Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

Finike Ziraat Odası Başkanı: Sıcak hava dalgası portakalı vurdu, rekolte düştü

Finike Ziraat Odası Başkanı: Sıcak hava dalgası portakalı vurdu, rekolte düştü

ANTALYA'nın Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, 14-17 Mayıs'taki sıcak hava dalgasının henüz fındık büyüklüğünde olan portakala zarar verdiğini, rekoltenin ise yüzde 80 oranında düştüğünü kaydetti.

Finikeli portakal üreticileri, 14-17 Mayıs'ta etkili olan sıcak hava dalgasının narenciye üreticilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçabanoğlu, sıcak dalgasının portakala zarar verdiğini belirterek, "Sıcak havanın narenciyenin boncuk dönemine denk gelmesiyle portakal meyvesinde çok ağır hasar meydana geldi. Tahminimize göre Finike genelindeki 200 bin ton portakalın yüzde 70'i, 80'i telef oldu. Çiftçimiz perişan oldu. Bahçeler TARSİM'den sigortalı ancak ısı yükselmesi sigorta kapsamında olmadığı için tek kuruş alamayacaklar. Önümüzdeki dönem TARSİM poliçesinin ısı yükselişini de kapsaması için devlet kurumları ve TARSİM'e müracaatımızı yapacağız. İnşallah önümüzdeki dönemde ısı da poliçeye dahil edilirse çiftçi TARSİM'den yararlanabilir" dedi.

AKDENİZ BÖLGESİNİN TAMAMI ETKİLENDİ

Çiftçilerin büyük mağduriyet yaşayacağını vurgulayan Sarıçobanoğlu, "Şimdi öyle bir şey oldu ki Akdeniz bölgesinin tamamı, Adana'sı, Mersin'i, Köyceğiz'i; yüzde 70, yüzde 80 veya yüzde 100 hasar olan bahçeler oldu. İlçemizde 30 paketleme tesisimiz mevcut. Bu tesislerimizin toplama işçileri bu yıl gelmezler çünkü ürün yok. Nisan ayı sonuna kadar dalından narenciye kesip mayısın başlarına kadar fabrikalara gönderiyorduk. Bu olaydan dolayı hem tüccarımız hem çalışan mevsimlik işçilerimiz hem de çiftçilerimiz mağduriyet yaşayacak" diye konuştu.

Borçlara erteleme istediklerini kaydeden Sarıçobanoğlu, "İstediğimiz şudur; 6 aylık ertelenen borçlarımız vardı. Bunlar 2 yıl daha ertelenmeli ve çiftçimize 2 yıl çok düşük faizle kredi verilmelidir. Yoksa çiftçimiz önümüzdeki yıl da ürün yetiştiremeyebilir. TARSİM'den beklentimiz ısı yükselişinin acilen poliçeye dahil edilmesi. Destek amacıyla şu anda bunu yapma imkanları olursa çiftçimize büyük yardım yapmış olurlar" dedi.

'70 YAŞINDAYIM, BÖYLE ŞEY GÖRMEDİM'

Finike Meyve Üreticileri Tarımsal Birliği Başkanı Fahrettin Çağlayan ise şimdiye kadar böyle bir şey görmediğini belirterek, "Biz atadan toruna narenciye üreticisiyiz. Ben 70 yaşındayım. Benden önceki nesil böyle bir vakadan bahsetmedi. Mayıs'ın 14-17 günleri arasında sıcak ve bir fırtına yaşadık. Bu sıcak ve kuvvetli fırtına yaprağın üst suyunu çektirdi. Dolayısıyla yavrusu olan meyve telef oldu. Bu bahçenin en güzel ağacından bir tanesi, birkaç tane meyve sayabiliyorum. Gerisi maalesef ki gördüğünüz gibi telef oldu. İnşallah önümüzdeki yıllarda görmeyiz. Fakat küresel ısınma yüzünden bunu yeniden yaşayabileceğimizi tahmin ediyorum" diye konuştu.

Sıcakların da sigorta kapsamına alınmasını talep ettiklerini belirten Çağlayan, "Sıcakların da sigorta kapsamı alanına alması gerekiyor. Geçen yıllarda rekolte 200 bin tona varmıştı. Geçen yıllar da doğal afet yaşadık. Portakal bahçelerinin yarısı telef olmuştu. Ürünümüz 140- 150 bin tona kadar düşmüştü. Ancak bu sene rekoltenin yüzde 10 ya da yüzde 20'si kalır. Bölge bölge farklılıklar olabilir" dedi.

