• BIST 101.930
  • Altın 272,653
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Berlin 13 °C
  • Frankfurt 13 °C
  • Paris 16 °C
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 21 °C
  • Stockholm 8 °C

Dha Yurt Bülteni - 12

Dha Yurt Bülteni - 12
Konya'da, ilkokulda rehber öğretmen olarak görev yapan Deniz E., daha önce gürültü yaptığı gerekçesiyle kendisini şikayet eden komşusu Büşra Ç.'yi...

Öğretmen komşu, Büşra'yı tekme tokat dövdü

Konya'da, ilkokulda rehber öğretmen olarak görev yapan Deniz E., daha önce gürültü yaptığı gerekçesiyle kendisini şikayet eden komşusu Büşra Ç.'yi (23) apartman girişinde tekme tokat dövdü. Bu anlar, apartmanın güvenlik kameralarınca kaydedilirken Büşra Ç., öğretmenden şikayetçi oldu. Deniz E.'ye karşılık veremediğini belirten Büşra Ç., "Bu kadın nasıl öğretmenlik yapar? Böyle insana çocuk emanet edilir mi?" dedi.

Olay, 15 Ağustos'ta, merkez Selçuklu ilçesine bağlı Kılıçarslan Mahallesi'ndeki apartmanın girişinde meydana geldi. İlkokulda rehber öğretmenlik yapan Deniz E., iddiaya göre, daha önce gürültü yaptığı gerekçesiyle kendisi hakkında şikayette bulunan, aynı binada oturduğu komşusunun kızı Büşra Ç. ile kapıda karşılaştı. Deniz E., kapıdan çıkarken, Büşra Ç.'ye omuz attı. Genç kızın "Ne yapıyorsun?" demesi üzerine sinirlenen Deniz E., Büşra Ç.'ye tekme tokat saldırdı. Büşra Ç.'yi yere yatırıp, vurmaya devam eden Deniz E., daha sonra binadan çıkıp, "İmdat" diye bağırdı. Bunun üzerine Deniz E.'nin eşi de elinde sopayla olay yerine gelerek, Büşra Ç. ve ailesine saldırdı. Bu anlar ise apartmanın güvenlik kameralarına anbean yansıdı.

'BU KADIN NASIL ÖĞRETMENLİK YAPAR?'

İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Hastaneden darp raporu alan Büşra Ç., Deniz E.'den şikayetçi oldu. Polis merkezine götürülen Deniz E., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Saldırı anını anlatan Büşra Ç., "Babam bana bir şey verdi ve eve çıkmak için binaya giriyordum. Tam bu sırada üst katta oturan öğretmen Deniz E. çıktı ve bana omuz attı. Ben de "Ne yapıyorsun?" dedim sonra bana saldırmaya başladı. Ne yapacağımı bilemedim. Beni yere düşürdü ve vurmaya devam etti. Sonra "İmdat" diye bağırdı ve kısa süre sonra elinde sopayla eşi geldi. O da bize saldırmaya başladı. Biz, gürültü yapıyor, diye daha önce ondan şikayetçi olmuştuk. Böyle bir insan nasıl öğretmenlik yapabilir? Böyle bir insana çocuklar emanet edilir mi?" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Öğretmenin genç kızı dövdüğünü gösteren güvenlik kamera görüntüleri

-Büşra Ç. röportaj

-Genç kızdan detaylar

====================

Bursa'da sağanak hayatı felç etti, hortum panik yaşattı

Bursa'da öğle saatlerinde başlayan sağanak, hayatı olumsuz yönde etkiledi. Kent genelinde etkili olan yağış nedeniyle birçok ev ve işyerinin giriş katlarını su basarken, yollar göle döndü. Öte yandan Bursa'nın Gemlik açıklarında görülen ve 15 dakika süren hortum, korkuya neden oldu.

Bursa merkez ve ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle hayat durma noktasına geldi. Öğle saatlerinden itibaren başlayan yağmur ve şiddetli rüzgar sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu. Araç trafiğinin durma noktasına geldiği kent yağmura hazırlıksız yakalandı. Vatandaşların yağmurdan naylon poşetle, otobüs durakları ile işyerlerinin tentelerinin altına sığınarak korunmaya çalıştığı görüldü.

Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, kent genelinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir aldı.

GEMLİK AÇIKLARINDA HORTUM PANİĞİ

Öte yandan, Gemlik Körfezi Kumla Sahili yakınlarında kıyıdan yaklaşık 150 metre açıkta hortum meydana geldi. Yaklaşık 15 dakika süren hortum, bölgede paniğe neden olurken bu sırada denizde olan tatilciler sahili boşalttı. Hortumun bir süre sonra gözden kaybolmasıyla ilçede sağanak etkisini gösterdi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

EK GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

==================

Van otogarı mülteci kampı gibi

Düzensiz göçmenlerin önemli geçiş güzergâhları arasında bulunan Van'a her yıl binlerce kaçak göçmen, yasadışı yollarla giriş yapıyor. Göçmen kaçakçıları tarafından yarı yolda bırakılan düzensiz göçmenler kentteki şehirlerarası otobüs garını mesken tuttu. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu özellikle Afgan göçmenlere bazı vatandaşlar yemek ihtiyaçlarını karşılıyor.

ÇOĞUNLUK AFGANİSTAN'DAN GELİYOR

Türkiye, Ortadoğu, Güney Asya, Doğu Afrika ülkelerinden gelip, Avrupa'ya gitmek isteyen özellikle düzensiz göçmenler için bir kavşak noktasını oluştururken, İran'a sınırı bulunan Van da önemli geçiş noktasında bulunuyor. Ülkelerini çeşitli nedenlerden dolayı terk etmek zorunda kalıp yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yapan kaçak göçmenler çıktıkları bu zorlu umut yolculuğunda çoğu zaman göçmen kaçakçıları tarafından yarı yolda bırakılıyor. İran sınırından Van'a giriş yapan ve 17 kişilik minibüslere yaklaşık 60 kişi bindirilerek yasadışı yollardan ülkeye sokulan, çoğunluğunu Afganların oluşturduğu kaçak göçmenler Van Şehirlerarası Otobüs Terminali'ni mesken tuttu. Göçmen kaçakçıları tarafından batı illerine götürülmek üzere yarı yolda bırakılan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu kaçak göçmenler şimdi terminalde konaklıyor.

ÇEŞMEDE KIYAFETLER YIKANIYOR, TERMİNAL ÖNÜNDE UYUYORLAR

Terminal bahçesinde kalan kaçak göçmenler burada bulunan çeşmede kıyafetlerini yıkıyor, terminal önünde yatıp kalkıyor. Kaçak göçmenleri gören bazı vatandaşlar da zaman zaman onların yemek ihtiyacını karşılıyor. Türkçe bilmedikleri için çoğu işlerini telefondan Türkçe çeviri programını kullanarak halletmeye çalışan kaçak göçmenler, 2 haftadır şehir terminalinde kaldıklarını belirterek, "Çok para alarak bizi buraya getiren kişi bırakıp gitti. Bize buradan İstanbul'a götürmek için bilet alacağını söyledi. Fakat günlerdir bekliyoruz kimse gelmedi. Ülkemizdeki büyük sıkıntılardan dolayı terk etmek zorunda kaldık. İstanbul'a gidip çalışmak istiyoruz. Akşamları burası soğuk oluyor ve çocuklarımızla zor şartlarda kalıyoruz" dedi.

Terminalde çalışanlar ise her gün onlarca kaçak göçmenin buraya bırakıldığını, böyle bir yaşamın salgın hastalıkları da beraberinde getireceğini belirtti. Vatandaşlar bu durumdan özellikle çocukların çok etkilendiğini belirterek yetkililerin buna bir çare olmasını istedi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Otogarda kalan kaçak göçmenler

-Göçmenlerden detaylar

-Telefonla çeviri yapan kaçak göçmenler

-Kaçak göçmenler ile röportajlar

-Çeşmede çamaşır yıkayan kaçak göçmenler

-Çocuklardan detaylar

-Genel ve detaylar

=================

Devran Çağlar, Marmaris'te toprağa verildi

İstanbul'un Maltepe ilçesinde, yaşadığı rezidansta geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Devran Çağlar (56), Marmaris'te son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye, sanat dünyasından kimsenin katılmaması dikkat çekti.

