• BIST 108.786
  • Altın 272,970
  • Dolar 5,8078
  • Euro 6,4273
  • Berlin 3 °C
  • Frankfurt 2 °C
  • Paris 2 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • İzmir 8 °C
  • Stockholm -4 °C

Dha Yurt Bülteni - 16

Dha Yurt Bülteni - 16
İzmir'in Ödemiş ilçesinde eşinin ilişkisi olduğunu öne sürdüğü Cansu K.'yi (22) tabancayla vurup yaralayan Nebahat E.'nin (29) "Tasarlayarak öldürmeye...

Eşinin sevgilisini vuran kadın hakkında 22 yıl hapis istemi

İzmir'in Ödemiş ilçesinde eşinin ilişkisi olduğunu öne sürdüğü Cansu K.'yi (22) tabancayla vurup yaralayan Nebahat E.'nin (29) "Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan 22 yıla kadar hapsi istendi. Sanığın kendisini ve oğlunu öldürmek için ateş ettiğini söyleyen Cansu K., "Ben kurşunlar oğluma gelmesin diye silahın önüne kendimi attım. O kadın çocuğumu da öldürebilirdi" dedi.

Ödemiş'te geçen yıl 22 Aralık'ta meydana gelen olayda, evli ve 2 çocuk annesi Nebahat E., ilçede taksi işletmeciliği yapan eşi B.E. ile ilişki yaşadığını iddia ettiği Cansu K.'nin Bengisu Mahallesi Plevne Sokak'taki evine gitti. İki kadın arasında tartışma çıktı. Nebahat E., yanında getirdiği tabancasını çantasından çıkartıp, Cansu K.'ye peş peşe 3 el ateş etti. İsabet eden üç kurşunla Cansu K. yaralandı. Silah sesini duyan çevre sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen ambulansla Cansu K., Ödemiş Devlet Hastanesi'ne sonrasında ise İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Polis, olay sonrası kaçan Nebahat E.'nin yakalanması için çalışma başlattı. Nebahat E.'nin Gereli Mahallesi'ndeki bir evde saklandığını belirleyen polis ekipleri, adrese operasyon düzenledi. Olayda kullandığı tabancayla yakalanan Nebahat E.'nin polislere, Cansu K.'yi kıskançlık nedeniyle yaraladığını söylediği öğrenildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Nebahat E. tutuklanırken, hakkında "Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan dava açıldı.

Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya tutuklu sanık Nebahat E. ve tarafların avukatları katıldı. Sanık Nebahat E. savunmasında konuşmak amacıyla Cansu K.'ya gittiğini öne sürerek, "Ben kocamla olan ilişkisini öğrendikten sonra hayatımızdan çıkmasını söylemek için ona gittim. Kocamdan doğacak çocuğuna bakabileceğimi söyledim. Konuşma sırasında bana hakaret ve küfür etti. Böyle bir olayın yaşanmasından dolayı pişmanım. Yaralama amacım yoktu" dedi.

Duruşma savcısı, sanığın olayı tasarlayarak işlediğini belirterek cezalandırılması gerektiği yönünde mütalaada bulundu. Mütalaadan sonra tekrar söz alan sanık, Cansu K. ile eşinin arasındaki ilişkiyi uzun zamandır bildiğini söyleyerek, "Ben aralarındaki ilişkiyi 4 yıldır biliyorum. Zarar vermek istesem bu kadar beklemezdim. Öldürme kiniyle gitsem öldürürdüm" dedi. Sanık avukatı mütalaaya karşı savunma yapmak üzere ek süre talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, sanık avukatının talebini kabul ederek duruşmayı erteledi.

