Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

KOCAELİ'nin Çayırova ilçesinde, bir tekstil fabrikasında yangın çıktı. Fabrikanın yanı sıra lojistik deposu olarak da kullanılan fabrikada Ramazan Bayramı...

1)ÇAYIROVA FABRİKA YANGINI (1)

KOCAELİ'nin Çayırova ilçesinde, bir tekstil fabrikasında yangın çıktı. Fabrikanın yanı sıra lojistik deposu olarak da kullanılan fabrikada Ramazan Bayramı tatili nedeniyle kimsenin bulunmadığı bildirilirken, yangını görenler itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen çok sayıda itfaiye ekibi yangını müdahale etti. Tesis alevler içerisinde kalırken, itfaiyenin söndürme çalışmaları devam ediyor.

================================================

2)SOKAKLARDA DOLAŞIP HARÇLIK DAĞITTILAR

GAZİANTEP'te bir grup üniversite öğrencisi, bayram geleneğini sürdürmek için sokak sokak dolaşarak 5 bin çocuğa bayram harçlığı dağıttı.Ramazan ayı boyunca bir araya gelerek topladıkları paralarla yoksul vatandaşlara yardımda bulunan Gaziantep Üniversitesi öğrencileri, bayramda da çocukları sevindirmek ve gelenekleri yaşatmak için harekete geçti. Ramazan Bayramı dolayısıyla şeker ve balonlarla dolu kamyonetle Gaziantep'te mahalle mahalle gezen öğrenciler, yolda gördükleri çocuklara harçlık ve bayram şekeri dağıttı.

Yaklaşık 5 bin çocuğa ulaştıklarını ifade eden Gaziantep Üniversitesi öğretim üyelerinden Zaim Başaslan, "Yardım faaliyetlerimizin tamamı bir öğrenci hareketi. Herhangi bir kuruluş değiliz. Sadece iyilik yapmak için önünde hiçbir engelin olmadığına inanan bir avuç öğrencinin hareketi. Ramazan ayı boyunca 30 günde 30 ailenin birtakım ihtiyaçlarını karşıladık. Bugün de kalan nakit parayı çocuklara bayram harçlığı, şeker ve çikolata olarak dağıtmaya karar verdik. Gaziantep'in çeşitli mahallelerinde 5 bin çocuğa bayram harçlıklarını dağıttık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalarımıza devam edeceğizö diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

- Öğrencilerin çocuklara harçlık dağıtması

- Kamyonetin dolaşması

- Trafikte araçlardaki çocuklara zarf verilmesi

- Çocukların sıraya girip harçlıklarını alması

- Zaim Başaslan ile röp.

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 441 MB

================================================

3)SU KANALINA SIKIŞAN YAVRU KÖPEK KURTARILDI

SİNOP'un Erfelek ilçesinde sıkıştığı su kanalında mahsur kalan yavru köpek, vatandaşlar tarafından kurtarıldı. İlçenin Pazar Mahallesi'nde ailesiyle bayram ziyareti dönüşü evine giden Güryay Güzel, havlama sesi üzerine çevredeki su kanalında yavru köpeğin sıkışarak mahsur kaldığını fark etti. Güzel, kanalın bulunduğu noktaya yönelerek kurtarma çalışması başlattı. Çevredeki bir evden aldığı kazma ile kanalın çevresini genişleten Güzel, çevredekilerin de yardımıyla yavru köpeği sıkıştığı yerden çıkarmayı başardı. Yavru köpeğin kurtarılması çevrede bekleyenlerce sevinçle karşılandı. Cep telefonuyla kaydedilen ve sosyal medyada paylaşılan kurtarma anları ise büyük beğeni topladı. Kendisine yemek verilen ve çevrede bekleyen annesiyle buluşan sevimli köpek, bir süre gezindikten sonra bölgeden uzaklaşarak gözden kayboldu.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Yavru köpek kurtarma cep tel. görüntüsü

==================================================

4)OTOMOBİL KIRAATHANEYE ÇARPTI: 2 YARALI

Bursa'nın İnegöl ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil, takla atıp, kıraathaneye çarptı. Kazada, otomobil sürücüsü Mensur Uğur (84) ile kıraathane çalışanı Ersin Suvat (24) yaralandı.

