Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

ADANA'nın Tufanbeyli ilçesinde sokak düğününde çıkan kavgada, bir kişi, iddiaya göre kalabalığın üzerine tabancayla ateş açtı.

(EK GÖRÜNTÜLERLE)

1)SOKAK DÜĞÜNÜNDE SİLAHLI KAVGA: 1 ÇOCUK ÖLDÜ, 1 ÇOCUK YARALI

ADANA'nın Tufanbeyli ilçesinde sokak düğününde çıkan kavgada, bir kişi, iddiaya göre kalabalığın üzerine tabancayla ateş açtı. Mermilerin isabet ettiği Eren Çinçik (11) öldü, Mustafa Soyarslan (15) ise yaralandı. İstiklal Mahallesi'nde yapılan sokak düğününde dün akşam saatlerinde bazı kişiler arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında kimliği belirsiz bir kişi, iddiaya göre kalabalığa tabanca ile ateş açtı. Silahtan çıkan mermilerle Eren Çinçik başından, Mustafa Soyarslan da omzundan yaralanırken, şüpheli ise kaçtı. Yaralılar, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulanslarla Tufanbeyli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlk müdahaleleri yapılan çocuklar, daha sonra Kozan Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Durumu ağır olan Çinçik, buradan da Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne gönderildi. Ancak Eren Çinçik, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

Polis, kavgaya karışan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

---------------------------

- Adli tıp kurumu önünden genel görüntüler

- Adli tıp kurumu tabelası

- Cenaze aracının gelişi

- Morg tabelası

- Ölen Eren Çinçik'in sağlık fotoğrafları

SÜRE:01'11" BOYUT:131 MB

=====================================================

(ÖZEL)

2)BURSA'DA ÜRETİCİ COĞRAFİ İŞARETLİ ŞEFTALİ AĞAÇLARINI KESİYOR

Bursa'da şeftali üreticileri, ürünlerinin para etmediğini gerekçe göstererek ağaçlarını kesiyor. Ürünlerine maliyet fiyatının çok altında değer biçildiğini belirten çiftçiler "Bir kilo şeftalinin dalındaki maliyeti 1 lira 75 kuruş. Bazı sanayiciler, ürünlerin suluk kısmı dediğimiz bölümünü 40 kuruşa almaya çalışıyorlarö açıklamasında bulundu. Bursa'nın Kestel İlçesinde şeftali üreticileri zor günler yaşıyor. Bursa'nın şeftali üretiminin büyük bir kısmının sağlandığı ilçede artan yakıt, ilaç ve gübre fiyatlarına bağlı olarak ürünlerinin maliyetini kurtarmaması nedeniyle üreticiler bahçelerinde bulunan şeftali ağaçlarını kesmeye başladı. Meyve suyu fabrikalarının şeftalinin kilosuna 40 kuruş değer biçmesine isyan eden üreticilerin ürünlerini döktüğünü belirten Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç "Bazı köylerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Dimdik durdular ve şeftalinin kilosunu 40 kuruştan vermediler, çöpe döktüler. 100 liradan işçi çalıştıran köylü, ürününü toplamadı ve çöpe döktü. Bazı köylerde ürünlerini tarlada bırakıp gübre yapıyorö dedi. Şeftali üreticisinin kış aylarında yaptığı giderlerle ürüne verilen değer arasında uçurum olduğunu vurgulayan Kılıç "Kış döneminde yapılan giderler 40 kuruş. Yakıt 15 kuruş. Soğutma gideri 10 kuruş. İşçilik gideri 50 kuruş. Mali giderler 2 kuruş. Kesim budama işleri 5 kuruş. Gübreleme 15 kuruş. Ekipman gideri 15 kuruş. Yaklaşık 23 kuruş olan diğer kalemleri de kattığımzda kilogram başına düşen gider 1 lira 75 kuruş. Biz bu parayı cebimizden çıkarıp veriyoruz. Bunun karşılığında meyve suyu fabrikaları 40 kuruşa şeftalinin kilosunu almaya çalışıyorlarö açıklamasında bulundu.

