Dha Yurt Bülteni-3

Dha Yurt Bülteni-3

KONYA'da Suriye uyruklu Tevfik El Ali (19), yolunu kesip parasını gasbetmeye çalışan 18 yaşından küçük 4 kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

1)ÇOCUK GASPÇILAR, SURİYELİ GENCİ BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ

KONYA'da Suriye uyruklu Tevfik El Ali (19), yolunu kesip parasını gasbetmeye çalışan 18 yaşından küçük 4 kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Olay, dün saat 22.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Hacısadık Mahallesi Sedirler Caddesi'nde meydana geldi. Motosikletle gezinti yapan Tevfik El Ali ve yanındaki arkadaşının önü, yine motosikletli olan 4 kişi tarafından kesildi. Grup, Tevfik El Ali ve arkadaşından cep telefonlarını ve paralarını istedi. El Ali direnince iki grup arasında kavga çıktı. Kavga sırasında H.Y. (15), Tevfik El Ali'yi bıçakla göğsünden yaraladı. Kanlar içinde kalan El Ali, arkadaşının çağırdığı ambulansla Konya Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Tevkif El Ali, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kaçan H.Y. ile yanındaki arkadaşları K.Y. (15), B.O. (17) ve A.M.'yi (17), saklandıkları evde suç aleti bıçakla birlikte yakaladı.

Şüpheliler, yaşları küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Olay yerinde polisin inceleme yapması

- Gözaltına alınan şüphelilerin sağlık kontrolünden çıkartılması

===============================================

2)YAMAÇ PARAŞÜTÜYLE 1900 METREDEN ATLAYAN 2.5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN GÜLÜCÜKLERİ KAMERADA

MUĞLA'nın Fethiye ilçesinde yamaç paraşütü tandem pilotu olan Hasan Günher, 2.5 yaşındaki oğlunu da bu sporla tanıştırdı. Babasıyla birlikte atlayış yapanToprak'ın paraşüt kamerasına yansıyan sempatik tavırları takdir topladı. Dünyaca ünlü Babadağ Hava Sporları Rekreasyon Merkezi'nde yamaç paraşütü pilotu evli ve 1 çocuk babası 35 yaşındaki Hasan Günher, oğlu 2.5 yaşındaki Toprak Günher ile atlayış gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadı. Babadağ'ın 1900 metre pistinden yapılan atlayışın ardından Toprak'ın rahat tavırları dikkat çekti. Kameraya bakarak gülümseyen Toprak, iki kolunu yanlara açarak gökyüzünde kuş gibi süzüldü. Babasıyla birlikte 30 dakika havada kalan Toprak'ın rahat ve sempatik tavırları onu ilgi odağı haline getirdi. Ölüdeniz Belcekız Plajı'na inen Toprak, diğer paraşüt pilotları ve turistler tarafından sevgiyle karşılandı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Uçuş esnasındaki görüntü

- Genel ve Detay görüntü

================================================

3)KONYA'DA ZİNCİRLEME KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI

KONYA'nın Beyşehir ilçesinde 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı. Kaza, saat 23.30 sıralarında Beyşehir- Isparta karayolunun 20'nci kilometresinde meydana geldi. H.K. yönetimindeki 42 E 4455 plakalı otomobil, Ali Sütoğlu yönetimindeki 42 H 1482 plakalı otomobile arkadan çarptı. Sütoğlu'nun kullandığı otomobil, şarampole yuvarlanıp, takla attı. Ali Akusta yönetimindeki 34 PJ 3595 plakalı otomobil de H.K.'nin kullandığı otomobile çarptı. Kazada, sürücülerden Sütoğlu yaralanırken, yanındaki Atakan Doğu (33) ise olay yerinde yaşamını yitirdi. H.K.'nin aracında bulunan Deniz Çekiç, Ünal Erdoğan ve Özkan Kuyucu da yaralandı. Yaralılar, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulanslarla Beyşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Jandarma, kazanın ardından kaçan sürücü H.K.'nin bulunması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Kaza yerinde araçlardan detay

- Jandarmanın inceleme yapması

- Genel ve detay

===================================================

4)TARİHİ DİZİLER, KARAMÜRSEL SEPETİ SATIŞLARINI ARTIRDI

KOCAELİ'nin Karamürsel ilçesinin simgesi olan Karamürsel sepeti, son zamanlarda tarihi dizilerin sahnelerini süslüyor. Karamürsel sepeti üreten Ali Koygun, gelen talepler üzerine yaptıkları sepetlerin tarihi dizilerde kullanıldığını, satışların arttığını söyledi. Sultan Abdülaziz'e içinde kiraz götürülmesiyle üne kavuşan Karamürsel sepeti, son zamanlarda çekilen tarihi dizilerle de ön plana çıkmaya başladı. Televizyonlarda ilgi gören tarihi dizilerde Karamürsel'de yapılan sepetler kullanılıyor. Sadece bıçak kullanılarak kestane ve fındık ağacından yapılan Karamürsel sepeti, internet üzerinden birçok ülkeye de satılıyor.

