• BIST 116.829
  • Altın 323,179
  • Dolar 6,0825
  • Euro 6,6031
  • Berlin 6 °C
  • Frankfurt 7 °C
  • Paris 8 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 10 °C
  • Stockholm 6 °C

Dha Yurt Bülteni - 14

Dha Yurt Bülteni - 14
ORDU'da evinin önünde uğradığı bıçaklı saldırıda ölen Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları 3'üncü sınıf öğrencisi balerin Ceren Özdemir'in...

Ceren'in hayalleri kaleme aldığı notlarda kaldı

ORDU'da evinin önünde uğradığı bıçaklı saldırıda ölen Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları 3'üncü sınıf öğrencisi balerin Ceren Özdemir'in (20), hedefleri ve yıllık planlarını kaleme aldığı notlar ortaya çıktı. Ölümüyle Türkiye'yi yasa boğan genç kızın, piyona öğrenmek, yurt dışına gitmek ve oyuncu olma hayallerinin yer aldığı notlar, görenleri duygulandırdı. Katil zanlısının ağırlaştırılmış müebbet hapse çaptırılmasının ardından, Özdemir'in yakınları ve arkadaşları, hayalleri yarım kalan Ceren'in kabrini ziyaret edip, buket bıraktı.

Olay, 3 Aralık 2019'da Ordu'nun Altınordu ilçesine bağlı Zaferi Milli Mahallesi'nde meydana geldi. Bale kursundan çıkıp evinin önüne gelen Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi Ceren Özdemir, ablası Gizem Özdemir'i cep telefonundan arayarak, apartmanın giriş kapısının anahtarını pencereden atmasını istedi. Gizem Özdemir de pencereye çıkıp, kardeşine anahtarı attı. Kapıyı açıp binaya giren Ceren Özdemir, arkasından gelen bir kişi tarafından bıçaklandı. Kalbine ve karnına aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan genç kız, yere yığıldı. Abla Gizem ve annesi Güfer Özdemir'in sağlık ekiplerine durumu bildirmesi üzerine ağır yaralanan Ceren, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyata alınan Ceren Özdemir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

KATİL ZANLISI YAKALANDI

Cinayetin ardından harekete geçen polis ekipler, kentteki mobese ve işyeri güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan inceleme sonucunda Ceren Özdemir'in kurstan çıktıktan sonra yürüyerek evine giderken peşinden 1 kişinin takip ettiği belirlendi. Emniyet müdürlüğü tarafından yapılan kimlik tespitinde katil zanlısının 12 suçtan sabıkası bulunan ve 1 Aralık 2019 tarihinde açık cezaevinden firar eden Özgür Arduç olduğu tespit edildi. Cinayetten 1 gün sonra, 4 Aralık günü, vatandaşlar tarafından tanınan katil zanlısı, kendisini yakalayan polis memurları Z.K. ve H.D.'yi de bıçaklayarak yaraladı. Polisteki sorgusunda Ceren Özdemir'i öldürdüğünü itiraf eden Arduç, sevk edildiği adliyede tutuklandı. Katil zanlısı Arduç, güvenlik gerekçesiyle Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na konuldu.

AĞIRLŞATIRILMIŞ MÜEBBETE ÇAPTIRILDI

Cinayet zanlısı Özgür Arduç hakkında Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından jet hızıyla 2 iddianame hazırladı. Ceren Özdemir'in öldürülmesiyle ilgili iddianamede, zanlı hakkında "Canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ceren Özdemir'in öldürülmesiyle ilgili Ordu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün gerçekleştirilen karar duruşmasında Özgür Arduç, mahkeme heyetince, "canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

MEZARA BUKET BIRAKTILAR

Genç kızın yakınları ve bazı arkadaşları da, jet hızıyla tamamlanan duruşmadan çıkan kararın ardından, Ceren'in Ulubey ilçesi Kumanlar Mahallesi'ndeki mezarını ziyaret etti. Brandayla çevrelenen mezarı ziyaret edenlerin, genç kızın kabrine bıraktıkları bir buket papatya ise dikkat çekti.