AĞAÇTA AZ MEYVE KALDI

Finike Ziraat Odası'nın eski başkanı ve 50 yıllık narenciye üreticisi Hüseyin Uygun, mevsim normallerinin dışındaki sıcak hava dalgasından olumsuz etkilendiklerini kaydetti. Uygun, "Narenciye üreticisiyim. Yaklaşık 50 yıldır bu meslekle uğraşıyorum. Hepimizin bildiği gibi 11-14 Mayıs tarihleri arasında anormal bir hava sıcaklığı yaşadık. Bu anormal ısı yükselmesi bölgemiz narenciyesini olumsuz etkiledi. Bütün meyveler o sıcaklıkta kavruldu. Ağaçların dibi sararmış ve dökülmüş meyvelerle dolu. Ağaçta kalan meyve sayısı oldukça az. Finike bölgesinin narenciye üretimini 300 bin ton olarak değerlendiriyoruz. ÇKS kayıtlarına göre, bunun 200 bin tonunun Washington portakalı olduğunu, kalanını da greyfurt limon mandalina gibi çeşitlerin oluşturduğunu düşünürsek şu an bölgemizde 200 bin tonda 20-25 bin, iyi ihtimalle 30 bin ton civarında portakal rekoltesi kaldığını düşünüyoruz" diye konuştu.

'BU KADAR KAYIP VERDİREN AFET GÖRMEDİM'

50 yıldır bölgede çeşitli afetler gördüğünü hatırlatan Uygun, "Dolu, fırtına afetleri gördüm. Çok aşırı yağmurlara bağlı olarak mantar hastalıklarından dolayı zirai kayıplar gördüm. Hortum afeti gördüm ama ben bu yaşıma kadar narenciyede bu kadar kayıp verdiren afeti ilk defa görüyorum" dedi.

Ağaçlarda kalan meyveleri tek tek saydıklarını söyleyen Uygun, "1 ağacın yaklaşık 200 kilogram portakal verdiğini tahmin edersek kilogramı 5 meyve ile çarptığımız zaman bu ağaçta 1000 tane meyve tutumu olması lazım. Biz arkadaşlarımızla yaptığımız sayımda, bir ağaçta 25- 30, bilemediniz 50 tane meyve kaldığını gördük. Bu orana bakarsak yüzde 90- 95 kayıp oluyor" diye konuştu.

Üreticilerin sıkıntılı bir yıl geçireceğini vurgulayan Hüseyin Uygun, "İrili ufaklı narenciye paketleme fabrikalarımızı bırakın dış piyasaya, iç piyasaya bile yetiştirecek portakal bulmakta çok zorlanılacak. Sadece bölgemizde değil Adana, Aydın ve Mersin'de de durum aynı. Futbolcuların "Bir sonraki maçlara bakacağız" dediği gibi bir sonraki yıllara bakacağız" dedi.

AK PARTİ'Lİ USLU, ÇİFTÇİLERLE GÖRÜŞTÜ

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu ise beraberindekilerle birlikte Antalya'da geçen hafta 43 dereceyi bulan hava sıcaklığı ve sonrasındaki fırtına nedeniyle zarar gören bahçeleri ziyaret edereki çiftçilerle görüştü. Hasar gören bahçelerle ilgili tespit yapıldığını belirten Uslu, "Tarım müdürlüklerimiz gerekli incelemeleri yaparak rapor hazırlıyor. Bu daha önce görmediğimiz olağanüstü bir doğa olayı. Çiftçilerimize "geçmiş olsun" dileklerimizi iletiyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu

- Birlik Başkanı Fahrettin Çağlayan

- Üetici Hüseyin Uygun röp

- Bahçeden yakın ve uzak plan detaylar

================

Banka müdürü kadına saldıran şüpheli: "Bilincim yerinde değildi'

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde, özel bir bankada şube müdürü olan Pelin Y.'ye (40), işe gittiği sırada saldırıp, tacizde bulunan Serdar Günay'ın (45) polise verdiği ilk ifade ortaya çıktı. Günay'ın ifadesinde, "Bilincim yerinde değildi. Kime saldırdığımı bilmiyorum. Çok pişmanım" dediği öğrenildi.