"ÇİFTÇİ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALMAK ZORUNDAö

Kılıç, çiftçinin artan mazot, gübre ve ilaç fiyatları nedeniyle işinin her geçen gün daha da zorlaştığını, bu nedenle de köyde genç nüfusun kalmadığını belirtti. Çiftçiye yardım elinin uzatılması ve çiftçiliğin cazip hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Kılıç, "Bursa'nın gelir kaynaklarından sembol olan ürünlerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi de dünya markası Bursa şeftalisidir. Kestane şekeri ne kadar ünlüyse "Bursa Şeftalisi'de o kadar ünlüdür. Ürün para etmediği için köylerde gencimiz kalmadı. Çiftçi alın terinin karşılığını almak zorunda. Benim köyde kalmam için bir sebep üretilmesi lazım. Çiftçiliğin cazip hale getirilmesi lazım. Bu ürünlerden para kazanmamız gerekiyor. Gübrede, mazotta çiftçiye destek sağlanması lazım. Aksi halde dayanacak gücümüz kalmadı. Çiftçi toprağını satmaya başladı. Bu çiftçi şeftaliyi kesmenin yanı sıra tarlasını satıyor. Para kazanamıyoruz. Bunun içinde her geçen gün çiftçinin işi zorlaşıyorö şeklinde konuştu.

"ÜRÜNLERİMİZİN HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULMASINI İSTİYORUZö

Şeftali üreticisi Bekir Sarıpınar ise artık şeftalinin maliyetini karşılayamadıklarını ve bu nedenle bir sonraki sene üretim yapmayacaklarını söyledi. Sarıpınar, 1 ton üründe bin 300 lira zarar ettiklerini vurgulayarak "Şeftali suluk firmalarına satıldığı takdirde çiftçinin kilogram başına 1 lira 25 kuruş gibi bir zararı ortaya çıkıyor. Ortalama 100 ile 200 ton arası şeftali üreten çiftçimiz var. Maliyet olarak bunları hesapladığımızda çok büyük rakamlar piyasaya çıkıyor. Ortalama 1 ton üründe bin 300 lira zararımız oluyor. Bunu toplama bağlarsak afaki rakamlar ortaya çıkıyor. Taban fiyatı oluşturan suluk şeftalinin fiyatı, daldaki şeftalinin fiyatını düşürüyor. Pazarlama alanında bu da bize zarar veriyor. O yüzden çiftçilerimiz emek verdiği ağacını, emeğinin karşılığını alamadığı için kesmek zorunda kalıyorö açıklamasında bulundu.

Meyve suyu fabrikalarına karşı boykot başlattıklarını ancak istedikleri sonucu alamadıklarını ifade eden Sarıpınar sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Şuan bölgemizde coğrafi işaretlerini aldığımız ve yoğun olarak yetiştirdiğimiz şeftali cinsleri var. Bursa bölgesinde en kaliteli ürünleri yetiştiren çiftçimiz var. Çiftçinin en büyük sıkıntısı, kar, yağmur, çamur demeden üretmeye çalıştığı, bakımını, budamasını yaptığı şeftaliye maliyetinin çok altında fiyat önerilmesi. Bu bizlere ağır gelmeye başladı. Bir kilo şeftalinin dalındaki maliyeti 1 lira 75 kuruş. Bazı sanayiciler, ürünlerin suluk kısmı dediğimiz bölümünü 40 kuruşa almaya çalışıyorlar. Çiftçilerimiz, maliyetlerin yükselmesiyle, işin altından kalkamaz oldu. Ürünlerimizin hak ettiği değeri bulmasını istiyoruz. Verdikleri emeğin karşılığını almalarını istiyoruz. Biz de 2 ay önce, suluk firmalarına karşı boykot başlattık. Şu an başlatmış olduğumuz boykottan bir sonuç alamadık. Çiftçinin hasadı tarlada kaldı. Kimse toplayıp suluk firmalarına satmak istemedi. Ürüne verdiğimiz emeğin ziyan olmaması için tekrar suluk firmalarına meyve vermeye başladık. Ürünümüzün toprakta kalmasına vicdanımız el vermediö

Görüntü Dökümü

------------------------

-Kesilen ağaçlardan detaylar

-Şeftali toplama görüntüleri

-Şeftali üreticisi röportajı

-Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç röportajı

-Drone görüntüleri

-Süre: 05.37 Boyut: 629 MB

=====================================================

3)OTOMOBİL PARK HALİNDEKİ TIR'A ÇARPTI: 2 ÖLDÜ

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde, emniyet şeridinde park halindeki TIR'a arkadan çarpan otomobildeki Yüksel Temür ve Abdullah Arslan hayatını kaybetti. Kaza, Orhangazi ilçesi İzmir Otoyolu'nda gece saat 02.00 sıralarında meydana geldi. İstanbul'dan Bursa yönüne doğru giden Yüksel Temür (39) idaresindeki 16 MDU 36 plakalı otomobil, Orhangazi'ye bağlı Gedelek mahallesi mevkii yakınlarında yolun sağındaki güvenlik şeridinde park halindeki Metin Ceylan (48) idaresindeki 70 EF 039 plakalı TIR'a arkadan çarptı. Kazada otomobil sürücüsü Yüksel Temür ile birlikte yanında bulunan arkadaşı Abdullah Arslan (37) hurdaya dönen otomobilin içerisinde sıkıştı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevkedildi. İtfaiye ekipleri, araç içerisinde sıkışan 2 yaralıyı çıkarttı. Ağır yaralı olarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yüksel Temür ve Abdullah Arslan yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. TIR sürücüsü Metin Ceylan'ın TIR'ın lastiğinin patladığı için emniyet şeridine park ettiğini söylediği öğrenildi. Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

