• BIST 98.631
  • Altın 228,237
  • Dolar 5,7865
  • Euro 6,7031
  • Berlin 17 °C
  • Frankfurt 19 °C
  • Paris 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Stockholm 12 °C

Dha Yurt Bülteni 18

Dha Yurt Bülteni 18
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Van'da yaptığı konuşmada, ülkede yasak olan tek şeyin terör olduğunu belirterek, "Biz kimsenin, ne pahasına olursa...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkede yasak olan tek şey terör

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Van'da yaptığı konuşmada, ülkede yasak olan tek şeyin terör olduğunu belirterek, "Biz kimsenin, ne pahasına olursa olsun, Türkiye'yi yeniden terör batağına sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Arkasını eli kanlı katillere dayandırarak demokrasi nutukları çekenler, olsa olsa terörist yardakçısı olur. Suriye'de yaşananlar ortada. Bölgede emperyal amaçları olan ülkelerin etekleri altına girip, kantonculuk yapanlar, derslerini birer birer alıyorlar. Dün Suriye halkına zulüm ederek, kendilerine terör koridoru oluşturanlara, Fırat Kalkanı ve Afrin'de derslerini vermiştik. Şimdi de Münbiç'te veriyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Van'da partisinin Cumhurriyet Caddesi Beşyol Meydanı'nda düzenlediği mitingde konuştu. Mitinge gelen kalabalığı selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van'ı bir başka gördüğünü söyledi. Van'ın dünya markası olmaya doğru gittiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her karışı evliyaların, gönül insanlarının manevi izleriyle bezeli Van, burada türbesi, makamı, izi olan büyüklerimizin aziz hatıralarını bağrında yaşatan Van, gölüyle, kaleleriyle, şelaleleriyle, kahvaltısıyla dünya markası olmaya ilerleyen Van, bir asır önce özgürlüğünü, canı-kanı pahasına kazanan Van; depremlerle, terör saldırılarıyla sarsılmayan, daima dimdik ayakta kalmayı başaran Van, bugün bir kez daha senin tertemiz kalbine geldim. Bugün bir kez daha sizlerle muhabbete geldim, sizleri gönülden selamlıyorum" diye konuştu.

'BİZ HİZMET; ONLAR KAN, KİN SİYASETİ YAPTILAR'

Van'a yaptıkları hizmetleri anlatırken, kente ait bir türkünün "Bu dağda maral gezer/ Zülfünü tarar gezer/ Dağ bizim maral bizim/ Avcı burada ne gezer" sözlerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri, haramzadeleri, kendi halkının kanına susamış vampirleri bu dağlarda gezdirmeyeceklerini belirterek, şöyle dedi:

"Van bizim, Vanlı bizim. Biz burada teröristleri, haramzadeleri, kendi halkının kanına susamış vampirleri gezdirmeyiz. Büyükşehir Belediyesi bu terör örgütünün güdümündeki partide değil miydi? Bu belediyenin size doğru dürüst bir hizmeti oldu mu? Van depreminde bina kalıntılarının altında ilk belediye kalmıştı. O gece buradaydım. Tüm kurumlarımızı seferber ettik. Van'ı yeniden ayağa kaldırdık. Sadece depremde Van'a 16 katrilyon harcadık. Terör örgütünün yanaşmaları ne yaptı? Hizmet için kullanılması gereken parayı ne yaptı? Kandil'e gönderdi. Örgüte teslim etti. Şu anda Van'da valimiz belediye başkanlığı görevini yürütüyor mu? Belediye hizmetlerinden memnun musunuz? Farkımız bu. Yollar pırıl pırıl, daha iyi olacak. İstanbul'da Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı ne ise Van'da da o olacak. Biz hizmet siyaseti; onlar kan, kin, istismar siyaseti yaptılar. 24 Haziran, ülkemizin tamamı gibi Van'ımız için de bir dönüm noktası olacak."

