sorgusun süren minibüs sürücüsü Tayfun Ö.'nün, ilk ifadesinde, taşıdığı göçmenleri tanımadığını ve İstanbul Aksaray'da tanıştığı Arap uyruklu bir kişinin kendisine getirdiğini iddia etti. Tayfun Ö, "Jandarmanın "dur" ihtarından ehliyetim olmadığı için kaçtım. Kaçarken de aracın kontrolünü kaybettim, kaza meydana geldi" dediği belirtildi.

Tayfun Ö.nün, emniyetteki işlemlerinin ardından Uzunköprü ilçesinde adliyeye sevk edileceği bildirildi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Dünkü kazanın görüntüleri

===================================================

2)KIZKALESİ VE SUSANOĞLU YENİDEN MAVİ BAYRAKLI

Mersin, 321 kilometrelik sahili ile yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekerken, kentin en gözde halk plajları Kızkalesi ve Susanoğlu, uluslararası 33 kriterin tamamını titizlikle yerine getirerek, yeniden mavi bayrak almaya hak kazandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Kızkalesi ve Susanoğlu halk plajlarının yeniden almaya hak kazandığı mavi bayrağı, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Almıla Kından Cebbari'den teslim aldı.Bayrağı teslim alan Belediye Başkanı Seçer, Mersin'in denizini, sahilini ve doğasını koruyacaklarını belirterek, "Mavi bayraklı plajların sayısını arttırmak için gerekli tüm çalışmaları özenle yürüteceğiz. Bizim çevreye bakış vizyonumuza bağlı bir durum. Ne kadar çevre dostu bir belediyecilik anlayışı sergilersek, çevremizi ve denizimizi temiz tutmak için çaba sarf edersek bu kriterlere çok daha çabuk erişiriz. Kentimizde mavi bayraklı plaj sayısını artırmak için Türkiye Çevre Eğitim Vakfı yetkilileri ile bugüne kadar olan temaslarımızı artıracağız" dedi.

Başkan Seçer'in mavi bayrak için gösterdiği özene ve ilgiye teşekkür eden Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Cebbari, "Öncelikle başkanımızın ilgisine çok teşekkür ediyorum. Ziyarette Başkanımız mavi bayraklı plaj sayısının artırılması için gösterdiği önemi bizlere aktardı. Alınan mavi bayrak çevre faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünün bir göstergesidir. Mavi bayrak ödülü aslında bir sonuç. Mersin kıyılarında çevre ve atık yönetiminin, çevre eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerimizin ne kadar iyi olduğunun bir göstergesi. Bu vizyondan hareketle Mersin kıyılarının daha fazla bayrağı hak ettiğini, başkanımızın da çevreci vizyonla mavi bayraklı plaj sayısını artıracağını düşünüyoruzö diye konuştu.

'ULUSLARARASI 33 KRİTER YERİNE GETİRİLDİ'

Uluslararası niteliği olan ve turizm açısından önem taşıyan mavi bayraklar Türkiye'nin en uzun sahil şeridine sahip illerinden biri olan Mersin'in Kızkalesi ve Susanoğlu plajlarında dalgalanmaya devam edecek. Masmavi denizi ve sahilleri ile yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Kızkalesi ve Susanoğlu plajları, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Denizkızı Turizm A.Ş.'nin uluslararası 33 kriterinin tamamını titizlikle yerine getirmesi sonucu mavi bayrağa yeniden layık görüldü.

'MAVİ BAYRAK NASIL ALINIYOR?'

Mavi bayrak, gerekli standartları taşıyan nitelikli plaj ve marinalara verilen uluslararası bir çevre ödülü. Bu ödülün kriterleri plajda yüzme suyu kalitesi, çevre eğitimi ve bilgilendirme, çevre yönetimi ile can güvenliği ve hizmetler başlıkları altında toplanıyor. Plajda gerekli ilk yardım malzemelerinin bulunması, kirlilik kazaları ve riskleri ile mücadele edebilecek acil durum planları ve plajda farklı kullanımlar sonucu olabilecek kazalara karşı alınabilecek önlemlerin tümü belediye bünyesindeki Denizkızı Turizm A.Ş. tarafından yerine getirildi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Mavi bayrak panosundan görüntü

-Bayraklardan genel ve detay

-Kızkalesi görüntüsü

-kızkalesi sahilinin drone ile çekilen görüntüsü

-Susanoğlu sahilinin görüntüsü

-Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Cebbari'nin Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından karşılanması

-Başkan Seçer'in konuşması

-Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Cebbari'nin konuşması

======================================================

3)BIÇAK BİLEME MAKİNESİYLE 7 ÇOCUK BÜYÜTTÜ

KAYSERİ'nin Tomarza ilçesinde Mustafa Turan (85) bıçak bileme makinesiyle 65 yıldır mahalle mahalle gezip bıçak, balta, keser ve nacak biliyor. Turan, bu işten kazandığı parayla 7 çocuğunu büyütüp evlendirdiğini söyledi.

