• BIST 99.547
  • Altın 236,918
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Berlin 11 °C
  • Frankfurt 13 °C
  • Paris 14 °C
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Stockholm 9 °C

Dha Yurt Bülteni-10

Dha Yurt Bülteni-10
Malatya'daki "Kalkışma Davası'nı Cumhurbaşkanlığı danışmanları da izledi (EK)

Malatya'daki "Kalkışma Davası'nı Cumhurbaşkanlığı danışmanları da izledi (EK)

1)DURUŞMA SONUNDA KAVGA ÇIKTI

Malatya'da terör örgütü FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin, aralarında dönemin 2'nci Ordu Komutanı Adem Huduti ile 2'nci Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun'un bulunduğu 28'sı tutuklu 76 sanığın yargılandığı davanın 4'üncü duruşmasının ikinci oturumu bugün yapıldı. Sabah saat 10.00'da Yakınca Spor Salonu'nda hazırlanan 1'inci Ağır Caza Mahkemesi'nde başlayan duruşmayı Cumhurbaşkanı danışmanları Ayşe Türkmenoğlu, Gülay Samancı, Ahmet Karayiğit, saat 13.00'a kadar izleyip notlar aldıktan sonra ayrıldılar.

Cumhurbaşkan'ı danışman heyetiyle gelen ve çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili duruşmaya katılmak üzere parti teşkilatı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, STK'ların tamamı, gazi ve şehit ailelerinin dernekleriyle beraber yoğun katılım sağladıklarını söyledi. Kahtalı şunları söyledi:"Yine geçen sefer katılmış olduğumuzda duyduğumuz şeyleri yine aynı şeyleri duyuyoruz. Çelişkili açıklamaları görüyoruz. Hakikaten AK Parti olarak, burada müdahil durumdayız. Geçen sefer eksik gördüğümüz eksikleri hem genel merkezimize, hem de Cumhurbaşkan'ımıza iletmiştik, bugün Cumhurbaşkanımızın 3 baş danışmanı, buraya duruşmayı izlemeye gelmişlerdir. Onlar da duruşmayı izlediler. Kanaatleriyle bazı görüşmeleri yaparak inşallah rapor halinde de sunacaklar.Kahtalı, bu dava sonuçlanana kadar, 249 şehit için mücadelelerinin devam edeceğini söyledi. 2'nci Ordu ve 7'nci Ana Jet Üssü'nün Malatya'da önemi olduğunu vurgulayan Kahtalı şöyle devam etti:

"2'ncı Ordu'nun ve 7'nci Ana Jet Üssü'nün Malatya'da olması, tabi buradaki bu FETÖ/PDY yapılmasında 7 generalin tutuklanmış olması önemliydi. Malatya'daki bütün halkımızın şahit olduğu ZPT'leri, F 4 savaş uçaklarını pist başı yaptıran, kargo uçaklarını buraya izinsiz bir şekilde indiren bu yapı, bugün burada bu organizasyonun hain darbe girişiminin başında olanlar hesap veriyorlar.ö

Saat 14.00'de sanıkların dinlenmesinin ardından Mahkeme Başkanı Vedat Koç tarafından öğle arası verdi. Duruşmayı izleyen AK Partililer, salondan çıkartılırken sanık askerleri yuhaladı. Duruşmayı izlemek için salonda bulunan sanık yakınları da alkışlarla karşılık verdi. Bunun üzerine AK Partililer "Bu hainleri niye alkışlıyorsunuz" diye tepki gösterdi.

İzleyiciler salondan çıkarken, AK Partililer ile sanık yakınları arasındaki tartışma yumruklaşmaya kadar büyüdü. Bunun üzerine AK Parti il yöneticileri polis eşliğinden salondan çıktı. Çevik kuvvet ekipleri mahkeme salonu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

======================================================

2)GÜBRE DÖKENE TEPKİ GÖSTEREN EMİRAL: DÜZCE'YE YAKIŞMADI

ya konuştu. Emiral, "O akşam da söyledim. Düzce'ye yakışmadı. Üzüldüm. Benim Düzcem güzeldir, yeşildir" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a başlattığı Adalet Yürüyüşü'nün 13'üncü akşamı, Düzce Kalıcı Konutlar yolu üzerindeki kamp alanında konakladı. Kılıçdaroğlu'nun kaldığı kamp alanının önündeki yola damperli kamyondan hayvan gübresi döküldü. Gübreli protestoya en büyük tepkiyi Düzceli emekli elektrik teknikeri Münir Emiral gösterdi. Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş ve Ak Parti İl Başkanı Hikmet Keskin'i telefonla arayıp gübrenin kaldırılmasını isteyen Emiral'ın tepkisi sosyal medyada ilgi gördü.

