• BIST 102.590
  • Altın 275,795
  • Dolar 5,7165
  • Euro 6,2917
  • Berlin 13 °C
  • Frankfurt 16 °C
  • Paris 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 18 °C
  • İzmir 19 °C
  • Stockholm 9 °C

Dha Yurt Bülteni - 1

Dha Yurt Bülteni - 1
1)EŞLERİNE NOT BIRAKIP EVLERİNİ TERK EDEN İKİ KARDEŞ AİLELELERİYLE BULUŞTU

1)EŞLERİNE NOT BIRAKIP EVLERİNİ TERK EDEN İKİ KARDEŞ AİLELELERİYLE BULUŞTU

İfadesinin ardından serbest bırakılan Ayşe Daşgın, Osmaniye'ye gelen ailesiyle buluştu. Kentte bir otelde kalan ailenin, çocuk yuvasında kalan Reyhan Keçiş'i ise sabah alacakları öğrenildi.

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDEN AÇIKLAMA

Kütahya'da, eşlerine not bırakarak evden kaçan kız kardeşler ile ilgili Osmaniye Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, H.Y. isimli kişi hakkında adli işlem yapıldığı, R.K.'nın ise Çocuk Yuvası'na teslim edildiği bildirildi. Açıklamada şöyle denildi:

"11 Eylül 2019 günü saat 11.00 sıralarında ilimiz haber merkezine gelen ihbar üzerine Adnan Menderes Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde H.Y. isimli şahsın yanında Kütahya ilinden kayıp olarak aranmakta olan A.D. ve R.K. şahısların bulunduğu bilgisi üzerine bahse konu adreste yapılan araştırmada; Bahse konu iş yerinde H.Y. isimli şahıs olduğu tespit edilmiş, şahıs ile yapılan görüşmede her iki kadını tanıdığını, kendisinin arkadaşı olduklarını, kendileri ile sosyal medya üzerinden tanıştıklarını ve annesine ait evde annesi ile birlikte kaldıklarını beyan etmesi üzerine ekiplerimiz tarafından yapılan araştırmada kayıp olan R.K. ve A.D.'nin belirtilen adreste oldukları tespit edilmiştir. Şüpheli H.Y. isimli şahıs ve kayıp şahıs olarak aranan A.D isimli şahıs Çarşı Ş.H.M. Polis Merkezi Amirliği'ne, yaşı küçük R.K. isimli şahıs gerekli yasal işlemler için Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edilmiştir. Kayıp olarak aranan her iki kadın verdikleri ifadede kimsenin kendilerini zorla alıkoymadığını, darp edilmediklerini ve kendi rızaları ile Kütahya ilinden Osmaniye iline geldiklerini beyan etmişler. Gerekli işlemlerin ardından yaşı küçük R.K. Çocuk yuvasına teslim edildi. A.D. isimli şahıs bilgisi alındıktan sonra polis merkezinden ayrıldı. Şüpheli H.Y. hakkında ise gerekli adli işlemler yapılmıştır."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------

- Ayşe Daşgın ve yakınlarından görüntü

- Ayşe Daşgın ve yakınlarının araca binmesi

Süre: 00'26" Boyut: 49,5 MB

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

2)ÇORLU TREN KAZASI DAVASI'NDA YENİ BİLİRKİŞİ OLUŞTURULMASINA KARAR VERİLDİ

Çorlu tren kazası davasında tanıkların beyanlarının tamamlanmasının ardından TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili ile Tekirdağ Barosu davaya katılma talebinde bulundu.

Mağdur avukatlarından ilk sözü alan Can Atalay, sanıkların anlatımlarının suçluların kim olduğuna dair yeni deliller ortaya koyduğunu bu nedenle mahkeme heyetinin suç duyusunda bulunması gerektiğini söyledi. Atalay, "Sanık anlatımlarıyla daha önce hangi makam ne karar vermiş olursa olsun yeni deliller ortaya çıkmıştır. Suç duyurusunda bulunmanız dava açısından zorunludur. Sanıkların anlatımlarıyla yukarıya doğru bir yargılamanın yapılması gerektiği şarttır. Bu olmadan yargılamanın eksik kalacağı bellidir. TCDD vekili katılma talebinde bulundu, kabul edilemez. Bu mağdurların acılarıyla dalga geçmektedir. Bu dosyayı karartmaya çalışan bir kurumun bu davaya katılması hukuka aykırıdır. Keşif acilen yapılmalıdır, ertelenemez. Yargılamaya bundan sonra böyle devam edilemez. Anayasa'ya aykırıdır. Siz bu raporla müşteki ifadesi almaya devam ederseniz, bu silahların eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. Başsavcının istemiyle bilirkişi atanıyor ama bunun nasıl yapıldığına bu kararın nasıl alındığında dair bir belge yok. Bu bilirkişilerin isimlerini başsavcılığa kim verdi? Bu bilirkişileri TCDD talep etti, o atanmasını istedi çünkü suçu örtbas etmek istedi" dedi.