'VAN, TERÖRDEN ÇOK ÇEKTİ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmetin, projenin, yatırımın sadece adını anmakla kalmadıklarını, bunu 16 yıldır yaptıkları hizmetlerle gösterdiklerini söyledi. Terör örgütleri yüzünden Van'ın Vanlıların çok çektiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden en çok etkilenen ilçe olan Erciş'e yapılan yatırımları da ekrandan gösterdi. Van'a 26 katrilyon yatırım yaptıklarını, bunun 16 katrilyonunun sadece depremde harcandığını anlatan Erdoğan, "Biz size âşığız, Van'ı seviyoruz, Van'ı bir kenara koymadık. Devamlı hizmet. Şimdi Edremit'e bakıyorum. Güzelliğe bak, adeta modern bir batı şehri. Erciş, aynı bir batı şehri. Eğitime 8 bin 758 yeni derslik kazandırdık. Van'a 448 trilyon eğitim yatırımı yaptık. Yaptığımız yatırımlarla Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ni büyüttük. 7 bin 500 kişi kapasiteli yurt yaptık. Biz buyuz, bizde laf yok, icraat var. Erciş'teki cami bitti, şimdi etrafındaki dükkanlar, ofisler yapılıyor. Allah'a hamdolsun, depremde söz vermiştim. İşte şimdi bunlar oluyor. Erciş'e girerken konutlar nasıl? Muhteşem. Adeta yeni bir şehir inşa ettik. Çalışacağız, gayret edeceğiz. Durmak yok yola devam. Van'a gördüğünüz gibi bir de 5 bin seyirci kapasiteli spor salonu yaptık. Kızınız Nur Tarar'ın ismini verdiğimiz salon nasıl?" dedi.

KIZ ÇOCUĞU FENALIK GEÇİRİNCE KONUŞMASINA ARA VERDİ

Erdoğan miting sırasında bir kız çocuğunun fenalık geçirmesi üzerine konuşmasına bir süre ara verdi. Çocuğa yardım etmesi için korumalarını yönlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

"PKK ne yapıyor? Yakıyor, yıkıyor. Onlar yıkım ekibi; biz yapım ekibiyiz. Onlar yıkar, yakar; biz yaparız. Kardeşlerim Erciş'te kentsel dönüşüm yoluyla 65 trilyonluk yatırım olan dükkan ve ofis inşa ettik. İnşallah hizmete sunacağız. Van Çevre Yolu 23 kilometre uzunluğunda 150 trilyon maliyeti olan bir yatırım. En kısa sürede Van Çevre Yolu'nu sizlerin hizmetinize sunacağız. Van Gölü kenarına gemi inşa alanı kurduk. 2 büyük feribot inşa ediliyor. 50 vagon kapasiteli vagonlardan Sultan Alparslan ocak ayında hizmete girdi. İdris-i Bitlis'i bu ayın sonunda suya indiriliyor. Tatvan-Van feribot iskelelerini yenileyip, bağlantı yolunu yapıyoruz. Van-Kapıköy demir yolunu modernize ediyoruz. Ferit Melen Havalimanı'nı tekrar ele alıp, yeniledik. 2013 yılında 114 bin olan yolcu trafiği, 2017 yılında 1 milyon 665 bine ulaştı. Biz buyuz. Van'ın uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için Morgedik Barajı'nı inşa ettik. Bunu biz yaptık, belediye yapmadı. Aslında Büyükşehir Belediyesi'nin görevi, içme suyunu temin etmektir. Bunların derdi terör; vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak değil. Ben seçildiğim zaman İstanbul susuzdu. Belediyeyi CHP'den aldım, su yoktu. 180 kilometreden İstanbul'a su getirdim. O gündür bu gündür İstanbul'da su sorunu yok. Biz buyuz."