Kaza, Yenice Mahallesi, Kasımefendi Caddesi'nde meydana geldi. Mensur Uğur yönetimindeki 16 R 9483 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkıp yol kenarındaki ağaca çarptıktan sonra taklalar atarak kıraathaneye çarptı. Kazada, otomobil sürücüsü Mensur Uğur ile kıraathanede çaycılık yapan Ersin Suvat (24) yaralandı.

Direksiyon başında fenalaştığını öne süren Mensur Uğur ile Ersin Suvat, çağırılan sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Uğur, buradan da Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

GEÇEN YIL DA DUVARA ÇARPMIŞ

Mensur Uğur'un geçen yıl 9 Eylül'de de Sinanbey Mahallesi Yenişehir Caddesi'nde otomobiliyle duvara çarparak yaralandığı belirtildi.

Görüntü Dökümü;

--------------------------

-Güvenlik kamerası görüntüleri

-Olay yerinden detaylar

-Yaralıdan detaylar

Süre: 2.24 dakika, Boyut: 316 MB

==================================================

5)MASAL ŞATOSU'NA ZİYARETÇİ AKINI

ESKİŞEHİR'de içerisinde Masal Şatosu'nun yanı sıra, korsan gemisi, küçük Minia Türk, suni gölet ve yeşil alanların bulunduğu Sazova Parkı bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Çocuklar Masal Şatosu'nda eğlenirken, büyükler ise 26 kulesi bulunan şato önünde fotoğraf çekilmek için birbirleriyle yarıştı. Günlük 6 bin ziyaretçisi bulunan park, bayram tatilinde 15 bin ziyaretçi sayısına ulaştı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 6 yıl önce açılan ve içerisinde Masal Şatosu'nun yanı sıra korsan gemisi, küçük Minia Türk, suni gölet ve yeşil alanların bulunduğu Sazova Parkı'nda bayram yoğunluğu yaşanıyor. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ilgi gösterdiği parkta günlük ziyaretçi sayısı 15 bine kadar çıktı. Ziyaretçiler hayvanat bahçesini ve küçük Minia Türk'ü gezdikten sonra Sazova Parkı'nda dolaşıp bol bol hatıra fotoğrafı çektiriyor.

ZİYARETÇİ SAYISI İKİ KATINA ÇIKTI

Masal Şatosu görevlilerinden Sinem Ekinci, şatoyu günlük 6 bin kişinin ziyaret ettiğini belirterek bayram ve özel günlerde bu sayının iki katına çıktığını söyledi. Çocukların şatoda masal kahramanlarıyla eğlendiğini, büyüklerin ise şato önünde fotoğraf çektirdiğini anlatan Ekinci, "Eskişehir'de 6 yıldır Masal Şatosu'na yoğun bir ilgi var. Bayramlar ve özel günlerde ziyaretçi sayısı 6 binlerdeyken bu sayı iki katına çıkarak 15 bin seviyesine kadar yükseliyor. Çocuklar burada turlardan keyif alıyorlar. 5-15 yaş çocuklar için "Gizemli yolculuk" turumuz var. Orman gözcüsü ve periyle birlikte bir yola çıkıyorlar. Efsaneler diyarında ise Türk kültürü masalcılarının robotları var. Onlardan ortalama 25 dakika boyunca masallar dinliyorlar. Masal Şatosu'nda kuleler, satış mağazaları ve fotoğraf çekilebilecek alanlar var. Gelen ziyaretçiler çok keyifli ayrılıyor buradan. Büyükler ise genelde şatonun önünde hatıra fotoğrafı çektiriyorö şeklinde konuştu.

'ŞATOYU ÇOK BEĞENDİK'

Ramazan Bayramı tatilini Eskişehir'de geçirmek için ailesiyle Antalya'dan geldiklerini anlatan Seda Topalakçı, şatoyu çok beğendiklerini ifade etti. Topalakçı, "Ramazan Bayramı tatili için gezmeye Eskişehir'e geldik. Burasını çok merak ediyorduk, dünden beri geziyoruz. Masal Şatosu'ndan gezmeye başladık. Eşim ve çocuğumla birlikte geldik ve çok beğendikö dedi. İzmit'ten gelen Harun Taşkent ise Eskişehir'i Türkiye'nin Paris'i olarak gördüğünü belirterek şunları söyledi:

"Yılda birkaç kez Eskişehir'e geliyoruz. Sazova parkı çok güzel, buraya ilk kez geldik. Avrupa'daki birçok şehirde de deniz yok ama ziyaretçi çok fazla. Örneğin Paris'te deniz yok ama en çok turist çeken şehirlerinden biri. Burası da Türkiye'nin Paris'i diyebiliriz. En çok turist çeken şehirlerden biri. Deniz bu anlamda çok da önemli değilö

Bayram tatilini Eskişehir'de geçirdiğini belirten Derya Yılmaz da, Masal Şatosu ve çevresini çok beğendiğini söyledi. Yılmaz, "Ramazan Bayramı için 2-3 günlük tatilim vardı. Bunu Eskişehir'de geçirmek istedik. Sazova parkını çok beğendik. Kentte ilgimi çeken yok yer var. Müzeleri, eski evleri, buradaki parklar çok güzel. Hayvanat bahçesini çok doğru bulmuyorum ama orası da güzeldi. Güzel bir bayram geçirdikö ifadelerini kullandı.

26 KULELİ ŞATOYU 2,5 MİLYON KİŞİ GEZDİ

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nce, 2014 yılında Sazova Mahallesi'ndeki Bilim, Kültür ve Sanat Parkı'na yapılan "Masal Şatosu'nda masal kahramanlarının 3 boyutlu animasyonları ile optik ışık canlandırmaların yanı sıra 50 metre yüksekliğindeki 26 kulesi bulunuyor. Kulelerden bazıları İstanbul'daki Galata Kulesi, Antalya'daki Yivli Minare, Diyarbakır'daki Çan Kulesi, Topkapı Sarayı'ndaki Adalet Kulesi, İstanbul'daki Kız Kulesi, Mardin'deki Ulucami Minaresi ve Amasya'daki Burgulu Minare'nin benzerinden oluşuyor. Şato açıldığından bu yana 2 milyon 500 bin kadar ziyaretçi kabul etti. Sazova Parkı'na girişler ücretsiz iken Masal Şatosu ve korsan gemisi gibi bölümlerde yetişkinlerden 10, çocuklardan ise 5'er lira giriş ücreti alınıyor.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Küçük MiniaTürk

-İçerisini gezenler

-Fotoğraflar çektirenler

-Sazova Parkı girişi

-Yoğun kalabalık

-Masal Şatosu ve girişteki kalabalık

-Suni gölette fotoğraf çektirenler

-Şato önünde fotoğraf çektirenler

-Kuleler ve parktaki kalabalık

-Seda Topalakçı ile röp.

-Şato içinden görüntüler

-Görevli Sinem Ekinci ile röp.

-Çocuklardan görüntüler

-Harun Taşkent ve Derya Yılmaz röp.

-Parkta çimlerde oturanlar

-Çevreyi gezenler genel görüntüler

===================================================

6)TOKAT'TA DOMATES FİDESİ EKİMİ BAŞLADI

TÜRKİYE'nin domates ihtiyacının yüzde 5'lik kısmını karşılayan Tokat'ta fide ekimi başladı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Orhan Şahin, 2018 yılında 375 bin ton domates üretimi yapılan kentte bu yıl üretimin daha da artmasını beklediklerini söyledi.

Türkiye toplam üretiminin yüzde 5'ini gerçekleştiren Tokat'ta domates fidesi dikimi başladı. 2018 yılında toplam 375 bin ton domates üretimi yapılırken, bunların 350 bin tonu Türkiye'nin 39 iline gönderildi. Bu yıl yapılacak ekimlerle birlikte domates üretiminin geçen yılın üzerine çıkması hedefleniyor.

Tokat Tarım ve Orman Müdürü Orhan Şahin, "İlimizde 14 bin 450 hektarda sebze üretimi yapılmakta. Bunun 5 bin 120 hektarında domates üretimi yapılıyor. Toplamda yüzde 35 sebze üretimi gerçekleştiriliyor. İlimizde gerçekten domates üretimi çiftçimizin çok önemli gelir kaynağı durumunda. İlimizde toplam 13 bin çiftçi ailemiz domates yetiştiriciliği yapıyor. 2018 yılında 375 bin ton domates üretimi yapılmış. Bunun 25 bin tonu sanayilik, 350 bin tonu ise sofralıktır. İlimizde üretilen domatesler Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu'daki 39 ile gönderiliyor. Ayrıca çevremizdeki yakın iller de buradan domates temin ediyor. İlimiz ekonomisi ve bütçesi açısından domates çok önemli. 2019 yılında yapılan ekimlerle sanayilik ve sofralık domatesin miktarının artacağı kanaatindeyiz" dedi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Fide ekimi yapılan tarlalardan görüntüler