Geçen 27 Mayıs'ta saat 09.00 sıralarında müdür olarak çalıştığı bankaya gitmek isteyen Pelin Y, Barbaros Hayrettin Paşa Bulvarı'nda, daha önce cinsel taciz suçundan sabıkası bulunan Serdar Günay'ın saldırısına uğrayıp, darp edildi. Genç kadının çığlıkları üzerine paniğe kapılan Günay, koşarak olay yerinden kaçtı. O anlar ise saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Yaşananların ardından harekete geçen Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını inceledi. Kimliği tespit edilen Günay, aynı gece saklandığı evde yakalandı. İşlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilen Günay, tutuklandı. Benzer suçlardan poliste 13 ayrı suç kaydı bulunan Günay'ın polisteki ifadesinde, suçunu itiraf edip, "Saldırı anında bilincim yerinde değildi. Kendimi birden kaybettim. Kime saldırdığımı bilmiyordum. Pelin Y. ile önceden bir tanışıklığımız yok. Saldırıyı herhangi birinin yönlendirmesiyle yapmadım. Çok pişmanım" dediği öğrenildi.

'SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIM'

muhabirine, "Sabah otomobilimi park ettikten sonra iş yerine gitmek için yürüdüğüm sırada. Arkamdan bir ses duydum. Birinin hızlı adımlarla bana yaklaştığını hissettim. Yüzümü döndüğüm an da bir kişi, eliyle ağzımı kapatıp, bana vurdu. Aynı zamanda da taciz etti. Bu kişiyi kesinlikle tanımıyorum. Ülkemizde kadına yönelik şiddet vakalarının azalması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağım" diye anlatmıştı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Olay anı güvenlik kamerası görüntüsü arşiv

- Pelin Y. ile röp. (arşiv)

=============================

Kuşadası'nın simgesi artık bir dünya markası

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinin simgesi olan ve kente adını da veren Güvercinada Kalesi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmeye hak kazandı. Güvercinada Kalesi'nin insanlık tarihi ve kültürel miras açısından taşıdığı değerin tescillenmesi anlamına gelen bu gelişmenin Kuşadası'nın marka değerini arttırması ve kentin tanıtımına çok önemli bir katkı sunması bekleniyor.

Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan ve sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerle her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Kuşadası'nın simgesi Güvercinada Kalesi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Güvercinada Kalesi, Kuşadası Belediyesi tarafından "Ceneviz Ticaret Yolu'nda Akdeniz'den Karadeniz'e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimleri" dosyası kapsamında yapılan başvurunun Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca UNESCO'ya sunulmasının ardından yapılan değerlendirme neticesinde Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmeye hak kazandı. Dünya Miras Listesi'ne aday kültür varlıklarını ifade eden Geçici Liste'ye Güvercinada Kalesi'nin de eklenmesiyle Türkiye'den listede bulunan kültür varlığı sayısı 83'e ulaştı.

'TANITIMA BÜYÜK KATKI'

CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları Kuşadası Belediyesi tarafından tamamlanarak ziyarete açılan Güvercinada Kalesi'nin önemine dikkat çekerek "Güvercinada, sahip olduğu konum itibariyle yüzyıllar boyunca bölge için çok önemli olmuştur. Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin "kuşların uğramadan geçmediği tılsımlı adacık" olarak ifade ettiği Güvercinada'nın üzerinde bulunan ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde yenilenmiş olan kalenin tarihinin ise 13. yüzyılın sonlarında ya da 14. yüzyılın başlarında Kuşadası'na gelen Cenevizler'e dayandığı bilinmektedir. İlçemiz için simge niteliğinde bir önemi bulunan Güvercinada Kalesi'nin en önemli uluslararası kuruluşlardan olan UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmış olması son derece büyük bir önem taşımaktadır. Güvercinada Kalesi'nin Dünya Mirası Listesi'nin ilk basamağı olan geçici listede yer alması Kuşadası'nın ulusal ve uluslararası alanda yapılacak tanıtımına çok önemli bir katkı sunacaktır. İlçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Güvercinada Kalesi'nin drone ile çekilen görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

==========================

Elazığ'da yavru keçisi, şehir hastanesinde görüntülendi

ELAZIĞ'da yavru dağ keçisi, Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin bahçesine girdi. O anlar cep telefonu ile görüntülendi.