İlçede Kömür Mahallesi'nde oturan Mustafa Turan, 1954 yılında yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle sıvacılık mesleğini bırakıp, bıçak bileme çarkı satın aldı. Turan, 65 yıldır bıçak bileme makinesinden kazandığı para ile geçimini sağlıyor. Turan, "Emektarım" dediği makine ile mahalle mahalle gezip bıçak, balta, keser ve nacak biliyor. İlçede seyyar kesici alet bileme işinde tek olduğunu söyleyen Turan, kazandığı para ile 7 çocuğunu büyütüp, evlendirdiğini söyledi.

'AYAKLI BIÇAK ÇARKIM HER ŞEYİM'

Turan, "1954 yılında o zaman 1 liraya satın aldığım ayaklı bıçak çarkım, benim her şeyimdir. Ekmek parasını kazandığım bu çark ile 3 kız gelin ettim, 4 oğlumu evlendirdim. İlk zamanlar ayaklı çarkı sırtıma alarak gezdim. Sonra at arabası üzerine koyarak köy köy bıçak bileyerek geçimimi sağladım. İlk ekmek parasını emektarım ile beraber kazandığım için ilk göz ağrımdır. O yüzden birçok kişi istemesine rağmen satmadım, satmam" dedi.

Ekmeğini hala ayaklı bıçak bileme makinesi ile kazandığını ifade eden Mustafa Turan, "Vatandaşlar bıçaklarını getiriyorlar, ben de yine ekmek paramı kazanıyorum. Elektrikli bıçak bilemeyi yapmıyorum. Çünkü bıçağı yakıyor. Benim ayağımla kullandığım bıçak bileme makinesi hem sağlıklı bileme yapıyor hem de bıçağı yakmıyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------------

- 65 yıllık ayak bıçak çarkından görüntü

- Bıçak bileyen Mustafa Turan'ın çalışmalarından genel ve detay görüntü

- Mustafa Turan ile röportaj

- Ayaklı çarkı sırtında taşıması

- Diğer görüntüler

Süre: 5.57 Boyut: 666 MB

======================================================

4)ARI ZEHRİ HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR

Bursa'da arı çiftliği kuran İslam Dikbıyık (46), geliştirdiği yöntemle arı zehri sağmaya başladı. İçerisinde 78 enzim bulunan arı zehrinin şifa kaynağı olduğunu belirten Dikbıyık, arı zehrinin gramını 500 liradan sattığını söyledi.

Artvin'den, 20 yıl önce çobanlık yaparken Bursa'ya taşınan İslam Dikbıyık, bir tanıdığı vasıtasıyla arıcılığa merak saldı. Dikbıyık, bir bahçe kiralayarak 2 kovan ile arıcılığa başladı. Geçen süre içinde kendisini bu alanda geliştiren Dikbıyık, 100 kovan arıya ulaştı. Yıldırım ilçesi Cumalıkızık Mahallesi'nde "Arı çiftliği" kuran İslam Dikbıyık, bir yandan "Apiterapi" adı verilen arıyla yapılan geleneksel tıp yöntemi tedavileri için arı üretmeye başlarken diğer yandan üniversitelere arı zehri tedarik etmeye başladı. Sayılı arı zehri üreticilerinden biri olan İslam Dikbıyık, içerisinde 78 enzim bulunan arı zehrinin birçok hastalıkta kullanıldığını söyledi.

Arı zehrinin arıdan nasıl alındığı hakkında değerlendirmelerde bulunan İslam Dikbıyık, "Zehir arıların iğnesinde oluyor. Saldırı esnasında kendilerini savunma amaçlı kullanıyorlar. Bununla alakalı biz de aparat geliştirdik. Tahta üzerine sazın tellerini çektik. Sazın tellerine 9 volt pille elektrik veriyoruz. Tellerin altına da cam koyduk. Arıların uçuş pistine bu aparatı yerleştirdik. Arılar kovana girip çıkarken elektrik arıları ısırıyor. Isırınca arı iğneyi çıkarıp tele sokmaya çalışıyor. Bu sırada iğnesinden bir damla sıvı damlıyor. Damladıktan sonra havayla temas edince 17 ile 22 saniye arasında kuruyor. Bu şekilde toplayıp, falçatayla kazıyıp toz zehir elde ediyoruz" dedi.