'GÜBRE KALKMADAN EVE GİDTMEDİM'

ya konuşan 5 çocuk babası Münir Emiral, CHP'nin kamp yaptığı mevkide yeğeninin evinde akşam yemeği yedikten sonra dışarıya çıktıklarını ve gübrenin çevreye yaydığı kötü kokuyu hissettiğini söyledi. Belediye Başkanı Mehmet Keleş ve Ak Parti İl Başkanı Hikmet Keskin ile tanışıklığı olduğunu belirten Emiral şunları anlattı:

"Mehmet Keleş'i aradım, "Benim haberim var, adam gönderdim" dedi. Biraz sonra gelen yok. Bu sırada Ak Parti İl Başkanını aradım, ona durumu izah ettim. "Mehmet belki benim dediğimi dikkate almadı onunla konuş" dedim. "Bunu buradan kaldıralım" dedim kapattım. 15 dakika sonra Mehmet Keleş'i tekrar aradım. "Bunun buradan kalkması lazım, Düzce için iyi olmuyor" dedim. Bir saat sonra kepçe geldi. Yenişehir arabası temizlik yaptı. Bu pislik Düze'ye yakışmadı. Gübrenin kaldırılması için 1- 2 saat bekledim orada. Gübre kalkmadan eve gitmedim."

Merhum eski başbakanlardan Necmettin Erbakan hayranı olduğunu belirten Münir Emiral, "Ben üzüldüm o akşam. Belki fazla da konuştum o sinirden dolayı. İktidar Ak Parti, belediye başkanı Ak Parti. Burada yanlış bir şey varsa onlara zarar. Yanlış olayı önlemek için ben "kalksın" dedim. Ben o akşam da söyledim. Düzce'ye yakışmadı. Düzce için yaptım. Benim Düzcem yeşildir, güzeldir. Bu Düzce'ye zarardı" diye konuştu.

Görüntü dökümü:

-------------------------------(ARŞİV)

-Kamyonun gübre dökmesinden

- Vatandaş kamerasından gübreyi döken kamyon

-Dökülen gübreye Emiral ın tepkisi

-Münir Emiral dan detay görüntü

-Münir Emiral röp.

(Tür: Yurt)

====================================================

3)ADANA'DA YÜKSEK NEMİNDE ETKİSİYLE HAVA SICAKLIĞI 40 DERECE HİSSEDİLDİ

Meteoroloji verilerine göre gölgede hava sıcaklığı 33 derece olan kent merkezinde, yüzde 59 olan neminde etkisiyle 40 dereceyi bulan sıcaklık, Adanalıları olumsuz yönde etkiledi. Sokakta termometrelerin 39 dereceyi gösterdiği kent merkezinde oturanlar mecbur kalmadıkça dışarı çıkmazken, sokağa çıkanlar ise bol su tüketti. Çok sayıda genç ise pazar günü 2 kişi kardeşin boğulduğu yerin 200 metre uzağında Seyhan Nehri'ne girerek serinlemeye çalıştı. Köpeği ile Seyhan Nehri'ne giren bir genç, hayvanını gezdirmeye çıkardığını ancak sıcağa dayanamayınca birlikte suya girdiğini söyledi. Adana'da hava sıcaklığı cuma günü gölgede 40 derece olacak, neminde etkisiyle çok daha fazla hissedilmesi bekleniyor.