'VAN'A YATIRIMCI ÇEKECEĞİZ'

Son yıllarda Van'a gelen İranlı turistlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, "Van'da hangi proje hayata geçirilirse iş yapar. Bunun için Van'a yatırımcı çekeceğiz. Özellikle turizm sektöründe yatırımcı çekeceğiz. Geçenlerde turizmcilerle bir araya geldim. Van, İran'dan gelen turistlere cevap veremiyor. Burada yapacağımız otellerle İranlı turistlere ev sahipliği yapacağız. Gelirken caddede İranlı kardeşlerimizi gördüm. Bunlar buraya hareketlilik getiriyor. Bunu da başaracağız. Teşviklerle üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Ama girişimcilerin buraya gelmesi için bir şarta ihtiyaç var; huzur. Terörden, teröristten korkmayacağız. Teröristlere 24 Haziran'da demokrasi ile ders vermeye hazır mıyız? Huzurun olmadığı bir yere kimse risk alıp gelmiyor. Dolayısıyla istihdam olmuyor" diye konuştu.

'CHP'NİN AĞZINDAN TERÖRLE MÜCADELE DUYDUNUZ MU?'

CHP ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'yi eleştiren Erdoğan, "CHP ağzında, diğerlerinin ağzında terörle mücadele duydunuz mu? Onların böyle bir derdi yok. Bu bizim derdimiz. Yeri geldi bize karşı PKK, FETÖ ve DEAŞ'ı kullandılar. Hamdolsun hepsinin de üstesinden geldik, şimdi bu güzel iklimi kalıcı kılma zamanıdır. Hedeflerimize birlikte yürüyelim. İnşallah önümüzdeki dönemde bu işi hep birlikte başaracağız" dedi.

"Bu defa Van'ı çok farklı gördüm. İnşallah Van 24 Haziran'da küllerinden doğacak, yeniden bir destan yazacak" diye sözlerini sürdüren Erdoğan, şunları kaydetti:

"2 hafta önce Diyarbakır'daydım. Orada da farklı bir iklim vardı. Bizim tek bir amacımız var; 81 milyon vatandaşımızla birlikte sizlere hizmet etmektir. Siz benim kardeşlerimsiniz. Türk, Kürt, Arap, Çerkez olmanız, bunlar beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren; "Beni yaratan Allah sizleri de yarattı', beni ilgilendiren bu. Onun için Yaradan'ı, yaratılandan ötürü seviyorum. Sevmemek mümkün mü? Ölçü; Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Roman olmak değil. Seveceğiz, hem seveceğiz hem sevileceğiz. Demokraside, ekonomide Van'la birlikte Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş ülkesi haline getirmek için çalışıyoruz. Birileri çıkıyor geçmiştekileri şimdiki gibi anlatıyor. Van ekonomide 3-5, 10 kat ileri gitmiş. Anne ve babalarınıza bunu sorun. 15 yıl önce bu Van nasıldı? Peki bunu kim yaptı? Biz yaptık. Demokraside haklardan 15 yıl önceki seviyede kalması mümkün mü? İnsanlar baskı görüyor, zulme uğruyordu. Böyle bir şey var mı? İnkar politikalarını, asimilasyonu biz kaldırdık. Hangi Kürt, Kürt olduğu için dışlanıyor. Böyle bir baskıyı kabul etmemiz mümkün değil. Varsa böyle bir terbiyesizlik, yapan karşısında bizi bulur."

Terör örgütü PKK'nın desteklediği partinin anneleri Diyarbakır Belediyesi önünde ağlattığını, o annelerin çocuklarının Kandil'e gönderildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir baba olarak o acıları dinlediğini söyledi. Buna asla müsaade etmeyeceklerini de belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"PKK'nın desteklediği parti, o anneleri Diyarbakır Belediyesi önünde hüngür hüngür ağlatmadılar mı? Çocuklarını Kandil'e gönderdiler. Bana geldiler, konuştuk. Bir baba olarak acılarını dinledim. Onlar Kandil'e götürürler, bizler de anne-babalara teslim etme mücadelesini veriyoruz. Bu ülkede bütün vatandaşlarımız, birinci sınıf vatandaştır. Biz devlet zulmünü ortadan kaldırdık. Bir dönem, bölücü terör örgütü Kürt kardeşlerimize adeta kan kusturdular. Kürt kardeşlerimizin beklentilerini karşılamak için tarihi reformlar yaptık. Akan kanı durdurmak için tarihi bir adım attık. Biz ne kadar iyi niyetle adım attıysak, onlar alçakça karşılık verdi. Şimdi devran değişti."

