• BIST 105.380
  • Altın 270,975
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Berlin 7 °C
  • Frankfurt 6 °C
  • Paris 9 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Stockholm 9 °C

Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6
ŞIRNAK'ın Cizre ilçesinde devriye görevi yapan polisleri taşıyan zırhlı araca el yapımı patlayıcıyla saldırıda bulunanlara yönelik düzenlenen operasyonda...

1)CİZRE'DE POLİS ARACINA SALDIRIYA 8 GÖZALTI

ŞIRNAK'ın Cizre ilçesinde devriye görevi yapan polisleri taşıyan zırhlı araca el yapımı patlayıcıyla saldırıda bulunanlara yönelik düzenlenen operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı.

Yafes Mahallesi'nde geçen Salı günü akşam saatlerinde devriye görevi yapan polis özel harekat ve terörle mücadele ekiplerini taşıyan zırhlı araca el yapımı patlayıcıyla saldırı düzenleyenlerin yakalanmasına yönelik bugün saat 05.00'te birçok adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Polis özel harekat ekiplerinin de katıldığı operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki sorguları sürüyor.

Görüntü Dökümü

--------------------------

- Zırhı araçların çıkışı

- Operasyondan görüntü

- Adreslerde yapılan arama

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 10 MB

=====================================================

2)ANTALYA'DA ASKERLERİN ERKEN TERHİS SEVİNCİ

ASKERLİK sistemini yeniden düzenleyen kanunun çıkmasının ardından Antalya'da görev yapan ve 6 aylık süreyi dolduran askerler erken terhis sevinci yaşadı. Nizamiye dışında çocuklarını bekleyen bazı aileler de onların sevincine ortak oldu. Askerlik sisteminin düzenleyen kanunun Resmi Gazete'de yayımlamasının ardından askerlik süresi 6 aya indi. Vatani görevlerini uzun dönem olarak yapan ülke genelindeki binlerce er ve erbaş, erken terhis olmaya başladı. Antalya il genelinde de 6 aylık askerlik süresini bitiren toplam 410, Antalya İl Jandarma Komutanlığı'nda ise vatani görevini yapan 45 asker erken terhis oldu. Son içtimaya katılan askerler, daha sonra evlerine dönmek için valizlerini topladı. Terhis evraklarını alan askerler, komutanları ve arkadaşlarıyla vedalaştı. Erken terhis olan bazı askerlerin aileleri çocuklarını almak için nizamiye kapısı önünde bekledi. Terhis işlemleri tamamlanan askerler, askeriye içerisinden valizlerini dışarı doğru attı. Erken terhisten dolayı mutlu oldukları görünen askerler, nizamiye önünde birbirleriyle vedalaştı.

'115 GÜNÜM VARDI'

Erken terhis olan askerlerden Emrah Akay, "115 gün askerliğim kalmıştı ve bitti çok şükür. Bu çalışmayı yapan bütün herkese çok teşekkür ediyorum. Ailemin haberi yoktu onlara da sürpriz oldu çok mutlu oldular. Evde beni bekliyorlar İstanbul'a doğru yola çıkacağım" dedi.

Düzenlenen kanunda emeği geçen herkese teşekkür eden asker İsmail Çoban da, "Bugün ailemize kavuşma sevincini bize yaşatan herkese tekrardan çok teşekkür ederim. Tek dileğim bizim gibi görevini yapan tüm silah arkadaşlarımın sağ salim ailelerine kavuşması" diye konuştu. Erken terhis olan oğlunu almak için Eskişehir'den gelen Hakan Uslu ise "Oğlum Mert'in terhis olacağını duyunca Eskişehir'den geldim. Erken terhisten dolayı çok sevinçliyim. Düzenleme oğlumun şansına oldu, kanunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Direkt memleketimize döneceğiz" dedi.

Vatani görevlerini tamamlayan askerler daha sonra ailelerine kavuşmak için memleketlerine doğru yola çıktı.