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Seyhan nehrine atlayan çocuklar

- Yüzen çocuklarla röp

- Birçocuğun köpeği ile yüzmesi

- Termo metre

- Bayrak ve güneş

SÜRE:02'04" BOYUT:126 MB

====================================================

4)MARMARİS'TE TATİLCİLER SOLUĞU PLAJLARDA ALDI

MUĞLA'nın Marmaris İlçesi'nde, artan sıcaklar nemle birleşince bunalttı. Serinlemeye çalışan yerli ve yabancı turistler plajlara akın ederken, kent sakinleri evlerine kapandı.

Marmaris'te hava sıcaklığı 37 dereceyi, deniz suyu sıcaklığı ise 23 dereceyi buldu. Öğlen etkisini hissettiren sıcak hava dalgası ile bunalan tatilci ve turistler plajlara akın etti. Atatürk Caddesi'nden turistik İçmeler Mahallesi'ne kadar uzanan 11 kilometrelik mavi bayraklı plajlar "iğne atsan yere düşmez" dedirten görüntüler oluştu. Bunaltan sıcak hava dalgasından kurtulmak isteyen kent sakinleri evlerine kapandı. Tatilci ve turistler ise günü boyu denizden çıkmadı. Kimi turistler şemsiye altında denizden gelen esintiyle serinlemeye çalışırken, kimileri denize çektikleri şezlonglarda oturdu. Bazı turistler de şezlonglara uzanarak bronzlaşmaya çalıştı. Çocuklar, gün boyu denizde oyunlar oynayarak anın tadını çıkardı.

Marmaris'te tatil yapan Rus öğrenci 23 yaşındaki Anna Kurilovana, "Marmaris çok sıcak ve güzel. Tatilim çok güzel geçiyor, herkes Marmaris'e tatile gelsin" dedi.

Türk uyruklu Belçika vatandaşı Merve Tunç ise, "Marmaris çok güzel, herkesi bekliyoruz. Sıcaklar çok bunaltıyor, serinlemek için denize giriyoruz" dedi.

Sahil boyunca bir noktada bekletilen sağlık ekipleri, güneş çarpması vakalarına ilk müdahaleyi yaptı. Saat 11.00-14.00 arası 3'ü yaşlı yabancı turist, 7 kişi güneş çarpması nedeniyle çeşitli hastaneyle polikliniklerde tedavi edilerek taburcu edildi. Marmaris Sağlık Grup Başkanlığı, "Saat 12.00-17.00 arası hasta ve yaşlılar sıcak altına çıkmasınlar, bol sıvı tüketsinler" uyarısı yaptı.

Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri da vatandaşlara şu uyarıda bulundu:

"Afrika'dan gelen sıcaklarla birlikte ormanlarımız konusunda daha hassas olmalıyız. Bizler, olası bir yangın ile ilgili aldığımız tedbirlerimizi artırdık. Vatandaşlarımızın da tedbirlerini almalarını, karayoluna izmarit ve cam şişe atmamalarını rica ediyoruz."

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Boş cadde de elektronik termometre 41 derece ve saati göstermesi

- Marmaris sahillerinden görüntü

- Sahillerde çeşitli su sporları yapan turistler genel görüntü

- Türk uyruklu Belçika vatandaşı kadın ile röportaj

- İki Rus kadın ile röportaj

(Toplam: 4 dakika 36 saniye-332 MB görüntü)

======================================================

6)'ROMA SÜTUNLARI İÇİN MÜCADELEMİ SÜRDÜRECEĞİM'

ANTALYA'da Roma dönemine ait granit sütunların bir binanın önüne yerleştirilmesini ilgili yerlere şikayet eden emekli sanat tarihi öğretmeni 66 yaşındaki Ertekin Kaya, sütunların ait olduğu yere taşınması için mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Su altı araştırmacısı Mustafa Aydemir'in, Kaleiçi'nde oturduğu evinin önünde bulunan Roma dönemine ait granit sütunları ilgili kurumlara şikayet eden Ertekin Kaya, yaşadığı süreci anlattı. Antalya caddelerinde yürürken tesadüfen bu tarihi eserleri gördüğünü belirten Kaya, araştırması sonucu eserlerin Roma dönemine ait olduğunu ve Kaleiçi'nden Şirinyalı Mahallesi'ndeki binanın önüne getirildiğini öğrendiğini söyledi. Eserlerin taşınmasına ses çıkarmayanlara kızdığını dile getiren Kaya, "Bu tür umursamazlıklar canımı sıkıyor. Peşine düştüm, Müze müdürlüğü ile görüştüm. Bu eserlerin yerinde durması gerekiyordu, ne işi var o eserlerin orada. Evinin kira değerini mi artıyorsun? O zaman başkaları da başka eserleri evine götürür. Bu örnek olur" dedi.

