• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • Berlin 9 °C
  • Frankfurt 9 °C
  • Paris 11 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 11 °C
  • İzmir 14 °C
  • Stockholm 1 °C

Dha Yurt Bülteni - 24

Dha Yurt Bülteni - 24
KARABÜK Demir ve Çelik Fabrikaları'ndaki yüksek fırında meydana gelen gaz basıncı patlamasında, müteahhit firma çalışanı işçilerden Mehmet Hayri...

Kardemir'de patlama:1 işçi öldü, 1 işçi yaralı

KARABÜK Demir ve Çelik Fabrikaları'ndaki yüksek fırında meydana gelen gaz basıncı patlamasında, müteahhit firma çalışanı işçilerden Mehmet Hayri Akpınar hayatını kaybetti, Ahmet Akbulut yaralandı.

Olay, bugün akşam saatlerinde, fabrikanın 1 Nolu Yüksek Fırını'nda meydana geldi. Müteahhit firma işçileri Mehmet Hayri Akpınar ve Ahmet Akbulut, yenileme işlemi yaptıkları sırada, gaz basıncı patlaması meydana geldi. Patlamada 2 işçi de yaralandı. İki işçi, fabrikanın ambulansıyla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan yaralılardan durumu ağır olan Akpınar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hastaneye akın eden Akpınar'ın çalışma arkadaşları büyük üzüntü yaşadı.

GÖRÜNDÜ DÖKÜMÜ

-Hastaneden detay

-Hastanede bekleyen işçiler

-Fabrikadan detay

Süre:(01.36) Boyutu:(180 MB.)

====================

Battaniyeye sarılı cesedi bulunan Dilara cinayetinde tanıklar dinlendi

ANTALYA'nın Korkuteli ilçesinde kaybolduktan 40 gün sonra çıplak haldeki cesedi battaniyeye sarılı halde toprağa gömülü bulunan Dilara Kandak'ın (23) katil zanlısı eski eşi Ahmet Yorulmaz'ın (25) yargılandığı davada, tanıklar dinlendi. Yorulmaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, duruşma ertelendi.

Korkuteli ilçesinde oturan Dilara Kandak'ın, kaybolduktan 40 gün sonra 4 Mart günü, Gülova'da bir tarlada gömülü halde cesedi bulundu. Battaniyeye sarılı Kandak'ın çıplak, elleri kolları ve ayaklarının da iple bağlı olduğu belirlendi. Otopside boğularak öldürüldüğü ortaya çıkan 2 çocuk annesi Dilara Kandak'ta bulunan sperm örneklerinin, eski eşi Ahmet Yorulmaz'a ait olduğu ortaya çıktı. Yorulmaz gözaltına alındı. İkinci kez evlenen ve eşinin 3 aylık hamile olduğu öğrenilen Ahmet Yorulmaz, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Ahmet Yorulmaz'ın Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılanmasına devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Ahmet Yorulmaz ile öldürülen Dilara Kandak'ın yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

'NASIL ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ BİLMİYORUM, EVLENMEK İSTİYORDU'

Duruşmada tanık olarak dinlenen Hakime O.K, Dilara Kandak'ın nasıl öldürüldüğünü bilmediğini söyledi. Dilara Kandak ile 2-3 aylık arkadaşlığının olduğunu, bu sürede eşiyle, bazen de tek başına evine gittiğini belirten Hakime O.K., "Dilara Kandak'ın husumetli olduğu bir kişi olup olmadığını bilmiyorum. Ancak evlenmek istediğini, çocuklarının velayetini alarak yeni bir hayat kurmak istediğini söylemişti. S.T. isimli bir kişiyle evlenmek istiyordu. Daha sonradan bu kişiyle evlenmekten vazgeçti" dedi.

ESKİ SEVGİLİSİ İFADE VERDİ

Duruşmada ifade veren B.Y. ise Dilara Kandak'ın eski sevgilisi olduğunu, yaklaşık 2 aylık birliktelikleri olduğunu kaydetti. Dilara Kandak'ın, arkadaşı M. Kandak'ın kız kardeşi olduğunu öğrendiğini belirten B.Y., "M. Kandak, dükkanıma aracını yıkatmaya gelen müşterimdir. Dilara'nın ağabeyi olduğunu öğrendim. Bu nedenle Dilara ile arama mesafe koydum. Önceden her gün görüşürken sonra üç günde bir görüşmeye başladım. Dilara benimle ciddi bir ilişki kurmuştu ve benimle evlenmek istiyordu. Sanıkla evlenip boşandığını sonradan öğrendim. Dilara kaybolmadan önce beni arayarak "Bir saat işim var. Bir saat sonra görüşelim" dedi. Bir daha beni aramadı. Ben aradım ama ulaşamadım" dedi.

TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Sanık Ahmet Yorulmaz ise B.Y ile eski eşi arasındaki ilişkiyi bilmediğini iddia ederek, "Doğal olarak o dönemde Dilara'nın evinin anahtarının B.Y'de olduğunu bilmiyordum. Uzun zamandır tutukluyum. Ben suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.

Mahkeme, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

==================

Siverek'te minibüs devrildi: 2 yaralı

ŞANLIURFA'nın Siverek ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkarak devrilen ve ters dönen minibüsteki 2 kişi yaralandı.

Kaza, akşam saatlerinde Siverek- Diyarbakır yolunun 7'nci kilometresinde meyana geldi. Mehmet Emin A. yönetimindeki 63 KT 322 plakalı minibüs, sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu karşı şeride geçip, ters döndü. Kazada devrilen minibüsteki sürücü ve yanındaki Müslüm Talip D. yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan 2 yaralı, Siverek Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

- Takla atan minibüs

İnceleme yapan trafik ekibi

- Karayolundan görüntüler

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 297MB

==============

Arkeolog Schliemann'ın konakladığı evin yenilenmesinde farklı görüşler

ÇANAKKALE'deki Troya Ören Yeri'nde Alman arkeolog Heinrich Schliemann'ın 1873- 1890 yılları arasında kazı yaparken konakladığı Çıplak köyündeki ev, yenilendi. Köylüler Schliemann'a, Troya hazinelerini kaçırdığı için öfkeli olduklarını, ancak hazinelerin kaçırılmasını gündemde tutacak ve turizme katkı sağlayacak mekana ziyaretlerin, hazinelerin geri dönüşü konusunda kamuoyu oluşmasına katkı sağlayacak bir işlevi olacağını belirtti.

Çanakkale merkezine bağlı Tevfikiye köyü sınırlarında kalan ve 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip olan Troya Ören Yeri, geçen yıl Troya Müzesi'ne kavuştu. Troya hazineleri dahil Çanakkale'deki antik kentlerden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi, ziyaretçi akınına uğradı. Proje kapsamında bir firma, Alman arkeolog Heinrich Schliemann'ın 1873-1890 yılları arasında Troya'da kazı yaparken konakladığı Çıplak köyündeki evini de restore etti. Köy muhtarı Ufuk Göçoğlu'nun, Schliemann'ın kaldığı evin müze olacağını söylemesi, tepkiyle karşılandı.

Troya Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, evin müze değil, Osmanlı'nın gözünden, Troya ve hazinelerin öyküsünün belgeleriyle anlatılacağı bir mekan olacağını söyledi.

'Soygun Müzesi" tartışmasına kızan köylüler ise Schliemann'a, Troya hazinelerini kaçırdığı için öfkeli olduklarını, ancak evin bir müze ve ödüllendirme olmadığını söyledi. Aksine, hazinelerin kaçırılmasını gündemde tutacak ve turizme katkı sağlayacak mekana ziyaretlerin, hazinelerin geri dönüşü konusunda kamuoyu oluşmasına katkı sağlayacak bir işlevi olacağını belirtti.

'ESERLERİ NASIL KAÇIRMIŞ, BUNLARI ANLATMAYI HEDEFLİYORUZ'

Çıplak Muhtarı Ufuk Göçoğlu, "Soygun Müzesi" yakıştırmasına üzüldüklerini söyledi. Troya hazinelerini kaçıran Schliemann'a kendilerinin de kızgın olduğunu, restore edilen evinin ise müze değil, hazinelerin kaçılırış öyküsünün anlatılacağı bir mekan olacağını belirten Göçoğlu, "Schliemann 1873 yıllarında bu evde kalmıştır. Troya Ören Yeri'ni bulmuştur. Bu kazılar esnasında çıkarılan eserleri yurtdışına kaçırmıştır. Bu bizi üzmüştür. Ama bu olay, Schliemann'ın bu evde kaldığı gerçeğini değiştirmez. Biz bu evi restore ettirdik. Çalınan hazinelerin geri kazanılması konusunu gündemde tutabilmek için böyle bir çalışma yaptık. Turizm açısından da gelen misafirlere Schliemann'ın evini gezdirip, eserleri nasıl kaçırmış, nereden kaçırmış, hangi tarihte kaçırmış, bunları anlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

'OSMANLI BELGELERİYLE HAZİNELERİN KAÇIRILIŞ ÖYÜKÜSÜ ANLATILACAK'

Konuyla ilgili açıklama ise Troya Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan'dan geldi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan, Schliemann'ın bu evde kaldığını gösteren çok sayıda belge bulunduğunu belirtti. Ancak, Schliemann'ın kaldığı evin müze olmayacağını belirten Aslan, "Bu ev, Osmanlı'nın gözünden, Osmanlı belgeleriyle Troya ve Schliemann'ın kaçırdığı hazinelerin öyküsünün anlatılacağı bir mekan olarak tasarlanacak" dedi.