HAYALLERİNİ VE PLANLARINI NOT ALMIŞ

Öte yandan ölümüyle Türkiye'yi hüzne boğan balerin Ceren Özdemir'in kendisine ait bir defteri bulunduğu, bu deftere yıllık planlarını, hedeflerini ve hayallerini yazdığı da ortaya çıktı. Defterdeki yazılı sayfaların fotoğrafları, paylaşıldığı sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Ceren Özdemir'in defterindeki hedefler kısmına; piyanoyu ve İngilizceyi çok iyi öğretmek istediğini ERASMUS ile yurt dışına çıkmak istediğini, yüksek lisans yapmak ve oyuncu olmak istediğini belirtip tek başına yaşamayı öğrenmek istediğini yazdı. Ceren Özdemir, yıllık planlar kısmına ise "Kitap okumayı alışkanlık haline getir, yazın çalış, yemek yapmayı öğren, fotoğraf albümü yap, müzik çeşitlerini bil, kitap okumayı alışkanlık haline getir, müzik çeşitlerini bil, siyaset hakkında bilgi sahibi ol" gibi 14 maddeyi de kaleme aldı.

Ceren'in notlarının yazı olduğu defter sayfalarının fotoğraflarını pek çok takipçi de sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Ceren Özdemir'in mezarından detay

-Bırakılan papatya buketinden detay

-Muhabir anonsu

-Defterindeki notların fotoğrafları

===========================

3 katlı binanın garajında yangın; yaşlı kadın kurtarıldı, kocası öldü

BURSA'nın Osmangazi ilçesinde, 3 katlı binanın girişindeki garajda, belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Üst katlara da sıçrayan alevler, itfaiye ekiplerince 2 saatte söndürüldü. Yangında, 2'nci kattaki evinde dumandan etkilenen Beyhan Işık (75) yaşamını yitirdi, eşi Zülfiye Işık (71) ise merdivenle kurtarıldı.

Merkez Osmangazi ilçesine bağlı Panayır Mahallesi 4'üncü Orman Sokak'ta bulunan 3 katlı binanın girişindeki garajda, saat 13.00 sıralarında yangın çıktı. Kısa sürede üst katlara da sıçrayan alevleri görenler, itfaiyeye haber verdi. Bu sırada çevredekiler, tahtadan merdivenle 2'nci kattaki evde bulunan Zülfiye Işık'ı kurtardı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye görevlileri, alevlere müdahale etmeye başlarken Işık, evde eşinin olduğunu söyledi. Yangın, saat 15.00 sıralarında güçlükle söndürülürken, 2'nci kattaki eve giren itfaiye ekibi, Beyhan Işık'ın cansız bedeniyle karşılaştı. Zülfiye Işık, sağlık görevlilerince kontrol amacıyla ambulansla hastaneye kaldırıldı. Beyhan Işık'ın cansız bedeni de Bursa Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Beyhan Işık'ın, dumandan etkilendiği belirtildi.

Yangın sırasında diğer katların boş olduğu öğrenilirken, otopark ve binanın giriş kapısı önünde park halindeki araçlar, kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

-Yanan binadan detaylar

-Ölen kişinin binadan çıkarılmasından detaylar

-Polis, itfaiye ve AFAD ekiplerinden detaylar

-Yanan araçlardan detaylar

-Genel detaylar

=============================

Halı silkelerken damdan düşen anne ve kızı yaralandı

DİYARBAKIR'da evlerinin damında halı silkeleyen Nurten Kayahan ile kızı Semra Kayahan, damdaki korkuluk duvarının çökmesiyle düşerek yaralandı.

Olay, öğle saatlerinde merkez Yenişehir ilçesindeki Feritköşk Mahallesi'nde meydana geldi. Nurten Kayahan, tek katlı evininin damına çıkarak kızı Semra ile birlikte halı silkeledi. Anne ve kız, halı silkelediği sırada damdaki korkuluk duvarının çökmesiyle dengelerini kaybedip, aşağı düştü.

İhbarla olay yerine gelen sağlık görevlileri, yaralı anne ve kızına yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste tedaviye alınan anne ve kızının sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Olay yerinden görüntü

Çöken duvar

Genel ve detay göründüler

==============================

Ailesinden 4 kişi öldürülen kadın mahkeme salonunda isyan etti

BOLU'nun Seben ilçesinde, 2 yıl önce akraba olan 2 aile arasında çıkan ve 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan kavganın ardından tutuklanan 7 sanığın yargılanmasına devam edildi. Annesi, babası, ağabeyi ve halası öldürülen Suzan Büyüktopaç, sanıklara yönelik yazdığı mektubu gözyaşları içinde okudu. Büyüktopaç'ın "Ailemi görmek için mezarlığa düşüyor yolum" diyerek, bitirdiği mektubu duruşma salonundakileri ağlattı.

