Dha Yurt Bülteni - 15

Dha Yurt Bülteni - 15

ANTALYA'nın dünyaca ünlü tatil merkezlerinden Olimpos'ta koruma statüsündeki değişiklik tartışmalarıyla ilgili konuşan Kumluca Belediye Başkanı CHP'li...

CHP'li Köleoğlu: Bu plan Olimpos'ta doğanın kurtuluşu olacak

ANTALYA'nın dünyaca ünlü tatil merkezlerinden Olimpos'ta koruma statüsündeki değişiklik tartışmalarıyla ilgili konuşan Kumluca Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Köleoğlu, planla ilgili yanlış anlaşılma olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hazırladığı planın sahil ve antik kent bölgelerini içermediğini, zaten çarpık yapılaşma olan bir alanı kapsadığını belirten Köleoğlu, "Bu plan Olimpos'ta doğanın kurtuluşu olacak" dedi.

Kumluca ilçesindeki eşsiz doğaya sahip dünyaca ünlü Olimpos'la ilgili Koruma Amaçlı İmar Planı onaylandı. Bazı alanlar 2'nci derece sit statüsünden 3'üncü derece site dönüştürüldü. Çevreciler "Olimpos imara açılıyor" endişesini dile getirirken, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, "Olimpos gibi bir değerin bozulmasına ben de izin vermem" diye açıklama yapmıştı.

Olimpos'un bağlı olduğu Kumluca ilçesinin CHP'li Belediye Başkanı Mustafa Köleoğlu, yapılan işin doğru olduğunu söyledi, Bakan Ersoy'a destek verdi. Başkan Köleoğlu, Koruma Amaçlı İmar Planı'nda planlama sürecinin Antalya Valiliği tarafından başlatılmış olup, 6360 sayılı kanun gereği Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin takibine geçtiğine dikkati çekti.

'AMAÇ ÇARPIK YAPILAŞMAYI ENGELLEMEK'

Plan yapılan kısımla ilgili jeoradar görüntü haritalarının yapıldığını ve herhangi bir dokuya rastlanılmadığını kaydeden Başkan Köleoğlu, "Bölgenin tüm tarihi dokuları, doğası göz önünde bulundurularak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın onayı ile 2'nci dereceden 3'üncü dereceye düşürülerek planlanmıştır. Buradaki amaç, daha önceden var olan ve halen yapılmakta olan çarpık yapılaşmanın önüne geçmektir, inşaat artışını engellemektir" dedi.

'YEŞİL DOĞANIN KORUNMASI HEDEFLENİYOR'

Mevcut yapılaşmanın parsellere oranının yüzde 70- 80 bandında iken, planlama ile bu oranın yüzde 30'a düşürülerek, yeşil doğanın korunmasının hedeflendiğini söyleyen Köleoğlu, "Planlanmış bölge 3'üncü derece arkeolojik sit alanında kalmakta olup tarihi Olympos Antik Kenti'ni etkilememektedir. Kıyı bandında ve deniz kenarında herhangi bir planlama yapılmamıştır. Ayrıca planlanan alan şahsi mülkiyetleri içermekte olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlere dokunulmamıştır" diye konuştu.

AHŞAP YAPI VE KONTROLLÜ TURİZM

Planda Olimpos Antik Kenti Kazı Başkanlığı'nın desteği ve önerilerinin de dikkate alındığını belirten Mustafa Köleoğlu, "Planlama yapılmasının, Olimpos'un değerinin ortaya çıkartılması ve kenti bekleyen muhtemel tehlikeler için gerekli olduğu düşünülmüştür. Doğayla uyumlu ahşap tarzı yapılar ile kontrollü turizmin gerçekleşmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla yapılan Olimpos Koruma Amaçlı İmar Planı, 7 Mayıs 2020 tarihi itibariyle belediyemizce askıya çıkartılmıştır" dedi.

DOĞANIN KURTULUŞU

Planın sahil kesimi ya da antik kent bölgesiyle ilgisinin olmadığına dikkati çeken Başkan Köleoğlu, şunları kaydetti:

"Tapulu özel mülklerin bulunduğu bölgede zaten yüzde 90 çarpık yapılaşma var. Örneğin bir özel mülk sahibi, eskiden ruhsatım var diyerek yüzde 70- 80'e kadar inşaat faaliyeti yapabiliyordu. Bu yeni planla bu yüzde 30'la sınırlandırılıyor ve sadece ahşap yapı şartı getiriliyor. Yüzde 70'i yeşil alan olacak. Biz de belediye olarak bölgenin altyapısı, yolları, ışıklandırmasıyla hizmetlerimizi yapacağız. Bu plan Olimpos'ta doğanın kurtuluşu olacak."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

-Olimpos sahilinden drone görüntüsü

-Belediye Başkanı Mustafa Köleoğlu'nun açıklaması

===========================

Sokağa çıkma yasağıyla ayrı kalan çifti, ekipler biraraya getirdi

SAMSUN'da, koronavirüsle mücadele tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ayrı ilçelerdeki evlerde kalan Nurdan (68) ve eşi Hasan Demirel (68) çiftini zabıta ekipleri bir araya getirdi.

