Dha Yurt Bülteni - 1

Dha Yurt Bülteni - 1

İZMİR'in Gaziemir ilçesindeki bir ekmek fabrikasında yangın çıktı. Yandaki mantı fabrikasına da sıçrayan alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle...

1)İZMİR'DE EKMEK FABRİKASINDA YANGIN

İZMİR'in Gaziemir ilçesindeki bir ekmek fabrikasında yangın çıktı. Yandaki mantı fabrikasına da sıçrayan alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Ekmek fabrikası, kullanılamaz hale geldi.

Yangın, gece saat 01.00 sıralarında Fatih Mahallesi 1203 sokakta bulunan bir ekmek fabrikasında bilinmeyen bir nedenle çıktı. İşyerindeki alevleri gören çevredekiler, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, bitişikteki mantı fabrikasına da sıçrayan alevleri 3 saatlik müdahalenin ardından kontrol altına aldı. Daha sonra ise soğutma çalışması yapıldı. Yangında, ekmek fabrikası tamamen kullanılmaz hale geldi. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Sosyal medyadan paylaşılan görüntüler

==========================

2)BODRUM'DA MARANGOZHANEDE YANGIN

MUĞLA'nın Bodrum ilçesindeki bir marangozhane, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında kullanılmaz hale geldi.

Yakaköy Mahallesi'nde mobilya üretimi yapılan marangozhanede, dün saat 15.30 sıralarında, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevler, tüm işletmeyi sardı. Yangını gören vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. İşletmeye gelen itfaiye ekipleri, yangını çevredeki ev ve işyerlerine sıçramadan söndürdü. Marangozhane, yangında kullanılamaz hale geldi. Yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

- Vatandaş kamerası; yangın sırası ve sonrası

======================================

Çocuklarını isteyen ailelerin HDP önündeki oturma eylemi 2'nci gününde (4)

3)OTURMA EYLEMİ YAPAN AİLE SAYISI 4'E ÇIKTI, HDP YİNE KEPENK KAPATTI

Diyarbakır'da Çetinkaya, Akkoyun ve Biçer aileleri, çocukları terör örgütü tarafından kaçırıldığını öne sürerek HDP il binasında başlattıkları oturma eylemi sürerken, 16 yaşındaki oğlu Yusuf Bektaş'ın 5 Mayıs günü HDP binasında kaybolduğunu belirten baba Celil Bektaş da oturma eylemine katıldı. Bektaş ailesinin de gelmesiyle oturma eylemi yapan ailesi sayısı 4'e çıkarken, HDP il binası girişindeki kepenk, partililer tarafından kapatıldı.

OĞLU İÇİN ÖLÜM ORUCUNA BAŞLAYACAK

Akşam saatlerinde HDP önüne gelen baba Celil Bektaş, oğlu Yusuf'un 5 Mayıs günü HDP Diyarbakır il binasının 2'nci katındayken kaybolduğunu iddia ederek, oğlu için ölüm orucuna başlayacağını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

HDP İl binasının kepenginin indirilmesi

HDP il binası önünde bekleyen Celil Bektaş

Oğlunun fotoğrafını göstermesi

Celil Bektaş'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

============================================

4)HUSUMETLİSİNİ AV TÜFEĞİ İLE ÖLDÜRDÜ

GAZİANTEP'te, borç-alacak nedeniyle tartıştığı F.B. (36) tarafından av tüfeği ile vurulan Halil İbrahim Karakuzular (46), yaşamını yitirdi.

Olay, dün akşam saatlerinde Karacaahmet Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında borç-alacak meselesi nedeniyle husumet bulunan F.B. ile Halil İbrahim Karakuzular yolda karşılaştı. İkili arasında çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga sırasında F.B. otomobilden aldığı av tüfeği ile Karakuzular'a ateş açarak kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Halil İbrahim Karakuzular'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Karakuzular'ın cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis olay sonrası kaçan F.B.'yi yakalamak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

- Adli tıp kurumu

- Genel ve detay görüntüler

=======================================

5)RESMİ MAKAM ARACININ ÇARPTIĞI SAĞLIK TEKNİSYENİ ÖLDÜ

KONYA'nın Karapınar ilçesinde, yolun karşısına geçmeye çalışırken resmi makam aracının çarptığı sağlık teknisyeni Özcan Yaşar (42), olay yerinde hayatını kaybetti.

Kaza, 20.30 sıralarında Karapınar-Ereğli Karayolu Karapınar Devlet Hastanesi önünde meydana geldi. Karapınar Devlet Hastanesi'nde laboratuvar teknisyeni olarak çalışan Özcan Yaşar, iddiaya göre hastaneden çıkıp, yolun karşısına geçmek isterken, alt geçitten çıkan Afyonkarahisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Suat Uğur'un (50) kullandığı 03 UA 003 plakalı resmi makam aracının altında kaldı. Ağır yaralanan Özcan Yaşar olay yerinde hayatını kaybetti. Kazanın ardından olay yerine gelen polis ekipleri, sürücü Suat Uğur'u gözaltına aldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Polis ve sağlık görevlilerinin görüntüleri

-Özcan Yaşar'ın fotoğrafı

=============================

6)İLK DURUŞMADA SERBEST KALMIŞTI, İTİRAZ ÜZERİNE YENİDEN TUTUKLAMA KARARI ÇIKTI

ESKİŞEHİR'de o dönem boşanma aşamasında olduğu eşi Öznur Sazlar'ı (45), 15 yerinden bıçakla yaraladığı iddiasıyla tutuklu yargılandığı 7'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmasında serbest bırakılan Harun Sazlı hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine yeniden tutuklama kararı çıkarıldı.