'DİZİLER SAYESİNDE SEPETE İLGİ ARTTI'

İlçenin son sepet ustası olan ve 46 yıldır sepet yapan Ali Koygun (56), tarihi dizilerde sepetlerin dekor olarak kullanılmasıyla Karamürsel sepetine olan ilginin daha da arttığını söyledi. Satışlardan son derece memnun olduğunu ifade eden Ali Koygun, "İlkokul yıllarımdan beri sepet üretiyorum. Şu an Osmanlı dizileri başta olmak üzere dizilerden sepetimize ilgi olması nedeniyle çok aranır bir duruma geldi, satışlar tekrar şaha kalktı. İşlerimiz de çok iyi bir şekilde açıldı. Son zamanlarda Karamürsel sepetine çok talep var. Özellikle bu aralar dizilere gönderiyoruz. Dizilerde dekor olarak kullanılıyor sepetler. Yurt dışında yaşayan Türkler de internet üzerinden sepet satın alıyor. Yurt dışında dekor ve abajur olarak kullanılıyor" dedi.

'KARAMÜRSEL SEPETİ Mİ SANDIN?'

Ali Koygun, Karamürsel sepetini fındık ve kestane ağacından ürettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Sepeti üretmeden önce bunun belirli aşamaları var. Ağacı soymak, kurutmak, işlemek gerekiyor. Biz, Karamürsel sepetini özellikle fındık ve kestane ağacından üretiyoruz. Şu anda satışlarımız güzel. Umutluyuz bu konuda. Umudumuzu kaybetmiyoruz. Yıllardan beri ustalarımızdan duyduğumuz kadarıyla Sultan Abdülaziz'e Hereke'deki köşke geldiğinde Karamürsel sepeti içerisinde kiraz hediye ediliyor. Bu kiraz gümüş bir tepsiye boşaltılınca, bakıyorlar sepet küçük, ama içindeki kiraz dökülüp taşıyor. O şekilde ünleniyor. O günden sonra ufak, tefek görünene "Karamürsel sepeti mi sandın?" diyorlar"

Görüntü Dökümü

----------------------

-Karamürsel sepetleri

-Sepetçi Ali Koygun ile röp

-Anons -Sepetçi dükkanından detaylar

=====================================================

5)BAYRAMDA HAVUZ SEFASI

İZMİRLİLER, hava sıcaklıklarının artması nedeniyle bayram tatilinde havuzlara gitmeyi tercih etti. Aileler su kaydırakları ve çocuk oyun alanları ile gün boyu hoş vakit geçirirken animasyon gösterileri de eğlenmek isteyenler için seçenek oldu.

Yazın gelmesiyle eğlenceli ve heyecanlı saatler geçirmek isteyenler, her yıl olduğu gibi bu yıl da su parklarının yolunu tuttu. İzmir'in Balçova ilçesinde 17 Mayıs'ta yeni sezon için açılan bir su parkı, hızlı kaydırakları, adrenalin yüklü aktiviteleri ve renkli gösterileri ile eğlence arayanların adresi oldu. 14 Eylül'e kadar açık kalacak su parkı bayram nedeniyle en kalabalık günlerini yaşadı. Adrenalin tutkunları kule kaydıraklardan ayrılmadı. Animasyonlar ve aktivitelerin yanı sıra dans gösterileri, su voleybolu, ayak dartı ve futbol gibi etkinliklerle su parkına ziyaretçi sayısı günde ortalama bin 200 kişiyi buldu. Parkın kapasitesi ise 3 bin kişi. Saat 10.00 ile 18.00 arası hizmet veren havuzda bu yıl Beden Eğitimi Spor Bilimleri Fakültesi'nden 5 kişi animatör olarak görev yapıyor. Gün içinde saat başı oyunlar oynatan animatörler, çarşamba, cumartesi ve pazar günleri dans yarışmaları düzenliyor.