-Tarım ve Orman Müdürünün açıklaması

(350 mb)

=====================================================

7)DEFİNECİLER KEBRENE'Yİ DELİK DEŞİK ETTİ

ÇANAKKALE'nin Bayramiç ilçesinde geçmişi M.Ö. 7'nci yüzyıla kadar uzanan ve o dönem sikke basılan kentler arasında olan Kebrene Antik Kenti, defineciler tarafından delik deşik edildi. Bölge sakinleri, antin kentin daha iyi korunması için önlemlerin arttırılmasını istedi.

Bayramiç ilçesinin 15 kilometre güneyinde, Çaldağ ve Akpınar köyleri arasında bulunan 638 metre yüksekliğe sahip Fuğla Tepe ve Bakacak Tepe üzerine kurululan Kebrene Antik Kenti'nin geçmişi, arkeolojik verilere göre M.Ö. 7'nci yüzyıla kadar iniyor. Çanakkale Kültür Envanteri'nde yer alan bilgilere göre; Troas bölgesinin en yüksek konumlu yerleşmesi olan Kebrene, Bayramiç ve Ezine ovalarına hakim konumda, Kazdağlarının güney yamaçlarındaki antik kentlerle bağlantıyı sağlayan antik yolların üzerinde yer alıyor. Kentin etrafını çevreleyen ve uzunluğu 3,5 kilometreyi bulan sur duvarlarının kalıntılarını, günümüzde Çaldağ köyündeki bir evin bahçesinde görebilmek mümkün.

Yapılan araştırmalarda, en parlak döneminin M.Ö. 6'ncı yüzyıl ile 4'üncü yüzyıl olduğu tespit edilen Kebrene Antik Kenti'nin, gümüş madeni ve hayvancılıkla zenginleştiği, Troas bölgesinin sikke basan kentleri arasında yer aldığı biliniyor. M.Ö. 6'ncı yüzyılın sonlarından itibaren basılmaya başlanan sikkelerin ön yüzünde Apollon başı, arka yüzünde ise koç başı bulunuyor. Kentin ilk kuruluşunun, araştırmacılara göre Troialılar zamanına kadar gittiği tahmin ediliyor. Troia Antik Kenti'nde kazılar yapan ve hazineleri bulduktan sonra yurt dışına kaçıran Heinrich Schliemann'ın da 1882 yılında Kebrene Antik Kenti'nde kazı yapıp bazı gümüş ziynet eşyalarını çıkardığı biliniyor. 1970'li yıllarda Prof. Dr. Yusuf Boysal tarafından Bakacak Tepe üzerinde yapılan kısa süreli kazı çalışmasının sonuçları ise yayınlanmadı.

Antik kentin güney bölümünde bulunan Fuğla Tepe üzerinde ana kayaya oyulmuş sarnıç ve bu yapıya ait yoğun kiremit parçaları günümüze kadar ulaşmış duruda.

YILLARDIR DEFİNECİLERİN HEDEFİNDE

Kaçak kazı çukurlarında yapılan araştırmalarda şehrin nekropolüne ait kalıntılar tespit edilen Kebrene Antik Kenti, yıllardır definecilerin hedefinde. Zenginliği nedeniyle Çaldağ tepesindeki antik kent sınırlarında geçmiş yıllarda şiddetli yağmurların ardından toprak yüzeyinde sikkeler görüldüğü, yöre halkının da bu sikkelere denk gelebilmek için her adımını dikkatli şekilde atarak milyoner olabilme hayaliyle yaşadığı kulaktan kulağa dolaşan bir rivayet. Köylülerin zengin olabileceği bir hazineye rastlayıp rastlamadığı bilinmese de definecilerin, Kazdağları'na en yakın noktalardan birisi ve arkeolojik sit olan Kebrene'yi, hazine bulabilmek için delik deşik ettiği bir gerçek. Öyle ki defineciler, köylüleri bile canından bezdirmiş ve huzursuz etmiş. Jandarmanın gözetim altında olmasına rağmen, defineciler cihazlarıyla geceleri bölgeye gelerek, hazine arıyor. Belirledikleri alanlarda da kaçak kazı yapıyor.