Diğer mağdur avukatları da, yeni bilirkişi heyetinin oluşturulmasını, sorumlular hakkına suç duyurusunda bulunulmasını, dosya kapsamının genişletilmesini, yeniden araştırılma yapılmasını istedi.

SAVCILIK TCDD'NİN KATILMA TALEBİNİN REDDİNİ İSTEDİ

Duruşmada daha sonra iddia makamı görüşlerini sundu. Savcılık mağdur ve müştekilerin katılma kabulünü, Tekirdağ Barosu ve TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün katılma talebinin reddini, bilirkişi raporu için teknik üniversitelerden isim istenmesini, rapordan sonra suç duyurusu istemenin görüşülmesini, tarafların bildirdikleri Mümin Karasu, Tevfik Baran ve Levent Kaytan gibi tanıkların dinlenmesini, delillerin toplanmasını, sanık Turgut Kurt'un yeniden adli kontrol altına alınmasını, diğer sanıklar Çetin Yıldırım, Özkan Polat hakkındaki adli kontrolün devamını, sanık Celaleddin Çabuk hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasını talep etti.

MAHKEME KARARLARI

Mahkeme heyeti duruşmaya 1.5 saat verdiği aranın ardından kararlarını açıkladı. Mahkeme, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Eskişehir Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi'nden yeni bilirkişi oluşturulmasına, TCDD Taşımacılık A.Ş Genel Müdürlüğü ve Tekirdağ Barosu'nun suçtan zarar görmediği gerekçesiyle katılma talebinin reddine, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğü'nde Servis Müdürü Vekili olarak görev yapan Mümin Karasu ile Tevfik Baran ve Levent Kaytan'ın tanık olarak dinlenmesine, sanık Turgut Kurt'un yeniden adli kontrol şartı altına alınmasına diğer sanıklardan Çetin Yıldırım ve Özkan Polat hakkındaki adli kontrolün devamına ve Celalettin Çabuk hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasına, suç duyurusunun delillerin toplanmasının ardından değerlendirilmesine karar verip, duruşması 10 Aralık tarihine erteledi.

'İLK DURUŞMA İÇİN UMUT VERİCİ KARARLAR ÇIKTI'

Duruşmanın ardından aileler adına açıklama yapan Mısra Öz, "Zorlu günün sonunda alabileceğimiz ve duyabileceğimiz sanırım en olumlu kararları duyduk. En azından taleplerimiz doğrultusunda bir nebze olsun isteğimiz yönde gittiğini gösterdi. İlk duruşma için umut verici kararlar çıktı" dedi.

Mağdur avukatlarından Can Atalay da ilk duruşma için olumlu kararlar çıktığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------

- Ailelerin toplanması

- Mısra Öz'ün açıklaması

- Zeliha Bilgin'in açıklaması

- Avukat Can Atalay'ın konuşması

- Detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================================

3)BİTLİS" TE KAZADA HAYATINI KAYBEDEN 10 KİŞİNİN CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ

Bitlis'in Hizan ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkıp, şarampolden yuvarlanan minibüste hayatını kaybeden 7'si çocuk 10 kişinin cenazeleri, Hizan Devlet Hastanesi'ndeki otopsinin ardından ailelerine teslim edildi. Kılınan cenaze namazının ardından, 10 kişinin tabutu belediyeye ait cenaze araçlarına konularak ilçe merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Gayda Köyüne getirildi. 7'si çocuk 10 kişinin cenazeleri burada bir süre omuzlarda taşındıktan sonra gözyaşları arasında toprağa verildi.

Cenazeye, Bitlis Valisi Oktay Çağatay, Hizan Kaymakamı Mustafa Köleoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nail İlbey, Emniyet Müdürü Yaman Ağırlar, Bitlis Milli Eğitim Müdürü M. Emin Korkmaz, kurum amirleri ve çok sayıda kişi katıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Tabutların camiye getirilişi

-Cami içinden detaylar

-Cenaze namazını kılınması

-Tabutların cenaze aracına konulması

-Cenaze araçlarının Gayda köyüne gelişi

-Kalabalıktan tedaylar

-Cenazelerin mezarlığa götürülüşü

-Cenaze törenine katılan Vali Oktay Çağatay ve beraberindekilerden detaylar

-Mezarlıktan detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================================================

4)SENDİKA BAŞKANINA SALDIRI ANI KAMERADA

KOCAELİ'de, Lastik-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Yusuf Bayraktar'a saldırı anı güvenlik kameralarına yansıdı.