Görüntü Dökümü

-------------

- Askerlerin birbirleriyle vedalaşması

- Rütbeli personelin askerlerle vedalaşması

- Nöbetçi subayın askerlere hitap etmesi

- Subayların askerlerle vedalaşması

- Terhis olan askerlerin nizamiyeden çıkışları

- Arkadaşları terhis olan askerin çantasına nizamiyeden dışarı atması

- RÖP 1: Emrah Akay

- RÖP 2: İsmail Çoban

- RÖP 3: Furkan Çeremesiz

- RÖP 4: Hakan Uslu (Asker babası)

- Detaylar

582 MB /// 05.15

=========================================================

3)DEMİRKAZIK DAĞI'NDA ÇIĞ ALTINDA KALAN DAĞCI ARANIYOR

NİĞDE'nin Çamardı ilçesindeki Demirkazık Dağı'nda yaklaşık 7 ay önce zirve tırmanışı yaptıktan sonra dönüş yolunda düşen çığın altında kalan Mustafa Kemal Karakoç (27) için yürütülen çalışmalar, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte hızlandı. AFAD, gönüllü dağcılar, TSK ve AKUT Niğde ekipleri bölgede Karakoç'u arıyor.

Demirkazık Dağı'nın Eznevit Mevkii'nde 2 Aralık 2018 günü birlikte tırmanış yaptığı arkadaşı Hilal İşcan ile dönüşe geçen Mustafa Kemal Karakoç, düşen çığın altında kaldı. Karakoç'u bulmak için çalışma başlatıldı. Niğde'den ve Türkiye'nin dört bir yanında gelen ekiplerle 2 günlük bir arama yapıldı. Ancak hava şartları elverişliliğini kaybedince, çalışmalara ara verildi. 4 metrelik kar kütlesinin bulunduğu bölgede olayın ardından yağan kar ile birlikte kar kalınlığı daha da arttı. Dönem dönem hava şartları uygun olduğu zamanlarda, Karakoç için arama yapıldı. Ancak herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Bölgede hava sıcaklığının son günlerde artması, karların hızla erimeye başlamasıyla birlikte, arama çalışmaları hızlandırıldı.

Mustafa Kemal Karakoç'un kaybolduğu alanda AFAD, gönüllü dağcılar, TSK ve AKUT Niğde ekipleri çalışma yürütüyor. Ekipler, sonda ve kazı yöntemiyle dağcı Mustafa Kemal Karakoç'u arıyor.

Bölgede çalışma gerçekleştiren AKUT ekibinden profesyonel dağcı Nedim Urcan, çığ alanının artık iyice daralmaya başladığını bu nedenle kaybolan dağcının her an bulunabileceğini belirterek, "Çığ alanı şu an havaların ısınması ve kaba yel esintileri nedeniyle hızla eriyor. Kaybolan dağcının her an bulunabileceği göz önüne alınarak bölge boş bırakılmıyor. AFAD, sivil gönüllü dağcılar, TSK ve AKUT Niğde ekibi olarak biz de aramalara sürekli katılıyoruz. Kaybolan dağcımızın kısa süre içerisinde bulunma ihtimali var. Fakat bunun biraz daha çabuklaştırılması için bölgenin, konusunda uzman bir kadavra köpeği ile taranması ve köpeğin vereceği tepkiler ışığında arama yapılması dağcının bulmasını daha kısa bir süreye indirecektir" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Bölgeden görüntü

- Dağcının kazı yapması

- Dağcının konuşması

SÜRE:58" BOYUT:108 MB

===================================================

4)VAN'DA KAÇAK AVLANAN 1,6 TON İNCİ KEFALİ ELE GEÇİRİLDİ

VAN'ın Muradiye ilçesinde jandarma ekiplerince ağlara takılı 1 ton 600 kilo canlı inci kefali ele geçirildi. Canlı balıklar tekrar göle bırakılırken, ele geçirilen ağlar ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Van Gölü'nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayabilen inci kefalinin neslinin korunması için 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında uygulanan av yasağı kapsamında ekipler kaçak avcılara karşı sıkı denetimler yapıyor. Dün saat 22.00 sıralarında Muradiye İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı Merkez ve Alparslan Jandarma Komutanlığı ekipleri ile Edremit Bot Tim komutanlığı ekipleri, Yalındüz mahallesinde devriye görevi yaptı. Çalışmada balıkların yumurta bırakmak için akın ettikleri dere yatağının iki ayrı noktasına serilmiş bin 200 metre manyat tipi ağ ve ağlara takılı 1 ton 600 kilo canlı inci kefali ele geçirildi. Canlı balıklar tekrar göle bırakılırken, ele geçirilen ağlar ise İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Dere yatağına serilmiş olan ağlar

