Dha Yurt Bülteni - 5

Dha Yurt Bülteni - 5

Konya'da annesi ve kardeşiyle yürüyen 5 yaşındaki Muhammet Emir Karabakan'ın söküp kaldırıma bıraktığı reklam panosunun altında kalmasıyla ölümüne...

YURT BÜLTENİ - 5

Muhammet'in reklam panosu altında ölümüne 15 bin lira ceza

Konya'da annesi ve kardeşiyle yürüyen 5 yaşındaki Muhammet Emir Karabakan'ın söküp kaldırıma bıraktığı reklam panosunun altında kalmasıyla ölümüne neden olan iş yeri sahibi Taha Süleyman B.'ye "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Ceza, 15 bin TL para cezasına çevrildi. Karara isyan eden baba Cemalettin Karabakan, "Oğlumuzu kaybetmenin acısı içimizde tazeyken, bir de böyle bir karar çıktı. Oğlumuzun canının bedeli 15 bin lira mıydı?" dedi.

Olay, geçen yıl 30 Ocak günü merkez Karatay ilçesine bağlı Büyük Sinan Mahallesi Gündüz Sokak'ta meydana geldi. İkiz kardeşi Ömer Faruk, ağabeyi İsmail (13), ablası Zeynep (11) ve annesi Sakine Karabakan (40) ile markete giden Muhammet Emir Karabakan'ın üzerine kaldırıma bırakılan reklam panosu devrildi. 500 kilogram ağırlığındaki panonun altından ağır yaralı kurtarılan Muhammet Emir, hastaneye kaldırıldı. Ancak 16 gün sonra hayatını kaybetti.

İŞ YERİ SAHİBİ BİRİNCİ, BELEDİYE İKİNCİ DERECEDE KUSURLU

Acı olaydan sonra başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda iş yeri sahibi Taha Süleyman B.'nin, "Büyükşehir Belediyesi Kanunu" kapsamında çıkarılan "Şehir Estetiği Yönetmeliği" gereği işletmesinin önüne diktiği tabelasından sorumluğu olduğu, yerinden sökülen tabelayı zarar vermeyecek şekilde yerinden kaldırmadığı ve gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle birinci derecede asli kusurlu bulundu. Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi de "Belediye Zabıta Yönetmeliği" gereği, tabela söküldükten sonra denetim sorumluluğunu yerine getirilmedikleri, uygulanan kararların sonuçlarını takip etmedikleri gerekçesiyle ikinci derecede asli kusurlu sayıldı. Bilirkişi raporunda Muhammet Emir'in, sökük ve açıkta olan panonun oluşturacağı tehlikeleri idrak etme yaşında olmadığı bildirilerek, kusursuz olduğu kaydedildi. Mahkeme tarafından ikinci kez istenen bilirkişi raporunda da işyeri sahibi asli, belediyeler tali kusurlu bulundu.

İŞ YERİ SAHİBİNİN İFADESİ TALİMATLA ALINDI

Soruşturma sonunda iş yeri sahibi Taha Süleyman B. ile Konya Büyükşehir Belediyesi'nde görevli zabıta memurları Hüseyin Ö. (60), Abdullah F. (59) ve Mehmet Ö.(53) hakkında Konya 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istenilen Taha Süleyman B. talimatla İstanbul Anadolu 41'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nce alınan ifadesinde, "Olay günü iş yerimizin tabelası düşmüş ve çocuk tabelanın altında kalmış ardından da vefat etmiş. Ben olay anını görmedin. Sonradan öğrendim. Düşen tabela benim iş yerime aittir "dedi.

15 BİN LİRA PARA CEZASI VERİLDİ

Konya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanıklar Hüseyin Ö. (60), Abdullah F. (59) ve Mehmet Ö. (53) ile kazada hayatını kaybeden Muhammet Emir'in babası Cemalettin Karabakan ve avukatlar katıldı. Zabıta memurlarının olayda kusurları bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerini talep ettiği duruşmada baba Cemalettin Karabakan, "Mahkemenin acımızı dindirecek bir karar vermesini istiyoruz. Sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Mahkeme son savunmaların ardından tutuksuz sanık Taha Süleyman B.'yi "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Cezayı 15 bin 200 TL para cezasına çevirdi. Sanık zabıta memurlarını da 1'er yıl 8'er ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Bu cezalar da 12'şer bin 100 TL para cezasına çevrildi

'OĞLUMUN CANI 15 BİN LİRA MI?'