'OĞLUMU ÖLDÜRMEYE ÇALIŞTI'

Duruşmadan sonra gözyaşları içinde konuşan Cansu K., "Ben kendisiyle arkadaş olduğumda evli olduğunu bilmiyordum. Ona güvenerek hamile kaldım. Sonra oğlumuz oldu. Oğlumun adını bile ona güvendiğim için Bülent koydum. Sonra eşi evime gelerek beni ve oğlumu öldürmeye kalktı. Ben kurşunlar oğluma gelmesin diye silahın önüne kendimi attım. O kadın çocuğumu da öldürebilirdi. Benim oğlumu benden aldılar. Ben oğlumu aylardır göremiyorum. Oğlumu göstermiyorlar. Beni tehdit ediyorlar. O kadın benim çocuğumu öldürmek için ateş etti. Ben bu kadının cezalandırılmasını istiyorum. 18 gün hastanede kaldım. Yarım bir insan olarak yaşıyorum. Oğlumu geri istiyorum. Bana oğlumu geri versinler. Oğlumu öldürmek isteyen kadın da cezasını çeksin" dedi.

'MÜVEKKİLİM OLAYDAN SONRA ÜÇ AMELİYAT GEÇİRDİ'

Cansu K.'nin avukatı Efe Alper, sanığın olayı tasarlayarak gerçekleştirmesine rağmen öldürme amaçlı ateş etmediğini söylemesinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, "Müvekkilim Bülent. E.'ye inanmış ve onunla bir hayat kurmak istemiştir. Evli olduğunu bilmemektedir. Bu birliktelikten çocukları dünyaya geliyor. Daha sonra sanık olayı tasarlayıp, müvekkilimin evine gidip, kapıda baş örtü örtüp müvekkilim kapıyı açınca yanında küçük bir çocuk olmasına rağmen ateş etmiştir. Müvekkilime kurşun isabet etmiş, çocuğu da olaydan mucize eseri yara olmadan kurtulmuştur. Sanığın söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Silahı kullanmadığını ve öldürme amacında olmadığını söylemesine rağmen kriminal raporlara göre silah boğuşma esnasında değil, müvekkilime atış mesafesinden ateş ediyor. Müvekkilim olaydan sonra üç ameliyat geçirmiş ve mağdur olmuştur. Biz sanığın üzerine atılı suçlardan ceza almasını istiyor ve Türk adaletine güveniyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------

- Cansu K. ile röportaj

- Avukat ile röportaj

- Genel ve detay görüntü

===============================

Ağacın altına bırakılan parayı almaya gelen dolandırıcılar yakalandı

İzmit'te kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan dolandırıcıların yalanlarına inanan F.K. (69) isimli kadın, bankadan çektiği 60 bin TL'yi dolandırıcıların belirlediği otoparka getirerek bir ağacın altına bıraktı. Kadının endişeli halini görerek takibe alan polis, parayı alan dolandırıcıyı ve arkadaşını yakaladı.

Olay, dün öğle saatlerinde Yahyakaptan Mahallesi'nde bulunan bir alışveriş merkezinin otoparkında meydana geldi. F.K. isimli kadını arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan 2 kişi, "Adınız terör olaylarına karıştı, temizlenmesi için para vermeniz gerekiyor" diyerek para istedi. Gelen telefon üzerine korkuya kapılan F.K., bankaya giderek hesabında bulunan 60 bin lirayı çekti. Telefon dolandırıcılarının belirlediği yere gelen F.K.'nin endişeli halinden şüphelenen Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kadını takibe aldı. Otoparkın bahçesinde bulunan bir ağacın altına para dolu poşeti bırakan F.K., otoparktan uzaklaştı. Otoparkta beklemeye başlayan polis ekipleri, içerisinde 60 bin lira bulunan poşeti almaya gelen İ.H.G.'yi (19) suçüstü yakaladı.