-----------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Yaralıların kurtarılması

-Araçlardan görüntüler

=====================================================

4)BIÇAKLADIKTAN SONRA KURTARMAYA ÇALIŞAN KARDEŞİNDEN ŞİKÂYETÇİ OLMADI

İSTANBUL'daki dini nikâhlı eşinden, Ardahan'daki eski sevgilisine kaçan ablası C.Y.'yi (25), Erzurum'da dağlık bir alanda bıçaklayarak ağır yaralayan, ardından pişman olup yardım isteyen Yusuf Y. (21), hakkında açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. C.Y., "kasten yaralama" suçundan 13,5 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu kardeşinden şikâyetçi olmadı.

Olay, 23 Ocak 2019'da Erzurum'un Tortum ilçesindeki dağlık alanda meydana geldi. Batmanlı olan Yusuf Y., İstanbul'da yaşayan ablası C.Y.'nin dini nikâhlı eşinin yanından ayrılıp, Ardahan'daki eski sevgilisi B.D.'nin yanına kaçtığını öğrendi. Ardahan'a gelen Yusuf Y., ablası C.Y.'yi İstanbul'a geri götürmek için ikna etti. İki kardeş İstanbul'a gitmek için otobüse bindi. Yusuf Y., Tortum ilçesindeki akaryakıt istasyonunda mola veren otobüsten ablasını indirdi. "Tepenin arkasında havalimanı var. İstanbul'a uçakla gideceğiz" diyerek ablasını bu alana götüren Yusuf Y., "Namusumuzu lekeledin" diyerek C.Y.'yi bıçakladı. C.Y.'yi karın ve bel kısmından 3 bıçak darbesiyle yaralanan Yusuf Y., akan kanı görünce pişman oldu. Ablasını kurtarmak için tepeden aşağıya inen Yusuf Y. akaryakıt istasyonundaki kişilerden yardım istedi ve 112'yi aradı.

Akaryakıt istasyonundaki kişiler Yusuf Y. ile birlikte dağlık alana gitti. Gelen sağlık ekipleri o bölgeye çıkamayınca, 4x4 arazi aracıyla C.Y. aşağıya indirildi. Ağır yaralanan C.Y. hastaneye kaldırılırken, Yusuf Y. ise jandarmaya teslim oldu. Yusuf Y.'nin akaryakıt istasyonuna yardım istemek için geldiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Kameralarda, koşarak gelip markete giren Yusuf Y.'nin nefes nefese marketteki bir kadın ve erkekten yardım istediği görülüyor. Daha sonra kadın tarafından lokantaya götürülen Yusuf Y. buradaki kişilerle birlikte çıkıp, yine koşarak ablasını bıçakladığı bölgeye gidiyor.

Olayın ardından evli 1 çocuk babası Yusuf Y. tutuklanırken, C.Y. ise tedavisi sonrası taburcu edildi.

'BENİ İSTANBUL'A GÖTÜRME, ÖLDÜRECEKSEN BURADA ÖLDÜR'

Yusuf Y. hakkında Erzurum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde "kardeşi tasarlayarak öldürme" suçundan gönüllü vazgeçtiği için "kasten yaralama" suçundan 8 yıldan 13,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İlk kez hâkim karşısına çıkan Yusuf Y., ablasının daha önce bir kez daha evden kaçtığını söyledi. Yusuf Y., "Kendisini bulup getirdik. Bir daha böyle bir şeyin olmaması hususunda kendisini uyardık. Daha sonra tekrar Ardahan'a kaçtı. Oraya gittim ve kendisini buldum. Bana "Beni İstanbul'a götürme, öldüreceksen burada öldür" şeklinde sözler söyledi. Karnını doyurdum ve bir gece birlikte otelde kaldık. Daha sonra ertesi gün otobüsle İstanbul'a doğru yola çıktık. Yolculuk esnasında bir gün önce söylediği yine kendisini öldürmemi istedi. Aynı zamanda hakaretlerde bulundu. Ben de kendisine bağırıp, çağırıp korkutmak amacıyla Tortum'da otobüsten indik ve dağa doğru kendisini çıkarttım. Orada da aynı şekilde "sen beni öldüremezsin" dedi. Hakaretleri ve bu sözleri üzerine kendimi kaybederek bir iki kez bıçakla yaraladım. Öldürmek gibi bir düşüncem kesinlikle yoktu. Tek amacım korkutmaktı. Ablamı bıçakladıktan sonra kanları görünce paniğe kapıldım. Hemen 112'yi arayarak yardım istedim ve bulunduğumuz konumu gönderdim" diye konuştu.