Kararın ardından büyük üzüntü yaşayan baba Cemalettin Karabakan, "Oğlumuzun acısı halen içimizde tazeyken bir de böyle bir karar çıkması bizi daha da üzdü. Oğlumun canının bedeli 15 bin lira mıydı? Bir üst mahkeme giderek itiraz edeceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Olaya ilişkin ARŞİV görüntüler

**AKTÜEL GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

=========================

Ağrı'da kaçak göçmenleri taşıyan minibüs devrildi: 2 ölü, 30 yaralı

Ağrı'da kaçak göçmenleri taşıyan minibüsün şarampole devrilmesi sonucu 2 kişi öldü, 30 kişi de yaralandı.

Kaza, saat 06.30 sıralarında Ağrı-Van karayolunun Tendürek Dağı Somkaya köyü mevkiinde meydana geldi. Yasa dışı yollarla İran sınırından ülkeye giriş yapan kaçak göçmenleri batı illerine götürmek için yola çıkan, henüz sürücüsü belirlenemeyen 76 AAE 157 plakalı minibüs, kontrolden çıkıp şarampole devrildi. Kazada, 32 kişi yaralandı.

Yoldan geçen diğer sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi. Yaralılar, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesi ile Van'ın Çaldıran İlçe Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesi'nde tedaviye alınan yaralılardan 2'si doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

=====================

Okul koridorlarına Van'ın tarihi ve doğal güzelliklerini resmediyor

Van'da Erek TOKİ İlk ve Ortaokulu'nda görevli Görsel Sanatlar Öğretmeni Müslüm Saygın, okulun koridorlarına bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini resmediyor. Okuldaki yetenekli öğretmen ve öğrencileri de zaman zaman resim yapmaya dahil eden öğretmen Saygın, böylelikle öğrencilerin okuldaki motivasyonlarının arttığını söyledi.

İlk ders zili 9 Eylül'de çalacak. Okullar yeni eğitim dönemine hazırlanırken Van'ın İpekyolu ilçesinde, 680 öğrencisi bulunan Erek TOKİ İlk ve Ortaokulu'nda Görsel Sanatlar Öğretmeni Müslüm Saygın da okulun koridorlarına bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini resmediyor. Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi, Selçuklu Kümbeti, inci kefali, İshakpaşa Sarayı, ters lale, Van kedisi gibi bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini koridor duvarlarına çiziyor. Resim alanında yetenekli olan öğrencilerinin böylelikle kendi yeteneklerinin de ortaya çıkardığını belirten, Saygın, "Okulumuzu güzelleştirmek adına okulumuzun yeteneklerini geliştirmek adına duvarlarımızı güzelleştiriyoruz. Bölgemizde bulunan tarihi ve doğal güzellikleri okulumuzun duvarlarına taşıyoruz. Hem öğrencilerimize okulu sevdirmek hem de yetenekli olan öğrencilerimizin yeteneklerini geliştirmek için bu çalışmayı yapıyoruz. 2014 yılından bu yana her yıl bir koridorumuzu güzelleştiriyoruz. Yetenekli öğrenci ve öğretmen arkadaşlarımı da yanıma alarak bu çalışmayı yapıyorum" diye konuştu.

ÖDÜLLÜ OKUL KORİDORU

Bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerinin resmedildiği okulun sanat koridoru da "Eğitimde iyi örnekler" projesi kapsamında Van'da birinci oldu. Bunu yaparken yetenekli öğretmen ve öğrencileri de dahil ettiğini belirten Saygın, "Öğrenciler, bu eserleri gördükten sonra yani yaparak yaşayarak ve her kademesini gördükten sonra hem resim yeteneklerini geliştiriyorlar hem de resme olan özgüvenleri artıyor. Bu resimler aynı zamanda okulumuzu güzelleştiriyor. Bu işe öğrencilerimizi de dahil ediyoruz onlar da bu durumdan oldukça memnun olduklarını söylüyor. Ve okulumuzun resim yapılan koridorlarında bulunan öğrencilerin daha cıvıl cıvıl daha mutlu olduğunu gözlemleyebiliyoruz" dedi.