İ.H.G. ifadesinde, olayı Başiskele'de bir demir profil fabrikasında çalıştığı arkadaşı M.A. (25) ile beraber planladığını söyledi. Polis, bunun üzerine fabrikaya giderek M.A.'yı gözaltına aldı. Daha önceden benzer suçlardan sabıka kayıtları olduğu öğrenilen 2 şüpheli Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Burada işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Polisin şüphelileri suçüstü yakalaması ve ele geçirilen para (Güvenlik kamerası)

-Şüphelilerin adliyeye götürülmesi

-Detaylar

=====================

Bursa'da iki otomobil çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı

Bursa'nın İnegöl İlçesinde, iki otomobilin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada, sürücülerden Erdoğan Demirkol (73) hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

Kaza, öğlen saatlerinde, Ankara-Bursa yolunun İnegöl geçişinde Çitli kavşağında meydana geldi. Harun Yardımcı (35) yönetimindeki 06 FU 2230 plakalı otomobil, yola kontrolsüz şekilde çıktığı öne sürülen Erdoğan Demirkol yönetimindeki 26 KC 595 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle otomobiller yol kenarındaki su kanalına düştü. Kazada otomobilinde sıkışan Erdoğan Demirkol hayatını kaybetti, Harun Yardımcı ile yanındaki Erdoğan Yakıt (65) yaralandı. Diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerince ilk müdahalesi yapılan yaralılar ardından İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Demirkol'un cesedi itfaiye ekiplerince otomobilden çıkarılıp, İnegöl Devlet Hastanesi Morgu'na götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü dökümü

------------

-Olay yerinden detaylar

-Kaza sonrası detaylar

-Yaralılardan detaylar

Süre: 2.31 dakika, Boyut: 333 MB

=================

Osmanlı'dan, Cumhuriyet'e 109 yıllık yaşamını doğal beslenmeye borçlu

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan 109 yaşındaki Fatma Tıraş, uzun yaşamının sırrının, az yemek, doğal beslenmek ve yürüyüş yapmak olduğunu söyledi. 2 padişah, 12 cumhurbaşkanı, 33 başbakan gören Fatma Tıraş, 3 çocuk ve 38 torun sahibi.

İlçe merkezine 8 kilometre uzaklıkta Türkbahçe Mahallesi'nde yaşayan Fatma Tıraş Osmaniye'nin Bahçe ilçesinde 2 Temmuz 1910 yılında dünyaya geldi. 10 yıl önce eşi Mehmet Tıraş'ı kaybeden 3 çocuk ve 38 torun sahibi Fatma Tıraş, 64 yaşındaki kızı Hatice ile birlikte yaşamaya devam ediyor. Osmanlı Devleti'nin son yıllarında dünyaya gelen Tıraş, Sultan Beşinci Mehmed Reşat ve Mehmet Vahdettin Han'ın sultanlıklarını gördü. Daha sonra ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna şahitlik eden Tıraş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü de yakından görüp, hayatta olan nadir insanlardan birisi. Atatürk'ü Kahramanmaraş'a giderken trenin mola verdiği İslahiye Fevzipaşa garında vagonun penceresinde dışarıya bakarken gördüğünü söyleyen Tıraş, aynı heyecanı yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.

Bir asrı aşan hayatında acı, tatlı birçok olay yaşadığını ifade eden Tıraş, 17 Eylül 1961 Adnan Menderes'in idam edilmesine üzüldüğünü söyleyerek, "O daha yeni, ne suçu vardı da idam ettiler" dedi.

OKUMA YAZMA ÖĞRENDİ

Yaşamı boyunca hep yeni şeyler öğrenmeye çalıştığını ifade eden Tıraş, geçen yıl da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlayan okuma-yazma seferberliği kapsamında kursa giderek okuma yazma öğrendi.

'AKŞAMLARI HİÇ YEMEK YEMİYORUM'

Halen kızına ev işlerinde yardım eden, bahçe işlerini de kendisi yapan Tıraş uzun yaşamanın sırrının ise az ve sağlıklı beslenmek olduğunu dile getirdi. Tıraş, "Az yemek yiyorum. Akşamları hiç yemek yemiyorum. Kendimi bildim bileli böyle beslenirim. Süt, yoğurt, pekmez gibi doğal yiyeceklerle besleniyorum. Her gün yürüyüş yapıyorum. Kendi işlerimi kendim görüyorum. Sabah erkenden kalkıp kızıma yardım ediyorum. Bahçe işleri ile de uğraşarak günlerimi geçiriyorum" diye konuştu.