'TERÖR BATAĞINA İZİN VERMEYECEĞİZ'

Perşembe ve cuma günü televizyon kanalında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni anlatacağını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu:

"Özgürlüklerden taviz yok. Geriye dönüş asla söz konusu değil. Ağızlarında demokrasi kelimesini bırakmayanlar, ellerine fırsat geçtiğinde nasıl dünyanın en zalim insanları olduğunu gördünüz. Her fırsatta Kürtlerin haklarını yiyerek sizleri istismar edenler, arkada yemedikleri halt bırakmadılar. Bunu Van'da, Siirt'te, Bitlis'te, Diyarbakır'da gördüm. Şimdi Diyarbakır'a gittiğimde o güzelliği gördüm. Daha da iyi olacak. Milletimizin tamamı gibi sizin de hak ve özgürlüğünüzde hiçbir sorun yok. Dilinizi, inancınızı her yerde yerine getirebiliyor musunuz? Kılık kıyafetinize karışan var mı? İşte "kılık kıyafete karışıyorlar', işte burada herkes var. Karışamaz kimse. Eğitimden sağlığa, sosyal yardımlara kadar bölgemizi Türkiye ortalamasından aşağı koymadık.

Bu ülkede yasak olan tek şey var; o da terördür. Biz kimsenin, ne pahasına olursa olsun, Türkiye'yi yeniden terör batağına sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Arkasını eli kanlı katillere dayandırarak demokrasi nutukları çekenler, olsa olsa terörist yardakçısı olur. Suriye'de yaşananlar ortada. Bölgede emperyal amaçları olan ülkelerin etekleri altına girip, kantonculuk yapanlar, derslerini birer birer alıyorlar. Dün Suriye halkına zulüm ederek, kendilerine terör koridoru oluşturanlara, Fırat Kalkanı ve Afrin'de derslerini vermiştik. Şimdi de Münbiç'te veriyoruz."

===========================================

OĞLU KUZEY EFE'Yİ ÖLDÜRÜP, PAVYONA EĞLENMEYE GİDEN EŞİ İÇİN EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ

BALIKESİR'in Edremit ilçesinde 4 yaşındaki oğlu Kuzey Efe Ersezgin'i boğarak öldürdüğünü itiraf eden ve sonrasında tutuklanan Hüseyin Ersezgin'in cep telefonunu inceleyen Melis Dilan Ersezgin, oğlunun ölümünün ertesi günü, boşanma davası açtığı kocasının pavyona gidip arkadaşlarıyla eğlendiği fotoğraflar buldu. Ersezgin, "O kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.

Edremit İlçesi'ne bağlı Kadıköy Mahallesi'nde 6 Şubat 2018 tarihinde ölen Kuzey Efe Ersezgin'in annesi Melis Dilan Ersezgin (25), boşanma davası açtığı kocasının, çocuğunun ölümünün ertesi günü pavyona gitmeye başladığını ileri sürdü. Olayın gerçekleştiği gece yaşananları anlatan Ersezgin şunları söyledi:

"Akşam ailece alışveriş merkezine gittik. Ben kızımla eve çıktım. O kişi poşetleri eve bıraktı ve babasının evine zeytinyağı almaya gideceğini söyledi. Dönerken aradı ve kapıyı açmamı söyledi. Arabanın sesini duyduğumda pencereye çıktım ve patinaj çekerek hızla uzaklaştığını gördüm. Sonrasında hastaneye gittiğini öğrenerek gittim. Onun öldüreceğini hiç düşünmemiştim ve daha çok acı çekmemesi için ona bir şey de demedim. İki hafta sonra jandarmaya gidip, itirafta bulunduğunda şok oldum" dedi.