'KARDEŞİM ÇOK İYİ BİR İNSAN'

Kardeşinden şikâyetçi olmayan C.Y. ise üzerinde bulunan para ve küpeyi Yusuf Y.'ye kendisinin verdiğini söyledi. Kardeşinin çok iyi bir insan olduğunu ifade eden C.Y., "Birlikte dağa doğru çıktıktan sonra bana "senin ne işin var burada?" dedi. Ben de kendisine "beni öldür" diyerek taş attım. Bunun üzerine kendisi beni bıçakladı. Ancak bana, "Biz Batmanlıyız. Ailemizi rezil ettin, seni öldüreceğim" demedi. Yardım istedi ve beni hastaneye götürdü. Kardeşim çok iyi biri insandır" dedi.

'AZAMİ İNDİRİM UYGULANMALI'

Mahkeme heyeti Yusuf Y.'nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Sanık Avukatı Ahmet Ozan Öztürk, müvekkili hakkında ilk önce "kasten öldürmeye tam teşebbüsten" dava açıldığını anımsattı. Avukat Öztürk, "Müvekkilin etkin pişmanlık gösterdiği ve kendisinin de anında ambulans çağırması, hatta ilk müdahalenin kendisinin bulunması, elle bası yapıp kan kaybını önlemeye çalışmasının dikkate alınarak azami indirim oranlarının uygulanacağını umuyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------ÖZEL)

-Yusuf Y.'nin koşarak akaryakıt istasyonuna gelişi

-Market içerisinde yardım istemesi

-Lokantaya götürülmesi

-Lokantadaki kişilerle çıkması

-Çevredekilere yeri göstermesi

-Koşarak gitmesi

-Çevredekilerin meraklı bakışı

-Avukat Ahmet Ozan Öztürk'ün açıklaması

-Erzurum adliyesi

(605 mb-05.24 dk)

=====================================================

5)BELEDİYE TEMİZLİK GÖREVLİSİ BULDUĞU PARAYI POLİSE TESLİM ETTİ

KARABÜK'te, belediye temizlik görevlisi Musa Ödemiş(37), sokağı süpürürken kaldırımda bulduğu 400 lirayı polise teslim etti.

Karabük Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'nde görevli Musa Ödemiş, saat 09.30 sıralarında Bayır Mahalle Bayır Sokak'ta temizlik yaparken kaldırımda 400 lira buldu. Ödemiş polise haber verdi. Gelen ekipler, tutanak karşılığı 100'lük banknot halindeki 400 lirayı teslim aldı. Ödemiş, daha sonra görevine geri döndü.

Musa Ödemiş, "Bulduğumda saydım. Etrafa bakındım ama kimse yoktu. Cüzdan da yoktu. Cüzdan olsaydı kim olduğunu bilirdik. İnsanlık hali, dalgınlıktır. Daha sonra arkadaşım olan erkek kuaförü dükkanına gittim. Gelen polislere bulduğum 400 lirayı, Allah rızası için teslim ettim." dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Musa Ödemeiş Caddeleri temizlerken

-Musa Ödemiş röp

(02.48) Boyutu:(314 MB.)

=====================================================

6)BABASINA "GÖZALTINDAYIM" DİYEREK KARAKOLDA DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ YAPTI

ZONGULDAK'ta lise öğrencisi Kağan İslamoğlu(14), doğum günü olan babasını arayarak "gözaltına alındım karakoldayım" diyerek çocuk şube müdürlüğüne çağırdı. Panikle şubeye gelen baba Cengiz İslamoğlu, (44) doğum günü pastası ve sürprizi görünce önce şaşırdı sonra pastadaki mumları üfledi.

