• BIST 101.930
  • Altın 273,800
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Berlin 15 °C
  • Frankfurt 16 °C
  • Paris 18 °C
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 25 °C
  • Stockholm 10 °C

Dha Yurt Bülteni-18 

Dha Yurt Bülteni-18 
Bartın'da, 4 kişinin bulunduğu otomobil sel kapanı içerisine düştü. Otomobil 4 kişi ile birlikte sulara gömülürken, arama çalışması başlatıldı.

4 kişinin bulunduğu otomobil suya gömüldü

Bartın'da, 4 kişinin bulunduğu otomobil sel kapanı içerisine düştü. Otomobil 4 kişi ile birlikte sulara gömülürken, arama çalışması başlatıldı.

Akşam saatlerinde, Bartın Hasankadı Beldesi yolu üzerindeki Kışla Sel Kapanına otomobil uçtu. İlyas Karakaş idaresindeki otomobilde bulunan Arif Karakaş son anda araçtan atlayarak canını kurtardı. İlyas Karakaş, babası Hüseyin Karakaş ve 2 kişinin daha bulunduğu otomobil sulara gömüldü. Haber verilmesi üzerine olay yerine Bartın AFAD, jandarma ve 112 Acil ekipleri geldi. Dalgıçlar eşliğinde arama çalışmaları başlatıldı. Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları devam ediyor.

DÜĞÜNDEN DÖNÜYORLARDI

Bartın'da, içerisinde 5 kişinin olduğu otomobil Kışla Sel Kapanına uçarken, sulara gömülen aracı bulmak için çalışmalar devam ediyor. Hasankadı Beldesi'nden düğünden dönen İlyas Özgüç idaresindeki 74 AAC 354 plakalı otomobil sel kapanına uçarken, Arif Üstünbaş araçtan çıkıp yüzerek kıyıya çıktı. Otomobil içerisinde Hüseyin Özgüç ve oğulları İlyas Özgüç ile İsmail Özgüç ve damadı Muhammet Karakaş bulunurken, yüzerek kurtulan Arif Üstünbaş'ın da Hüseyin Özgüç'ün damadı olduğu öğrenildi. Dalgıçlar suda arama çalışmalarını sürdürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Olay yerinden genel ve detaylar

-Röp

========================

Hakkari'de 3 bölge "özel güvenlik bölgesi" ilan edildi

Hakkari merkezi ile 3 ilçesindeki bazı alanlar 6 gün süreyle "özel güvenlik bölgesi" ilan edildi.

Hakkari Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, terör örgütü PKK ile diğer terör örgütlerinin son dönemdeki saldırılarının, kentin sosyal ve ekonomik gelişmesini olumsuz etkilediği belirtildi. Saldırılar sonucu halkın ekonomik ve sosyal faaliyetlerini yürütme ile seyahat etme hakkını kullanmaktan mahrum kaldığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

"Günlük hayatları olumsuz etkilenen vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşamaktadır. Valilik makamımız, öncelikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ve güven ortamının devam ettirilmesi, devletimizin ve milletimizin her türlü terörist tehdidi ve saldırıdan korunması maksadıyla bölgesinde emniyet ve asayişi temin etmek için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaktadır.Tedbirler kapsamında Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince kent merkezi ile Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova ilçeleri sınırındaki 3 bölge 17 Ağustos 2019 günü saat 00:00:01'den 22 Ağustos saat 23.59.59'a kadar "özel güvenlik bölgesi" ilan edilmiş olup,vatandaşlarımızın yukarıda belirtilen bölgelere izinsiz olarak girmesi yasaklanmıştır."

========================

Sapanca'da fırtına çatı uçurdu, ağaçları devirdi

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde fırtına ile birlikte yağmur ve dolu yağışı etkili oldu. Bir evin çatısı uçarken, ağaçlar devrildi. Alt geçit ve yollar yağmur sularıyla doldu.