-Ağların toplanması

-Ele geçirilen ağlar

-Jandarma ekiplerini yaptığı çalışmalar ve çevreden detaylar

=====================================================

5)TÜRKİYE'NİN İLK YÜZ NAKLİ HASTASI ACAR: "YÜZÜME SİNEK KONSA MUTLU OLUYORUM'

TÜRKİYE'nin ilk yüz nakli olan hastası Uğur Acar, özlemle beklediği güzel yılları yaşamaya başladığını söyledi. Yüzüne sinek konsa hissettiğini söyleyen Acar (26), "Yüzüme sinek konuyor ve cildimde kaşınma oluyor, bu da beni mutlu ediyor, çok farklı bir duygu, yaşamayan bilemez" dedi.

Antalya'nın Manavgat ilçesi Gebece Köyü'nde dünyaya geldikten bir ay sonra evinde çıkan yangında yüzü yanan Uğur Acar, 21 Ocak 2012'de Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 12 saat süren operasyonla Türkiye'nin ilk yüz nakli olan hastası oldu. Tüm dünya tarafından izlenen ameliyatla yeni yüzüne kavuşan Uğur Acar, 7.5 yılın sonunda yüz mimiklerinin yerine oturduğunu, bakışlarının mana kazandığını, donuk ve ifadesiz bakmadığını söyledi. Acar, "Ağız ve göz çevremde en küçük kasılma yok. Öyle ki bazen yüzüme sinek konuyor ve cildimde kaşınma oluyor, bu da beni mutlu ediyor, çok farklı bir duygu, yaşamayan bilemez" dedi.

ÇOCUKLARLA KONUŞMAK GÜZEL

Nakilden önce hiç sosyal hayatı olmadığını, neredeyse evin dışına çıkamadığını ifade eden Acar, "O yıllarda arkadaş bulmakta dahi zorlanıyor, kimsenin yüzüne bakamıyordum. İnsanlarla göz göze gelmekten çekiniyordum. Artık üniversitede çalışıyorum, arkadaşlarım var. Çocuklarla konuşuyorum. Bu da beni mutlu ediyor" dedi.

4 KEZ ESTETİK OPERASYON GEÇİRDİ

Türkiye'nin ilk yüz nakilli hastası olarak 7.5 yılı geride bıraktığını, nakilden sonra 4 kez estetik operasyon geçirdiğini söyleyen Acar, 4 ay önce yapılan son ameliyattan sonra estetiğin etkisini görmeye başladığını söyledi. Uğur Acar, "Her operasyonun etkisini gösterebilmesi için zaman geçmesi gerekiyor. 2 ya da 4 ay beklemek gerekiyor. Benim için geride kalan yılların hiç önemi yok. Yüz nakli operasyonundan sonra en güzel yılların beni beklediğini biliyordum. Yüz nakli olmaya karar verdiğimde bundan emindim. Sonuçtan mutlu olacağımı biliyordum. Şu anda da mutlu ve huzurluyum. Hocalarıma teşekkür ediyorum. Kesin olmamakla beraber bir kırışıklık giderme operasyonu daha yapılabilir, bu da hocalarımın kararı ile uygun görürlerse yaz sonunda bir kez daha estetik ameliyat olabilirim" diye konuştu.

MOTOSİKLET KULLANMAYI SEVİYOR

Çok mutlu olduğunu ve yaşamayı sevdiğini söyleyen Acar, motosiklet kullanmayı çok sevdiğini belirtti. Acar, "Motoru severim ama hız yapmayı kesinlikle sevmem. Motosiklet hastası değilim. Motor kullanmayı iyi bilirim fakat sürekli motosiklet kullanıcısı değilim. Motoru yeri ve zamanı gelince kullanırım" dedi.

SOSYAL PROJELERDE YER ALIYOR

Sosyal projelerde yer almaktan mutluluk duyduğunu, organ ve doku bağışı için oluşturulan projelerde yer aldığını aktaran Uğur Acar, "Organ ve doku bağışı yapmaları için insanların bilinçlenmesinde katkım olunca kendime güvenim artıyor. İnsanlar beni görünce, tanıyınca organ bağışına bakışları değişiyor, herkesi organ ve doku bağışına çağırıyorum" dedi.