Beraber yaşadığı kızı Hatice ise "Annemin çok şükür hiçbir ciddi rahatsızlığı yok. Bahçe beller, bahçeyi sular kendisine uğraş çıkartır. Hiç yerinde durmaz" dedi.

Mahalle Muhtarı Gülay Çetin ise "Fatma nine mahalle sakinlerine, torunlarına geçmiş yılları anlatmayı çok seviyor. Mahallemizin ninesi. Allah ona daha uzun ömür versin" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Fatma Traş'ın evi

- Fatma nine evin içinde kendi işini kendi yapması

- Fatma ninenin elini öpmeleri

- Fatma ninenin görücü usuluyle evlendiği merhum eşinin fotoğrafı

- Fatma nine ile röp.

- Fatma nine Atatürk resmine bakması

- Kızı Hatice ile röp.

- Fatma nine çiçek sulaması

- Fatma nine bahçede çapa yapması

- Muhtar Gülay Çetin ile röp

- Torunu 50 yaşındaki Mikail elini öpmesi

- Nüfus cüzdanı

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU:504MB

===============

Askeri kamuflaj desenli "mekik kelebeği" Kuşadası'nda görüntülendi

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, dünyada ender görülen bir tür olan ve dünyanın en hızlı kanat çarpan kelebeği olarak bilinen mekik kelebeği görüldü. Kanatları yeşil, kahverengi, pembe, sarı renklerle bezeli olan mekik kelebeği ilgi odağı oldu.

Kuşadası'nda yaşayan İngilizce öğretmeni Hüma Kuvel'in evine geçen 22 Eylül akşamı açık olan balkon kapısından mekik kelebeği girdi. Balkon kapısından giren ve sağa sola çarparak uçan mekik kelebeğini önce çekirge, danaburnu gibi bir böcek zannedip, korktuğunu belirten Kuvel, "Daha sonra perdeye konduğunda, oldukça büyük, muhteşem desenli bir kelebek olduğunu fark ettim. İki gün boyunca evin içinde zaman zaman görüldü. Fotoğraflarını ve videosunu çektim. Bir ara marul yaprağı ile beslemek istedim ancak yemedi. Zarar vereceğim düşüncesi ile gece tekrar balkona çıkartarak doğal ortamına geri dönmesi için serbest bıraktım. Saniyeler içinde gözden kayboldu" dedi. Daha sonra internette araştırınca kelebeğin, özellikle Akdeniz bölgesinde nadir görülen ve en hızlı kanat çırpan "mekik kelebeği" türü olduğunu öğrendiğini anlatan Kuvel, "Ender bulunan bir tür kelebeğin evime gelmesini bir şans olarak değerlendiriyorum. Yetkililerin bu tür endemik türler için bölgemizde araştırma yapmasını ve bizleri bilgilendirmelerini istiyorum" diye konuştu.

'SADECE GECE UÇABİLİYOR'

İri boy ve renkli, uzun ince kanatlarıyla dikkati çeken mekik kelebeği, en hızlı kanat çırpan, havada asılı durabilen kelebekler olarak biliniyor. Yalnızca gece uçabildiği belirtilen mekik kelebeği, geniş yapraklı ağaç, süs sarmaşığı, zakkum ve sebze yapraklarıyla besleniyor. Mekik kelebeği, bölgenin, hala nadir özelliklerini ve doğal koşullarını taşıdığının da bir göstergesi. Kanatları yeşil, kahverengi, pembe, sarı renklerle bezeli olan mekik kelebeği daha önce de Muğla'nın Milas ve Bodrum, Manisa'nın Salihli ve Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde de görülmüştü.