Sapanca'da akşam saatlerinde fırtına sonrası bastıran yağmur ve dolu ilçedeki yolları göle çevirdi. Çayiçi Mahallesi Kayacan Caddesi'nde bir binanın çatısı uçtu, Camicedit Caddesi'nde devrilen ağaç elektrik tellerini kopardı. Sapanca Belediyesi Düğün Salonu yanında bulunan ağaç park halindeki minibüsün üstüne devrildi. Bu sırada düğün salonunda bulunan gelin ve damada ait gelin arabasının çıkışını da kapatan ağaç itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile devrildiği yerden kaldırıldı. Kurtköy Mahallesi ve ilçede bazı mahalleler su altında kaldı. Alt geçitleri su bastı. Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi görevlileri ilçenin her tarafına dağılarak tıkanan yağmur suyunu tahliye etmek için çalıştı.

Görüntü dökümü

- Kapalı pazar yerinde dolu yağışı

- Otobüslerin kapalı pazar yerine sığınması

- Taşan yollarda araçların geçişi

- Sahil batı girişinden ve genel görüntü

========================

İzmir-İstanbul Otoyolunda kaza: 2 ölü, 2 yaralı

Balıkesir'in Savaştepe ilçesinde İzmir-İstanbul otoyolunda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarpan otomobilde bulunan 2 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.

Kaza saat 19.30 sıralarında Savaştepe ilçesi gişelerine 4 kilomerte mesafede, İzmir-İstanbul otoyolunda meydana geldi. İzmir'den İstanbul istikametine giden Gürkan Aheste yönetimindeki 34 AT 2019 plakalı otomobil, Manisa'nın Soma ilçesi ile Balıkesir'in Savaştepe ilçesi arasındaki Yağcıllı Mahallesi yakınlarında bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıktı. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, yol kenarındaki bariyerlere çarptı.

Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde otomobildeki Aylin Aheste (49) ve Cihan Çeken'in (29) yaşamını yitirdiği belirlendi. Araç içerisinde sıkışan sürücü Gürkan Aheste ile Can Aheste ise itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu çıkarıldı.Ambulanslarla Soma Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Can Aheste'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Kaza yerindeki itfaiye çalışmalarından, amatör cep telefonu ile genel ve detay görüntü

=========================

Kızılay Genel Başkanı Kınık'tan afetlere karşı hazırlık uyarısı

Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık önümüzdeki yıllarda olası depremlere karşı hazırlık yapılması gerektiğini belirterek, "Riski azaltmazsak, hazırlığımızı yapmazsak, bilinç oluşturmazsak sadece cenaze defnedilir ve kurtulanların yaraları sarılır. Afet yönetimi bu değildir" dedi.

Türk Kızılay'ı, 17 Ağustos Depreminin 20'nci yıldönümü etkinlikleri kapsamında Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde bulunan bir otelde "Vefa Gecesi" töreni düzenledi. Törende, deprem felaketinin yaşandığı dönemde bölgede görev alan yabancı ülkelerden gelen arama ve kurtarma ekiplerinin temsilcilerine plaket verildi. Düzenlenen ödül törenine Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, Kızılay çalışanları ve çok sayıda Kızılay gönüllüsü katıldı.

Törende konuşan Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, önümüzdeki dönemlerde yaşanabilecek doğal afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirterek, "1999'daki deprem döneminde yaklaşık 300-400 sertifikalı arama ve kurtarma personelimiz vardı. Van depreminde yaklaşık 4 bin civarında arama ve kurtarma personelimiz görev yaptı. Sayımız giderek artıyor. İstanbul'daki, Marmara'daki, kötü bir deprem senaryosunda, 3 fay hattının beraber kırıldığı senaryoda İstanbul'daki 30 binin üzerinde müstakil binanın yıkılmasının bugün itibariyle öngörüldüğü depremde dünyanın bütün arama kurtarma ekibini toplasak 30 bin arama kurtarma ekibi bulamayız. Ne yaparsak yapalım, yapacağımız şeylerde riski azaltmazsak, hazırlığımızı yapmazsak, bilinç oluşturmazsak sadece cenaze defnedilir ve kurtulanların yaraları sarılır. Afet yönetimi bu değildir." dedi.