Lise öğrencisi Kağan İslamoğlu, farklı bir doğum günü sürprizi hazırlamak istedi. İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne giden Kağan, babasına doğum günü sürprizi hazırlamak istediğini belirterek müdür Gülsüm Uğur'dan destek istedi. Gülsüm Uğur'un makam odası doğum günü sürprizi için balonlar ve konfetilerle süslendi. Kağan İslamoğlu, babasını arayarak kavgaya karıştığını ve çocuk şube müdürlüğüne olduğunu söyledi. Polislerde, senaryo gereği Kağan'ın bir olay nedeniyle ifadesinin alınacağı Cengiz İslamoğlu'na telefonla bildirildi. Bir iş görüşmesinde olan baba Cengiz İslamoğlu, hemen karakola gitti. Kağan'ı görmek isteyen Cengiz İslamoğlu, odaya girdikten sonra kendisine hazırlanan doğum günü sürprizini görünce şaşkınlığını gizleyemedi. Bir an duraksayan Cengiz İslamoğlu, oğlu Kağan'a "Bunun hesabını sorarım" diye espri yaptı. Cengiz İslamoğlu, daha sonra kendisi için hazırlanan pastadaki mumları üfledi. Ardından pastayı oğluna ve polis memurlarına keserek polis ekiplerine ikram etti.

'KARAKOL DEYİNCE TİTREME GELDİ'

İnşaat ustası Cengiz İslamoğlu, oğluyla birbirlerine sık sık şakalar yaptıklarını ama böyle bir sürprizin aklına gelmediğini söyledi. Oğluna ve polis memurlarına teşekkür eden Cengiz İslamoğlu, "Ben işteydim. Bana çocuğunuz kavgaya karışmış gelin dediler. Apar topar geldik işte valla belki de 1 saatlik yolu yarım saatte geldim. O an valla arkadaş vardı yanımda çay içiyorduk çayı her şeyi bıraktık, bir titreme geldi zaten bana geldik yani böyle bir şey varmış. Allah razı olsun duygulandım. Herkese çok teşekkürler.ö dedi.

'BABAMA UNUTULMAZ BİR DOĞUM GÜNÜ YAŞATMAK İSTEDİM'

Kağan İslamoğlu da babasına "sana unutulmaz bir doğum günü sürprizi yapacağım" diye daha önceden dediğini anlattı. Babasının böylesini tahmin edemeyeceğini düşündüğünü ifade eden Kağan İslamoğlu, şöyle dedi:

"Birkaç gün önce aslında demiştim babama, baba çocuğun birisi ile kavga ediyordum neredeyse demiştim. Sonra babamın doğum günü geldi. Aklıma böyle bir şey yapmak geldi. Unutulmaz bir doğum günü yaşatmak istedim. Sayın müdürüm yardımcı oldu bana da kendisine teşekkür ediyorum. Babama nice yaşlar diliyorum.

Kağan'ın örnek ve iyi bir genç olduğunu belirten İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Gülsüm Uğur, "Kağan'ın bir ifadesini almamız gerektiğini dolayısı ile velisi olarak yanında olması gerektiğini söyledik kendilerine. İlk etapta tabi biz soğukkanlı bir görüşme yaptık. Sakindi, gayet sakin karşıladı. Daha sonrasında kendisi düşünmüş olacak ki nedir ne değildir böyle heyecanlı bir an yaşandı.ö diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Babanun karakola gelişi

-Yaşanan heyecan ve srüpriz

-Kağan'ın babasına sarılması

-Pasta kesilmesi

-Röportajlar

Süre: (4:56) Boyut: (552 MB)

=====================================================

7)TON 300 KİLOGRAM AĞIRLIĞINDAKİ "PAŞA" ALICISINI BEKLİYOR

KONYA'da kasaplık ve besicilik yapan Mehmet Doğan (25), 3,5 yıldır beslediği simental cinsi "Paşa" ismini verdiği 1 ton 300 kilogram ağırlığındaki tosunu kurbanlık olarak 25 bin liraya satışa çıkardı. Besicilik yapan Mehmet Doğan, 3,5 yıl önce aldığı simental cinsi tosunu yaklaşan Kurban Bayramı öncesi 25 bin liraya satışa çıkardı. Tosunun 1 ton 300 kilogram geldiğini belirten Doğan, şunları söyledi: "Kendim özenle besledim. Herhangi bir hormon maddesi vermedim. Yonca baylası, saman ve yemle besledim. Şuanda 1 ton 300 kilogram ağırlığında. İsmi "Paşa'. 25 bin liraya satışa çıkardım. Çok kaliteli ve kurbanlığa yakışacak bir hayvan. Paşa için 25 bin lira bir şey değil. Yakışıklılık, güzellik ve ağırlık olarak Konya'da tek diyebilirim" dedi. Doğan, "Paşa'nın taliplilerini beklediğini de sözlerine ekledi.

Görüntü dökümü:

----------------------------

- Mehmet Doğan röportaj

- Paşa'dan detaylar

=====================================================

DHA

HABERE YORUM KAT