BİRÇOK HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR

Arı zehrinin eklem rahatsızlıkları, kemik erimesi, psikolojik ve sinirsel hastalıklar, cilt hastalıkları gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde yardımcı olarak kullanıldığını belirten Dikbıyık, "Sağlık Bakanlığı tarafından Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlığı'nı kurdu. Bugün Türkiye'nin değişik hastanelerinde apiterapiyle ilgili çalışmalar başlatıldı. Özellikle İstanbul'da Türkiye'nin ilk Sağlık Bakanlığı onaylı apiterapi merkezi kuruldu. Saf zehiri saf suyla sulandırıp enjektörle vücuttaki akupunktur noktalarına hocalarımız uygulama yapıyorlar" ifadelerini kullandı.

İLAÇ SANAYİNİN GÖZÜ ARI ZEHRİNDE

Arı zehrinin gramının 500 liradan pazarlandığını belirten Dikbıyık, "Arı zehrinde 78 tane enzim var. Bize soktuğu zaman öne şemsiye açılıyor. Arının zehri boşalıyor. Ardından 2'nci ve 3'üncüsü açılıyor. Bu şekilde vücudumuza 78 tane enzim protein saçılıyor. Dünyanın bir numaralı proteini arı zehridir. Özellikle Türkiye'de ilaç sanayinin gözü arı zehrine doğru bakmaya başladı. Biz arı zehrini çalışma amaçlı olarak üniversitelere tedarik ediyoruz. Arı zehrinin gramını 500 liradan satıyoruz" diye konuştu.

'ARI ZEHRİ HAK ETTİĞİ NOKTADA DEĞİL'

Türkiye'nin arı zehri üretiminde geç kaldığını dile getiren Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Öğretim Üyesi Hasan Hüseyin Oruç ise, "Arı ürünleri dünyada ve ülkemizde son yıllarda ciddi anlamda önem kazandı. Bizim ülkemizde daha çok bal bilinirken şu an bal dışında propolis, polen, arı zehri, arı ekmeği, arı sütü gibi pek çok ürün artık rutin üretilir, satılır duruma gelmiştir. Arı zehri toplama bakımından yetersizdir. Kullanım ve satışı bakımından bazı sıkıntılar bulunmaktadır. Arı zehri hak ettiği durumda değildir. Arı zehrinin üretilmesi, kalite kontrolü ve ülkemizde pazarlanmasıyla ilgili bu çalışmaları başlatmak istedik. Arı zehrinin kullanımıyla ilgili Türkiye'de altyapı oldukça eksik kaldı. Bilimsel olarak laboratuvar çalışmaları ve insan üzerindeki tıp hekimlerinin çalışmaları başlamış durumda" değerlendirmesinde bulundu.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Arı çiftliğinden detaylar

-Arılara bakım yapılmasından detaylar

-Apiterapi detayları

-Arı zehri detayları

-Drone görüntüleri

-İslam Dikbıyık röportajı

-Hasan Hüseyin Oruç röportajı

=====================================================

5)YOLA İNEN BOZ AYI YAVRUSU İLGİ ODAĞI OLDU

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde annesini kaybeden yavru bir boz ayı, yol kenarına indi. Vatandaşların ilgi odağı olan yavru ayı, görevlilerce ormanda bulunan annesinin yakınına bırakıldı.Torul ilçesinde Zigana dağı eteklerinde yer alan Limni Gölü Tabiat Parkına ulaşımı sağlayan yola inen yavru boz ayı ilgi odağı oldu. Kendisine taş atan bir vatandaşın üzerine saldırmaya çalışan küçük ayı korkuttu. Yol kenarında duran yavru ayı, vatandaşlar tarafından yakalanarak Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Yavru ayıyı ormana götüren ekipler, burada annesinin gelmesini bekledi. Bir süre sonra anne ayının görünmesiyle ekipler, yavruyu ormana bırakarak ayrıldı.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Ayının görüntüsü

-Vatandaşların ayıyı yakalamaya çalışması

-Ayının saldırmaya geçmesi

=========

DHA

HABERE YORUM KAT