17 Ağustos depreminde Kızılay'ın sahada olduğunu ifade eden Kınık, "O gün Kızılay sahadaydı. O gün devlet kendi bakanları, valilileri ile haberleşemeyecek bir zaaf içerisindeydi. Bizler de hazırlıksızdık. Ama 150 yıllık refleksimiz var. Kızılaycılar, insan kaynaklarında çalışanından, mali şubesinden, çalışanın vazifesine dahil olmayan arkadaşlarımız da dahil olmak üzere herkes sahada seferber oldu. O günlerde çalışan sayımız 2 bin civarındaydı. 1999 depremi anıldığında sürekli olarak Kızılay bir günah keçisi olarak suçlanır. Kızılay'ın afet stoklarındaki olumsuzluklar dile getirilir. O gün sahaya ilk varan, ilk ekmek ulaştıran, ilk çorbayı kaynatan, ilk çadırı kuran, ilk yaralıya el uzatan, ilk sağlık hizmetini veren, hastanelere ilk yaralı ulaştıran tek bir kurum vardı, o da Kızılay'dı. Bugün biz de o günleri eleştiriyoruz. O günlerdeki hazırlıklarımızı ve hazırlıksızlıklarımızı eleştiriyoruz. Ama ben hazırsam, çocuklarım, ailem hazırsa toplum, devlet ve millet olarak hazırız." diye konuştu.

"OLASI BİR İSTANBUL DEPREMİ YÖNETİLEMEZ SEVİYEDE OLACAK"

İstanbul'da olası bir depremde yoğun nüfus nedeniyle arama ve kurtarma çalışmalarının yetersiz kalabileceğini belirten Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, "Toplum tabanlı afet yönetimi çok önemli. İstanbul'da bir deprem bekliyoruz. Bizi orada kurtarmaya gelen kişiler bile depremzede olacak. Arama kurtarma ekipleri, polisler başta olmak üzere tüm ekipler depremzede olacak ve biz kendi başımıza kalacağız. Altın saat denen ilk 72 saatte birbirimizi kurtaracağız. Bunu yaparken ne kadar becerikli ve bilgili olursak o kadar kendimizi kurtarabiliriz. Başka türlüsü mümkün değil. Şu anda İstanbul'daki deprem yönetilemez seviyede. İstanbul'da depremde hayatını kaybedecek olsa o insanları gömecek yer yok. İstanbul'da olacak bir deprem yönetilmez bir seviyede olacaktır." dedi.

Yapılan konuşmaların ardından 17 Ağustos 1999 Depreminde gönüllü olarak görev alan yabancı ülkelerin arama kurtarma personellerine plaket verildi.

Görüntü Dökümü

-Törenin yapıldığı salondan görüntüler

-Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın konuşması

-Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu'nun konuşması

-Yabancı ülke gönüllülerine plaket verilmesi

-Detaylar

========================

Yanmaktan komşuları kurtardı

Bolu'da, evinde duş aldığı sırada çıkan yangın nedeniyle alevler arasında kalarak yaralanan Emre Ölmez (22) apartmandaki komşuları tarafından kurtarıldı.

Yangın, saat 21.30 sıralarında Beşkavaklar Mahallesi Zanaat sokakta 5 katlı apartmanın bodrum katında Emre Ölmez'in yalnız yaşadığı evde meydana geldi. Evden çıkan dumanları gören apartman sakinleri kapıyı kırarak eve girdi. Komşular, yangın sırasında duş aldığı öğrenilen ve alevler içinde kalan Emre Ölmez'i dışarıya çıkardı. Vücudu yanan Ölmez'in üzerine komşuları tarafından ıslak battaniye sarıldı. Durum, itfaiye ve 112 Acil ekiplerine haber verildi. İtfaiye ekipleri yaklaşık yarım saatlik çalışma sonucu yangını söndürdü. Vücudunda yanıklar oluşan Emre Ölmez, 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatıldı.