Okul Müdürü Özlem Özgökçe ise okullarını eğitime hazırlamak için başlattıkları çalışmalar kapsamında öncelikle görsel olarak okullarını güzelleştirmeye çalıştıklarını söyledi. Özgökçe, "Öğrencilerimizin öncelikle duvarlarda kendisini bulmaya çalışmasını sağlıyoruz. Bu nedenle okulumuzun duvarlarında görsel çalışmalar yapıyoruz. Van'ın güzelliklerini ve çocukların gidip göremedikleri yerleri biz okulumuza yansıtıyoruz. Görsel Sanatlar öğretmenimiz ve diğer öğretmenlerimizle birlikte okulumuzda hummalı bir çalışma yürütüyoruz. İnşallah eğitim ve öğretimin başlamasıyla birlikte tüm okulumuzdaki duvarlar güzel bir görünüme kavuşacaktır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------

-Erek TOKİ İlk ve ortaokulunun genel görüntüsü

-Okul önünde boya yapan öğretmenler

-Okula gelen öğretmenler

-Okul koridorlarına resim çizen öğretmenler

-Muhabir anonsu ve Okulun Görsel Sanatlar Öğretmeni Müslüm Saygın ile röportaj

-Koridorlara resim çizen öğretlenlerin çalışmaları

-Detaylar

-Okul koridorlarına çizilen resimlerden detaylar

-Okul Müdüresi Özlem Özgökçe ile röportaj

-Okulun duvarlarına koridorlarına çizilen resimlerden detaylar

-Detaylar

SÜRE: 6 DAKİKA 33 SANİYE

BOYUT: 1 GB 230 MB

==================

Kardeşini aradığı 18 yıl boyunca 18 kişinin bulunmasını sağladı

İzmirli Leyla Nişlioğlu, 15 Ocak 2001'de Konak ilçesi Gültepe semtindeki evlerinden gezmeye çıkan, bir daha da kendisinden haber alınmayan epilepsi hastası kardeşi Murat Celayir'i aramaktan hiç vazgeçmedi. Kardeşini ararken 13'ü çocuk 5'i yetişkin olmak üzere toplam 18 kişinin bulunmasını sağlayan Nişlioğlu, kardeşinin geri geleceğine olan inancını da hiç yitirmedi. 18 yıl geçmesine rağmen Murat Celayir'in kıyafetlerini atmayan ve kardeşinin kokusuyla, yaşadığı zor günlerin üstesinden gelmeye çalışan Leyla Nişlioğlu, onun geri döneceğine inanıyor.

İzmir'in Konak ilçesinde yaşayan özel sektörden emekli Leyla Nişlioğlu (63), 15 Ocak 2001 tarihinde Gültepe'deki evlerinden gezmeye gitmek için çıkan kardeşi epilepsi hastası Murat Celayir'den bir daha haber alamadı. Kardeşini bulmak için o günden beri kapı kapı dolaşan, gelen her ihbarı değerlendiren Leyla Nişlioğlu, yıllarca bitmeyen bir umutla Murat Celayir'i aradı. Broşürler bastıran, kayıp ilanlarını sokaklara, duvarlara asarak arama çalışmalarını sürdüren Nişlioğlu, kardeşinin izine rastlamadı ama 18 yılda 13'ü çocuk, 5'i yetişkin olmak üzere başka 18 kişinin bulunmasını sağladı. Kardeşini ararken morglardaki cesetleri teşhis eden, hatta hastanelerdeki kadavralara bile baktığını söyleyen Leyla Nişlioğlu, aradan geçen onca yıla rağmen, kardeşinin geri geleceğine inanıyor. Murat Celayir'in kıyafetlerini saklayan, özlemini onlara sarılıp koklayarak dindirmeye çalışan Nişlioğlu, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Kardeşim kaybolduktan sonra her yere gittim. Bütün şehirleri gezdim. Murat ile ilgili bir ize rastlamadım ama diğer kayıpların bulunmasını sağladım. Onlar ailelerine kavuştu. Ben de zor zamanlarımı bu güzel gelişmelerle biraz da olsa hafiflettim."

Nişlioğlu, babası Dursun Celayir'in üzüntüden dolayı mide kanserine yakalandığını ve 11 yıl önce hayatını kaybettiğini, annesi Zekiye Celayir'in de bir takım sağlık sorunları yaşadığını söyledi.