Görüntü Dökümü

------------

-Mekik kelebeğinin görüntüsü

=====================

Diyarbakır'daki annelere Gaziantep'ten destek

Diyarbakır'da, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan annelerin HDP il binası önünde yaptığı eyleme, Gaziantep'teki STK'lar, yaptıkları basın açıklamasıyla destek verdi.

15 Temmuz Demokrasi Meydanında bir araya gelen çeşitli STK'lara üye yaklaşık 200 kadın, kayıp çocukları için 23 gündür oturma eylemi yapan annelere destek verdi, teröre lanet yağdırdı. Grubun slogan atmasının ardından ortak basın açıklaması okundu. STK'lar adına basın açıklamasını okuyan Elif Aksu, annelerin direnişinin teröre en büyük darbeyi vurduğunu belirtti.

Aksu, tarihin, Diyarbakır'daki annelerin eylemini saygı ile yazacağını söyleyerek, annelerin zafere ulaşmasını temenni etti.

Elif Aksu, "Bulundukları bölgede her şeyi göze alıp evlatlarının dönmesini isteyen anneler başka canlar yanmasın diye çıktıkları yolda inşallah zafere ulaşacaklardır. Annelerin masum ve haklı direnişinin yanında olmak hepimizin boynunun borcudur. Ülkemizin geleceğine, birlik ve beraberliğine zarar vermeye çalışan terör örgütlerine ve siyasi uzantılarına karşı yıllardır mücadele içerisindeyiz. Vatan için verdiğimiz şehitlerin kanı ve evlatlarımız için döktüğümüz gözyaşı hala kurumadı. Diyarbakır'da gördük ki yanan bir anne yüreği acılara, gözyaşlarına gencecik fidanların ölümüne son verebilir. Bu duruş ve cesaret terör örgütünün ağına düşmüş her evlada ve annesine umut oldu" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Basın açımlamasına katılanlar

- Elik Aksu'nun basın metnini okuması

- Slogan atılması

- Pankartlar

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 364 MB

====================

Çerkezköy-Kapıkule Demiryolu Hattı'nın temeli atıldı (YENİDEN)

Edirne'de Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nın Çerkezköy-Kapıkule kesimi yapım işi temel atma törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, AB Türkiye ilişkilerine değinerek, "Türkiye ihracatının yüzde 50'den fazlasını Avrupa'ya gerçekleştirmektedir. Doğrudan yatırımın yüzde 67'den fazlası Avrupa'dan Türkiye'ye gelmektedir. Ve Avrupa için Türk üreticiler, üretim ve tedarik zincirinin önemli bir parçasıdır. Tüm bunları çok daha yukarılara taşımak mümkün ve bu da ancak adil, istikrarlı bir yaklaşımla sağlanabilir. Ayrıca dünyanın yaşamış olduğu çalkantı da AB'nin Türkiye'yle daha fazla birlikte hareket etmesini zorunlu kılmaktadır" dedi.

İstanbul Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nın Çerkezköy-Kapıkule kesimi yapım işi temel atma töreni Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Cristian Berger, AB Ulaştırma ve Hareketlilik Komisyonyoneri Violeta Bulc, Bulgaristan Teknolojileri ve Haberleşme Bakan Yardımcısı Angel Popov, Edirne Valisi Ekrem Canalp, davetlilerin katılımıyla Edirne'nin Karaağaç Mahallesi'nde bulunan Trakya Üniversitesi'nin Güzel Sanatlar Fakültesi'nin bulunduğu tarihi gar binasında gerçekleştirildi.