İTALYA'DA YAŞANAN OLAYI MAHKEMEYE SUNMUŞ

Müze müdürünün kendisiyle inatlaştığını iddia eden Ertekin Kaya, şöyle devam etti: "Bu işe kendimi adadım. O sütunlar hak ettiği yere gidene kadar mücadelemi sürdüreceğim. Eserleri taşıyan kişinin benim hakkımda açtığı davaları sonradan gördüm. Mahkeme her iki davada beraat kararı verdi. Dava 2.5 yıl sürdü. Ben mahkemede İtalya'da bir Türk öğrencinin, sütunların üstüne çizmesinden sonra aldığı cezayı örnek gösterdim. Bu sütunlarla ilgilenmek benim için çok önemli."

'SÜTUNLARDA 8 MİLYONUN HAKKI VAR'

Ertekin Kaya, sütunların taşıyan kişinin babasının malı olmadığını, 80 milyonun hakkı olduğunu kaydetti. Kaya şunları söyledi:

"O sütunlar orada kalmayacak. Müze müdürü bana "Sütunlar seni niye rahatsız ediyor" diyor. Müze müdürü olarak o eserler seni rahatsız etmeli. Bakanlığa kadar gideceğim. Bu sütunlar taşındıktan sonra müzeden izin alınmış. Bir tarihi eser taşınırken müze ara karar almak zorunda, o karar da ortada yok. Birileri sanata ve kültüre sahip çıkmalı. Ben kendimi bu işe adadım."

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Ertekin Kaya'nın elindeki dosyalardan detay

- Ertekin Kaya'dan detay görüntü

- RÖP: Ertekin Kaya

176 MB /// 02.35

===================================================

7)İKİ KARDEŞİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ OLAYLA İLGİLİ 8 KİŞİ TUTUKLANDI

İZMİR'in Torbalı İlçesi'nde, 3 ay önce ateş açılan taksideki 4 kişiden 2'sinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili İzmir merkezli Balıkesir, Aydın ve Antalya'da eş zamanlı düzenlenen operasyonda 17 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 8'i tutuklandı, diğer zanlılar adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Geçen 26 Mart'ta saat 06.30 sıralarında meydana gelen olayda, Şeref Altuntaş'ın kullandığı 35 FH 866 plakalı taksinin önü, İzmir- Aydın karayolu Ödemiş Köprüsü'nde bir otomobil tarafından kesildi. Otomobilden inenler, içinde 4 kişinin bulunduğu taksiye ellerindeki silahlarla ateş açtı. Saldırganlar otomobille kaçarken, çok sayıda kurşunun isabet ettiği taksinin şoförü Şeref Altuntaş, yolcu olarak bulunan 5 çocuk babası 39 yaşındaki Mehmet Saraç, kardeşi 29 yaşındaki Özcan Saraç yaralandı. Ağabeyleri 45 yaşındaki Nevzat Saraç ise şans eseri olaydan yara almadan kurtuldu. Torbalı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan üç yaralıdan Mehmet Saraç ve Özcan Saraç, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Burnundan yaralanan taksi şoförü Altuntaş'ın ise tedavisi yapıldı. Silahlı saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Saraç ve Özcan Saraç kardeşlerin, Torbalı Güneş Sanayi Sitesi'ndeki bir gece kulübünün işletmecisi oldukları ve evlerine dönerken olayın meydana geldiği belirtildi.