Olay, önceki gün Kocaeli Devlet Hastanesi'nin bahçesinde meydana geldi. Lastik-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Yusuf Bayraktar, Kocaeli Devlet Hastanesi'nde tedavi gören bir hastayı ziyaret etti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde Yusuf Bayraktar arkadaşlarıyla birlikte hastaneden çıkarak aracına yöneldiği sırada bir kişi Bayraktar'ın yanında bulunan kişiye omuz attı. Yaşanan tartışmanın ardından omuz atan kişi, Bayraktar'ın arkadaşına yumruk attı. Aynı kişi araya girmek isteyen Yusuf Bayraktar'a da yumruk attı. Saldırganın arkadaşı da koşarak gelerek yumruklar savururken, Yusuf Bayraktar aldığı darbelerle yığıldı. Saldırganlar daha sonra olay yerinden koşarak kaçtı. Olayla ilgili ifadesi alınan iki kişi serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

//Güvenlik kamerası görüntüleri

- Yaşanan yumruklaşma

- Saldırganların kaçması

- Detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

5)GAZİANTEP'TEKİ DEV BESİ ÇİFTLİĞİNDEKİ YANGIN DEVAM EDİYOR

GAZİANTEP'in Nizip ilçesindeki besi çiftliğinin saman ve yem deposunda yangın çıktı. İtfaiye ekipleri, yaklaşık 24 bin hayvanın olduğu, Türkiye'nin en büyüklerinden biri olan besi çiftliğindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Yangın Nizip- Karkamış yolu Doğrular Mahallesi'nde Şerif Göktaş'a ait besi çiftliğinde çıktı. Saat 16.00 sıralarında çiftliğin saman ve yem deposunda bilinmeyen nedenle başlayan yangın, tüm depoyu sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. İtfaiye ekipleri, çiftlikteki yangını, yaklaşık 24 bin büyükbaşın olduğu yere ulaşmadan söndürmek için çalışmalarını sürdürüyor. Nizip Belediye Başkanı Mehmet Sarı da çiftliğe gelerek çalışmaları yakından izledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------------

- Yangın görüntüsü

- İtfaiye araçları

- Söndürme çalışmaları

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================

6)KIRMIZI IŞIKTA GEÇEN TIR ORTALIĞI SAVAŞ ALANINA ÇEVİRDİ: 4 AĞIR YARALI

BURSA'da, kırmızı ışıkta geçtiği ileri sürülen TIR, otomobile çarparak ters döndü. Otomobilde sıkışan 3 kişi ile TIR sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, akşam saatlerinde Karacabey ilçesi Bursa-İzmir karayolu Bakırköy kavşağında meydana geldi. İddiaya göre, kavşaktaki kırmızı ışıkta bekleyen Bülent Kahveci yönetimindeki 26 TE 365 plakalı otomobil, ışığın yanmasıyla birlikte hareket etti. Bu sırada İzmir istikametinden Bursa yönüne giden Suat Uçkun yönetimindeki 16 PD 213 plakalı TIR, iddiaya göre kırmızı ışık ihlali yaparak otomobile çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle kasasında sunta plaka yüklü olan TIR ters dönerken, otomobil ise savrularak demir bariyerlere çarptı.

Kazada sürücü Bülent Kahveci ile otomobilde bulunan Rıza Kahveci ve Mustafa Şimşek ile TIR sürücüsü Suat Uçkun ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri araçlarda sıkışan yaralıları kurtarıp, sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar çeşitli hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Bursa-İzmir karayolu ise kısa süreliğine trafiğe kapandı. Ekiplerin kaza yapan araçları kaldırmasıyla yol yeniden trafiğe açıldı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

- Olay anına ait güvenlik kamera görüntüsü

- Olay yerinden detay

- Devrilen TIR'dan detay

- Genel, detay görüntü

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================

7)SİVAS'TA İKİ OTOMOBİLİN ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA

SİVAS'ta, iki otomobilin çarpışması sonucu 5 kişi yaralandı. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Kaza, saat 17.00 sıralarında Eğri Köprü Mahallesi Erhan Üstündağ Caddesi'nde meydana geldi. Betül Sena Yalçınkaya (26) yönetimindeki 53 DU 569 plakalı otomobil ile İbrahim Bozkurt'un kullandığı 58 FT 701 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpmanın şiddetiyle Yalçınkaya'nın otomobili takla atıp, ters dururken, diğer otomobil ise yolun yanındaki boş araziye savruldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada sürücüler Yalçınkaya ve Bozkurt ile birlikte her iki otomobildeki Abdullah Tokuş, Metin Doğruyol ve Oktay Kara yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından Numune Hastanesi ile Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Araçların görüntüsü

-Kaza anı güvenlik kemarası görüntüsü

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================

8)KAMYONET, EMNİYET ŞERİDİNDEKİ MİNİBÜSE ÇARPTI: 6 YARALI

AKSARAY'da, kamyonetin, emniyet şeridinde duran minibüse çarpması sonucu 3'ü çocuk 6 kişi yaralandı.Kaza, akşam saatlerinde Aksaray- Ankara karayolunun 58'inci kilometresinde meydana geldi. Ersan Sarıkaya (45) yönetimindeki 68 BT 070 plakalı kamyonet, iddiaya göre emniyet şeridinde park halinde bulunan Şeref Dal (40) yönetimindeki 80 DR 412 plakalı minibüse çarptı.

