Dha Yurt Bülteni - 4

Dha Yurt Bülteni - 4

DİYARBAKIR'da, Nurcan Polat isimli kadın, 3 gün önce taşındığı evinde kimliği belirsiz bir kiş tarafından tabancayla vurularak, öldürüldü.

Nurcan Polat isimli kadın, 3 gün önce taşındığı evinde öldürüldü

DİYARBAKIR'da, Nurcan Polat isimli kadın, 3 gün önce taşındığı evinde kimliği belirsiz bir kiş tarafından tabancayla vurularak, öldürüldü.

Olay, dün gece Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi'ndeki 187'nci Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Nurcan Polat, 3 gün önce taşındığı evinde, gece yarısı gelen kimliği belirsiz bir kişiyle tartışmaya başladı. Tartışma kavgaya dönüşürken, Polat, kimliği belirsiz kişi tarafından tabancayla vuruldu. Komşuların ihbarı üzerine adrese gelen polis ve sağlık ekiplerince ağır yaralı halde bulunan Nurcan Polat, ambulansla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Polat'ın cansız bedeni otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri, olaydan sonra kaçan kimliği belirsiz saldırganı yakalanmak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------

Ambulans

Selahaddin Eyyubi Devlet Hastahanesi

Olay yeri

Olay yerinde görevli polisler

Olayın meydana geldiği ev

Genel ve detay görüntüler

======================

30 yıllık eşini bıçaklayarak öldürdü

RİZE'nin Çayeli ilçesinde Hasan Çerman (53), hasat ettikleri çaydan elde edilen gelirin harcanması nedeniyle çıkan tartışmada 30 yıllık eşi Rukiye Çerman'ı (52), 3 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

Olay, saat 01.00 sıralarında Çayeli ilçesine bağlı Madenli beldesinde meydana geldi. Hasan Çerman, iddiaya göre topladıkları çaydan kazandıkları parayı harcadı. Eşi Rukiye Çerman parayı sorunca da çift arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Hasan Çerman, eşini 3 yerinden bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Rukiye Çerman'ın çığlıklarını duyan komşuları, jandarmayı aradı. İhbar üzerine eve sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan 2 çocuk annesi Rukiye Çerman, doktorların tüm çabalarına rağmen yaşamını yitirdi. Jandarmaya teslim olan Hasan Çerman, gözaltına alındı.

Rukiye Çerman'ın cansız bedeni otopsi için Rize Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

Olayın yaşandığı ev detayı

Mahalle detayı

Muhabir anonsu

=====================

Park kazasında 2 kişiyi vuran sanık: Her şey 5 dakikada oldu

BURSA'da eğlence mekanı önünde park etmeye çalıştığı otomobiliyle çarptığı otomobilin sahibi ile arkadaşını çıkan tartışmada, tabancayla vurarak yaralayan Önder Yılmaz'ın (46) yargılanmasına başlandı. Hakkında "kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçundan müebbet ve 6 yıl hapis cezası istenen Yılmaz, "Korkup, belimdeki ruhsatsız tabancamı çıkardım. 5 dakikada 5 el ateş etmiş oldum" dedi.

Olay, ocak ayında Osmangazi ilçesi İnönü Caddesi'nde meydana geldi. Bir eğlence mekanında alkol alıp eğlenen Önder Yılmaz, arkadaşına ait 34 ZD 9168 plakalı otomobille yakındaki bir çorbacıya gitti. Mekanın çalışanlarına da çorba alıp geri döndü. Park etmeye çalıştığı otomobili, başka bir otomobile çarptı. Otomobilinin yanına gelen Turgut Duman (56) ve Ramazan Zeybek (46) ile Önder Yılmaz arasında tartışma çıktı. Yılmaz, kendisine küfrettiklerini iddia ettiği ikiliye tabancayla ateş açtı. Duman ve Zeybek, vurularak yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 2 yaralı hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan Yılmaz, tutuklandı.

Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında "kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçundan müebbet ve 6 yıl hapis cezası istemiyle dava açılan 2 çocuk babası Önder Yılmaz'ın yargılanmasına başlandı. Cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan Yılmaz, yaşananları şöyle anlattı:

"Avrupa kupası maçlarını izlediğim mekanda garsonlar çorba istedi. Çorba alıp, geri döndüğüm sırada aracımı park ederken, başka araca hafifçe dokundum. Birkaç kişi gelip arabalara baktı. Kartımı ve telefon numaramı bırakmak istedim, kimse almayınca restorana girdim. Bir süre sonra üç kişi geldi. Turgut isimli kişi, "Sana ehliyet verenin sana şoför diyenin" diyerek küfürler etti. Zararı karşılayacağımı söyleyip, polis çağıralım dedim. Turgut, "Arabanın orijinali bozuldu" dedi. Yanındaki kişi de teyit etti. Üzerime saldırınca, korkup, belimdeki ruhsatsız tabancamı çıkardım. Elini beline götürüp, bir şey çıkaracağını düşündüm. Sonra 5 el ateş ettim. Polis gelince teslim oldum. Olay 5 dakika sürdü."

MERMİ BOYNUMA GİRİP ÇIKTI

Olayda yaralanan Turgut Duman ise, "Eğlence mekanı sahibini tanıdığım için iş yerine gittim. Ramazan gelip, arabama çarpıldığını söyledi. Bekçi arkadaş da arabaya vuran kişinin mekana girdiğin söyledi. Üçümüz, mekana girdik. Sanığı bize gösterince, "Arabaya vurmuşsunuz" dedim. "Bakalım olabilir" diye cevap verdi. Hep birlikte kapıya yöneldik. Arkam dönük vaziyette, kendi kendime, nasıl vurursun görmedin mi, diye konuşuyordum. Küfretmedim, "Nasıl araba kullanıyorsun?" dedim. Ramazan da sanığa dönerek, "Arabayı mahvetmişsin" dedi. Ramazan ile aralarında el kol hareketleri başladı. Bir iki adım geri atarak, belindeki silahı çıkarıp, ateş etti. Birinci mermi başımın üzerinden geçti, ikincisi boğazıma girip çıktı, üçüncüsü de alt dudağıma ve dişime geldi. Sanıktan şikayetçiyim" dedi.

KALÇAMDA ACI HİSSETTİM

Ramazan Zeybek de "Mekana konuşmaya gittik. İçeriye girerken, sanık dışarıya doğru geliyordu. Arabaya kim vurdu diye seslenince, "Ben vurdum" diye cevap verdi. "Nasıl vuruyorsun orijinalliği bozulmuş" dedim. Silahını çıkardı. Turgut ile yan yanaydık. Ateş etmeye başladı. Kapıya doğru koşmaya başladım. 5 el ateş etti. Dışarı çıkınca kalçamda acı hissettim ve vurulduğumu anladım" diye konuştu.

Sanık avukatı Tuğba Karaca Onat, iki müştekinin olay sırasında hakaretlerde bulunduğunu, müvekkilinin eylemini kendiliğinden sona erdirdiğini, olay yerinden kaçmadığını, polise teslim olduğunu, uzun süredir tutuklu bulunduğunu söyleyerek adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Görüntü Dökümü: ARŞİV

-----------------------------

-Silahla çatışma anları

-Restorana girişte yürüme ve tartışma

===================

Bilim Kurulu Üyesi Çelik: Koronavirüsün denizden bulaştığına dair hiçbir kanıt yok

SAĞLIK Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik, "Koronavirüsün denizden bulaştığına dair hiçbir kanıt yok. Havuzda ise, klorlanma süreci önemlidir. Yeteri kadar klor varsa koronavirüsün burada yaşaması imkansızdır" dedi.

Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik, koronavirüs günlük vaka sayısında iyi bir yerde olduklarını söyledi. Prof. Dr. Çelik, "Açıklanan rakamların son derece iyi olduğunu söyleyebilirim. Bir vaka olacak ve mutlaka birilerine bulaştıracak. Aile kümelerini görüyoruz. Onları biz alıp tedavi ediyoruz veya izole ediyoruz. Acele etmemek lazım. Çünkü koronavirüs durumu, bıçak gibi kesilmesini beklediğimiz bir olay değildir" diye konuştu.

