• BIST 119.604
  • Altın 301,993
  • Dolar 5,9415
  • Euro 6,5449
  • Berlin 6 °C
  • Frankfurt 7 °C
  • Paris 6 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 13 °C
  • Stockholm 4 °C

Dha Yurt Bülteni - 10

Dha Yurt Bülteni - 10
ANTALYA'nın Konyaaltı ilçesinde geçen ağustos ayında çarpışma sonucu ikiye ayrılan otomobilin yola savrulan sürücüsü Ümit Pamukçu, hafif yaralandı.

Mucize kurtuluşun görüntüleri ortaya çıktı

ANTALYA'nın Konyaaltı ilçesinde geçen ağustos ayında çarpışma sonucu ikiye ayrılan otomobilin yola savrulan sürücüsü Ümit Pamukçu, hafif yaralandı. Mucize kurtuluşun güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Konyaaltı ilçesi Uncalı Mahallesi 23. Cadde'deki kaza, geçen 15 Ağustos'ta saat 06.00 sıralarında meydana geldi. Uncalı istikametinden Akdeniz Üniversitesi yönüne seyreden Nurullah Akar yönetimindeki 34 ZB 507 plakalı otomobil, kavşakta Ümit Pamukçu'nun kullandığı 07 RP 330 plakalı otomobille çarpıştı.

ARAÇ İKİYE BÖLÜNDÜ

Pamukçu'nun otomobili, çarpışmanın şiddetiyle ortadan ikiye bölündü. Otomobilin arka kısmı 100 metre sürüklenerek bir market zincirinin klimalarına çarparak durdu. Ön kısmı ise yol ortasında spin attıktan sonra döndü. Bu sırada direksiyondaki Ümit Pamukçu da yola savruldu. Diğer otomobil ise yan yattı. Kazada sürücüler Ümit Pamukçu ve Nurullah Akar ile Akar'ın aracındaki Hakan Arslan ve Dilek Gürbey hafif yaralandı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne götürülen yaralılar, tedavilerinin ardından taburcu edildi.

GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Ümit Pamukçu'nun ikiye bölünen ve yüzlerce metre sürüklenen araçtan hafif yaralı kurtulduğu kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ümit Pamukçu'nun kullandığı otomobile, Nurullah Akar'ın kullandığı otomobilin tam ortadan çapma anı yer alıyor. Çapmanın şiddetiyle Pamukçu'nun otomobili ikiye bölünürken, otomobilin arka tarafı savrulup kamera kadrajından çıkıyor, ön kısmı ise çevresinde bir tur döndükten sonra duruyor. Bu sırada sürücü Pamukçu ise yola savruluyor. Görüntülerde, bir süre olduğu yerde oturan Pamukçu'nun ayağa kalkıp yürüdüğü görülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------

-Kavşaktan detay görüntüler

-Muhabir Aslı Duranın 2 adet anonsu

-Güvenlik kamerasının kavşaktaki görüntüsü

-Kırmızı ışık görüntüsü

184 MB /// 1.39 SN (HD)

============================

Hafif ticari aracın çarptığı kadın öldü

Şanlıurfa'da yolun karşısına geçmek isteyen Hanım Demir'e (66) hafif ticari araç çarptı. Ağır yaralanan kadın, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, geçen 5 Aralık Perşembe günü, Yunus Emre Caddesi üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği ve plakası belirlenemeyen hafif ticari araç, yolun karşıdan karşıya geçmeye çalışan Hanım Demir'e çarptı. Çarpmanın etkisiyle havaya fırlayan Demir, bir ağaca çarpıp, yere düştü. Ağır yaralanan kadın ihbarla gelen ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Polis, kadına çarpan aracı tespit etmeye çalışıyor.

Görüntü Dökümü

-------------

- Yolun karşısına geçmeye çalışan Hanım Demir

- Hafif ticari araç yaşlı kadına çarpması

- Genel ve detay görüntüler

============================

Topraktan üretilen böcek ilacıyla yıllık 1 milyon lira ciro hedefi - (ÖZEL)

Kahramanmaraş'ta bilim insanları Prof. Dr. Ali Arda Işıkber ve Doç. Dr. Özgür Sağlam tarafından 7 yıllık bir çalışma sonunda topraktan üretilen böcek ilacının seri üretimine geçildi.