Görüntü Dökümü

----------------------

- Organ nakil merkezi dış plan görüntü

- Akdeniz Üniversitesi hastanesi dış plan görüntü

- Uğur Acar yürürken görüntüsü

- RÖP: Uğur Acar

- Yüzüne sinek konması

350 MB /// 03.09"

======================================================

6)KADIN GİRİŞİMCİ UÇAK KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRİP, EKONOMİYE KATKI SAĞLADI

ANTALYA'da kadın girişimci Sibel Cesur Efe (40), 2015'teki Rusya ile uçak krizinin ardından tarım sektörüne yönelerek şeker otu yetiştirmeye karar verdi. Krizi fırsata çeviren Efe, işlenmiş şeker otunun kilosunu 50-100 dolar arasında ihraç ediyor.

Antalya'da yaşayan Sibel Cesur Efe, 2015 yılındaki Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından otel işletmeciliğini bırakarak, tarıma yöneldi. Eşiyle birlikte gittiği Japonya tatilinde şeker otu (stevia) bitkisini görüp etkilenen Sibel Cesur Efe, Antalya'nın Aksu ilçesinde 500 metrekare alanda şeker otu bitkisini yetiştirmeye başladı. Şu anda 230 dönüm arazide üretim yapan Sibel Cesur Efe, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli kurduğu fabrikasında şeker otunu işlemeye başladı. İşlenmiş şeker otunun kilosunu 50 ile 100 dolar arasında ihraç eden Efe, ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

500 METREKAREDEN 230 DÖNÜM ARAZİYE

Uçak krizinin ardından turizmden tarıma yöneldiğini anlatan Sibel Cesur Efe, eşiyle birlikte gittiği Japonya tatilinde Stevia tozunun gıda sektöründe kullanıldığını öğrendiğini söyledi. Stevia tozunun kullanım alanlarını ve faydalarını araştırdığını anlatan Efe, "Stevia yani şeker otu, şekerin girdiği her yerde kullanılıyor. Sıfır kalorili ve insan sağlığına zarar vermiyor. Çok fazla işlenmiyor. Japonya'nın diyabetik ve obezite verilerine baktığımızda yüzde 3-4 arasında değişiyor ama Türkiye'de bu veriler yüzde 14-15 arasında. Korkunç bir rakam, her geçen gün artarak devam ediyor. Bu işe çimleme işlemiyle başladık. Yeni işbirliği yeni partner kurarak fidemizi geliştirdik. 500 metrekarede başlamıştık şu an 230 dönüme kadar çıkarttık. Bu işi artırarak devam etmek istiyoruz" dedi.

KİLOSU 50-100 DOLAR ARASINDA

TÜBİTAK destekli kurdukları işleme fabrikasında şeker otunu işlediklerini anlatan Efe, işlenmiş şeker otunu yurtdışına ihraç ettiklerini söyledi. Efe, "İşlenmiş ürünlerde saflık oranı değişiyor. İşlediğimiz şeker otunun kilosunun 50-100 dolar arasında satış portföyümüz var. Stevia Güney Amerika bitkisi olduğu için Akdeniz iklimine uygun. Bütün Akdeniz'de yetiştirebilirsiniz" diye konuştu.

'İNSAN VÜCUDUNDAKİ BAKTERİLERİ YOK EDİYOR'

Stevia'nın diyabet, şeker ve birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını anlatan Efe, "Avrupa'da kliniklerde yapılan deneyler sonucunda Stevia'nın insan vücudundaki bakterileri yok ettiği ortaya çıktı. Stevia, kimyasal şekere alternatif olamaz ama bırakın gıda sektörünü, sağlık sektörüne damga vurmaya başladı. Bu gelip geçici bir trend değil. Bu kamu sağlığıyla alakalı bir durum" diye konuştu.

'STEVIA'YI ENDÜSTRİYEL ALANA TAŞIMAK İSTİYORUZ'

Sibel Cesur Efe, "Hedefimiz Stevia'nın üretimini artırıp, insan sağlığına ve kamuya bir faydamız olsun istiyoruz. Kamu sağlığını daha kaliteli bir yaşam standardına çıkartmalıyız. Stevia'yı endüstriyel bir alana taşımak istiyoruz. Şu anda marketlerde gördüğünüz bu tarzdaki ürünler hep Çin'den geliyor. Yüksek rakamlarla satılıyor. En büyük hedeflerimizden biri gelir durumu ne olursa olsun herkesin ulaşabileceği seviyeye çekmek. Çünkü bu tamamen insan sağlığıyla alakalı. Ulusal sağlık harcamalarımıza baktığımızda kamu sağlığından elde ettiğimiz her bir artı kuruş hazinemizde kalıyor. Sözleşmeli üretimi çiftçimizle beraber artırmak istiyoruz, bundan dolayı devletimizden destek ve teşvik bekliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