Köylüler, eskiden şiddetli yağmurların ardından yüzeyde sikkeler bulunabildiğini söyledi. Definecilerin cihazlarla yaptığı aramalar nedeniyle artık yüzeyde sikke bulunmadığını, artık yerin altında kaldığını belirten köylüler, kaçak kazılara karşı yetkililerin önlem almasını istedi.

Zamanında antik kent bölgesine konulan, "Kebrene Parkuru" yazılı tabela da kırılarak çalıların arasına bırakılmış durumda. Yöre halkı, define cihazlarıyla hazine aranan ve kazılarak talan edilen antik kentin, daha iyi korunmasını talep ediyor.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Kebrene antik kentinin drone ile çekilmiş görüntüleri.

-Antik kenteki sarnıçtan görüntü.

-Yıkılmış olan "Kebrene Parkuru" yazılı tabeladan görüntü.

-Evin bahçesindeki sur duvarlarının kalıntılarından görüntü.

-Bir köylünün definecilerden rahatsız olduklarını anlatması.

-Definecilerin kazdığı mezarlardan görüntüler.

=================================================

8)KUYUCUK KUŞ CENNETİ'Nİ "KURTARIN" ÇAĞRISI

KUZEYDOĞA Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, yanlış su kullanımı, kaynakların yok edilmesiyle tamamına yakını kuruyan Kuyucuk Kuş Cenneti'nin kurtarılması için çağrıda bulundu. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü gölün kuruması nedeniyle kutlamadıklarını ifade eden Şekercioğlu, doğru tespitlerin yapılarak gölün kurtarılması için ilgili tüm kurumların harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

El Cezire Televizyonunun KuzeyDoğa Derneği ile birlikte Kars Kuyucuk Kuş Cenneti ve Iğdır Aras Kuş Cenneti'nin doğa koruma ve araştırma çalışmalarını içeren Türkiye'de yaptığı ilk doğa belgeseli bu hafta 300 milyon kişiye gösterilecek olmanın sevincini KuzeyDoğa Derneği olarak yaşayamadıklarını belirten Şekercioğlu, onun için de 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü Kuyucuk Gölü'nün yok olmak üzere olduğu için kutlayamadıkların söyledi. Kuyucuk Gölü'ne 4 gün önce gittiğini ve gördüğü manzara karşısında bir kez daha çok üzüldüğünü ifade eden Şekercioğlu, "Daha 1 Haziran'da gördük ki Kuyucuk Gölü neredeyse tamamıyla buharlaşmış, bir parmak su kalmış, kuş sayısı son derece az ve birkaç hafta içerisinde maalesef Kuyucuk Gölü tamamen kuruyacak" diye konuştu.

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında Kuyucuk Gölü'nün tamamen kuruduğu hatırlatan Şekercioğlu, "O zaman bizim ümidimiz kar ve yağmurla kendine gelmesiydi. Bu sene Türkiye bol yağış aldı, yağışlar rekor doluluk oranlarına sahipti ama buna rağmen Kuyucuk Gölü daha Haziran ayının başında kurumuş durumda ve Haziran ayı içerisinde tamamen buharlaşacak. Bu da Kuyucuk Gölü'nün kurumasının sebebinin yağmur ya da kar yağışıyla değil bölge halkının hem taban suyunu hem da yüzel suyunu göle ulaşmadan kullanmasından kaynaklandığını gösteriyor" dedi.

KuzeyDoğa Derneği olarak bu uyarıları yıllarca yaptıklarını kaydeden Şekercioğlu, Sivil Toplum Kuruluşu olarak araştırma ve uyarma görevini yaptıklarını fakat yetkililerin Kuyucuk Gölü'nün kuruması hakkında maalesef somut bir adım atmadığını belirtti. 2012 yılında basına verdiği bir demeci de hatırlatan Şekercioğlu bu demeçte "Kuyucuk Gölü şu an son 10 yılın en düşük seviyesinde. Gölün su kaybı kuş sayısını da etkiledi, endişeliyiz. Gölde Kars Valiliği ile yaptığımız Türkeye'nin ilk üreme adası ana karayla birleşmiş. Taban suyunun pompalarla çekilmesi ve kaynak suyunun çevre köylerde kullanılmasıyla yeterince su almıyor. Göle Kars Çayı'ndan bu aktarılması da mümkün değil. Çünkü kanalizasyon ve atıklar karışıyor. Bu suyu Kuyucuk Gölü'ne vermek gölü öldürür" ifadelerini hatırlattı.