Samsun'da koronavirüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağı nedeniyle Atakum ilçesindeki evinde kalan Nurdan Demirel, 47 kilometre mesafedeki Kavak ilçesinde köy evinde kalan Hasan Demirel'in yanına gitmek için belediye ekiplerinden yardım istedi. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı, talep üzerine harekete geçti. Atakum ilçesinde yaşayan Nurdan Demirel'i evinden alan ekipler, Kavak ilçesi Belalan Mahallesi'ndeki eşinin yanına götürdü.

BAŞKAN VE ZABITAYA DUALAR ETTİ

Nurdan Demirel, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ile zabıta ekiplerine dua etti. Demirel, "Biz köyde de iş yapıyoruz. Küçükbaş hayvanlarımız var. Eşim daha önceden gitmişti. Ben de buradaydım. Sokağa çıkma yasağı başlayınca zorunlu olarak dönemeyip köyde kaldı. Ben de belediye ekiplerinden yardım istedimö diye konuştu.

EŞİ İÇİN ENDİŞELENDİ

Eşini uzun zamandır göremediği için endişelendiğini anlatan Demirel, "Onun için çok endişelendim. Oruç tutuyor ama yemek yapamıyor. Onun için yemekler yapıp getirdim. Gelebildiğim için de mutluyum. Allah ne muradınız varsa versin. Çok teşekkür ederim. Bu unutulmaz bir olay. Çok memnun oldum. Başkanımızdan ve sizlerden Allah razı olsunö ifadelerini kullandı.

'EŞİNİZİN KIYMETİNİ İYİ BİLİN'

Hasan Demirel ise "Köyde evimiz var. Bahçemiz, küçükbaş hayvanlarımız bulunuyor. Onlar için buraya gelmiştim. Sonra böyle bir yasak gelince ben eve gidemedim, eşim de yanıma gelemedi. Bizi tekrar bir araya getirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Eşlerimizin kıymetini iyi bilmemiz, anlamamız lazımö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Nurdan Demir'in evinden alınıp köye götürülmesi

-Nurdan Demirel ile eşi Hasan Demirelin biraraya gelmesi

-Detaylar

-Röportajlar

======================

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Metintaş, normalleşme sürecini anlattı

ESKİŞEHİR Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim üyesi ve Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Selma Metintaş, koronavirüsle mücadelede aşı bulunana kadar bütün serbestliklerin bir anda gelmeyeceğini belirtti. Prof. Dr. Metintaş, "Bu yeni normal dönemde el sıkışma ve sarılma alışkanlığımızdan belki vazgeçeceğiz. Biz çok seviyoruz, birbirimize sarılmayı. Ama bunu da biraz daha unutacağız. Yeni normallerimiz maskeli bir hayat olacak" dedi.

Koronavirüs Bilim Kurulu üyelerinden Prof. Dr. Selma Metintaş, Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal'ın internet sohbetine katıldı. İnternetten canlı olarak yayınlanan ve yaklaşık 2 saat süren programda koronavirüsle mücadele ile normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yayını izleyenlerin sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Selma Metintaş, koronavirüse karşı aşı bulunana kadar bütün serbestliklerin bir anda gelmeyeceğini söyledi. Metintaş, "Normalleşme için bir kere epidemiyoloji göstergelerimizin çok uygun olması gerekiyor. Son 14 gün içerisinde yaptığımız test sayısı artacak, çünkü testle tanı koyabiliyoruz. Test sayısı artmasına rağmen, vaka sayımız artıyorsa eğer, yeni vaka sayımız, iyileşen vaka sayımızın altına düşmüşse daha küçülmüşse bu durumda ancak normalleşmeyi konuşabiliriz. Ama normalleşme de birdenbire olmamalı. Aşama, aşama gidilmeli. Çünkü neyin nasıl gideceğini, toplumda ne kadar kişinin hastalığı geçirdiğini bilmiyoruz şu anda. Bir aşamalı geçişin olması lazım. Bir karar verdiğimiz andan itibaren aşamalı bir şekilde gitmeliyiz. AVM'yi açarken içindeki sinema salonunu, lokantaları, kafeleri de aynı anda açamayız. İhtiyacımız olan kadar açmaya karar verip ardından "evet gördük vaka sayısı azalmaya devam ediyor, hastalık daha da sönüyor. O zaman bunu da yapabiliriz" dememiz gerekiyor. Yoksa bütün serbestlikler bir anda gelmeyecek. Ne zamana kadar sürecek bu? Aşı bulunana kadar" dedi.