2018 yılının Şubat ayında yaşanan olayda, tadilatı yapılan odunluğun saçak kısmının, öncekine oranla daha uzun olduğu ve yolu daralttığı gerekçesiyle önceden husumetli olan Hasan Büyüktopaç ile amcasının oğlu Ayhan Büyüktopaç arasında tartışma çıktı. Gerginlik, araya girenler tarafından sona erdirildi. Ancak daha sonra yeniden başlayan tartışma, ailelerin diğer bireylerinin de katılmasıyla kavgaya dönüştü. Kavgada Ayhan Büyüktopaç ile eşi Emine, kız kardeşi Zekiye ve oğlu Taşkın Büyüktopaç yaşamını yitirirken, yeğeni Soner Büyüktopaç ağır yaralandı.

Olayın ardından yapılan incelemede Ayhan Büyüktopaç'ın aldığı sopa darbeleriyle, diğer aile bireylerinin ise açılan ateş sonucu öldüğü belirlendi.

Zeki Büyüktopaç, oğulları Onur ve Mustafa Büyüktopaç ile dede Hasan Büyüktopaç, Hatice, Metin ve Soner Büyüktopaç gözaltına alındı. Büyüktopaç Ailesi'nin 7 ferdi, sevk edildikleri adliyede tutuklandı.

SANIKLAR TAHLİYE TALEP ETTİ

Bolu 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada, tutuklu sanıklar Zeki, Mustafa, Onur, Hasan, Hatice, Metin ve Soner Büyüktopaç hazır bulundu. Sanıklardan baba Zeki Büyüktopaç, olayla ilgili tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu ifade ederek, 2 çocuğunun tahliyesini istedi. Onur ve Mustafa Büyüktopaç da tahliye talebinde bulundu.

AİLESİNİ KAYBEDEN KADIN, İSYAN ETTİ

Olayda, annesi, babası, ağabeyi ve halasını kaybeden Suzan Büyüktopaç ise yazdığı mektubu mahkeme heyetine sundu. Ardından da gözyaşları içinde, "Tahliye talebinde bulunan bu kişiler benim bir ailem olduğunun farkında değiller çünkü benim de bir ailem, annem, babam, ağabeyim, dedem vardı, vahşice katledilmeden evvel. Peki, hayatları ellerinden alınan bu insanların yaşayamadığı bir dakikanın hesabını kim verecek? Eğer kendinizi savunma amaçlı olsaydınız bu insanların hepsi de ölmezdi. Kurşunlar göğüslerinden, kollarından çıkmazdı. Hayati organlarına isabet etmesini istediniz. Öldüklerinden emin olduğunuz halde başlarında beklediniz. Bu da bir çeşit işkence sayılmaz mı? Belki birisi o süre içinde gelip, kurtaracaktı ve birisi aramızda olacaktı. Hatta bugün burada şahit olacaktı. Siz bunu da elimden aldınız" yazan mektubu okudu.

'BABAMI SUSTURDUNUZ, BENİ SUSTURAMAYACAKSINIZ'

Suzan Büyüktopaç mektubunda sanıklardan baba Zeki Büyüktopaç'a yönelik de "Babamı, "Küfür ediyordu sussun diye kafasına vurdum" dedin ya, onu susturdun şimdilik ama beni susturamayacaksınız. Bu can bu tende oldukça en ağır cezayı almanız için elimden geleni yapacağım. Siz bu işi yıllardır yapmayı planlıyordunuz. O kadar ki, soğukkanlılıkla öldürüyorsunuz, üstünüzü başınızı değiştiriyorsunuz, koyunları da unutmuyorsunuz bu arada. Sanki tavuk öldürdünüz de hiç telaşa bile kapılmıyorsunuz ve aynı rahatlıkla burada ifade verip, "mağduruz" demeye de hiç utanmıyorsunuz" dedi.

'AİLEMİ GÖRMEK İÇİN MEZARLIĞA DÜŞÜYOR YOLUM'

Suzan Büyüktopaç'ın "Ama siz hala hayattasınız. Dört duvar arasında da olsa güneşi görüyorsun. Nefes alıyorsun. Ailen var. Bir şey kaybetmedin. Neden benim ailemin yaşam hakkını elinden aldınız? Onlarla geçireceğim zamanı benden çaldınız. Neden? Ortada bu kadar söndürülmüş hayat varken, sizin savunma yapmaya ne hakkınız ne de yüzünüz olmalı. Aile namına hiçbir şey yok bende. Ailemi görmek için mezarlığa düşüyor yolum" diyerek bitirdiği mektubu, duruşma salonunda bulunanlara gözyaşı döktürdü.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamı ile dava dosyasının mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet savcısına gönderilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Arşiv görüntüler