Olayın ardından ilçe genelindeki 650 saatlik güvenlik kamerası kaydını inceleyen ekipler, cinayetin Saraç ailesinin husumetli oldukları öne sürülen kişiler tarafından gerçekleştirildiğini belirledi. Teknik ve fiziki takip sonucunda İzmir'de Torbalı, Bornova, Bayındır ve Tire ilçeleri olmak üzere Balıkesir, Aydın ve Antalya'da bilerlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Özel harekat görevlileri, dedektör köpekler ve 172 polisin katıldığı operasyonda 17 kişi gözaltına alındı. Operasyonda drone da kullanıldı. Zanlıların ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 4 tabanca, 5 av tüfeği ile bu silahlara ait 90 mermi ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 17 zanlıdan H.A. (18), S.K. (45), B.G. (20), R.K. (39), C.K. (19), O.K. (20), Ü.M. (22) ve Z.A. (22) tutuklanırken, E.Y. (36), R.B. (27), M.Ç. (20), K.İ. (21), E.K. (22), M.Y. (28), Z.D. (26), H.K. (46), L.K. (26), adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Operasyondan görüntü

- Zanlıların emniyetten çıkarılışı

- Adliyeye götürülüşü

======================================================

8)DÜNYANIN İLK MAĞARA KİLİSESİNDE AYİN

HATAY'daki dünyanın ilk mağara kilisesi olan St. Pierre Kilisesi'nde Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı ayini gerçekleştirildi.

St. Pierre'deki ayini Anadolu Havarisel Episkoposu Monsenyör Paolo Bizzeti ve Aziz İlyas Manastırı Başrahibi Episkopos Kostantine Keyyel yönetti. Dünya barışı için dua eden Anadolu Havarisel Episkoposu Monsenyör Paolo Bizzeti, barış, kardeşlik ve birliktelik mesajları verdi. Ayin sonrası bayrama özel hazırlanan kutsanmış ekmek bölünerek yenildi, kutsal sudan içildi.

Antakya Ortodoks Kilisesi Cemaat Vakfı Başkanı Fadi Hurigil, Antakya Kilisesi'nin kurucuları Aziz Petrus ve Pavlus'u anma günü olarak bayramı kutladıklarını söyledi.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Kiliseden genel görüntü

-Ayine katılan vatandaşlar detay

-Okunan ilahiler detay

-Dua eden papazlar detay

-Ekmeğin kutsanıp cemaate ikram edilmesi

SÜRE: 03'49" BOYUT:430 MB

=======================================================

9)ŞEYH SAİD İÇİN TÜRKİYE'NİN ÖZÜR DİLEMESİNİ TALEP ETTİLER

DİYARBAKIR'da HDP, DBP, Şeyh Sait Derneği ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edilişinin 92'inci yıldönümü nedeniyle düzenledikleri ortak toplantıda, Şeyh Said ve arkadaşlarının mezarlarının ailelerine teslim edilmesi ve Türkiye'nin özür dilemesini talep etti. İstiklal Mahkemesi tarafından 13 Şubat 1925 yılında giriştikleri isyan nedeniyle idam edilen Şeyh Said ve arkadaşları Diyarbakır'da idam edilişlerinin 92'inci yıl dönümünde anıldı. Aralarında HDP milletvekilleri Feleknas Uca, İmam Taşçıer, DBP'li yöneticiler, Şeyh Said Derneği ve Şeyh Said'in torunlarının da bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Şeyh Said Derneği öncülüğünde yapılan basın toplantısında konuşan ve İçişleri Bakanlığı'nca görevden alınan, Şeyh Said'in torunu olan Erzurum'un Tekman İlçesi'nin Belediye Başkanı DBP'li Ali Sait Fırat, Şeyh Said ve arkadaşlarının 1925 yılında İslami, insani ve milli hak taleplerinin savunuculuğunu yaptığını söyledi.

MEZARLARI VERİLSİN

Şeyh Said ve dava arkadaşlarının mezarlarının ailelerine teslim edilmesi talebinde bulunan Fırat şöyle dedi:

"1925 direnişindeki tarihi gerçeklerin açığa çıkarılmasını, katliam ve yıkımlarda rolü olan başta Türkiye devleti olmak üzere sorumluluğu olan bölgesel ve uluslararası güçlerin özür dilemesi, gasp edilmiş tüm hakların iade edilip, maddi ve manevi hakların tazmin edilmesi amacıyla hakikatlerin araştırılacağı tarafsız bir heyetin kurulmasını talep ediyoruz. Yine günümüze kadar bir mezar taşlarından mahrum bırakılan Cibranlı Halit Bey, Melle Saidi Kurdi, Seyit Rıza gibi tüm mazlumların mezarlarının ailelerine verilmesine talep ediyoruz. Onlara vasiyetleri olan bir mezar taşı dikerek milli, ahlaki ve insani olan vasiyetimizi yerine getirmek istiyoruz."