Elazığ'da merkeze bağlı Doğukent Mahallesi'ndeki Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin bahçesine nereden geldiği bilinmeyen yavru dağ keçisi girdi. Sağa sola koşuşturan yaban keçisini görenler o anları cep telefonu ile görüntüledi.

Görüntülerde, yavru dağ keçisinin bir süre hastane bahçesi içerisinde koşturup, cama zıpladığı ve daha sonra gözden kaybolduğu görüldü.

Görüntü Dökümü

----------

Keçinin hastane bahçesinde koşuşturması

Cama çarpıp kaçması

=================

Minibüs ile hafif ticari araç çarpıştı: 2 yaralı

KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde minibüs ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.

Kaza saat 11.00 sıralarında, D-100 Karayolu Gebze Otoyol Gişeleri mevkiinde meydana geldi. İstanbul yönünde ilerleyen Süleyman Oktay idaresindeki 41 AEV 596 plakalı minibüs sürücüsünün kontrolünü kaybetmesi sonucu Ahmet Sıcakyüz idaresindeki 41 ADJ 800 plakalı hafif ticari araca çarptı. Savrulan hafif ticari araç yol kenarındaki bariyerlere çarptı. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekipleri kazada yaralanan hafif ticari araçta bulunan Sümeyra Ş. ile ismi öğrenilemeyen bir kişiyi Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Kaza nedeniyle yolun bir şeridi trafiğe kapatılırken, araç geçişleri kontrollü olarak sağlandı. Polis ekipleri kazaya karışan araçların sürücülerini ifadelerini almak üzere karakola götürdü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------

- Olay yerinden görüntüler

- Yaralıların görüntüleri

- Ekiplerin çalışmaları

- Detay

=================

Sivas'ta 1003 şükür kurbanı kesildi

SİVAS'ta koronavirüs tedbirleri kapsamında normalleşme süreciyle birlikte camilerin yeniden açılması dolayısıyla 1003 şükür kurbanı kesildi.

18 Mart'ta koronavirüs tedbirleri kapsamında camilerinde ibadete kapatılmasının ardından normalleşme süreciyle cuma namazında camiler maske takarak ve sosyal mesafe kurallarına uyarak yeniden ibadet açılıyor. Bu kapsamda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın talimatıyla tüm Türkiye'de olduğu gibi Sivas'ta da camilerin yeniden açılması nedeniyle Sivas Belediyesi ve İl Müftülüğü tarafından merkez ve ilçelerdeki tüm camilerde 1003 adet şükür kurbanı kesildi. Mahmut Dökmetaş Camii'nde düzenlenen şükür kurbanı kesilmesi programına Sivas Valisi Salih Ayhan, Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız, İl Jandarma Komutanı Albay İdris Tataroğlu, İl Emniyet Müdürü Kenan Aydoğan, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu ve İl Müftüsü Yusuf Akkuş katıldı.

Vali Salih Ayhan, camilere tekrar kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Rabbimize şükür olsun. Yaklaşık 2 aydır camilerimizden uzaktık. Camilerimiz hüzünlüydü. Bizler hüzünlüydü. Hakikaten bu toprakları bin yıldır toprak yapan bizim inaçlarımız, değerlerimiz, sözümüz, kültürümüz yaşam gayemizdir. Bunun da kıymetini bu iki aylık zaman zarfında öğrenmiş olduk." dedi.

Belediye Başkanı Hilmi Bilgin ise, İstanbul'ın Fethi'nin 567'inci yıl dönümüyle birlikte normalleşme süreciyle camilerin yeniden ibadete açıldığını ifade ederek, "Halk sağlığı için camilerin ibadete kapatılmasından sonra artık belli vakit namazlarında camilerimize tekrar kavuşuyoruz." diye konuştu.

İl Müftüsü Yusuf Akkuş'ın duanın ardından tekbirlerle şükür kurbanlarının kesimi yapıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------------------

-Programdan görüntü

-Konuşmalar ve dua edilmesi

-Kurban kesimi

============

DHA

HABERE YORUM KAT