'BİR SÜRÜ CESET TEŞHİS ETTİM'

Çok uzun yıllar kardeşini aradığını, ancak izine rastlamadığını ifade eden Leyla Nişlioğlu, "Bir kişinin ölüm haberini almadan, öldüğünü duymadan, bilmeden, görmeden, "öldü" diye kabul edemezsiniz. Bunu duymayınca insan içinde hep bir umut taşır. Çok kötü bir şey ama ben adli tıpta ölü insanların cesetlerini teşhis ettim. Morglara gittim, hastanelerin kadavra yapılan yerlerine yasak olmasına rağmen girdim. Yapmadığım şey kalmadı. Ama ölüsüne de rastlamadık. Çok acı şeyler yaşadım" dedi. Kardeşinin organ mafyası tarafından kaçıldığı ihtimalini de değerlendirdiklerini ifade eden Leyla Nişlioğlu, "Bir süre organ mafyasından şüphelendik. Benim çocuğum yok. Tatilde tanıştığım bir ailenin küçük kızlarının resmini broşüre bastırdım. Kızımın rahatsız olduğunu, tedavisi için böbreğimin birini satmak istediğimi yazdım. Organ mafyası beni bulacak ben de onlardan kardeşimle ilgili bilgi alacağım diye umut ettim. Fakat yakınlarım, tanıdıklarım son anda bu fikrimin doğru olmadığını söyleyerek beni vazgeçirdiler" diye konuştu.

'HAYATIM KARDEŞİMİ ARAMAKLA GEÇTİ'

Gelen her ihbarı değerlendirdiğini ifade eden Nişlioğlu, "Hayatım kardeşimi aramakla geçti. Yine elimden geleni yapıyorum. Bundan sonra da aramaya devam edeceğim. Murat bulunsa da kayıpları bulmak için çalışırım. Hatta daha çok çalışırım" dedi. Kardeşine duyduğu özlemin her geçen gün arttığını ifade eden Nişlioğlu, "Özlemim hiç eksilmiyor. 24 saat aklımda desem yeridir. Onunla yatıp onunla kalkıyorum. Bir şarkıyı bile dinlerden kardeşim aklıma geliyor çünkü benim çılgınım müzik delisiydi. Annemin yaşadığı Gültepe'deki evde bulunan odasına hiç dokunmadık. Odası hala onun döneceği günü bekliyor. Hepimiz kardeşim geri gelecek diye bekliyoruz" dedi.

Nişlioğlu, vatandaşlardan da kayıplara karşı duyarlı olmalarını, şüpheli gördükleri durumu en yakın polis merkezine veya 155 polis imdat hattına bildirmelerini istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------

-Kardeşi kaybolan Leyla Nişlioğlu'nun evinden görüntü

-Leyla Nişlioğlu kardeşinin fotoğraflarına bakarken görüntü

-Kardeşinin kıyafelerine sarılıp ağlamasından görüntü

-Leyla Nişlioğlu ile röp.

-Genel ve detay görüntü

=================

Alaşehir'de Koray Avcı rüzgarı

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, bu yıl 2'ncisi düzenlenen Üzüm Festivali kapsamında konser veren ünlü şarkıcı Koray Avcı, hayranlarını coşturdu.

Şarkıcı Koray Avcı, Alaşehir 2'nci Üzüm Festivali çerçevesinde Alaşehir Stadı'nda düzenlenen konserde hayranları ile buluştu. Zaman zaman yağan yağmura rağmen konseri yaklaşık 15 bin kişi izledi. Ünlü şarkıcı konserinde, kendi albümlerindeki sevilen şarkılarının yanı sıra Neşet Ertaş, Cem Karaca, Barış Manço, Müslüm Gürses ve Mahzuni Şerif'in de aralarında yer aldığı sanatçıların eserlerini de seslendirdi. Yaklaşık 2 saat sahnede kalan Avcı, bazı şarkılarını hayranları ile birlikte söyledi. Avcı, bazı şarkı ve türkülerdeki dansları ile de dikkat çekti.

Konserinin bir bölümünde 25 yaşındaki engelli hayranı Anıl Yener'in yanına giden Avcı, "Ellerimde Çiçekler" isimli parçaya eşlik etmesini sağladı. Havaifişek gösterisiyle sona eren konserin sonunda CHP'li Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Koray Avcı'ya çiçek verip Alaşehir üzümü hediye ederek, katkıları nedeniyle teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

-------------

-Konserden görüntü

-Konseri izleyenlerden görüntü

-Koray Avcı'nın "Ellerimde Çiçekler" isimli arçayı engelli hayranı Anıl Yener ile söylemesi

-Genel ve detay görüntüler

=======================

DHA

HABERE YORUM KAT