'TÜRKİYE'NİN STRATEJİK DEĞERİ ARTMAKTADIR'

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesimi inşasının temel atma töreninin önemli olduğunu vurgu yaparak, "Ülkemiz; dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası, Önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası, Tarihte her zaman önemini korumuş olan Karadeniz Havzası ve Türk Boğazları, Zengin tabiî kaynaklara sahip Kafkasya ve ötesinde Orta Asya'nın oluşturduğu coğrafyanın merkezinde, kilit bir konumda bulunmaktadır. Türkiye olarak, üç kıtayı birbirine bağlayan ve çok önemli bir jeostratejik ve jeopolitik bir konuma sahibiz. Özetle; Türkiye hem coğrafi konumuyla hem de kültürel birikimi ve tarihi sürekliliğiyle hem Asya hem Ortadoğu hem Akdeniz ve Karadeniz hem de Avrupa ülkesidir. Türkiye Avrupa'nın uç değil, başlangıç noktasıdır. Ve yine Türkiye, Asya'nın kıyıda köşede bir yeri değil, giriş kapısıdır. Bakış açıları değişse de ülkemizin önemi değişmemekte; dünyanın seyri ne yöne giderse gitsin, Türkiye'nin stratejik değeri artmaktadır. Son yıllarda yaşanan tüm gelişmeler, bu realiteyi çok net bir şekilde ortaya koymuştur" dedi.

'AB, TÜRKİYE İLE DAHA FAZLA BİRLİKTE HAREKET ETMELİ'

Bakan Turhan, Türkiye AB, ilişkilerine değinerek, "Kafkasya ile Orta Asya petrolü ve doğal gazının batıya ulaştırılmasından terör saldırılarına, göç hareketlerinden bölgesel güvenlik arayışlarına pek çok hususta AB ile ilişkilerimizin konjonktürel olmadığı, daha doğrusu olmaması gerektiği açıktır. Kaldı ki demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olma prensiplerini benimsemiş, serbest piyasa ekonomisini kabul etmiş bir ülke olmamız hasebiyle de AB ile ilişkilerimiz, konjonktürel olmamayı gerektirmektedir.

Biz Türkiye olarak, meseleye bu şekilde yaklaşırken, AB'nin her konuda aynı duyarlılıkta olmadığının elbette farkındayız. Umarım, bu yaklaşımlarından bir an önce vazgeçerler. Türkiye ihracatının yüzde 50'den fazlasını Avrupa'ya gerçekleştirmektedir. Doğrudan yatırımın yüzde 67'den fazlası Avrupa'dan Türkiye'ye gelmektedir. Ve Avrupa için Türk üreticiler, üretim ve tedarik zincirinin önemli bir parçasıdır. Tüm bunları çok daha yukarılara taşımak mümkün ve bu da ancak adil, istikrarlı bir yaklaşımla sağlanabilir. Ayrıca dünyanın yaşamış olduğu çalkantı da AB'nin Türkiye'yle daha fazla birlikte hareket etmesini zorunlu kılmaktadır" dedi.

'DEMİR İPEK YOLU'

Bakan Turhan, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri geliştirmenin tarihsel yükümlülüğü olduğunu belirterek, "İşte bugün temelini atacağımız bu demiryolu hattı, aramızdaki ilişkileri daha güçlendirecek ve dostluğumuzu perçinleyecektir. Türkiye olarak, ulaştırma ağlarının Avrupa'ya entegrasyonunun yüksek standartlarda sağlanması, her daim önceliklerimiz arasında yer almıştır. İşte, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nın hizmete girmesi ile Trans-Avrupa Ulaştırma Ağları'na yüksek kalitede bağlanmanın son aşaması tamamlanmış olacaktır. Ülkemizin Avrupa'yı Asya ve Uzakdoğu'ya bağlayan konumu nedeniyle, büyüyen Asya ekonomileri için Avrupa ve Afrika arasındaki ticaret güzergahlarının odak noktasında bulunması, bu hattın yapımını çok daha önemli hale getirmektedir. Hattın; Çin, Asya, Avrupa ve Ortadoğu'yu birbirine bağlayarak devasa bir altyapı ve ulaşım ağı oluşturulması amaçlanan Bir Kuşak Bir Yol Projesi'ne katkı sunacak olması da çok anlamlıdır. Bu projenin, "Orta Koridoru', bizim deyimimizle "Modern İpek Yolu'nun hayatiyet kazanması için son dönemde ülkemiz genelinde, doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde çok büyük işlere imza attık. Bu nedenle, Londra'dan Pekin'e uzanan Demir İpek Yolu'nun hayata geçmesine de en başından beri stratejik bir mesele olarak yaklaştık. Hizmete açtığımız Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'yla da bu projeye olan destek ve inancımızı çok net bir şekilde ortaya koyduk" diye konuştu.