Devran Çağlar ismiyle bilinen arabesk müzik şarkıcısı Mustafa Dağlar, geçen perşembe günü, Maltepe'de yaşadığı rezidansta ölü bulundu. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside, kalp krizinden öldüğü tespit edilen, 1980'li ve 1990'lı yılların ünlü arabesk şarkıcısı Devran Çağlar'ın ölüm haberi, üzüntü yarattı. Seslendirdiği şarkılarla bir dönem adından söz ettiren, üç sinema filminde rol alan Devran Çağlar, uzun süredir gözlerden uzak bir hayat sürüyordu.

ANNENİN ACISI YÜREKLERİ BURKTU

Devran Çağlar'ın cenazesi, vasiyeti üzerine toprağa verilmek için Muğla'nın Marmaris ilçesinin İçmeler Mahallesi'ne getirildi. Bugün Yeni Cami'de öğlende cenaze töreni düzenlendi. Marmaris Belediye Başkanı CHP'li Mehmet Oktay, CHP'li Belediye Meclis üyeleri Cengiz Kaya ve Asım Geniş, akrabaları ve yakın dostlarından oluşan yaklaşık 50 kişi, cenaze törenine katıldı. AK Parti'den Marmaris Belediye Başkanlığı'na aday olan ancak seçilemeyen iş insanı Serkan Yazıcı da çelenk gönderdi.

Sanat dünyasından kimsenin katılmadığı törende Devran Çağlar'ın annesi Mihriban Dağlar (72), oğlunun tabutuna sarılarak ağladı.

'SEN KARANLIKTAN KORKARSIN NE İŞİN VAR ORADA'

Anne Mihriban Dağlar'ın "Oğlum hani bir hafta sonra bana sürpriz yapacaktın, olmadı böyle. Sen karanlıktan korkarsın ne işin var orada" diyerek gözyaşı dökmesi, yürekleri burktu. Bazı medya mensuplarına da sitem eden Mihriban Dağlar, "Oğlum hakkında yalan yanlış haberler yazdılar" dedi. Öğlende kılınan cenaze namazı sonrası Devran Çağlar, İçmeler Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi. Defin sırasında anne Mihriban Dağlar, mezara girmeye çalıştı. Yakınları tarafından güçlükle sakinleştirilen Mihriban Dağlar, fenalaşınca sağlık görevlilerince hastaneye kaldırıldı. Devran Çağlar'ın vasiyetinde ayrıca tabutunun önüne fotoğrafının konulmamasını istediği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

------------

- Cenazenin camiye getirilişi

- Camiye gelenlerden görüntü

- Anne Mihriban hakımın tabutu başında ağıtlar yakması

- Cenaze namazı görüntü

- Cenazenin kaldırılması ve İçmeler Yeni Mezarlığı'nda defni

(Toplam: 7 dakika 14 saniye-523 MB HD görüntü)

===================

Ovit Yaylası'nda festival heyecanı, horonlarla başladı

Rize'nin İkizdere ilçesinde deniz seviyesinden 2 bin 640 metre yükseklikteki Ovit Yaylası'nda bu yıl 21'incisi düzenlenen ve 2 gün sürecek Ekşioğlu Vakfı Uluslararası Ovit Yayla Festivali başladı. Festivalin ilk gününde vatandaşlar saatlerce horon oynadı, dalda armut yeme ve koltuk kapma yarışmaları ile eğlenceli anlar yaşadı.

İkizdere ilçesi Ovit Yaylası'nda 21'incisi düzenlenen Ekşioğlu Vakfı Uluslararası Ovit Yayla Festivali'nin ilk gününe Rize, Trabzon ve Erzurum'dan gelen yaklaşık 15 bin kişi katıldı. Festivali, Ekşioğlu Vakfı Başkanı Süleyman Ekşi, Vakıf Meclis Başkanı İbrahim Ekşi, Ekşioğlu Vakfı eski Başkanı Ali Ekşi, Vakıf yöneticileri Galipcan Ekşioğlu, Serkan Ekşioğlu da izledi. Yaylada etkili olan sis zaman zaman görüş mesafesini düşürdü. Soğuyan havada vatandaşlar battaniye ve atkılara sarılarak ısınmaya çalıştı.