Kazada minibüs sürücüsü Şeref Dal ile araçta bulunan Gülperi Dal (27), Aslıhan Dal (30), Meral Timi (12), Fadime Dal (3) ve Cafer Dal (4) yaralandı. Kamyonet sürücüsü Ersan Sarıkaya ise kazadan yara almadan kurtuldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların, Ankara'dan Kayseri'ye elma toplaya gittiği öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------

- Yaralıların acil servise alınması

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================

9)KIZ KARDEŞİYLE GÖRDÜĞÜ KİŞİLERİ, TABANCAYLA YARALADI

SAMSUN'da, daha önce kız kardeşinin yanında gördüğünü öne sürdüğü Sinan A. (23) ve Fatih D.'yi (24) tabancayla yaralayan şüpheli T.S., gözaltına alındı.

Olay, saat 17.00 sıralarında İlkadım ilçesi Kıran Mahallesi'nde meydana geldi. T.S., bir süre önce kız kardeşi ile aynı restoranda gördüğünü iddia ettiği Sinan A. ve Fatih D. ile karşılaşınca tartışma çıktı. Tartışmanın ardından dağılan grup arasında husumet oluştu. İddiaya göre T.S., dün Sinan A. ve Fatih D.'nin yanına giderek tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine T.S., tabanca ile Sinan A. ve Fatih D.'ye ateş etti. Kurşunların hedefi olan Sinan A. ve Fatih D., bacaklarından yaraladı. Çevredeki esnafının ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları Eğitim Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Şüpheli T.S. ise polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Görgü tanığı Mehmet Yıldırım'ın röportajı

- Yaralının hastanedeki görüntüsü

- Hastaneden detaylar

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===========================

10)TELEFON DOLANDIRICILARINA 20 BİN TL KAPTIRDI, 5 BİN EURO DAHA YATIRACAKKEN KURTARILDI

ZONGULDAK'ın Devrek ilçesinde, telefonda kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcılara 20 bin TL'sini kaptıran Satılmış Kabaoğlu (71), şüphelilerin daha fazla para istemesi üzerine, 56 kilometre uzaklıktaki Ereğli'ye gidip, 5 bin Euro daha yatıracakken polis ekiplerince engellendi.

Almanya'da işçi olarak çalıştıktan sonra emekli olup Devrek ilçesine yerleşen Satılmış Kabaoğlu'nu arayan dolandırıcı, polis olduğunu söyleyerek kimlik bilgilerinin terör örgütlerince kullanıldığını ve operasyon için para göndermesi gerektiğini söyledi. Kabaoğlu da bankadaki 20 bin TL'sini Mersin'deki kişiye havale yaptı. Daha fazla para isteyen dolandırıcıya inanmayı sürdüren Kabaoğlu, Ereğli ilçesinde bankada 5 bin Euro parası olduğunu söyledi. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle aracıyla 56 kilometre uzaklıktaki Ereğli ilçesine giden Kabaoğlu, ilk olarak parasından 5 bin lirasını çekti. Dolandırıcıların parayı kabul etmemesi üzerine bankadaki geri kalan 4 bin Euro parasını daha çekti. Parayı dolandırıcıların verdiği hesaba yatırmak üzere başka bir bankaya giden Kabaoğlu, oğlu Necati Kabaoğlu'nun polislere ihbarı sonucu son anda engellendi. Polislerin dolandırıldığını anlattığı Kabaoğlu, büyük şaşkınlık yaşadı.

Banka çıkışında konuşan Satılmış Kabaoğlu, kendisini polis olarak tanıtan kişi tarafından telefonla arandığını belirterek, "Evin bahçesinde olduğum sırada emniyetten aradıklarını söyleyen bir kişi "Operasyon yapıyoruz. Bu hainleri yakalayacağız. Sizin ise bir bağlantınız yok. Ancak kimlik numaranızı çalarak başka bir şehre sizin adınıza para göndermişler. Bankada paranız var mı?" dedi. Ben de kendilerine param olmadığını, sadece Almanya'dan gelen maaşım olduğunu söyledim. Bana, bankadan paramı çekmemi söylediler. Yaklaşık 20 bin TL'yi Mersin'deki bir isim üzerine havale yaptım. Daha sonra benden 5 bin Euro daha istediler. Paramın Ereğli'de olduğunu söylediğimden buraya gelmemi ve parayı çekmemi istediler. Önce 5 bin lira çektim, olmaz dediler, 4 bin Euro daha çektim. Aracımın nerede olduğunu sordular. Eski terminal parkında olduğunu söyledim. Bu sırada oğlum dolandırıldığımı fark etmesi üzerine önce banka ile görüşerek durumu bildirmiş, sonra polisi aramış" dedi.

Necati Kabaoğlu da babasını arayan kişilerin "operasyon yapıyoruz" diyerek kandırdıklarını ve dolandırıldığını fark edince polise ihbarda bulunduğunu söyledi.

Satılmış Kabaoğlu, oğlu ile birlikte ifadelerinin alınması için İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Satılmış Kabaoğlu'nun bankada polisle konuşması

-Satılmış Kabaoğlu'nun bankadan çıkması

-Oğlu Necati Kabaoğlu ile röportaj

-Satılmış Kabaoğlu ile röportaj

Süre (204) Boyut (382 mb)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================

11)CEBİNDE PATLAYAN TELEFON BACAĞINI YARALADI

ADIYAMAN'ın Sincik ilçesinde, fabrika işçisi Hasan Öner (32), pantalon cebindeki cep telefonunun bataryasının patlaması sonucu bacağından yaralandı.