Türkiye'de yıllık 530 milyon liralık böcek ilacı ithal edildiğini belirten Özgür Sağlam, içerisinde kimyasal bulunmayan, yenilebilen, insanlara ve hayvanlara hiçbir zararı olmayan, temas ettiği böcekleri yağını ve sıvısını emerek öldüren yerli ilaçtan önümüzdeki yıl 1 milyon liralık ciro hedeflediklerini, ihracat için de temaslarının devam ettiğini söyledi.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arda Işıkber ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Sağlam, diatom toprağından böcek ilacı üretti. TÜBİTAK'ın desteğiyle 7 yıllık bir çalışma sonunda üretilen böcek ilacının seri üretimine geçildi. Depo zararlısı 20 böcek türü için ayrı; kedi, köpek, kuş tavuk gibi hayvanlarda bulunan akar, bit, pire dış parazitlere ve hamam böceği ile karıncalar için ayrı olmak üzere 2 farklı ürünü piyasaya sürüldü.

IŞIKBER: "3 FARKLI DİATOMU KARIŞTIRARAK ELDE ETTİK"

Uzmanlık alanı depo zararlısı böcekler olan Prof. Dr. Ali Arda Işıkber, 7 yıllık bir yoğun çalışma sonunda geliştirdikleri ilacı diatom toprağından elde ettiklerini söyledi. Türkiye'de 125 milyon rezervi bulunan diatomun, su alglerinin kabuklarının fosilleşmesi sonucu oluşan biyolojik bir kayaç olduğunu söyledi. Kayaçların silisyum dioksit oranı oldukça yüksek olduğunu ancak her diatom kayacının böcekler üzerinde etkili olmadığını kaydeden Işıkber, "Türkiye'nin çok değişik yerlerinden diatom toprağı topladık. Bunları farklı böcek gruplarına, özellikle depo zararlısı bitlere, böceklere karşı test etik. Özellikle şunu vurgulamak isterim ki 100 tane aldığımız numunelerin hepsinin farklı etkinliklere sahip olduğunu gördük. Yani bir rezervde hiç etkinlik olmazken başka bir yerden aldığımız diatom toprağında çok yüksek böcek öldürücü etki gördük ve biz daha sonra bu ürünlerin karışımlarını test ederek en etkili olan 3 farklı diatom toprağından bir karışım elde ettik" dedi.

'HAMMADDESİNDEN ÜRETİMİNE KADAR TAMAMIYLA YERLİ'

Geliştirdikleri ilaçta hiçbir kimyasal madde bulunmadığını, hatta yenilebildiğini kaydeden Ali Arda Işıkber, şöyle devam etti:

"Bizim ürünümüzün dünyadaki diğer diatom topraklarından temel farkı, belki de ilk, en önemli özelliği bir karşım olması. Yani 3 farklı noktadan elde edilen diatom topraklarının bir karışımı olması. Bizim ürünümüzün diğer bir özelliği ise hammaddesi, Ar-Ge kısmı, tasarlanması ve üretimi tamamıyla yerli olmasıdır. Bu genellikle toz halde kullanılıyor fakat dünyada ilk defa suyla karıştırılarak atımını biz geliştirdik. Hem formülü özel hem de farklı bir işleme tekniğiyle bunu sulu olarak da kullanabiliyoruz. Diatom toprağının en önemli avantajı kimyasal olmamasıdır. Yani içerisinde herhangi sentetik kimyasal bulunmamaktadır. Böcekleri fiziksel yollar öldürmektedir yani böcek gezerken tozun vücuduna temas edip derideki yağ ve suyu emiyor ve bunu sonucunda böcek su kaybederek, kuruyarak ölüyor. Yani bir kimyasal ölüm değildir. Bu, organik tarımda da çok rahatlıkla kullanılabilecek bir üründür. İnsanlara, hayvanlara karşı herhangi bir toksit etkisi yoktur. Yenilebilir, herhangi bir olumsuz etkiye sahip değildir. Bu ürün, organik ürünlerde ve hayvanların yemelerinde yem katkı maddesi ve ilaçların içerisine dolgu maddesi olarak kullanılabilir."