Bu beyanının üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen hiç bir şeyin yapılmadığı gibi halen Kars Çayı ve Kars Barajı'ndan Kars'ın kanalizasyonunun karıştığı suyun Kuyucuk'a verilmeye çalışıldığını belirten Şekercioğlu, bunun kesinlikle gölü öldüreceğini söyledi. Kuyucuk Gölü'nü kurtarmanın çaresinin çevre köylerde önü tutulan temiz dere ve kaynak sularının tamamen tahlil edildikten sonra göle verilmesi, bunun dışında yine bölgedeki temiz kaynak sularından göle aktarılması ve bunun için detaylı bilimsel bir plan ve icraat yapılması olduğunu dile getirdi.

Kuyucuk Köyü muhtarlığının da çevredeki dağlardan bir kaynak suyunun göle aktarılmasıyla ilgili proje hazırladığını söyleyen Şekercioğlu, yıllar önce hazırlanan bu projenin halen beklediğini, ödenek ayrılamadığından harekete geçilemediğini aktardı. Analiz edilmiş temiz kaynak sularının göle verilmesinin şart olduğunu bir kez danha vurgulayan Şekercioğlu, gölü hale hazırda besleyen ve Kuyucuk Köyü'nün içinden geçen tutulmadan, halk tarafından önü kapatılmadan göle verilmesinin acilen şart olduğunu söyledi.

Gölün daha yaz gelmeden ilkbaharda kuruduğuna dikkat çekerek durumun vahamiyetini gözler önüne seren Şekercioğlu, "Bakın artık yağışlı mevsimde bile göldeki su neredeyse bitmiş durumda. 16 Haziran'da Kuyucuk Gölü Festivali var maalesef festivalde bile göl tamamen kurumuş olabilir. Bu ay içerisinde zaten göl maalesef kuruyacak" dedi.

Kuyucuk Kuş Cenneti'nin öneminden de söz eden Şekercioğlu şunları söyledi:

"Kuyucuk Gölü Doğu Anadolu'nun ilk Ramsar alanı. Doğu Anadolu'nun ilk Avrupa Seçkin Turizm Cenneti, Türkiye'de ilk kuş üreme adasının yapıldığı ilk yapan hayatı geliştirme sahası, sonbaharda 45 bin kuşa ev sahipliği yapan alan, 233 kuş türü barındıran, soyu tehlikedeki türleri barındıran Kars'ın gurur kaynağı idi. Artık maalesef biz bu gölü kurtaramazsak Kars'ın utanç kaynağı olacak. Maalesef gölde üreyen küresel çapta soyu tehlikede dik kuyruk ördeğini bizler yıllardır gölde üreme zamanları göremiyoruz. Göç zamanı bir tane görsek bile o kuş göçüne devam ediyor ilkbaharda, nisan ayında, mayıs ayında maalesef gölde üreyen dik kuyruk ördeklerinin soyu tükendi. Zaten bu dik kuyruk türünün ürediği iki kritik sazlık alan ana karayla birleşmiş. İnekler, koyunlar bu göle giriyor ve bu gölün hassas kati doğa koruma alanlarında sık sık beslendiklerini görüyoruz. Bununla da ilgi düzenli bir şey yapılmıyor. Biz göle gittiğimiz zamanlar gölün etrafında sazlıklarında beslenen hayvanlar görüyoruz. Benim en büyük üzüntüm bundan sonra gölün tamamen yok olmasıdır. Zaten 45 kuşu barındırdığı sonbahar aylarında hiçbir varlık gösterme şansı yoktur. Geçen sonbaharda da olmadı bu sonbaharda da olmayacaktır. Tarım Orman Bakanımıza, Doğu Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne, Kars Valimize rica ediyorum Kuyucuk Gölü'nü kurtaralım."