İlçeye bağlı Söğütlübahçe köyünde yaşayan fabrika içsi Hasan Öner, sabah işe gitmek için evden çıktı. Bineceği servise doğru yürüyen Öner'in cebindeki telefonunun bataryası patladı. Telefon yanmaya başladı. Can havliyle telefonu cebinden çıkarak Öner, bacağından yaralandı. Eve dönüp, yardım isteyen Hasan Öner, Sincik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Sağ bacağında derin yanıklar oluşan Öner, tedavisinin ardından taburcu edildi. Öner, yaşadığı korku dolu anları şöyle anlattı:

"İşe gidiyordum, bir patlama sesi duydum. Etrafıma bakındım bir şey bulamadım. Bacağımın yandığını hissettim. Elimi cebime attım, pantalonum yanıyordu. Yanan telefonu alıp, fırlattım. Eve döndüm, bacağım yaralamıştı. Sağlık ekiplerine haber verdik. Ambulansla Sincik Devlet Hastanesi'ne götürüldüm. Sağ bacağım yanmış. Ne kadar zamanda iyileşeceğimi bilmiyorum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

- Yaralanan Hasan Öner

- Öner'in yanan pantolonu

- Öner'in olayı anlatması

- Önerin cebinde patlayan telefonu

- Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==============================

12)ÇANAKKALE'DE 141 KAÇAK GÖÇMEN YAKALANDI

ÇANAKKALE'nin Ayvacık ilçesi sahilinden Yunanistan'ın Midilli Adası'na lastik bot ile gitmek isteyen 141 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı.

Kuzey Ege sahillerinden Yunanistan'ın Midilli Adası'na yasa dışı geçişleri önlemek amacıyla devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Yeşil Liman, Sivrice Burnu ve Burunucu mevkii açıklarında operasyonlar gerçekleştirdi. Lastik botlar ile Midilli Adası'na gitmek isteyen Afganistan, Kongo, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Angola uyruklu 141 kaçak göçmen yakalandı.

Küçükkuyu Beldesindeki Sahil Güvenlik Karakoluna getirilen kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

- Sahil güvenlik botunun limana yanaşması

- Kaçaklardan genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==============================

13)PROF. DR. YÜKSEK: CUMHURBAŞKANIMIZ, KORUMA ALANLARI İÇİN HASSASİYETİNİ GÖSTERMİŞTİR

RECEP Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ), Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Turan, aralarında Rize'nin de yer aldığı 9 ayrı bölgenin, kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin Resmi Gazete'de yayımlanan kararı değerlendirdi. Turan, "Bazı aksaklıklar yüzünden sit alanlarına daha üstün nitelikli koruma statüsünün tanımlama ihtiyacı oluşmuştur. Bu alanlarla ilgili özel bir koruma statüsünün hayata geçirilmesi gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da, hassas koruma alanları için hassasiyetini göstermiştir" dedi.

Antalya, Denizli, Muğla, Osmaniye, Van, Rize ve Adana'da 9 ayrı bölgenin kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. RTEÜ, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Başkanı Prof. Dr Turan Yüksek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararları değerlendirdi. Yüksek, "Öncelikle şunu söylemek lazım, yasa olarak sit alanları özel koruma altında ancak uygulamada muhtemelen bazı aksaklıklarla karşılamış ki o alanlara yeniden ek ve daha üstün nitelikli koruma statüsü getirildi. Burada şunu düşünmek gerekir, her alanın kendine ait özel bir kaynak değeri var. Kaynak değerine göre o alanda bu bir tür, tarihi mekân ya da bütünleşik olarak bir ekosistemin tamamı olabilir. Özel statü olabilir" dedi.

'CUMHURBAŞKANIMIZ HASSASİYETİNİ GÖSTERMİŞTİR'

Mevcut halde sit alanı olan bazı alanlarda sıkıntılar olduğunu kaydeden Yüksek, "Mesela Uzungöl'ü düşündüğümüz zaman koruma alanı haiz olan bir alan ama oradaki yapılar ve sorunları medya üzerinde görüyoruz. Bunlar şunu gösteriyor, uygulama konusunda ciddi sıkıntılar var. Bu alanlarla ilgili özel bir koruma statüsünün hayata geçirilmesi gerekiyor. Sanırım bu alanda Sayın Cumhurbaşkanımızın da ciddi bir hassasiyeti olmuştur. Bu alanda hassas koruma alanları için Sayın Cumhurbaşkanımız da, hassasiyetini göstermiştir. Kararı bu şekilde yorumlamak gerekiyor" diye konuştu.