----------------------

- Tarlada çalışanlardan görüntü

- Dikim yapılırken görüntü

- Fidelerin görüntüsü

- Fidelerin dikim yapılacak yerlere bırakılması

- Kadınların fideleri dikerken görüntüsü

- RÖP: Sibel Cesur Efe

Muhabiri Aslı Duran ANONS

- Detaylar

428 MB /// 03.52"

====================================================

7)AĞAÇ DALINI KIRMAYA ÇALIŞIRKEN YERE DÜŞTÜ GÜVENLİK KAMERASINA YAKALANDI

MARDİN'in Kızıltepe ilçesinde, kimliği belirsiz bir kişi yolda yürürken kaldırım kenarında dikili ağacı kırdı. Bu anlar kameraya yansıdı.

Kızıltepe Belediyesi tarafından Mardin Caddesi üzerinde dikilen ağaçlardan biri, kimliği belirsiz kişi tarafından kırıldı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, gece saatlerinde yolda yürüyen 3 arkadaştan biri ağacı sallamaya başladı. Bir süre sonra ağacı eğerek kıran şüphelinin kırılma ile birlikte yere düştüğü güvenlik kemarasına yansıdı. Sabah iş yerine gelen esnaf, ağacın kırıldığı fark edip, korumaya aldı. Esnaf, ağacı kıran kişinin yakalanması için çağrıda bulundu.

Görüntü Dökümü

------------

- Gençlerin kaldırımda yürümesi

- Gelip ağacı tutup kırmaya çalışması

- Ağaçla birlikte yere düşmesi

GÖRÜNTÜ BOYUTU 20 MB

======================================================

8)BURSA'DA 600 YILLIK HAMAM RESTORE EDİLMEYİ BEKLİYOR

Bursa'nın İnegöl ilçesinde atıl haldeki 600 yıllık tarihi hamam restore edilmeyi bekliyor.

İnegöl Deydinler Mahallesi'ndeki 600 yıllık hamam, 2011 yılında mahalleye gelen Kanadalı öğrenciler tarafından restore edildi. Bir süre mahalle sakinlerince kullanılan 3 odalı hamam yıllar içinde kullanılmayınca atıl duruma geldi. Mahalleli ise, harabeye dönen hamamın yeniden restore edilmesini ve kullanıma açılmasını istiyor. Deydinler Mahallesi Muhtarı Ahmet Topçu, "Osmanlı döneminden kalma 600 yıllık hamamımız 2011 yılında mahallemize gelen Kanadalı öğrenciler tarafından proje kapsamında restore edilmişti. Yıllar içerisinde kullanılmayınca atıl hale geldi. Biz bu hamamı faaliyete geçirmek istiyoruz. Yetkililerden yardım istiyoruz. 600 yıllık geçmişi olan bir hamam. Hali şu an bu. Muhtarlık olarak kültür vakfına restorasyon için başvuracağız. Küçük miktarlarla restore edilebilir. Yeniden burada banyo yapmak istiyoruzö dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Hamamdan görüntüler

-Detaylar

-Açıklamalar

Süre: 1.56 Boyut: 217 MB

=====================================================

9)CAMİDE ÜNİVERSİTELİ KIZI ZORLA ÖPEN ZANLI: "MANEVİ KIZIM OLUR MUSUN" DEDİM

KONYA'da, namaz kılmak için camiye giren üniversite öğrencisi K.Y.'yi (20) zorla öpüp, sarıldığı iddiasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanan emekli Mazhar O.'nun (62) ifadesi ortaya çıktı. Obsesif kompulsif bozukluk (takıntılı yineleyici düşünce) hastası olduğunu öne süren Mazhar O., tacizde bulunduğu kıza, kendi kızının yıllar önce öldüğünü söylediğini belirterek, "Yıllar önce kızımın öldüğünü ve üzüldüğümü söyledim. Kendisine manevi kızım olur musun, dedim. O da "tamam" dedi benim elimi öptü. Ben de onun yanaklarından öptüm. Kıza Kur'an-ı Kerim verdikten sonra öpüp, öpmediğimi başka bir yerine dokunup, dokunmadığımı hatırlamıyorum" dedi.