'BU NASIL VİCDAN, BU NASIL BABALIK?'

Adli Tıp Kurumu'ndan geçen hafta gelen rapora göre, Kuzey Efe Ersezgin'in ağız ve burun tıkanmasına bağlı mekanik asfiksi haricinde hiçbir sağlık sorunu bulunmadığını söyleyen Melis Dilan Ersezgin, sonrasında ise kayınpederinden Hüseyin Ersezgin'in telefonunu alarak içindeki bilgilere ulaştığını söyledi. Ersezgin, "Oğlum mekanik asfiksi sonucu yaşamını kaybetmiş. Bunları öğrendikten sonra telefonuna ulaştım ve içindeki fotoğrafları buldum. Oğlumun ölümünden sonra arkadaşlarıyla rakı sofraları kurmuş. Telefondaki tarihleri belli. 32 diş selfiler çekmiş. Pavyona gitmiş masasında kadın oynatmış. Anlamıyorum bu nasıl bir vicdan, bu nasıl babalık? Baba olması için önce vicdanı olması lazım bir insanın. En ağır cezayı almalı. Hapiste en ağır cezayla acı çekmesini istiyorum" diye konuştu.

ERTESİ GÜN PAVYONA GİTMİŞ

Melis Dilan Ersezgin'in annesi Nurten Güven de Hüseyin Ersezgin'in en ağır cezayı almasını istediklerini söyledi. Torunun 10 aylıkken kızının yanına geldiğini söyleyen Nurten Güven, "Kızım "Çocuğum babasız kalmasın" diyerek bir şans daha vermek istedi. Ama benim kızım evlatsız kaldı. Bize çalışıyorum diyordu geceleri. Bende sevinmiştim düzeldi diye. Ama meğerse sürekli pavyonlara gidiyormuş. Torunumun ölümünün ertesi gün arkadaşlarıyla pavyona gidip eğlenmiş. Kızım hatta pavyondaki kadını buldu. Onlar bile şaşırmışlar duruma. Halay çekmiş eğlenmiş. Bir insanda önce vicdan olacak. Hiç unutmuyorum kızıma da demiş ki "Vicdanlı yetiştirme oğlumu. Vicdanlı yetiştiriyorsun. Benim gibi acımasız olacak benim oğlum." Kızım da "Senin gibi vicdansız yetiştirmeyeceğim" demiş. Çok acımasız bir insanmış. Sağdan soldan borç para alıp pavyona gidiyormuş. Hatta Kuzey Efe'nin ölümünün ertesi günü kızımın babasından 8 bin lira istemiş. Bu caninin en ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Melis Dilan Ersezgin röp

- Telefondan detaylar

- Nurten Güven röp

- Kuzey Efe Ersezgin foto

====================================================

SAĞANAK YAĞMUR SONRASI YOLLAR GÖLE DÖNDÜ

KONYA'da akşam saatlerinde etkili olan yağmur, kısa sürede sele dönüştü. Yağmur nedeniyle çok sayıda araç su içinde mahsur kaldı.