'UYGULAMA HATALARI CEZALANDIRILMALI'

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde döviz girdisini arttırmak için uygulamadaki bazı hataların cezalandırılması gerektiği de aktaran Yüksek, "Turistlerin beklentisine uygun ama uluslararası standartları dikkate alarak kaynakların düzenlenmesi, ne şekilde kullanılacağı ve hangi statüde koruma altına alınacağı yasalarda tartışmasız tanımlanması ve uygulama hatalarının da mutlaka cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum. Sit alanında yanlış uygulamalar var. Sit alanı olan bölgelerde hatalı yapılaşmalar var. Hatalı tanımlanmış yol güzergâhları var. Dolayısıyla bazı yerler muhtemelen turistlere kapatılabilir. Bu önemli bir konu. Mesela hassas olan bir alanda bir endemik bitki türü olabilir. O bitkinin yaşam alanının münferit olarak güvence altına alınması ve buraya erişimin ciddi bir şekilde kısıtlanması gerekiyor. Sadece Ayder için geçerli bir uygulama değil tüm Türkiye için geçeri bir uygulama olacak" ifadelerinde bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Yaylalardan drone görüntüleri

-Turan Yüksek açıklama

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

14)'KAMARA TRAVERTEN SIRTI" KORUMA ALTINA ALINDI

DENİZLİ'nin Buldan ilçesinde termal suyun etkisiyle doğal yollardan oluşan "Kamara Traverten Sırtı', Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla, dün Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, kesin korunacak hassas alan ilan edildi.

Yenicekent Mahallesi'nin Narlıdere Mevkii'nde, Büyük Menderes Nehri kenarında termal suyun çıkmasıyla, zaman içinde doğal yollarla oluşan "Kamara Traverten Sırtı', 2003 yılında doğal sit alanı ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmî Gazete'de dün yayımlanan karara göre, sırtın bulunduğu bölge, bu kez kesin korunacak hassas alan ilan edildi.

TRAVERTEN SIRTI SUYUN KESİLMESİYLE DEFORME OLDU

Yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 1200 metrekare alandaki doğal bir oluşum olan traverten sırtı, zengin mineral içerikli suyun akmasıyla meydana geldi. Ancak zamanla suyun kesilmesiyle traverten sırtı, hava şartlarıyla birlikte deforme oldu.

Traverten sırtının yanında kaplıca tesisi işleten Mustafa Başalı, kendi arazisinden çıkan termal suyu, alanın bir bölümüne vererek bölgenin korunmasına katkı sağladığını kaydetti. Bölgenin geçmişinin Roma dönemine kadar dayandığını belirten Başalı, "Daha önce termal suyun akışından dolayı burada zamanla traverten dokusu oluşmuş. 100 metre uzunluğunda doğal oluşan kaya parçasıdır. Uzun süredir su akmadığı için kaya parçası hava şartlarıyla birlikte deforme olmaya başladı. Suyla oluşan traverten kaya parçası, suyu kesildiği için yıpranıyor. Biz de buranın yanında kaplıca işletiyoruz. Bizim arazimizden çıkan suyu, travertenin bir bölümüne veriyoruz. Burayı elimizden geldiğinde korumaya çalışıyoruz. Devletin de desteğini bekliyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------

- Saklıgöl'den görüntü

- Havadan drone görüntü

- Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek ile röp.

- Yukarıdağdere muhtarı Ahmet Aslan ile röp.

- Ramazan Çetin anons

- Traverten alandan detay

- Akan sudan detay

- Alandan görüntü

- Mustafa Başalı ile röp.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================

15)15 BİN NÜFUSLU SERİNHİSAR, DÜNYANIN LEBLEBİSİNİ ÜRETİYOR

TÜRKİYE'nin leblebi üretiminin yüzde 80'ini karşılayan Denizli'nin Serinhisar ilçesindeki 160 fabrikada günde 110 ton, ayda ise 30 bin ton leblebi üretiliyor. Dünyada ilk ve tek olan Leblebi Sanayi Sitesindeki fabrikalarda acısından tatlısına 39 çeşit üretilen leblebiler, 40'a yakın ülkeye ihraç ediliyor. Hatta kentten, leblebisiyle meşhur olan Çorum'a bile leblebi gönderiliyor.

Serinhisar ilçesinde bulunan dünyanın ilk ve tek Leblebi Sanayi Sitesindeki 130 fabrikada günde 110 ton, yılda ise 30 bin ton leblebi üretiliyor. Türkiye'nin leblebi pazarının yüzde 80'ini karşılayan ilçede, 39 çeşit leblebiyle farklı lezzetler arayanlara hitap ediliyor. 15 bin nüfuslu ilçenin tek gelir kaynağı olan leblebi için Leblebi Sanayi Sitesi bile kuruldu. Burada üretilen leblebiler yurt dışına ihracat başta olmak üzere leblebisi ile meşhur Çorum'a bile gönderiliyor. Serinhisar'da bulunan 160 leblebi imalatçısı Türkiye'nin leblebi pazarının yüzde 80'inini karşılıyor. 39 çeşit üretilen leblebiler arasında en çok Türk kahveli, çikolatalı, acılı, susamlı, narlı, böğürtlenli, yoğurtlu, çilekli, mesir macunlu, kavunlu ve karışık meyveli leblebiler ilgi görüyor.