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Açıklamaya katılanlar

-Şeyh Said'in fotoğrafı

-Fırat'ın konuşması

-Genel ve detay görüntü

=============================================================

10)TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ VE SENDİKALARDAN AKADEMİSYENLERE DESTEK

Türk Tabipleri Birliği, SES İzmir Şubesi, Eğitim Sen İzmir Şubesi, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde açığa alınan akademisyenlere destek için Tıp Fakültesi önünde ortak basın açıklaması yaptı.

Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Barış İçin Akademisyenler Bildirisi'ne imza attıkları gerekçesiyle haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülen 12 akademisyen, 28 Haziran 2017 tarihli rektörlük yazısıyla "soruşturmanın selameti açısındanö görevden uzaklaştırıldı. Türk Tabipleri Birliği, SES İzmir Şubesi, Eğitim Sen İzmir Şubesi, aralarında Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Cem Terzi, Prof. Dr. İzge Günal, Prof. Dr. Halil Resmi, Doç. Dr. Halis Ulaş, İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Ayşen Uysal, Prof. Dr. Yeşim Ediz Şahin, Doç. Dr. Seçkin Aydın, Dr. Nuri Erkin Başer, Araştırma Görevlilerinden Aydın Arı, Serap Sarıtaş, Dilek Karabulut, Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Emel Yuvayapan'ın bulunduğu 12 akademisyene destek için basın açıklaması yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi poliklinikler girişinde yapılan açıklamaya yaklaşık 150 kişi katıldı. Görevinden uzaklaştırılan akademisyenlerin iyi hekimlik değerlerini, akademik özgürlükleri savundukları, emek, barış ve demokrasi mücadelesi verdikleri için hedef seçildiği ifade edilen ortak açıklamada, "OHAL ile birlikte toplumun her alanında eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi isteyenler susturulmak istenmekte, işinden ve özgürlüklerinden olmaktadır. Ülkemizde umut kesilen adalet, büyük bir toplum kesimini harekete geçirmiş ve onu arayanları ortak bir hedefte birleştirmiştir. Emeğin, demokrasinin, hukukun, toplumsal barışın ve iyi hekimlik değerlerinin güçlenmesi ve görevlerine son verilen meslektaşlarımızın öğrencilerine ve hastalarına bir an evvel yeniden kavuşmaları talebini güçlü bir şekilde dile getiriyoruz" ifadelerine yer verildi.

Görevinden uzaklaştırılan Cem Terzi ise "Hakikat ve Barış yüzünden buradayız bugün. Hakikatı söylemek ve Barış talep etmek yüzünden bugün çalıştığımız üniversiteden uzaklaştırıldık. Bugünlerde bu ülkede yaşananlar, kendinden olmayana kendinden farklı düşünene, konuşana, yazana çizene, ne kadar zalimce davrandığımızı bir kez daha gözler önüne seriyor. Neden bu kadar zalimiz olduğumuzu konuşmamız gerek. Bugün yaşadığımız her kötülüğün kökü toplumsal tarihimizdeki hakikatlerle yüzleşmeye cesaret edemediğimizden ve böyle bir geleneğimizin olmamasından kaynaklanıyor... Hakikate değer vermemek, onunla yüzleşmemek zalimleştirir. Zalimlerin ise bir arada yaşama iradesi olamaz. Zalimler bir toplum oluşturamaz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından grup hastane bahçesinde yürüyüşe geçti. Otoparkta son bulan yürüyüş sırasında "Direne direne kazanacağız" sloganı atıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

- Ortak açıklamanın okunması

- Cem Terzi'nin konuşması

- genel ve detay görüntüler

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05