Şehir merkezi ve ilçelerde akşam saatlerinde başlayan ve yaklaşık 30 dakika süren sağanak kısa sürede sele dönüştü. Yağmur nedeniyle karayolu üzerlerinde ve altgeçitlerde su birikintileri oluştu. Su içerisinden geçmeye çalışan birçok araç mahsur kaldı. Araçlar çekiciler ve çevredeki vatandaşların yardımıyla sudan kurtarıldı. İtfaiye ve belediye ekipleride karayolu üzerlerinde oluşan suları boşaltmak için çalışmalarına başladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Suda mahsur kalan araçlardan detay

- Suda kalan araçların kurtarılması

- Suyun çekilmesi

- Röportaj

- Genel ve detaylar

===================================================

Mahir Ünal: Daha 20 sene buradayız, hesaplarını ona göre yapsınlar

AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, 16 yıldır Türkiye'yi çok iyi yönettiklerini belirterek, "Allah'tan bir şey olmazsa daha 20 sene buradayız. O yüzden arkadaşlar hesaplarını ona göre yapsınlar çünkü Türkiye ile ilgili çok hayallerimiz var, Türkiye ile ilgili yapacak çok işimiz var" dedi.

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü; Kahramanmaraş, Gaziantep, Osmaniye, Kilis, Malatya, Sivas, Kayseri, Şanlıurfa, Adana ve Elazığ'daki yerel medya mensuplarını Kahramanmaraş'ta düzenlediği yerel medya buluşmalarında bir araya getirdi. Genel Müdürü Mehmet Akarca'nın ev sahipliğinde yapılan toplantıda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

'Cumhur İttifakı'nda farklı görüşler olduğunun belirtilmesi üzerine Mahir Ünal, "Cumhur İttifakı'nın masa başı protokol ve anlaşma üzerine bina edilmediğini, iki farklı siyasi partinin milletin bekası, Türk bayrağının bağımsızlığın işareti olarak dalgalanmaya devam etmesi adına uzlaştığı milli bir mutabakat olduğunu söyledi. Ünal, "Cumhur İttifakı', masa başında oluşturulmuş bir ittifak değildir. "Cumhur İttifakı', 15 Temmuz ruhu ve Yenikapı şuurunun oluşturduğu bir millet aklının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bir toplumsal ve siyasal dayanağı, yaslandığı bir tarihsel dayanağı vardır. Milletin hassasiyetleri, milletin değerleri, devletin bekası, bu aziz milletin hayalleri ve hedefleri üzerine inşa edildiği için Cumhur İttifakı'nda tabiki farklı görüşler olacak. Tabiki farklı düşünceler olacak. Bakın biz muhalefete siyasi görüşlerinden dolayı tepki göstermiyoruz. Bunu altını çizerek söylüyorum. Biz, CHP'ye ve diğer siyasi partilere siyasi görüşlerinden dolayı tepki göstermiyoruz. Bizim onlara tepki göstermemizin temel sebebi; Türkiye'nin, Türkiye'nin ani çıkarlarının, bu aziz milletin hassasiyetlerinin yanında durmadıklarından dolayı, milli ve yerli görüş sergilemedikleri için milletin ağzıyla konuşma yerine Türkiye düşmanlarının, Türkiye karşıtlarının ağzıyla konuştukları için biz onlara tepki gösteriyoruz" diye konuştu.

Terörle mücadeledeki kararlığının devam edeceğini belirtip, Kandil'e gerçekleştirilen operasyonun Zeytin Dalı Harekatı'ndan hemen sonra başladığını hatırlatan Ünal, "Seçim çalışmaları başladı diye terörle mücadelemize ara mı vereceğiz? Devlet tabii ki terörle mücadelesine devam edecek. Yeni dönemde biliyorsunuz meclis ile hükümet, keskin kuvvetler ayrılığı ile birbirinden ayrılıyor. "Keskin kuvvetler ayrılığı" dediğimiz şey bunların arasındaki bağı koparmak mı? Hayır. Orada bir denge fren sistemi, bir denge uyum sistemini oluşturuyoruz. Zaten bu sistemin de güzelliği burada. Şimdi inşallah bundan sonra milletvekilleri yasama ve denetim işiyle ilgilenecek. Mesela biz, bütün milletvekili adaylarımızla bir protokol yaptık. Bizim bütün milletvekillerimiz yeni dönemde 4 gün seçim bölgelerinde olacaklar, 3 gün mecliste olacak. Bizim bütün milletvekillerimiz seçim bölgelerinde her bir seçmenin mikro sorunlar, yerel sorunlar, bunların çözümü, bunların meclise taşınması, hükümete taşınmasında tam bir temsilci hale geliyor milletvekili. Çünkü artık hükümet meclisten çıkmadığı için, artık bakanlar milletvekilinden seçilmediği için mecliste, milletvekili de asli görevine dönüyor" diye konuştu.