DÜNYAYA İHRAÇ EDİLİYOR

Öte yandan Avrupa'dan Amerika'ya, Ortadoğu'dan Avustralya'ya kadar pek çok ülkeye ihraç edilen Denizli leblebisi, 2009 yılında coğrafi işaret belgesiyle tescillenerek üretimindeki temel esaslar belirledi. Dünyanın yüzde 65 leblebi ihtiyacını karşılayan Serinhisar ilçesinde yılda üretilen 30 bin ton leblebi İspanya, Yunanistan, Tunus, İtalya, İsrail, Lübnan, Makedonya, ABD, Endonezya, İran, Avustralya, Kanada, Almanya, Kuveyt, Suudi Arabistan, BAE, Fransa, Filistin, Bulgaristan, Hollanda, Belçika, Malezya, KKTC, İngiltere, İsviçre, Avusturya ve Kazakistan'a gönderiliyor.

"LEBLEBİYİ BİZ ÜRETİYORUZ, ÇORUM İŞİN VİTRİNİNDE"

Serinhisar İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Cemal Kobaş, leblebinin başkentinin Serinhisar olduğunu vurgulayarak, "Leblebinin başkenti Denizli'nin Serinhisar ilçesidir. Biz burada sadece Türkiye'ye değil, dünyaya leblebi üretiyoruz. 160'a yakın imalathanede Türkiye'nin leblebi pazarının yüzde 80'inini, dünyanın ise yüzde 65 leblebi ihtiyacını biz karşılıyoruz. Günde 110 ton, ayda ise 30 bin ton leblebi üretiyoruz. Nohutun leblebiye geçişi için 60 gün sürede 13 ayrı aşamadan geçiyor. Bugün tatlısından acılısına kadar 39 çeşit leblebi üretiyoruz. 40'a yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorum'a bile giz gönderiyoruz. Biz işin imalat kısmındayız Çorum ise işin vitrin kısmındadır. Serinhisar leblebisi yöresel bir üründür ve coğrafi işaretlidir. Katkı maddesi yoktur. Dünyadaki tek ve ilk leblebi sanayi sitesinde yaklaşık 5 bin kişi istihdam ediliyor" dedi.

Serinhisar ilçesindeki leblebi imalatçılarının mağazasına girip alışveriş yapan Gamze Tahmaz, Serinhisar leblebisini çok beğendiklerini ifade ederek, "Antalya'dan Denizli'ye giderken, Serinhisar ilçesine uğrayıp, leblebi alıyoruz. Çeşit çeşit leblebi var. Hepsi çok güzel, soframızdan eksik etmiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Leblebinin başkenti yazılı tabeladan detay

- Leblebi sanayi sitesinden ve üretimden detay

- Leblebilerden detay

- Kooperatif Başkanı Cafer Kobaş'ın konuşması

- Müşteri Gamze Tahmaz'ın konuşması

*****

- Çorum'dan leblebi detayları ve röportajlar (Haber Kodu : 190911240)

===================================

16)NUH'UN GEMİSİ KALINTILARINDA 60'NCI YIL BULUŞMASI

HARİTA Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar'ın 1959 yılında Ağrı Dağı'nda bulunan kalıntıların Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu yönündeki iddialardan yola çıkarak bölgeye gidip belgesel hazırlayan yönetmen Mehmet Cem Sertesen, "Nuh'un Gemisi: Asrın Keşfi" adlı bir kitap çıkardı. Kalıntının bulunduğu Doğubayazıt'a 25 kilometre uzaklıktaki Telçeker köyünde 60'ncı yıl buluşması gerçekleştirildi. Durupınar'ın kızı Lale Durupınar Dinç'le beraber 45 gezgin, Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu iddia edilen kalıntıyı inceledi, fotoğraf çekti.

Doğu Anadolu Bölgesi'nin haritasını çizmek için Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait uçakla bölgede uçuş yapan Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar, 11 Eylül 1959'da Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker köyünde kalıntıyı keşfetti. Fotoğrafçı Ara Güler'in çektiği fotoğraflarla dünyaya duyurduğu, Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu iddia edilen kalıntılarla ilgili yönetmen Cem Sertesen, belgesel çekti. 2017'de yayınlanan belgeselden sonra Sertesen, "Nuh'un Gemisi: Asrın Keşfi" adlı bir de kitap çıkardı. Yeniden gündeme gelen Nuh'un Gemisi için bu kez Dünya Değişmeden Seyahat Acentesi harekete geçti. Acente sahibi Tulga Ozan, keşfin 60'ıncı yılında bölgeye bir tur düzenlemeye karar verdi.

45 KİŞİLİK GEZGİN TELÇEKER'DE

Acente tarafından düzenlenen organizasyon belgesel yapımcısı Coşkun Aral, İlhan Durupınar'ın kızı Lale Durupınar Dinç ve 45 kişilik gezgin ekibi bölgeye geldi. Doğubayazıt ilçesinde önce İshakpaşa Sarayı'hı gezen gezginler, rehberlerden bölge hakkında bilgi aldı. Gezginler daha sonra Telçeker köyü arazisindeki kalıntıya gitti. Kalıntıyı üstteki bir bölgeden fotoğraflayan gezginler, daha sonar inerek yakından inceledi.