KEDİ DE DIŞARI ÇIKARILDI

Bu arada, yoğun dumandan etkilenen apartman sakinleri de dışarı çıktı. Bir apartman sakinine ait "Minnoş" isimli kedi de battaniyeye sarılarak dışarıya çıkarıldı. Yangın sebebiyle apartman ve mahalle sakinleri de büyük panik yaşadı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Ekiplerin çalışmaları

-Mahalleden bir vatandaş ile röportaj

-Toplanan kalabalık

-Detaylar

========================

ABD'den Çukurca'ya gelin geldi

ABD vatandaşı Aliona Zabrian (32), aşık olduğunu Ramazan Deniz (38) ile evlendi. Çift için Hakkari'nin Çukurca ilçesinde yörenin gelenek ve göreneklerine göre 2 gün, 2 gece süren dillere destan bir düğün töreni gerçekleştirildi.

ABD'nin New York kentine 6 yıl önce çalışmak için giden Çukurcalı Ramazan Deniz, burada Aliona Zabrian ile tanışıp arkadaş oldu. Bir süre sonra arkadaşlıkları aşka dönüşen Zabrian ve Deniz, evlenmeye karar verdi. New York'ta nikah yapan Aliona Zabrian ile Ramazan Deniz, düğünlerini ise damadın memelketi olan Hakkari'nin Çukurca ilçesinde gerçekleştirmeyi planladı.

Aynı zamanda Müslüman olan Zabrian ve Deniz, bir hafta önce Çukurca'ya geldi. Çiftin düğün töreni için Çukurca Tağsara Meydanı'nda hazırlıklıklar yapıldı. Bölgenin gelenek ve göreneklerine göre yöresel yemekler pişirildi, hazırlıklar yapıldı. Süslenen meydanda 2 gün gece süren düğüne, gelin ve damadın yakınları ile çok sayıda davetli katıldı. Türkçe ve Kürtçe şarkıların seslendirildiği düğün töreninde, gelin ve damat davetlilerle kol kola girerek halay çekti, çalınan müzik eşliğinde misket oynadı.

ÇUKURCANIN İNSANLARINI ÇOK SEVDİM

ABD'li gelin Aliona Zabrian, "Çukurca'ya gelmem büyük bir değişiklik oldu. Buradaki insanlar çok iyi ve cana yakınlar. Bir haftadır buradayım. İnsanlar bana bir isteğin var mı, senin için ne yapabiliriz ? diye soruyorlar. Çok ilgileniyorlar. Çukurca'nın yemekleri çok güzel. Özellikle yaprak sarmasını çok sevdim. Gelirken ailemi de getirdim. Annemi, babamı kardeşlerimi bu ortama uyum sağlansınlar diye getirdim. Düğünümüze katılan tüm davetlilere çok teşekkür ediyorum. Buradaki insanlarla beraber eğlendim, halay çektim, oynadım." dedi.

ÇOK GÜZEL BİR DÜĞÜN OLDU

Damat Ramazan Deniz ise, Aliona ile 6 yıl önce tanıştıklarını ve evlenmeye karar verdiklerini belirterek, "Anlaştık ve beraber evlilik kararı aldık. Kararı aldıktan sonra düğünümüzü memleketimde yapıcağımızı söyledim kendisine. Kendisi de sağ olsun kabul etti. Çok güzel bir düğün oldu. Kendisi de bize uyum sağladı. İnsanlarla iyi iletişim kurdu. Buranın insanlarını çok sevdi. Çok mutluyum." diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

-Gelin Aliona nın yöresel kıafetli kadınlarla düğün alanına gelişi

-Gelin ve damadın birbileriyle sahbet etmeleri

-Gelin ve damat ile röportaj

-Davetlilerle kol kola girip Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çeken gelin ve damat

-Düğünden genel ve detaylar

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05