===========================

İsim benzerliğinden mağdur olan firma çareyi afiş asmakta buldu

KAYSERİ'de, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı "hileli ve sahte ürünler" listesinde yer alan firma ile isim benzerliği nedeniyle sıkıntı yaşayan işletme sahibi Mehmet Dayıoğlu (48), "İsim benzerliğinden dolayı büyük sıkıntı yaşadık. Biz de çareyi afiş asarak bulduk" dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, geçen hafta taklit, tağşiş veya ilaç etken maddesi tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürünü kamuoyuyla paylaşırken, taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmeler de ilan edildi. Listede Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde bulunan "Koçak Et ve Et Ürünleri" firması da dana eti olması gereken sucukta tavuk etinin tespit edildiği gerekçesiyle yer aldı. Ancak, Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde bulunan, 49 yıldır et ve sucuk üretimi yapan "Koçak Gıda Et ve Et Ürünleri" firması isim benzerliği nedeniyle müşteri sıkıntısı yaşamaya başladı. Bunun üzerine firma sahibi Mehmet Dayıoğlu, iş yerine, teşhir edilen firmanın kendilerinin olmadığı göstermek için afiş astı. Afişte, "halkımıza duyuru" başlığı ile şu ifadelere yer verildi:

"Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hileli ürünler kapsamında ifşa ettiği firmalar arasındaki "Koçak Et ve Et Ürünleri" firması ile şirketimizin alakası yoktur. Sadece isim benzerliği vardır."

'BÜYÜK SIKINTI YAŞADIK'

Mehmet Dayıoğlu, isim benzerliğinden dolayı mağdur olduklarını söyleyerek, "İşletmemiz babam tarafından kurulan ve 49 yıl hizmet veren bir iş yeridir. Teşhir edilen firma Kocasinan Fevzi Çakmak Mahallesi Fuzuli Caddesinde, "Koçak Et ve Et Ürünleri" ismindedir. Bizim ki de, "Koçak Gıda Et ve Et Ürünleri'dir. Onların sucuk malzemelerinde tavuk ürünü çıkmış. İsim benzerliğinden dolayı büyük sıkıntı yaşadık. Biz de çareyi afiş asmada bulduk. O firmanın bizimle alakası yok. Teşhir edilen firmanın sahibinin soyadı Koçak'mış. Bizim ise bulunduğumuz mahalleden dolayı "Koçak" ismindedir. İsim benzerliğinden dolayı imajımızın düzeltilmesi için astığımız afişte; denetlendiğimiz, bize verilen belge ve her türlü bilgilendirmeyi yazdık" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Mehmet Dayıoğlu ile röportaj

-Dayıopğlu'nun astığı afişten görüntü

-İşletmeden görüntü

-Genel detay

===============================

Boşandığı eşini dövüp, pompalı tüfekle öldürdü (2)

BÜŞRA KURTARILAMADI

İzmir'in Buca ilçesinde boşandığı eşi Orkun Çevik tarafından durakta otobüs beklediği sırada darp edilen ve pompalı tüfekle vurulan kuaför Büşra Yabaşkul, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuğunun annesi olan Büşra Yabaşkul'u sokak ortasında vuran Orkun Çevik ilk ifadesinde, boşandığı eşinin başkasıyla arkadaşlık kurduğunu, bu durumu kıskandığı, ayrıca kızını göstermediği için tartışma sırasında sinirlerine hakim olamadığını söylediği belirtildi. Büşra Yabaşkul'dan iki yıl evli kaldıktan sonra iki ay önce boşanan Orkun Çevik'in uzun süredir işsiz olduğu öğrenildi. Öte yandan cinayet zanlısı Orkun Çevik'in işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

================================

Parmağına sıkışan yüzüğü itfaiye çıkardı

ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde, Nurullah Recep Demirezen'in parmağına sıkışan yüzük itfaiye ekibince kesilerek çıkarıldı.

Ereğli'de yaşayan Nurullah Recep Demirezen parmağına sıkışan yüzüğün çıkarılması için özel bir hastaneye gitti. Görevililer durumu itfaiyeye bildirdi. Hastaneye gelen itfaiye ekibi, Demirezen'in parmağına sıkışan yüzüğü yaklaşık yarım saat süren çalışmanın ardından keserek aldı. Demirezen yapılan çalışmanın ardından itfaiye ve sağlık görevlilerine teşekkür ederek hastaneden ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Kesilen yüzük

İtfaiye ekiplerinin çalışması

Nurullah Recep Demirezen'den görüntü

İtfaiye ekiplerinin görüntüsü

Detaylar

===============================

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05