YENİ NORMALİMİZDE NE VAR?

Kullanıcıların yeni normalleşmeye ilişkin sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Selma Metintaş, maskeli bir hayatın devam edeceğine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Sosyal mesafemiz en az 1 metre olmalı. Bunu iyi anlamamız lazım. Çünkü damlacıkla bulaşıyor. İnsanın ağzından çıkan damlacıklar ancak 1 metre kadar uzağa gidebiliyor. O nedenle en az 1 metre uzakta duralım. Bu sosyal mesafe kavramını çok iyi kavrayalım. Ağzımızdaki maske evet bazı şeylerden koruyacak. Belki maskeli yaşamaya da alışacağız. Bir markete girerken maskeyle gireceğiz. Kapalı yerlere maskeyle gireceğiz. Bir hastalığımız için hastaneye girerken, hem de tıbbi bir maske ile gireceğiz. Çünkü hastanelerde ne olduğunu bilmiyoruz. En riskli yerlerden biri. Onun dışında bu yeni normal dönemde el sıkışma ve sarılma alışkanlığımızdan belki vazgeçeceğiz. Biz çok seviyoruz, birbirimize sarılmayı. Ama bunu da biraz daha unutacağız."

AVM'LERİN AÇILMASI

Normalleşme sürecinde alışveriş merkezilerinin açılacak olmasını değerlendiren Prof. Dr. Selma Metintaş, AVM'lerin açılması halinde de insanların sağduyulu davranarak uygun şekilde gideceğini ifade etti. Maske kullanılmasının mutlaka hayatın bir parçası olacağını belirten Prof. Dr. Metintaş, "Yeni normallerimiz maskeli bir hayat olacak. Alışveriş alışkanlığımızdan vazgeçeceğiz. Mesela AVM'lere vakit geçirmek için gitmeyeceğiz. AVM'lerde alışveriş yapıp dönme şeklinde, kapalı ortamlarda olabildiğince az bulunmaya gayret edeceğiz. Belki bundan sonra internet alışverişi gündemimize girecek. Biz dışarı çıkmayalım, ama internet aracılığıyla evimize gelsin diye yeni bir hayat tarzı benimseye çalışacağız. Maske mutlaka hayatımıza girecek. El yıkamayı bir alışkanlık haline getireceğiz. Ellerimizi yüzümüzden çekeceğiz. Ağzımıza, burnumuza, gözlerimize ellerimizi değdirmemeye çalışacağız. Bu alışkanlıklarımızı kaybedeceğiz. Sonra belki ateş ve öksürük şikayetlerimizi kontrol edeceğiz, her zamankinden daha hassas olacağız. Özellikle ateşimizi takip edeceğiz. Ateş yükseldiğinde, buna öksürük eklendiğinde bir sağlık kuruluşuna haber vereceğiz. Halkın sağduyusu var. AVM'ler açılmış olsa bile gitmeyi uygun şekilde başaracak insanlar diye düşünüyorum" diye konuştu.

OKULLARIN AÇILMASI

Koronavirüs salgını nedeniyle öğrencilerin uzaktan eğitim gördüğünü hatırlatan Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Selma Metintaş, İsveç ve Norveç'ten örnekler vererek, şunları söyledi:

"Sayılar, trendler ne gösterecek, şimdiden bir tahminde bulunmak zor. Bir gevşeme olacak. Bu vaka ve ölümlere ne kadar yansıyacak. Onu bir görmemiz lazım. Testleri hiç azaltmadan, test yapmaya devam ederek biz vaka sayısını gerçekten azaltabiliyor muyuz? Onu görmemiz lazım. Çünkü okulların açılmasıyla ilgili kararlarda mesela İsveç ve Norveç örneklerine baktığımızda farklı yollar izliyorlar. İsveç çok sıkı kurallar uygulamadı ve okulların kendi inisiyatifine bıraktı. Okullar kapanma ya da uzaktan eğitime kendileri karar verdi. Ama İsveç'teki ölüm hızı Norveç'tekinin 10 katı kadar oldu. Norveç çok sıkı kurallar uyguladı. Norveç ilk normalleşme sürecine okullardan başladı. Okullardaki tüm sınıfların öğrencilerini almadı. Sadece son sınıf öğrencilerini aldı. Yani orta ve liselerin son sınıflarını aldı. Amaç kalabalık olmasın, çocuklar da eğitimlerine devam etsinler diye değişik bir model izledi. Her ülke kendine göre kurallar uyguluyor. Biz de biliyorsunuz liselere giriş sınavı ve yüksek öğretime giriş sınavı ertelenmedi. Zaman gösterecek, hemen bugünden bir ay sonrası için bir şey söyleyemiyoruz."