Olay, 21 Haziran Cuma günü saat 15.00 sıralarında, merkez Meram ilçesine bağlı Şükran Mahallesi'ndeki camide meydana geldi. Üniversite öğrencisi K.Y., iddiaya göre, öğle namazını kılmak için caminin kadınlar bölümüne girdi. Namaz kılan genç kızın yanına, Kur'an- Kerim okurken, emekli Mazhar O. geldi. "Benim ellerimi çok alim öptü, sen de öp" diyen Mazhar O., kızın kabul etmemesi üzerine cep telefonu numarasını istedi. Mazhar O., numarasını da vermeyen K.Y.'nin bu kez sırtını okşayıp, zorla yanaklarından öptü. Kıza yanağını uzatıp, öpmesini isteyen Mazhar O., reddedilince yine zorla sarıldı.

MANEVİ KIZLARIMI MEVLANA'YA GÖTÜRÜRÜM

Camiden ayrılan K.Y., polis merkezine giderek, şikayette bulundu.Genç kız, polise şu ifadeyi verdi: "Namaz kılmak için gittiğim camide yanıma tanımadığım 60 yaşlarında biri geldi. Bana ne yaptığımı, hangi okulda okuduğumu sordu. Ben cevap vermedim. Kendisinin camiyi temizlediğini söyledi. "Benim bu ellerimi çok alim öptü, sen de öp" dedi. Ben öpmek istemeyince eliyle elimi tutup, elini öptürüp alnına koydu. Bunun üzerine rahatsız olup ayağa kalktım. Elindeki çantadan hadis kitabı çıkarıp bana verdi. El yazısıyla yazılmış duaları çıkartıp bunların fotoğrafını çek dedi. Dua göndermek için benim telefon numaramı istedi. Ben numaramı vermedim. Bugün işin yoksa Mevlana'ya gidelim, dedi. "Manevi kızlarımla Mevlana'ya giderim" dedi. Ben, hayır deyince bana sarılıp elleriyle sırtımı okşadı. İki yanağımdan öptü. Kendi yanağını uzatıp, hadi sen de öp, dedi. Öpmeyince tekrar "Mevlana'ya gidelim mi?" dedi. Benim korktuğumu anlayınca korkma diyerek beni rahatlamaya çalıştı. Gideceğimi söyleyince caminin içerisinden aldığı Kur'an-ı Kerimi bana verdi. Tam gideceğim esnada bana tekrar sarıldı, kucakladı ve iki yanağımdan öptü. Hemen camiyi terk ettim."

K.Y.'nin şikayeti üzerine çalışma başlatan Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, caminin güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Görüntülerden yola çıkan ekipler, Mazhar O.'yu kısa sürede yakaladı. Gözaltına alınan Mazhar O. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

'BENDE TAKINTI HASTALIĞI VAR'

Mazhar O. ifadesinde kendisinde obsesif kompulsif bozukluk hastalığı olduğunu öne sürerek, "Emekliyim. Psikolojik rahatsızlığım var. Bana takıntı hastalığı teşhisi konuldu. Ara sıra o camiye namaz kılmaya giderim. Olay günü yine namaz kılmak için o camiye gittim. Buranın sorumlusu, bana daha önce Kur'an-ı Kerim isteyen olursa verirsin demişti. İsmini sonradan öğrendiğim genç kız benden Kur'an istedi. Ben de kendisine burada bulunanlardan bir tanesini verdim. Kendisine, yıllar önce kızımın öldüğünü ve üzüldüğümü söyledim. Kendisine manevi kızım olur musun, dedim. O da "tamam" dedi benim elimi öptü. Ben de onun yanaklarından öptüm. Kıza Kur'an-ı Kerim verdikten sonra öpüp, öpmediğimi başka bir yerine dokunup, dokunmadığımı hatırlamıyorum" dedi.

======================================================

10)MANAVGAT MOTOSİKLET FESTİVALİ BAŞLADI

ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde 9'uncu Uluslararası Manavgat Motosiklet Festivali başladı. Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, teknoloji bağımlılığına dikkati çekmek için festival alanında "teknolojik detoks alanı" oluşturduklarını söyledi.