'HAZİNELERİN TÜRKİYE'YE GERİ DÖNÜŞÜNDE GÜNDEM YARATACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ'

Çıplak köyünde Schliemann'ın kaldığı evin sahibi İlhan Ulus ise "Alman arkeolog Schliemann 1873 ile 1890 yılları arasında bu evde kalmış. Bu ev zamanla çöküyor. Bir sponsor firma tarafından restore edilip, tadilat yapılıyor. Tadilatı ve restorasyonu bittikten sonra burada Schliemann'ın o dönemdeki yaşantısı ve Troya'dan kaçırdığı hazinelerin macerası anlatılacak. Biz de bu macera ve ev sayesinde köyümüzün ilgi çekeceğini, Alman turistlerin gelmesini bekliyoruz. Beklentimiz budur. Schliemann bu evinin, belki de o hazinelerin Türkiye'ye geri dönüşü için gündem yaratacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

'ALMAN TURİSTLER AÇISINDAN CAZİBE MERKEZİ OLABİLİR'

Çıplak köyü sakinlerinden Gürcan Duran, "Schliemann o dönemde Homeros'tan etkilenerek Troya'yı aramaya çalışıyor ve o dönemde bizim köyümüzde kalıyor. Kazı esnasında da bizim köyümüzde yaşıyor. Dolayısıyla Schliemann evinin burada oluşu ve restore edilmesi ve Troya Müzesiyle bu bölge cazibe merkezi haline geliyor. Schliemann, o dönemde hazineleri kaçıran birisi olarak bilinse de, bizim köyümüzde yaşaması hem bu bölge hem de köyümüz turizmi açısından Alman turistler için cazibe merkezi olabilir. Dolayısıyla buraya turist çekebileceğimize inanıyoruz. Her ne kadar Troya'yı keşfetse de bizim açımızdan maalesef hazineleri kaçıran kişi olarak anılıyor. Biz bunun bilincindeyiz. İnşallah köyümüze ve bölgemize hayırlı olur" dedi.

'MÜZE OLAYI YANLIŞ BİR SÖYLEM'

Bu yerin sadece Schliemann'ın bir evi olduğuna da dikkat çeken Duran, "Sadece onun yaşadığı evi canlandırıyoruz. Kesinlikle onu ödüllendirme anlamında değil, sadece insanların, gelecek nesillerin kazılarda Schliemann'ın bu evde kaldığını anlatacağız. Biz sadece insanlara ve gelecek nesillere bunu doğru bir şekilde aktarmak istiyoruz. Yoksa kesinlikle müze olayı yanlış bir söylem" diye konuştu.

'BİZE GÖRE HIRSIZLIK YAPTI'

Çıplak köyünde yaşayan Remzi Kansu ise Schliemann'ın köylerinde yaşadığını, büyüklerinin hep kendilerine anlattığını belirterek, "Schliemann'ın evi köyümüze kesin katkı sağlar. Bir büyük arkeoloğun burada çalışıp, burada yaşaması, bu köyü güvenilir bilmesi bizim Türk insanı olarak olmayabilir, ama bir Avrupalının, bir Alman'ın kesin dikkatini çeker ve katkısı da olur. Troya hazinelerini kaçırdığı için biz Türk halkı olarak kendisine kızıyoruz. Bize göre hırsızlık yaptı. Ama bir yabancıya, Alman'a göre bu bir başarı. O halk Schliemann'ı sever, ama biz Türk halkı olarak bu duruma iyi bakmıyoruz. Turist gelecek ve köye katkısı olacak" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Çıplak köyündeki Schliemann evinin drone ve yerden genel ve detay görüntü.

-Çıplak köyünden drone ile genel görüntü.

-Çıplak köyü kahvesindeki vatandaşlardan görüntü.

-Schliemann evinin sahibi İlhan Ulus ile röp.

-Çıplak köyü sakinlerinden Gürcan Duran ile röp.

-Çıplak köyü sakinlerinden Remzi Kansu ile röp.

-Çıplak köyü muhtarı Ufuk Göçoğlu ile röp.

=======================

Eskişehir'de kaçak içki operasyonu

ESKİŞEHİR'de polis ekiplerince bir işyerine düzenlenen operasyonda 129 litre etil alkol ile 3 bin 430 adet alkollü içecek yapımında kullanılan malzeme ele geçirilirken, olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı.

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezindeki bir işyerinde kaçak içki üretimi yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Mahkeme kararıyla işyerinde otomobilinde arama yapılırken, 129 litre etil alkol, 3 bin 430 adet alkollü içecek yapımında kullanılan malzeme, 10 adet cinsel içerikli gıda maddesi, 300 adet kit, 5 litre alkollü içki kiti, 159 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi. Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı.

Görüntü Dökümü:

-Emniyet Müdürlüğü'nden çıkan ekipler

-Şüpheli otomobilinde yapılan arama

-Ele geçirilen kaçak içkiler

-Arama yapılan kutular

-Genel görüntüler

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05