'KURALLARA UYULMAZSA, VAKA SAYISINDA ARTIŞ BEKLEYEBİLİRİZ'

Koronavirüse karşı alınacak tedbirlerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Çelik, "Bundan sonraki aşamada en önemli belirlenecek faktör, insanlarımızın davranışlarıdır. İnsanlar sosyal mesafeye uymayıp, maskelerini takmazlar ve hijyen kurallarına gereken önemi göstermezlerse vaka sayılarında bir artış bekleyebiliriz. Bu gayet doğal bir şeydir. Bulaşı engelleyecek adımlar atmamız gerekiyor. Tüm insanlarımızın ve vatandaşlarımızın buna çok dikkat etmesi gerekiyor. Tanımadığı kişilerden uzak durması, maskeli gezmeleri, yakın olacaklarsa 1,5 metre kuralını ihmal etmemeleri gerekir. Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınmalarını öneriyorum. Asıl vaka artışını belirleyecek olan vatandaşlarımızdır. En önemli konu budur" dedi.

'DENİZDEN VİRÜS BULAŞTIĞINA DAİR KANIT YOK'

Yaz tatilinde deniz kıyısına gitme düşüncesinde olanlar için de önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. İlhami Çelik, "Koronavirüsün denizden bulaştığına dair hiçbir kanıt yok. Oradan bulaşabilecek başka mikroorganizmalar var. Özellikle bakteriler var. Deniz suyunun temiz olup olmadığını anlamak için koli basiline bakılır. Bu aşamada koronavirüsün buradan bulaştığına dair bir kanıt yok. İnsanların teorik olarak bulaşmayacağını bilmesi gerekiyor. Havuzda ise, klorlanma süreci önemlidir. Yeteri kadar klor varsa burada koronavirüsün yaşaması imkansızdır. İnsanlar bir başkasının tükürüğünü yutarlarsa yakın mesafeden sıkıntı olabilir. O açıdan sosyal mesafe kurallarına uyulması gerekiyor. Deniz için böyle bir risk söz konusu değildir. Özellikle plajda veya havuzda şezlonglarda yatarken eğer birbirlerine çok yakın duracaklarsa bunlardan kaçınmaları gerekiyor. Bilim Kurulu'nda bununla ilgili bir rehberlik yayımlandı. Tüm oteller önlemlerini alıyorlar. Vatandaşlarımızın da bu kuralları bilmesi ve riayet etmesi en önemli faktörlerden biri olarak gözüküyor" ifadelerini kullandı.

'HİJYENE ÇOK DİKKAT EDİLMELİ'

1 Haziran'dan sonra hizmet vermeye başlayacak restoran ve kafelere ilişkin de Prof. Dr. Çelik, "Kalabalık ve kapalı ortamda duruyorsanız risk her zaman artar. O kapalı alanlarda mümkün mertebe işinizi çabuk bitirip, oradan ayrılmanız önem arz ediyor. Mutlaka yemek yeme durumunda kalacaksanız sosyal mesafe kurallarına uymanız gerekiyor. Masanın yan yana olmaması, başka insanlarla çok yakın mesafede olmamanız önemlidir. Yemekler hijyenik ortamda hazırlandıktan sonra sıkıntı yok. Restoran ve kafelerde çalışan insanların hijyene çok dikkat etmesi gerekiyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------

-İlhami Çelik ile röportaj

=========================

Anneleri öldürülen yavru kurtlar, rehabilitasyon merkezinde koruma altına alındı

VAN'ın Erciş ilçesinde, anneleri öldürüldükten sonra bazı kişiler tarafından farklı amaçlar için sahiplenilen ve jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla bulunan 3 yaban kurdu yavrusu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Korunma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde koruma altına alındı. YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkeze gelen yaban hayvan yavrularına kreş hizmeti verdiklerini ve özenle doğaya hazırladıklarını söyledi.

İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi, Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü ve Erciş İlçe Jandarma Komutanlığ ekipleri, ilçenin İkizcalı Mahallesinde yaban kurt avlandığı ve yavrularının sahiplenildiği istihbaratı üzerine harekete geçti. Ekipler, yaban kurdu öldüren ve yavrularını sahiplendiği belirlenen 4 şüphelinin adreslerine operasyon düzenledi. Operasyonda, adreslerde 3 yaban kurdu yavrusu bulundu. Anne kurdu öldürüp yavrularını sahiplendikleri anlaşılan şüphelilere, 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanununa Muhalefet suçundan toplam 15 bin 025 TL idari para cezası uygulandı. Muhafaza altına alınan 3 kurt yavrusu ise Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi'ne teslim edildi.