Yarışmacıların ödüllendirildiği havuzda eğlenceli saatler geçiren Çağlar Metiner (18) "Burası çok eğlenceli bir yer. Dans ve animasyon etkinlikleri çok güzel. Oyuna katılmak için sıramı bekliyorum. Hava da gerçekten çok sıcak" dedi. Sevtap Dede de, "Bayram tatilinde buraya gelmeyi tercih ettik. Çocuklarımız havuzda keyifli vakit geçiriyor. Onlar mutlu olunca, biz de mutluyuz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

- Animasyonlardan görüntü

- Havuza girenlerden görüntü

- Su voleybolu

- Vatandaş röp.

- Su kaydırakları

=====================================================

6)EGE'NİN GİZLİ HAZİNESİ "AŞIKLAR ŞELALESİ" SERİNLETİYOR

İZMİR'in Dikili ilçesinde bulunan Nebiler Köyü'ndeki saklı cennet "Aşıklar Şelalesi" güzelliğiyle görenleri büyülüyor. Doğası, yöreye özgü bitki örtüsü, mağaraları ve keyifli parkurların bulunduğu eşsiz tabiatıyla ziyaretçilerini bambaşka bir macera yaşamaya davet eden şelalede, özellikle yaz aylarının gelmesiyle birlikte kartpostallık görüntüler oluştu.

Dikili'ye 19 kilometre uzaklıktaki Nebiler Köyü'nde bulunan "Aşıklar Şelalesi', tabloları aratmayan güzelliğiyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Yeşil, mavi ve sarının tüm tonlarını bir arada barındıran şelale, doğası, yöreye özgü bitki örtüsü, mağaraları ve keyifli parkurları ile ziyaretçilere bambaşka bir deneyim yaşama fırsatı sunuyor. Şelaleye gelenler, doğanın eşsiz manzarasının keyfini sürerek, nehrin içindeki banklarda ayaklarını buz gibi suda serinletirken közde pişen Türk kahvesini yudumlama fırsatı buluyor. Cam kadar berrak nehirde serinlemek isteyenler ise kayalardan atlayarak kendilerini saklı cennetin soğuk sularına bırakıyor. Şelale girişinde ziyaretçileri, "Eşinizden sonra görebileceğiniz ikinci en güzel şey" yazılı tabela karşılıyor. Üç farklı şelalenin bulunduğu bin 300 metrekarelik bölgede, ziyaretçilerin bir şelaleden diğerine geçmek için macera dolu bir parkuru tamamlaması gerekiyor. Parkurda ağaç, taş gibi nesnelerin üstlerine sürülmüş sarı ve kırmızı boyalarla ziyaretçilere diğer şelalelerin yolu tarif ediliyor. "Ağlayan mağara', "Saklı mağara" ve "İkiz mağara" olmak üzere üç farklı mağaranın da bulunduğu bölgede, vatandaşlar engebeli ve zorlu olmasına karşın dolu dolu geçen yolculuğun sonunda, kendilerini serin sularda ferahlatıyor. Aynı zamanda yeşille mavinin her tonunun görüldüğü yolculukta, vatandaşlar birbirinden farklı hayvan ve bitki türlerini izliyor. Şelale, doğa tutkunlarının yanı sıra fotoğraf meraklılarını da cezbediyor. Doğal güzelliğin oluşturduğu kartpostallık görüntüleri kaydetmek isteyen fotoğraf tutkunları, bölgeye yoğun ilgi gösteriyor. Özçekim yaparak muhteşem görüntüleri kaydeden ziyaretçiler, aynı zamanda doğal güzellikler içinde yürüyüş ve piknik yaparak veya bölgede bulunan tesiste vakit geçirerek zamanı en iyi şekilde değerlendiriyor. Şelale tarihi ve doğal güzellikleriyle kente gelen yerli ve yabancı turistlerin de uğrak yerlerinden biri.

BÖLGEDE MAĞARALAR DA VAR

Bölgede bulunan tesisin işletmecisi Azad Bayhan, bölgede bulunan mağaraları ve zindanı şöyle anlattı:

"Burası doğallığı bozulmadan korunmuş bir bölge. Her taraf yemyeşil. Burası İzmir, Balıkesir, İstanbul gibi Türkiye'nin her yerinden tatilcilerin gözdesi haline geldi. Vatandaşlar şehrin stresinden uzak kalıp burada kafa dinleyebiliyorlar. Burada 3-4 saat geçirebiliyorlar. Ziyaretçilerin yolu rahat bulabilmeleri için taşların ve ağaçların üzerine kırmızı ve sarı boyalar koyduk. Nisan ayından başlayarak yoğunluk artıyor ve 6-7 ay sürüyor. Bayram tatillerinde de müşteri kapasitesi iki katına çıkıyor. Vatandaşlar resimlerini sosyal medyada paylaşıyor. Ağlayan mağaranın 75 metre içine girilebiliyor. Bazı yerlerden sıcak su kaynakları fışkırıyor. Yani mağaradan gözyaşı gibi damlalar akıyor ismini de buradan alıyor. Serin sularda 75 metre keyifli yolculuk yapıp mağaranın sonuna kadar gidebiliyorlar. İkiz mağaranın ise rivayete göre Rumlar'dan kalma bir mağara olduğu söyleniyor. İçinde gizli bölmeler olduğu biliniyor. Zindan ise, 15-20 metrelik bir çukur. Yine rivayete göre esirler bu çukura atılıyormuş."

YOLDA TABELAYI GÖRÜP, GELENLER VAR

Bölgeye ailesiyle birlikte gezmeye gelen 14 yaşındaki Durusu Tekeli, "Gerçekten çok güzel bir yer. Bayram tatili için gelinebilecek en iyi yerlerden. İkinci şelaleye gelmek için taşların üstünden 20 dakika kadar bir yol yürüdük. Çok zor bir yoldu. Ama buraya gelince değdiğini gördük. Belime kadar suya girdim, su harikaydı. Ailesiyle bayram tatiline gelecek herkese burayı tavsiye ediyorum. Görüntüsüyle, suyuyla çok güzel bir yer" diye konuştu. İstanbul'dan İzmir'e gezmeye geldiğini belirten Bülent Doğan, "Burası beklentilerimizi karşıladı. Yol üzerinde "Aşıklar Şelalesi" tabelasını görünce bakmaya karar verdik. Burada serinledik ve dinlendik. Her yerde hakim olan sıcaklara göre burası daha serin. Biraz daha yatıştırıcı bir havası var. Bu yüzden keyifli bir yer" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Şelaleden genel detay görüntüler

-Drone şelale görüntüsü

-Ziyaretçilerden görüntüler

-Ziyaretçilerle röp.

-Nehire giren vatandaşlardan görüntü

-Muhabir anonsu

Kamera: DRONE

===================================================

7)ÖZEL ÖĞRENCİLERİ MUTLU EDEN BAHÇE

MUĞLA'da zihinsel engelli öğrenciler, "Sevgi Bahçesi'nde hayvan sevgisini öğreniyor ve derslere motivasyonları artıyor. Bahçede hayvanlarla vakit geçiren öğrenciler, topladıkları taze yumurtalarla pasta da yapıyor.

Muğla Özel Eğitim Uygulama Merkezi'nin idaresi ile öğretmenleri tarafından anlamlı proje hayata geçirildi. 5 derslikte öğrenim gören 33 zihinsel engelli öğrencinin çeşitli uygulamalarla öğrenmelerini sağlamak, derslere motivasyonlarını artırmak, hayvan sevgisini güçlendirmek için okul bahçesinde "Sevgi Bahçesi" oluşturuldu. Kümes yaparak rengarenk boyayan öğretmenler, içine ise tavuk, tavşan, ördek ile horoz koydu. Teneffüslerde ve öğle arasında kümese koşan öğrenciler, tavşanları kucaklarına alıyor, ördeklerin arkasından koşuyor. Kümesten toplanan tavuk yumurtalarıyla pasta da yapan öğrenciler, mutlu oluyor.

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM

Merkezde görevli rehber öğretmeni Cemil Topkara, "Çocuklarımızın hayvanlar ile iç içe olması için bu projeyi başlattık. Öğretmenlerimizin maddi ve manevi desteği ile Sevgi Bahçesi'ni oluşturduk. Bahçemizin yapımından sonra sosyal ve duygusal olarak öğrencilerimizde olumlu gelişmeler gözlemledik. Amaçlarımızdan birisi de hayvan sevgisi ile çocuklarımızın var olan merhamet duygusunu daha da aşılamayı amaçladık. Evlatlarımız burada olmaktan çok mutlu. Kendilerine bir takım sorumluluklar da verdik. Kimisi yemlerini veriyor, kimisi kapısını açıp kapatıyor. Çocuklarımız tavuklardan aldığımız yumurtaları uygulama dersinde kullanıyorlar. Onlar mutlu oldukça, biz de mutlu oluyoruz" dedi. Öğrencilerden Erkan Başaran ise, "Burada tavşan, ördek gibi her hayvan var. Güzel vakit geçiriyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Sevgi Bahçesi'nden görüntü

- Sevgi Bahçesi içindeki kümesteki hayvanların görüntüsü

- Engelli öğrencilerin tavşanları kucaklarına alıp sevmesi, ördeklerin arkasından koşturması

- Rehber öğretmeni Cemil Topkara ile röp.