SAĞLAM: İTHAL BÖCEK İLAÇLARINA YILLIK 530 MİLYON LİRA ÖDÜYORUZ

Doç. Dr. Özgür Sağlam ise Türkiye'nin her yıl milyon dolarlar vererek yurt dışından tarım ilaçları ithal ettiğini, bu nedenle geliştirdikleri ilacın yerli üretim olması bakımında çok önemli olduğunu söyledi. Sağlam, "Dünya Tarım Örgütü FAO'nun verilerine göre yurt dışından 40 bin ton ilaç ithal etmekteyiz. Bu ilaçlar içerisinde böcekleri öldüren ilaçlara baktığımızda 40 bin tonun sadece 10 bin tonu böcek ilacı olarak kullanımı söz konusu. Yıllık olarak bu ilaçlara ödediğimiz paralara baktığımız zaman 370 milyon dolar bir ödeme söz konusu, bu da 2.7 milyar liraya denk gelmekte. Bunun da 530 milyon lirası sadece böcek ilacı için yurt dışından getirilen ilaçlara ödenmekte. Böcek ilacının alternatifi olarak geliştirdiğimiz bu ürün tamamen doğal bir üründür. Bu doğal ürünün geliştirilmesi esnasında TÜBİTAK bizi büyük oranda desteklemiştir ve bu amaçla biz de yaklaşık 500 bin liralık bir yatırım gerçekleştirdik" dedi.

'İHRACAT İÇİN BÜYÜK ADIMLAR ATACAĞIZ'

Üretim yaptıkları tesisi TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Projesi'yle açtıklarını kaydeden Özgür Sağlam şunları söyledi:

"2 tane ürün geliştirdik. Bu ürünler, tohumculuk sektöründe, kanatlı hayvan sektöründe, evcil hayvan sektöründe kullanım alanına sahip. Gelecek yıl hedeflerimize baktığımızda, biz yatırım için TÜBİTAK'tan aldığımız desteklerin toplamı olan 500 bin lirayı birinci yılda tamamen amorti etmiş durumdayız. Üretim kapasitemizi, makine parkımızı geliştirerek 3'e katlamayı hedeflemekteyiz ve dolayısıyla önümüzdeki yıl toplam ciro hedefimiz 1 milyon lira. Biz buradan elde etmiş olduğumu pek çok sonucu uluslararası bilimsel kongrelerde sunumunu gerçekleştiriyoruz. Oralarda da çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem oradaki bilim insanları tarafından hem de bu alanda faaliyet gösteren yatırımcılar tarafından temaslarımız devam etmekte. En son İtalya'da katıldığımız bir kongrede örnek numunelerimizin dağıtımını gerçekleştirdik. Şu anda Yunanistan, Alman, İtalya, İsrail ve Amerika'dan pek çok bilim insanı bunların denemelerine devam etmekte. Ve özellikle bu alanda faaliyet gösteren Avrupa'daki firmalarla hammaddenin tedariği konusunda temaslarımız devam etmekte. Önümüzdeki yıl öncellikle bunun yurt dışına ihraç edilmesi noktasında da büyük adımlar atacağız."

Görüntü Dökümü

-------------

- Diatom toprağı kayaçları

- Özgür Sağlam'In kayaçları makineye aktarması

- Makinenin kayaçları öğütmesi

- Üretimden detay

- Ali Arda Işıkber ile röp.

- İlacın paketlenmesinden detay

- Özgür Sağlam ile röp.

- İlacın kutulanmasından detay

============================

Afyonkarahisar'da yaban hayatı fotokapana yansıdı

AFYONKARAHİSAR'da yaban hayatındaki canlıların araştırılması çalışmaları kapsamında kızıl geyik, domuz, tilki, çakal ve kurt fotokapanla görüntülendi.

Afyonkarahisar'ın farklı kırsal alanlarına yerleştirilen fotokapanlar yaban hayatının ayrıntılarını ortaya çıkarıyor. Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama Araştırma Merkezi görevlileri tarafından kurulan fotokapanlarla bölgedeki hayvan popülasyonu ve nesli tehlike altında olan hayvanlar tespit edilmeye çalışılıyor. Son yapılan çalışma kapsamında bölgedeki kızıl geyik, domuz, tilki, çakal ve kurt fotokapanla görüntülendi.

Merkez Müdürü Doç. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş, Afyonkarahisar'ın yaban hayatıyla ilgili resmi çalışmaların 2013 yılında başladığını söyledi. Doç. Dr. Erişmiş, "2016 yılından sonra da izlemeye dönük yani tehdit altında olan türler üzerinde izleme işlemleri yapıldı. Bu yaban hayatı içerisinde sürüngenler, kurbağalar, kuşlar ve memeliler oluşuyor. Ayrıyeten iç sular dediğimiz balıklarla ilgili de izlemelere devam etmekteyiz. Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama Araştırma Merkezi koordinatörlüğünde bu çalışmalar devam ediyor" dedi.