YAVRU KURTLARA KREŞ HİZMETİ VERİLİYOR

Rehabitasyon Merkezi'nde veteriner hekimler kontrolünde özenle beslenen yavru kurtlar, ileriki zamanlarda yaşam alanları olan doğaya bırakılacak. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, yavru kurtları kurtaran jandarmanın çevre koruma timine teşekkür ederken, doğada bulunan yavru hayvanlara kreş hizmeti verdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Aslan, "Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezimiz bu konularda hazırlıklı. Her yıl yaban hayvanlarının her türlü döneminde bazen yavrulama ve kuluçka dönemindeki sahaların, bazen de yuvadan erken ayrılma, düşme ve çeşitli sebeplerle kendi yuvularında bakımı, beslenmesi yapılmayan, öksuz kalan hayvanların tedavisini yapıp, kreşimizde rehabilitasyununu sağlayıp tekrar doğaya hazırlıyoruz. Bunu da Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü ile koordineli valilik, belediye, muhtarlık ve en önemlisi de halkımızla beraber yapıyoruz. Van Gölü havzasındaki sorun yaşayan, kanadı krılan kuşlar, hayvanlar, bize getiriliyor. Biz de buraya getirilen yavru hayvanlara kreş hizmeti vermekteyiz. Şu anda rehabilitasyon merkezimizdeki 11 hayvana bakım hizmeti vererek, doğaya kazandırmaya çalışıyoruz" dedi.

BU HAYVANLAR İÇİN EN UYGUN OTAM, DOĞA

Prof. Dr. Aslan, yaban yavru kurtlarla ilgili iki türlü çalışma metodlarının olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aslan, "Birinci temel hedefimiz, bu yavru kurtları doğaya hazırlamak. Ancak memelilerde bu bazen pek mümkün olmayabiliyor. Bu çalışma büyük özveri de istiyor. Bunu yapmaya çalışacağız. Mümkün olmazsa Doğa Koruma Milli Parklarla beraber ortaklaşa karar alıp, hayvanat bahçelerine de verebiliriz. Ama bizim rehabilitasyon merkezimizin amacı tekrar doğaya kazandırmaktır. Çalışmalarımızda bu yöndedir. Korunaklı alanların olduğu bölgelere de yönlendirebiliyoruz. Geçen yıl ayı yavrusu gelmişti. Biz 4 ay baktık. Sonra Bursa Rehabilitasyon Merkezine gönderdik. Çünkü Bursa'da sadece ayılar için rehabilitasyon merkezi var. En uygun ortam, bu hayvanları doğaya kazandırmaktır" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

-YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi

-Yaban Yavru kurtlar

-Kaldıkları rehalitasyon merkezinde gezen yavru kurtlar

-Yiyecek yiyerken

-Yaban yavru kurtları kucağını alıp seven YYÜ Yaban Hayvanları Korunma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ile röportaj

-Yavru kurtlar

-Merkezde beslenen yavru kurtlar

-Rehabilitasyon merkezinin bahçesi

-Beslenen kurt yavruları

===============

Aç kalan domuzlar, Antalya'ya indi

Doğada yiyecek bulamayan domuz sürüsü, Antalya kent girişindeki Kepez mahallesinde cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Kalabalık sürünün araç yolunda ilerlediği görüntülere yansıdı.

Koronavirüs (Covid-19) salgını tedbirleri kapsamında, park ve ormanlık alanlardaki kısıtlamalar, doğada yiyeceklerin az olması, turizm kenti Antalya'da domuzları şehre indirdi. Dün akşam ormanlık Düzlerçamı ve Duacılar Mahallesi'ne yakın olan Kepez Mahallesi'nde kalabalık bir domuz sürüsü, bölgeden geçen bir otomobil sürücüsünün cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Yol boyunca ilerleyen domuz sürüsünün neredeyse kent merkezine kadar inmiş olması şaşkınlık yarattı. Yavrularında olduğu domuz sürüsünün tekrar Düzlerçamı ormanlık alanına döndüğü tahmin ediliyor.

Çevre sakinleri, "Yiyecek bulamayan vahşi hayvanların, salgın kısıtlamasıyla insan ve araç hareketliliği olmayınca şehirde yiyecek bulmaya inmesi normal" yorumunu yaptı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------

(Cep telefonu kamerası)

- Araç içinden çekilen yol

- Yol kenarındaki donuzlar

- Yavru ve büyük domuzların yol kenarında ilermesi

===============

DHA

HABERE YORUM KAT