PROJE BEDELİ 275 MİLYON EURO

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, AB ile daha önce birlikte yapılan yatırımları anlatarak, projenin Çerkezköy-Kapıkule kesimde 275 milyon euro hibe kullanıldığını söyledi. Bakan Turhan,şunları söyledi:

"Bütçe büyüklüğü ve teknik özelliklerinin yanı sıra ülkemizin Bulgaristan sınırından İstanbul'a kadar uzanan güzergahıyla, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi coğrafi olarak Türkiye'nin AB'ye bağlanmasını da simgelemektedir. Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi'nin, Çerkezköy-Kapıkule kesiminin inşası AB ile birlikte ortak finanse edilecektir. Diğer kesimi oluşturan Halkalı-Çerkezköy bölümünün tamamını ise milli bütçemizle inşa edeceğiz. Bakanlığımız şimdiye kadar Avrupa Birliği ile ortak yürüttüğü tüm demiryolu projelerinde, her seferinde imzaladığı sözleşme bedeli ile bir önceki proje bedelinin üzerine çıkmış. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin sınırları dışında tek sözleşme içinde vermiş olduğu hibe rekorunu da sürekli yükseltmiştir. Temelini atacağımız Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi'nin Çerkezköy-Kapıkule Kesiminin İnşası için ise 275 milyon Avro AB hibesi kullanılarak yeni bir rekora daha imza atılmış olacaktır. Yaklaşık 4 yıl sürecek olan inşaat çalışmaları esnasında ihtiyaç duyulacak işgücü diğer projelerimizde olduğu gibi yine bölgeden temin edilecektir. Hattın hizmete girmesiyle de herkes ticari hareketlilik ciddi boyutlara ulaşacağından herkes kazançlı çıkacaktır. Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı Projesi, Avrupa Birliği ile işbirliği içerisinde uzun zamandır hayata geçmesi için çaba sarf ettiğimiz önemli bir projedir. Hem Türkiye hem de Avrupa Birliği tarafı olarak her seviyede ciddi oranda zaman, emek ve çaba sarf edilmiştir. Ancak, Avrupa Komisyonunun Hareketlilik ve Ulaştırmadan Sorumlu Komisyoneri Sayın Violeta Bulc'a, projenin Avrupa Komisyonunca kabulünden, ihale sürecinin tamamlanmasına kadarki süreçte vermiş oldukları büyük destekten dolayı teşekkür etmek istiyorum. 28 Şubat'ta bu projenin İkili Finansman Anlaşmasını İstanbul'da birlikte imzalamıştık, bugün ise projenin temelini Kapıkule'de birlikte atıyoruz."

BULC: AB İLE TÜRKİYE ARASINDA FİZİKSEL BAĞLANTI KURUYORUZ

AB Ulaştırma ve Hareketlilik Komisyonyoneri Violeta Bulc, mutlu bir olay için törende bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek,