'MEMELİ TÜRLERİN 45'İ AFYONKARAHİSAR'DA'

Türkiye'de 170 memeli hayvan türü bulunduğunu, bunlardan 45'inin Afyonkarahisar'da olduğuna dikkati çeken Erişmiş, fotokapanlarla birçok yaban hayvanını görüntülediklerini anlattı. Erişmiş, şöyle devam etti:

"Fotokapanlara takılan bazı hayvanlar kızıl geyik, çakal, kurt, domuz, tilki, sansar, kaya sansarı ve porsuk. Burada hedefimiz 3 hayvanı daha gözlemlemek. Sırtlan, bunun olasılığı düşük. Bir vaşak görüntüsü, çevre illerde olduğundan dolayı beklentimiz şehir baskısından dolayı bu tarafa gelirse diye görüntülemeyi arzu ediyoruz. Bir de boz ayı görüntülemek en büyük hedeflerimiz arasında yer alıyor. İnşallah başarabiliriz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Fotokapana yansıyan hayvanların görüntüleri

- Doç. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş'in konuşması

==============

Doğa yürüyüşünde, ilk yardım ve kurtarma tatbikatı

Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (ODAK) tarafından Bahçe ilçesinde, Akçadağ zirvesine düzenlenen doğa yürüyüşü etkinlikleri kapsamında ilkyardım ve kurtarma tatbikatı düzenlendi. Katılımcıların haberdar olmadığı tatbikat sırasında senaryo gereği ayağından sakatlanan bir kişinin, zor arazi şartlarında ilk müdahale edilip sedyeyle aşağıya indirilmesi uygulamalı bir şekilde gerçekleştirildi.

ODAK üyelerinin katılımıyla, orta derece zorlukta 10 kilometre mesafeli doğa yürüyüşü etkinliği gerçekleştirildi. Yürüyüşün 7'nci kilometresinde, katılımcıların hiç birinin haberdar olmadığı bir anda, senaryo gereği Dernek Başkanı Muhammet Doğan ayağından sakatlandı. Dağcılık ve arama kurtarma eğitimi alan AFAD gönüllüleri, Osmaniye AKUT görevlileri, öğretmen ve sağlık il müdürlüğü personeli ile doğa severlerin bulunduğu 44 kişi, gerçek bir yaralanma olmuş gibi, kurtarma operasyonuna katıldı. Yaralı kişi, yapılan ilk müdahalenin ardından, sedyeye alınarak güvenli noktaya başarılı bir şekilde nakledildi.

Doğa sporlarının, özellikle dağcılık eğitim alınması gereken ciddi bir sportif ve rekreatif faaliyetler içerdiğini kaydeden ODAK Başkanı Muhammet Doğan, "Bu faaliyetlerde karşılaşılabilecek olumsuz kaza durumlarına müdahale kabiliyeti herkeste olması gereken bir özellik olmalıdır. Biz de bu bağlamda gönüllülerimizi eğitiyoruz." dedi.

Başkan Doğan, "Akçadağ faaliyetimize 44 kişi katıldı ve sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Bu bölgeye zaman zaman yürüyüş etkinliklerimiz oluyor. Bahçe Kaymakamlığı buraya çok güzel bir parkur yaptı. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz. İlçemizde toplamda 3 tane doğa yürüyüşü parkurumuz var. Biz, bahar ve kış aylarında bu parkurlara geziler düzenleyerek doğaseverleri buralara getiriyoruz." diye konuştu. Etkinlik sırasında katılımcılar, doğanın eşsiz güzelliği ile birlikte bol bol hatıra fotoğrafı çekildiler.

Görüntü Dökümü

-------------

- Yürüyüşçüler arazide ilerlerken

- Tepeden inen yürüyüşçüler

- Arazide ayağı sakatlanan Muhammet Doğan'a müdahale edilmesi

- Başkan Doğan'ın yamaçtan indirilmesi

- Arazide ipten sedye hazırlayan görevliler

- Sedyeyle yaralının indirilmesi

- Dernek Başkanı Muhammet Doğan'ın konuşması

===============================

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05