Görüntü Dökümü

------------------------

-Çağan Şekercioğlu'nun konuşması

-Kuyucuk'un kurumuş görüntüleri (arşiv)

-Kuyucuk'un kurumadan önceki kuş görüntüleri (arşiv)

746 MB – 6 DK 46 SN

===================================================

9)MAVİ KAPAK TOPLAYAN DEDE VE TORUNUN SOSYAL MEDYA HESABI ÇALINDI

ESKİŞEHİR'de topladıkları plastik mavi kapaklarla 220 kadar engelliye tekerlekli sandalye sağlayan Halit Aydoğan (73) ile torunu Melike Sarıtaş'ın (17) sosyal medyada kullandığı 77.6 bin takipçisi bulunan hesabı kimliği belirsiz kişilerce çalındı. İnsanları sosyal medya üzerinden para isteyerek dolandıran kişiler, geri vermek içinde 3 bin lira para istedi. Melike Sarıtaş, savcılığa ve emniyete suç duyurusunda bulunduklarını ifade ederek, "Biz bugüne 220'yi geçkin insana umut olduk. Bizim umutlarımızı ve ihtiyacı olan insanların hayallerini çaldılar. Sosyal medya hesabımızı çalanlar geri vermek için 3 bin lira para istiyorlarö dedi.

Eskişehir'de oturan Melike Sarıtaş, dedesi Halit Aydoğan ile birlikte 12 yıldır topladıkları plastik mavi kapaklardan elde ettikleri tekerlekli sandalyeleri 220 kadar engelli bireye ulaştırarak sevindirdi. Eskişehir'in yanı sıra sosyal medya üzerinden Türkiye'nin birçok şehrinden de kargo yoluyla destek alan dede torunun açtığı bulunan "Instagram" hesabı "dedetorunmavikapak" ise kimliği belirsiz kişilerce çalındı. Sosyal medya üzerinden insanlardan para istemeyen başlayan dolandırıcılar, geri vermek için Melike Sarıtaş'tan 3 bin lira para istedi. Dede, torun hesabın çalındığını anlayınca savcılık ve emniyete giderek şikayetçi oldu.

'UMUTLARIMIZI ÇALDILAR'

Çalınan hesap üzerinden başkalarının dolandırılmasından endişe ettiğini ifade eden Melike Sarıtaş, "Dedemle 12 yıldır çok güzel bir proje içerisindeyiz. Ben 17 yaşındayım, mavi kapak toplamak, engellilere bu şekilde yardımcı olmak benim çocukluk hayalimdi. Bugün benim bu hayalim çalındı. Bizim dedemle "mavi kapak dede torun" diye sosyal medya hesabımız vardı. Biz bugüne 220'yi geçkin insana umut olduk. Bizim umutlarımızı ve ihtiyacı olan insanların hayallerini çaldılar. Sosyal medya hesabımızı çalanlar geri vermek için 3 bin lira para istiyorlar. Ne zamandır böyle iyilik yapan insanlara böyle kötülükler yapılır oldu. Benim insanlara karşı hep güvenim ve inancım vardı. Her zaman iyi şeyler olabilir diyordum ama bugün çok güvenim sarsıldı. Ben sosyal medya hesabımızın insanların dolandırılmaması için geri alınmasını istiyorum. Çalınan hesabımızı geri alamazsak bile kapak toplamaya devam edeceğizö dedi.

'İNSANLAR BİZE ORADAN ULAŞIYORDU'

Dede Halit Aydoğan ise şimdiye kadar kimseden bir kuruş para talep etmediklerini belirterek, "Topladığımız mavi kapaklarda engelli kardeşlerimize tekerlekli sandalyeler alarak evlerine kadar götürdük. Bu zamana kadar kimseden para almadık, engellileri sevindirmek için bu gönüllü hizmetimize devam edeceğiz. Onların hayallerini çalmayın, o sayfalar üzerinden bize Türkiye'nin yerinden insanlar ulaşıp kargo ile kapak gönderiyorlarö şeklinde konuştu.

EMNİYETTE İNCELEME BAŞLADI

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü'ne çalınan hesapla ilgili şikayette bulunduklarını kaydeden Melike Sarıtaş, sosyal medya hesabıyla yardım adı altında insanların dolandırılmasını istemediklerini ve çalan kişilerin geri vermek için 3 bin lira istediklerini de sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Dede torun ve kapaklar

-Tekerlekli sandalye ve kapaklar

-Mavi plastik kapat detay

-Melike Sarıtaş ile röp.

-Melike'nin telefondan hesabını göstermesi

-Halit Aydoğan ile röp.

-Evin önündeki kapaklar

-Genel görüntüler

DHA

HABERE YORUM KAT