Karadenizli sanatçılar İslam Yıldız, Aslıhan Çiçek, Erkan Yeşilyurt, Mehmet Akyıldız, Volkan Arslan ve Onay Şahin sahne aldı. Yaylada vatandaşlar kemençe eşliğinde saatlerce horon oynadı. Sanatçıların hareketli türkülerine horonla eşlik edenler, keyifli anlar yaşadı. Festivalde tek başına oynadığı horonla ilgiyi üzerine çeken 11 yaşındaki Halim Oktay Ülgen, kalabalıktan alkış aldı. Uzun süre tempolu horon oynayan Ülgen, "Horon oynamayı çok seviyorum. Babamdan öğrendim. Çok da iyi horon oynuyorum" dedi.

Festivalde dalında armut yeme ve koltuk kapma yarışması düzenlendi. Çocukların katıldığı yarışmalarda dereceye giren çocuklara cep telefonu ve para ödülü verildi.

Ekşioğlu Vakfı Başkanı Süleyman Ekşi, bu yıl 21'incisini düzenledikleri festivalde yaylacılık geleneğinde yer alan festival coşkusunu yaşatmaya çalıştıklarını söyledi. Ekşi, "Bu yıl farklı etkinlikler düzenledik. Çeşitli yarışmalar yapıyoruz. Türkiye'nin her yeri sıcak ama biz burada serin havada festivalde eğleniyoruz. Amacımız yaylacılık kültürünü yaşatmak, birlik ve beraberliği pekiştirmek. İnsanlar doyasıya horon oynuyor, eğleniyor. Biz de mutlu oluyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

----------

Yayladan detaylar

Horon oynayanlar

Horon oynayanlarla röp.

Yarışmalardan detay

Sanatçıların konserleri

BaşkanSüleyman Ekşi ile röp.

Detaylar

===================

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş mevlide katıldı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Sakarya İl Müftülüğü tarafından 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde hayatını kaybedenlerin anısına düzenlenen mevlide katıldı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin 20'nci yıldönümü etkinlikleri kapsamında Sakarya İl Müftülüğü tarafından hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu. Adapazarı Yeni Cami'de düzenlenen mevlide Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş katıldı. Ali Erbaş depremin üzerinden 20 yıl geçtiğini belirterek, "17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 20 yıl geçti. Akrabalarımızdan, komşularımızdan, dostlarımızdan birçoğunu o gece kaybettik, Rabbim hepsine rahmet eylesin, bir daha böyle felaketler bizlere yaşatmasın. Bizler dünyada Rabbimizin ifadesi ile imtihan olmak için gönderildik ama bu imtihanı en güzel işi yaparak kazanmamız gerekiyor. Ölümde, hayatta bizim imtihanımız için. Bu dünyada imtihan oluyoruz, hangimiz daha güzel iş yapıyoruz diye.ö dedi.

Erbaş afetlere karşı bilinçli Müslümanlar olarak tedbirlerimizi almak zorunda olduğumuzu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O açıdan Peygamber efendimiz buyurdu ki; "İş ehline verilmedi mi, kıyameti bekle" ne demek kıyameti bekle işte deprem bir kıyamettir. İnşallah hem dünya için hem de ukba için üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmek zorundayız. Sorumluluklarımızın bilincinde olmak zorundayız. Afetler yüce Rabbimizin takdiridir, onun önüne geçmek mümkün değildir. Durdurabiliyor muyuz depremi, sel, yağmuru? Bu Cenab-ı Hak'kın takdiri. Ama inşallah bilinçli Müslümanlar olarak afetlerin olacağını dikkate alarak tedbirlerimizi de almamız lazım, maddi ve manevi tedbirlerimizi. İyi mühendis, mimar yetiştireceğiz, ahlaklı iş adamı, müteahhit yetiştireceğiz ki yaptığı evleri sağlam yapsın. Depremi durdurmaya gücümüz yetmiyor ama depremin zararlarını azaltmaya gücümüz yetiyor bunu bizim yapmamız lazımö

Görüntü Dökümü

------------

Mevlitten görüntü

Erbaş'ın konuşması

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05