Uluslararası Manavgat Motosiklet Festivali'nin 9'uncusu dün başladı. Manavgat'ın Titreyengöl Turizm Merkezi'nde belediyeye ait Boğaz Otel kamping tesislerinde düzenlenen festivale yurt içinden ve dışından yaklaşık 5 bin motosikletlinin katılması bekleniyor. Motosiklet tutkunları festival alanına gelerek kayıt yaptırıp çadırlarını kurmaya başladı. Katılımcıların günlük yaşamın stresinden uzaklaşmaları, zorluklardan biraz uzak durmalarını sağlayacak olan festivalde çeşitli yarışmalar, partiler, konserler, tekne turları, motosiklet kortejleri gibi çok farklı etkinlikler gerçekleştirilecek.

Teknoloji bağımlılığının ana tema olarak belirlendiği festivalde katılımcıların teknolojiden uzak durmaları, daha sosyal faaliyetlerde bulunmaları amacıyla "teknolojik detoks alanı" oluşturuldu. Kitaplar ve çeşitli oyun malzemelerini bulunduğu alanda, insanların birbirleriyle sohbet etmesi, sosyal ilişkilerini arttırması hedefleniyor.

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, festivalle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. Uluslararası Manavgat Motosiklet Festivali'nin ülkede gerçekleşen en güzel festival olduğunu anlatan Başkan Sözen, dün itibariyle girişlerin başladığını ve cuma gününe kadar süreceğini belirtti. Başkan Sözen, festivale yurt içinden 150 civarında motosiklet kulübünün katıldığını belirterek, yurt dışından da 6-7 ülkeden katılımcıların olacağını anlattı. Motosiklet Festivali'ni düzenlemekle insanlara motosikletin tehlikeli olmadığını göstermek istediklerini kaydeden Başkan Sözen, "Amacımız, (motosiklet) tutkuyu ortaya çıkarabilmek, bu tutkunun tehlikeli bir tutku olmadığını, kurallarına göre bunu taşıdığınız taktirde son derece keyifli olduğunu, bir sportif aktivite olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Ama kaskımızla, kıyafetlerimizle, kurallara uyarak insanları tehlikeye sokmadan bunu devam ettirebildiğimiz taktirde, son derece güzel olduğunu anlatmaya çalışıyoruz" dedi.

Gerçekleştirdikleri festivallerde her yıl değişik temaları işlediklerini söyleyen Başkan Sözen, "Buradaki amacımız farkındalık yaratabilmek. Toplumun duyarlı olması hassas konularda süreci sahiplenmesi anlamında biz de kendimize düşeni yapmaya gayret ediyoruz. Onun için temalı etkinlikler olsun istiyoruz. Daha önce gençlik, çocuk tacizi, kadına şiddet konusunda, toplumda sahiplenilmesi gereken bir süreç olarak gördüğümüz için birkaç sene onun üzerinde durmaya çalıştık, doğa üzerinde durduk" diye konuştu. Manavgat Belediye Başkanı Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dönemde insanlar teknolojiye tamamen bağımlı hale geldi. Mutlaka ki günlük hayatımızda, yaşamımızda, işlerimizde teknolojiyi kullanıyoruz ama bizi esir alması son derece sıkıntılı, ailevi ilişkilerimize, dostluk ilişkilerimize, toplumsal ilişkilerimize zarar verir noktaya gelmesi, çocuklarımızın belli ölçüde tamamen müptela hale gelmesi sıkıntılı, bunun önüne geçebilmek adına biz de kendimize düşeni yapalım istedik. "Teknolojik detoks alanı" diye içinde bulunduğumuz alanı oluşturduk. İnsanlar sohbet etsin ki, önemsiyoruz bunu, toplum konuşmaktan imtina eder hale geldi. Toplum konuşursa, toplum bir araya gelirse, toplum birbirini dinlerse, birbirinin fikrine itibar ederse, bu bağlamda birbirinin fikrine saygı gösterirse bizler olmamız gereken noktaya geleceğimize inanıyoruz."

30 Haziran'a kadar devam edecek olan festivalin açılışında Retrobüs Grubu sahne aldı, parti düzenlendi ve gece yarısı ay ışığında gitar dinletisi gerçekleştirildi. Festivalde bugün Duman, yarın Mango, cumartesi günü de Kargo grupları birer konser verecek.

Görüntü Dökümü

------------------

- Festival alanından görüntü

- Başkan Şükrü Sözen'in açıklaması

600 MB /// 05.25"

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05