'TÜRKİYE'YLE İLGİLİ ÇOK HAYALLERİMİZ VAR'

Bir gazetecinin ekonominin felç olduğunu belirterek "Türkiye'nin iyi yönetildiğinden bahsettiniz. Peki neden erken seçime gittiniz, eğer iyi yönetemiyorsanız neden aday oluyorsunuz?" sorusu üzerine ise Ünal, Türkiye'ye karşı bir ekonomik operasyon yapıldığını ifade ederek şunları söyledi:

"Burada yapılan ekonomik operasyonun iki tanesini söylüyorum. Siz, G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen, 7.4 büyüyen Türkiye'nin kredi notunu düşüreceksiniz, batmakta olan Yunanistan'ın kredi notunu yükselteceksiniz. Böyle bir dünya yok. Ayrıca Türkiye hem büyüme oranlarında hem makro ekonomik verilerinde hem mali dayanıklılıkta son derece iyi çıkacak. OECD, IMF Türkiye'nin büyüme oranlarını revize edecek ondan sonra siz Türkiye'ye operasyon çeken uluslararası finans ağababalarıyla içeriden Türkiye'ye saldıracaksınız, "Türkiye'nin ekonomisi felç" diyeceksiniz. Bu ülkede insanların ahlakına saldıranlar Vatikan'da yaşananları, Fransa'da, Paris'te sadece bir yılda 600 bin kadının tacize uğradığını ve tecavüze uğradığını görmezler, bu ülkenin insanını tacizci ve tecavüzcü ilan ederler. Oysa bu ülkenin insanı o kadar erdemlidir ki, 15 Temmuz gecesi bu ülkede tek bir yağma yaşanmamıştır. Biz bu ülkeyi 16 yıldan beri gayet iyi yönetiyoruz, şüpheniz olmasın. Erken seçim konusuna gelince. Bütün dünyada, siyasette erken seçim atmosferi oluştuğu zaman erken seçime gidilir. Bu kapı açıldığı zaman bu yapılır. Bu kapıyı da biz açmadık. Ama kapı açılınca da bu açılan kapıya hiçbir siyasi akıl bigane kalamaz. Dolayısıyla bizim elhamdülillah abdestimizden şüphemiz yok. Ben 2003'te birisine bir şey demiştim, "Siz 6 ayda gideceksiniz" dedi. O zaman dedim ki, "Siz kendinizi 20 seneye göre ayarlayın daha biz 20 sene buradayız." Allah'tan bir şey olmazsa daha 20 sene buradayız. O yüzden arkadaşlar hesaplarını ona göre yapsınlar çünkü Türkiye ile ilgili çok hayallerimiz var, Türkiye ile ilgili yapacak çok işimiz var. Bu millet bize görev verdiği sürece onlar çatlasa da, patlasa da bu işi yapacağız Allah'ın izniyle. "Gelişmiş demokrasiler" diye alkışladıkları demokrasilerde 12 ay hükümet kurulmaz bunlar sesini çıkarmazlar."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

- Mahir Ünal'ın gazetecilerle tokalaşması

- Toplantıdan detay

- Ünal'ın konuşması

- Ünal'ın gazetecilerle hatıra fotoğrafı çektirmesi

=================================================

Soma davasında 22'inci duruşma başladı (3)