'BABAMIN MİRASINI DEVRALDIM'

Kalıntının keşfinin 60'ncı yılında bölgeye gelen kaşif İlhan Durupınar'ın kızı Lale Durupınar Dinç, babasının 10 bin fotoğraf arsında gemiyi bulduğunu söyledi. Babasının mirasını korumanının kendisi ve iki kızına düştüğünü anlatan Dinç, "Babamın Dünya ve Türkiye'ye bıraktığı mirasını korumak bana ve kızlarım Özge ile Öyku'ye düştü. Babam zaten görevinde başarılı bir insandı. Daha sonra onu anlayan kişiler yolunu devam ettirdiler. Ara Güler geldi, bölgeyi dünyaya duyurdu. Sonra fazla takip eden olmadı. Cem Setesen seneler sonra beni buldu. Hem belgeselinde hem de iki kitabında son derece muhteşem şekilde anlattı. O olmasaydı buralarda ne kadar olurdu? Onun çalışmasıyla dünyalar bizim oldu" dedi.

BELGESEL SAYESİNDE OLDU

Nuh'un Gemisi kalıntısında inceleme sonrası soruları cevaplandıran yönetmen Cem Sertesen, "En büyük mutluluğum kaşif İlhan Durupınar'ın kızının ve torunlarının burayı görmeleridir. Bunların hepsi belgeselin sayesinde oldu. Bu turizm gezisi de öyle bir şey oldu. Belgeselin izletildiği yerde Dünya Değişmeden Turizm acentasının sahibi Tulga Ozan buraya tur düzenledi. Belgeselim çok başarılı bulundu. Kendimi ancak şöyle başarılı sayacaktım, "bir kişi bile belgeselimi seyreder ve merak edip gelirse başarılı oldum" diyecektim. Bugün 50'ye yakın gezgin burada çok mutluyum" diye konuştu.

Marka Konseyi'nin Başkanı Bülent Fidan, yerel hikayelerin bulundukları yerlere kattığı değeri anlattı. Ağrı'da 5 bin yıllık efsanenin izini sürdüklerini ifade eden Fidan, şunları söyledi:

"Üç büyük dinin anlatımında yer alan büyük tufanla ilgili kalıntıların burada olması çok önemli. Buranın değerinin artırılması çok önemli. Geminin izleri harika, ilerde çok fazla turist çekeceğine dair içimde bir his var. Burada tesis yapılması gerekiyor. İzlemek için daha büyük bir alan oluşturulmalı."

Bölgeye ilk defa geldiğini belirten makine yüksek mühendisi Hayrettin Kağnıcı, bölgenin ihmal edildiğini Nuh'un Gemisi'ne yönelik ilk defa böyle bir tur düzenlendiğini kaydeden Kağnıcı, çok az kişinin bildiği bölgenin daha iyi tanıtılmasını istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

- Nuh'un gemisinin bulunduğu alanın genel görüntüsü

- Buluntunun üzerinde gezenler

- Buluntudan genel ve detaylar

- Marka Konseyi?nin Başkanı Bülent Fidan?la röp

- Drone görüntüsü

- Hayrettin Kağnıcı ile röp

- Nuh'un Gemisi kalıntısından genel görüntü

- Lale Durupınar iDinç ile röp

- Belgeselci Cem Sertesen ile röp

- Bölgenin drone kamerasıyla görüntüleri

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=================================

17)KLASİK OTOMOBİLLERDEN "GASTROANTEP" İÇİN ŞEHİR TURU

GAZİANTEP'te, Gastronomi Festivali (GastroAntep) kapsamında Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen 45 motosikletin bulunduğu 110 araçlık klasik otomobil korteji vatandaşlardan ilgi gördü.

Gaziantep Gastronomi Festivali kapsamında 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen etkinliğe, Gaziantep Büyükşehir Genel Sekreteri Sezer Cihan, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Osman Toprak, Kültür ve Turizm Daire Başkanı Oya Alpay, 1950 ile 2018 model arası Mercedes sahipleri ile daha eski model araç ve motosiklet tutkunları katıldı. Meydanda ayrılan alana park edilen klasik araçları görenler, ilgiyle inceledi. Araçlarla ve motosikletlerle düzenlenen kortej vatandaşlar tarafından ilgi gördü. Halen orijinalliğini koruyan otomobiller ile fotoğraf çektirmek isteyenler, uzun kuyruklar oluşturdu. Etkinlik kapsamında folklor ekipleri meydanda yöresel oyunlar oynadı.

Gaziantep Mercedesçiler Derneği Başkanı Ayhan Duran GastroAntep kapsamında klasik otomobil tutkunlarını bir araya getirmek için bu etkinliği yaptıklarını belirterek, "Festivale destek için yaklaşık elli araçla geldik. Gaziantep dünyanın önde gelen mutfaklarına sahip. Bizde burada otomobillerimizle yerimizi aldı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------------

- Korteje katılan araçlar

- Klasik araçların şehir turu

- Ayhan Duran ile röp.

- Folklor gösterisi

- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

DHA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05