BEZ MASKE KULLANILMALI MI?

Prof. Dr. Metintaş, bez maskenin markette ve sokakta rahatlıkla kullanılabileceğini, ancak hastane gibi sağlık kuruluşlarına gidildiğinde tıbbi maske kullanılması gerektiğini söyledi. Metintaş, "Bez maskelerin, tıbbi maskelere nazaran üçte bir oranında daha az virüsü tuttuğunu biliyoruz. Bez maske kullanılmasın mı? Hayır kullanılsın. Tıbbi maske bulunmadığında bez maskeyle markete giderken, sokağa çıkarken çok rahat bir şekilde kullanabilir. Çok da güzel olur. Tıbbi maske nerede olması, hastaneye giderken olmalı, hasta ise ateşi, öksürüğü, solunum sıkıntısı varsa, bez maske yeterli değil. Orada tıbbi maske kullanılması gerekiyor" diye konuştu.

Koronavirüs sürecinin toplum eğitiminin ne kadar önemli olduğunu yeniden gündeme getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Selma Metintaş, kurallara uymayanları gördüklerinde üzüldüklerini söyledi. Özellikle sosyal mesafe kuralının sosyo-ekonomik düzeyin düşük olduğu insanlarda tam olarak uygulanmadığını anlatan Metintaş şunları söyledi:

"Bu salgın bize aslında toplum eğitiminin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Kuralları söylüyorsunuz, söylediğiniz şey karşınızdakinin anladığı kadar anlaşılıyor. Sosyal mesafeyi özellikle toplumun düşük sosyo-ekonomik düzeyindeki insanlarda tam anlaşıldığını görmüyorum. Sosyal mesafe kavramını tam olarak kavrayamadılar. Oysa kurallara uyan bir toplum, sosyal mesafe vurgusunun bu kadar yapıldığı bir dönemde uyması gerekirdi. Kurallara bir uyan bir toplumun önemini de gördük aslında, ne kadar önemli olduğunu gördük. Çünkü yaptığımız şey sadece kişilere mesaj vermek. Salgını kontrol altına alabilmek için yardımcı olmak. Hastalanmayı ve ölümü azaltabilmek için sağlık hizmetlerine başvuran kişi sayısını azaltabilmek için kurallara uyman gerekiyor. Burada kurallara uymayan bir toplum görünce üzülüyorsunuz."

TÜRKİYE KENDİ AŞISINI ÜRETMELİ

Türkiye'nin kendi aşısını üretmesi gerektiğini ifade eden Metintaş, aşıyı bulacak ülkenin kaç adet üretip, önce hangi ülkelere vereceğinin bilinmediğini belirterek, "Aşı bulan ülke acaba bunu diğer ülkelere verecek mi? Bu çok önemli bir soru. Diyelim ki Covid için bir aşı bulundu. Sağlığa zarar vermeyen bir aşı bulundu. Kaç tane üretecek ve önce kime verecek. Size verebilecek mi? Aşı çok stratejik ve tıpkı buğday üretimi gibi bir şeydir. Türkiye farklı bir ülke, kendi dinamikleri olan farklı bir ülke. Keşke aşı üretebilseydik" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Prof. Dr. Metintaş canlı yayını

-Metintaş'ın açıklamaları

=======================

Manisa kısıtlama nedeniyle sessizliğe büründü

MANİSA'nın Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle boş kalan yollar insansız hava aracı drone ile görüntülendi.

İçişleri Bakanlığı'nca yayımlanan genelgeyle koronavirüs tedbirleri kapsamında 24 ilde 2 gün boyunca sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Kararın uygulandığı ilk günde, Manisalıların evlerinde kaldığı görüldü. Kentteki sokak ve caddeler boş kaldı. Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri, şehrin giriş ve çıkışlarında uygulama yaptı. Manisa-İstanbul Karayolu üzeri Gediz Kavşağı yakınlarındaki uygulama noktasında şehre giriş çıkış yapan araçları durduran polis ekipleri, vatandaşlara gerekçelerini sorarak, sokağa çıkma kısıtlamasına uymayan vatandaşlara ceza yazdı. İlçe merkezindeki boş cadde ve sokaklar, drone ile görüntülendi. İş yerlerinin kapandığı kentte, polis ve bekçiler sokaklarda devriye gezerek kontroller yaptı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Şehzadeler ilçesindeki Valilik binası ve etrafından drone görüntüsü,

-Manisa-İstanbul karayolu üzerinden drone görüntüsü,

-Şehir merkezinden görüntü,

-Uygulama yapan polis ekiplerinden görüntü.