- Engelli öğrenci Erkan Başaran ile röp.

=================================================

8)KAR HELVASI YİYEREK SERİNLEDİLER

AYDIN'ın İncirliova ilçesinde sıcak havadan bunalan vatandaşlar, kar helvasıyla serinleyip rahatladı.

İncirliova'da hava sıcaklığı 30 dereceyi bulurken, açık alanda hissedilen daha da fazla oldu. Sıcak hava nedeniyle klima kullanımı arttı. Bazı vatandaşlar serinlemek için dondurma ve soğuk su ile soğuk içecekler tüketti. Bölgenin yerel lezzeti kar helvası da bunların başında geldi. Bağkur emeklisi, evli ve 1 çocuk babası Rüstem Soylu, serinlemek isteyen vatandaşların adeta imdadına yetişti. İlçenin tek kar helvasını yapan Soylu'nun tezgahının önünde uzun kuyruklar oluştu. Karın yaklaşık 1700 metre zirveden toplandığını belirten Rüstem Soylu, "Madran Dağı zirvesinde kışın yağan ve kuyularda saklanan kar bize geliyor. Biz de, bardakta karadut ve vişne şurubu ile karıştırarak vatandaşlara bardağı 3 TL'den satıyoruz. Sıcak yaz günlerinde serinlemek için vazgeçilmez bir tat. Sıcakta bunalan ve serinlemek isteyen herkese tavsiye ederiz" dedi.

Kar helvasını çok sevdiğini ve sıcaklarda sürekli tükettiğini ifade eden Ufuk Turhan (30) ise "Rüstem amcayı yıllardan beri tanırım. Burada yapılan kar helvası başka yerlerde yapılana benzemez. Kar helvası yiyerek serinliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Kar helvası yapımından görüntü

- Vatandaşların kar helvası yemesi

- Rüstem Soylu ve Ufuk Turhan ile röp: genel ve detay görüntü:

=================================================

9)ASIRLIK KAPILARA HAYAT VERİYOR VE İHRAÇ EDİYOR

MANİSA'nın Kırkağaç ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Berkay Özer, yakacak odun olarak kullanılacak asırlık kapıları satın alıp, Osmanlı ve Selçuklu figürleriyle oyarak yeniliyor, yurt içine ve yurt dışına 500 ile 10 bin lira arasında değişen fiyatlarla satıyor.

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü'nden 3 yıl önce mezun olan Berkay Özer, küçük yaşlardan beri ahşap oyma ustası olan dedesi 73 yaşındaki Mehmet Şerif Akgün'ün yanından ayrılmayarak, zanaatın tüm detaylarını öğrendi. Dede mesleğini çok seven Özer, bu nedenle mezun olduğu alanla ilgili çalışmayı hiç düşünmedi. Mezun olur olmaz Kırkağaç'a dönerek dedesinin atölyesinin başına geçen Özer, özellikle eski ahşap kapıları yeniliyor. Ayrıca sandık, masa ve yatak başlığı da yapıyor. 500 ile 10 bin lira arasında değişen fiyatlarla çeşitli ürünler yapan Özer, bunları Selçuklu ve Osmanlı motifleriyle işleyerek hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlıyor.

Talepten memnun olduğunu söyleyen Özer, "İlgi gayet iyi. Müşterilerimiz bize sosyal medyadan ulaşıyor. Genellikle otellerin yoğun olduğu bölgeler bizi tercih ediyor. Son 1 yıldır, Amerika'da bir sanat galerisi için çalışmalarımızı yapıyoruz. Ürünlerimizi oraya gönderiyoruz. Ecdadımızın yaptığı sanatı, yıllar sonra tekrar ediyoruz. Odun olmaktan kurtardığımız 100 yıllık özel çivili kapıları alarak, ecdadımızın sanatını bu kapılar ve sandıklar üzerinde yaşatmaya çalışıyoruz. İnsan bu tarihi kapıları odun yapıp, yerlerine demir kapılar yapıyorlar. Biz bu kapıları Osmanlı ve Selçuklu figürleriyle oyarak çeşitli yerlerde kullanılsın diye tekrar yaşatma amacıyla uğraşıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------------

- Yapımı tamamlanan ahşap kapıların görüntüsü

- Berkay Özer çalışmasından görüntü

- Atölyeden genel görüntü

- Berkay Özer röp.

- Genel ve Detay görüntü

DHA

HABERE YORUM KAT