"Epey bir zaman aldı ama sonunda bu noktaya gelebilmeyi başardık. Bu projeyi, bu önemli noktaya getirebilmeyi başardık ama bu daha başlangıç. Bugün esasında sadece bir temel atma töreni değil bu, daha fazlası. Bu zaten kendisini gösteriyor. Bugün bizler gerçekten yeni, fiziksel bir bağlantıyı kutluyoruz AB ile Türkiye arasında, Avrupa ile Asya arasında, Doğu ile Batı arasında ve tüm bu bağlantının kalbinde de Türkiye var. Çok basit, ulaştırma her şeyi bir birine bağlar. Zaten amacı budur. Kıtalar ve medeniyetler arasında köprü olmak, gerçekten çok büyük bir güzelliktir. Sizler hem Avrupa'ya hem Asya'ya aitsiniz ve iki tarafı da birleştirmek için harika bir yerde bulunuyorsunuz. Türkiye'de ulaştırma altyapısını ortaya koymak demek, ekonomileri daha iyi şekilde birbirine yaklaştırmak demek. Aynı zamanda yeni, ekonomik bir bağlantı bir kargo koridoru oluşturmak demek. Avrupa ile ve esasında ulaştırma hem büyüme, hem de istihdam için bir itici güçtür. Yatırımları da çekecektir tabii ki. İş dünyası ve insanlar arasında hem fırsatlar yaratacak, hem bağlantı kuracak, hem de iyi komşuluk ilişkilerine katkıda bulunacaktır. AB - Türkiye angajmanı içerisinde ulaştırma gerçekten çok pozitif bir gündem yaratmakta. Buna binaen biz siyasi bir pozitif ilişki de inşa edebiliriz. Aynı zamanda oldukça sorumlu bir şekilde bizi birleştiren birçok sorunu da ele alıyoruz. Kirlilik, emisyonlar gibi. Ama biliyoruz ki, bu demiryolu hattı yeşillendirme konusunda, bu güzel gezegeni yeşil yapma konusunda bize katkıda bulunacaktır. Türkiye ve AB için çok sayıda fayda var burada, bu nedenle AB demiryolu hatlarına bu kadar fazla yatırım yapıyor. AB'nin 275 milyon Avro'luk bir katkısı var. AB'yi çevreleyen bölgelerdeki altyapı ve komşuluk projeleriyle alakalı. Bu demiryolu hattı AB'nin Türkiye ile birlikte çalışmaya adanmış olduğunun bir kanıtı, ortak çıkarlarımızı ve bizi birleştiren hatları güçlendirmek için çalışıyoruz."

Projede siyasilerin işlerini yaptığını bu noktada projeyi gerçekleştirmenin teknik kısma kaldığını söyleyen Bulc, "Mümkün olduğu kadar profesyonel davranmak bizim görevimiz. AB Ulaştırma ve Mobilite Komisyoneri olarak benim görevime baktığınız zaman ben esasında son yıllardaki önemli başarıların da altını çizmek istiyorum. Türkiye'deki networkte 800 km'lik demiryolu hattı rehabilite edildi, yeni ulusal master ulaştırma planı kaleme alındı ve yol güvenliği yolunda çalışmalar başlatıldı. Ve yine mevcut konulara siyasi şekilde katkı yapmaya devam edeceğiz. Temel olarak anlatmak istediğim şey şu, bugünkü bu temel atma töreni Kapıkule - Halkalı - Kars demiryolu hattının temel atma töreni gerçekten önemli bir kilometre taşı. Bu proje ve diğer bütün projeler hiçbiri olmazdı eğer takım olarak çalışmasaydık. Hep birlikte ortak bir vizyonla çalışarak bunu yaptık. AB tarafından fonlanan projelerin tamamlanması ki Halkalı - Kapıkule demiryolu hattı da bunlardan bir tanesi, AB müktesebatına ve altyapı entegrasyonuna giden yolda giden başarılı adımlar. İşte bu adımlar Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerini sürdürmekte bir çıta görevi görmekte" dedi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Sayın Büyükelçi Berger ise, "Bu tören AB ile ilgili ilişkiler açısından çok önemli. Burada emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.

İstanbul Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nın Çerkezköy-Kapıkule kesimini oluşturan 155 kilometrelik bölümü, daha sonra Bakan Turhan ve beraberindekiler tarafından Edirne'nin Havsa ilçesindeki temel bölgesine canlı bağlantı yapılarak atıldı.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLMİŞTİ

==================

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05