CAN GÜRKAN, SAVUNMA YAPTI

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Soma maden faciası davasının duruşmasında, tutuklu sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, savunmasını yaptı. Sanık Can Gürkan, savunmasında mahkeme heyetinin "toplumun baskısı altında" olduğunu öne sürdü. Davanın 5 tutuklu sanığından Gürkan, genel bir savunma yapmak istediğini, diğer sanıkların savunmalarını tamamlamasının ardından da teknik savunmasını yapmak istediğini mahkeme heyetine bildirdi. Mahkeme başkanının, tüm sanıklara son bir kez daha söz hakkı tanınacağını söylemesi üzerine savunmasına başlayan Can Gürkan, "Müşteki avukatları, mahkeme heyetinin baskı altında kaldığı yönünde bir algı oluşturmaya çalışıyor. 4 senedir tutuklu olarak yargılanıyorum. Sebebi hala çözülememiş bir olayla karşı karşıyayız. Olayda önceliğin, olayın nasıl olduğunun çözülmesi olması gerekirdi. Savcının mütalaasında, olayın oluş şekli kanaat şeklinde ve her noktası birbiriyle çelişiyor. Teftiş kurulu "kablolar yandı" diyor ama kabloların yanmadığı tespit edilmiş ve dosyaya o şekilde girmiş. Bilirkişi tamburdan kaynaklı bir durumun olmadığını da söylüyor. Bence bu olayda kimsenin olayın nasıl olduğuna dair bir fikri yok. Ortada delil yok, belirsizlik var. Olayın oluş şekli kanaat. Suçlama kanaat ise 4 senedir neden yargılanıyoruz. Mahkeme heyeti, kamuoyu baskısı altında ceza verecek. Ceza hukuku, kanaate dayalı olamaz. Delilsiz, kamuoyu baskısı altında ceza verilemez. Ben istenen tüm yatırımları yapmışım. Mühendislik işlerine karışamam. Sonuçta bir olay oldu, sonuçları çok ağır olan bir olay. Nasıl oldu bilmiyoruz. Bu olayın sebebini bilmeden isterseniz bizi idam edin. Madem bu dava madencilik açısından emsal olacak; olayın ilimle, bilimle çözülmesi lazım. En önemlisi bu. Bu şekilde hükme gidiyoruz. Ben, beraat etmem gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraf ise kasıtla öldürme suçlamasından cezalandırılmamı talep ediyor. Bu olayın emsal olması için olayın çözülmesi lazım. 3 kez değiştirilmiş bir bilirkişi raporu var ortada ve hiçbiri olay şundan olmuştur demiyor" diye konuştu.

"SAVUNMA YAPMIYORUM, İÇİMİ DÖKÜYORUM"

Can Gürkan, aslında bir savunma yapmadığını ve mahkeme heyetine içini döktüğünü söyleyerek, "Savunmam yapmam için delile dayalı bir suçlama yapılması lazım ama ortada delil yok. Yapılmış, bitmiş bir yolun benim talebimle yapılmasına izin verilmediği ve reddedildiği suçlamasıyla karşı karşıyayız savcılık mütalaasında. Burada asıl zor olan, dosyadaki delillere bakarak toplum tarafından linç edilmek istenen şahsım adına konuşuyorum. Deliller bir insanın suçsuz olduğunu gösteriyorsa, toplumu tatmin etmek için değil, hukukun üstünlüğüne göre karar verilmeli. 4 sene delile dayanmadan tutuklu kaldıktan sonra hukuki bir sonuç beklemiyorum. Delili olan bir suçlamaya cevap vermek istiyorum ama yok. Teknik sunumlar ve savunmalardan sonra savunmama tekrar devam etmek istiyorum" diye konuştu.

DURUŞMA ERTELENDİ

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Soma maden faciası davasının 22'inci duruşmasının bugünkü oturumu, sanık Can Gürkan ve sonra da Ramazan Doğru'nun savunmalarını yapmasının ardından yarına (çarşamba) ertelendi. DUruşmaya yarın, diğer sanıklar ve avukatlarının savunmaları yapmalarıyla devam edilecek.

==============================================

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05