======================

Anneler Günü'nü kutlamaya giderken kazada ölen 24 kişi unutulmadı

MUĞLA'nın Marmaris ilçesine Anneler Günü kutlamasına giden kadınların bulunduğu tur midibüsünün Sakar Geçidi'nde virajda yoldan çıkıp, alt yola düşmesi sonucu ölen 24 kişi kazanın üçüncü yıl dönümünde anıldı. CHP Ula İlçe Başkanı Hüseyin Özcan ve beraberindeki milletvekilleri kaza yerine karanfiller bıraktı.

İzmir'den "Anneler Günü" kutlaması için yola çıkan 34 kişinin bulunduğu, Armağan Sertbaş yönetimindeki 03 FR 747 plakalı tur midibüsü, Muğla- Marmaris Karayolu'nun Sakar Geçidi bölümünde, keskin virajların olduğu rampada kontrolden çıktı. Yolcuların çığlıkları arasında, 30 metre yüksekten alt yola düşen midibüstekilerden 24'ü yaşamını yitirdi, 10'u ise yaralandı. Türkiye'yi yasa boğan kazanın üçüncü yıl dönümünde CHP Muğla Milletvekilleri Suat Özcan, Burak Erbay, Süleyman Girgin, CHP Ula İlçe Başkanı Hüseyin Özcan, Anneler Günü'nde hayatını kaybeden 24 kişiyi anmak için kazanın olduğu yere karanfil bıraktı. Sakar Geçidi'nde giden sürücüler ise korna çalarak, gruba destek verdi.

Başkan Hüseyin Özcan, "Hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Hiçbir anne, çocuğundan ayrılmak zorunda kalmasın. Ne annelerin ne de çocukların acı çekmediği bir dünya olsun istiyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- CHP Ula İlçe Başkanı Hüseyin Özcan'ın konuşmasından görüntü

=======================

Elif bebeğin bez ihtiyacını belediye ekipleri karşıladı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan Ramazan Ök (35) sokağa çıkma yasağı kapsamında evden çıkamayınca, 3 yaşındaki kızı Elif'in bez ihtiyacı belediye ekiplerince sağlandı.

Yeni Mahalle'de ikamet eden Ramazan Ök, sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle çocuğuna bez alamayınca, İnegöl Belediyesi Çözüm Merkezini arayarak bebek bezi talebinde bulundu. Ekipler, bez alarak, vatandaşın adresine teslim etti.

Konu ile alakalı açıklamalarda bulunan Ramazan Ök, "İş yoğunluğumuzdan dolayı bebek bezi almayı unutmuşuz. Biz de İnegöl Belediyesi Çözüm Merkezi'ni arayalım dedik. Talebimizi hızlı bir şekilde bize ulaştırdılar. İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban ve belediye çalışanlarına çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Görüntü dökümü;

-Çözüm Merkezinden detaylar

-Açıklamalar

-Bezin verilmesi

========================

Sağlık çalışanlarından Anneler Günü sürprizi

İZMİR Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki sağlık çalışanları, pandemi sürecinde uzak kaldıkları annelerinin Anneler Günü'nü uzaktan kutladı. Video haline getirilen kutlama mesajları duygusal anlar yaşattı.

Pandemiye büyük bir özveriyle çalışan sağlık çalışanları, çoğu zaman bulaşma ihtimaline karşı ailelerinden uzak kalıyor. Bu nedenle Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki sağlık çalışanları,

Anneler Günü nedeniyle uzak kaldıkları anneleri ile görüntülü görüştü. Sağlık çalışanlarının çocukları da annelerini yine görüntülü arayarak Anneler Günü'nü kutladı. Hastane tarafından hazırlanan videoda, "Anneler Günü'nde anneye sarılmak her zaman güzel ama bu anneler gününde kahraman sağlık çalışanlarımız hayata sarılıyor. Annelerle evlatlarından ayrı kaldığı son Anneler Günü bu olması dileğiyle tüm annelerimizin günü kutlu olsun" ifadelerine yer verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Sağlık çalışanları annelerini görüntülü arayarak Anneler Günü'nü kutladı

=========================

DHA

HABERE YORUM KAT