Eskişehir'de oturan 5 yaşında çocuk annesi Öznur Sazlar, boşanma aşamasında olduğu eşi Harun Sazlı tarafından geçen Temmuz ayında 15 yerinden bıçaklanarak yaralandı. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan Harun Sazlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Başlatılan soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen Sazlı tutuklanırken hakkında 7'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ne "kasten yaralama" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşma 3 Eylül'de görülürken, tutuklu yargılanan Harun Sazlı, haftada iki gün kolluk birimlerine imza verecek şekilde adli kontrolle serbest bırakıldı.

Olay günü eve geldikten sonra eski eşi Harun Sazlı'nın kendisini 15 kez bıçakladığını anlatan Öznur Sazlar, "Olayın gerçekleştiği gün, işten saat 10.00 sıralarında çıktım. Eşim ısrarla çocuğunu görmek istediğini söyledi ama velayetle ilgili karar çıkmadığı için göstermek durumunda kaldım. Daha sonra beraber eve geldik. Çocuğumu uyuttuktan sonra mutfakta benimle konuşmak istedi. Konuşsam kavga edecekti, konuşmasam yine kavga edecekti. Ben de ablamda kalmak istedim ve yatak odasının kapısından çıkarken beni banyoya sürükledi. Direkt yere yatırıp "ne yapıyorsun" demeye kalmadan üstüme çullandı ve kalbime doğru vurmaya başladı. Ben elimle kalbimi korumaya çalıştım. O da kanı gördükçe hiddetlendi ve bıçağı rastgele sallamaya başladı. Ardından kapıyı kapatmaya çalıştı, ayaklarımla direndim. Soğukkanlılığımı korumaya çalıştım. Bağırmalarım onu endişelendirdi herhalde, ağzımı kapattı ve boğazıma bıçağı dayadı. Her şeyin bittiğini, öleceğimi sandım. "Ne olur yapma" diye yalvardım. Bir anda mutfağa fırladı bıçakların önüne yöneldi. Oraya yöneldiğini görünce can havliyle kapıdan dışarı kaçtımö dedi.

'15 KEZ BIÇAKLADI, İLK DURUŞMADA SERBEST KALDI'

Eski eşi Harun Sazlı'nın kendisini 15 kez bıçakladıktan sonra ilk duruşmada serbest bırakılmasına tepki gösteren Öznur Sazlar, şunları söyledi:

"15 tane bıçak darbesi var. Kalbime vurduktan sonra kendimi korumak adına elimi kalbime koydum o sırada elimi parçaladı. Elimi şuan fazlasıyla kullanamıyorum zaten. 1 hafta kadar hastanede kaldım çünkü akciğerlerim söndü. Oksijenle tedavi edildim o durumu atlattım çok şükür fakat hala hapşıramıyorum, hala derin nefes alamıyorum ve hala ben uzun yürüyüş yapamıyorum. Ne oğlum ne ben şuan ikimizin de psikolojisi çok iyi değil. Mahkeme sürecimizde bayan hakim çıktığı zaman açıkçası sevindim. Ama baştan rengini belli etmesi, "Çıktığında hangi adreste olacaksın" dediğinde "Ne oluyoruz" dedim. Tahliye edileceğini o an anladım zaten. "Hafif hafif vurdum hiç tepki göstermedin" demesi mi iyi hal indirimi mi oldu anlamadım. Bende takım elbiseyle gittim oda takım elbiseyle gitti. Onun takım elbisesi mi değerli oldu. Ardından tahliye kararı ile çıktı. Bundan sonra ben ve benim gibi olanlar için artık yeni bir yasanın çıkması gerekiyor. Biz korunmak istiyoruz. Adalet istiyoruz. Yargısız infaz edilen biz olduk. Karşı taraf olmadı. O elini kolunu sallaya sallaya gezecek sadece Pazartesi ve Cuma günleri imza verecek diğer kalan günlerde benim güvenliğim ne olacak. Korkuyla yaşıyorum. Evime giremiyorum dünden beri. Evimin odalarında gezemiyorum banyoya baktığım zaman her yeri kan görüyorumö

BAŞSAVCILIK İTİRAZ ETTİ

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Öznur Sazlar'ı 15 kez bıçakladıktan sonra tahliyesine karar verilen Harun Sazlı hakkındaki itirazda bulundu. Üst mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen itirazın ardından Harun Sazlı hakkında yeniden "tutuklama kararı" çıkarıldı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı yazılı açıklamada çiftin 31 Temmuz 2019 günü boşandığını belirtilerek, "Mahkemece 03/09/2019 tarihinde yapılan yargılama esnasında tutuklu kocanın haftada iki gün kolluk birimlerine imza vererek adli kontrol altına alınmasına ve cezaevinden tahliyesine karar verilmiş ve davanın görülmesi ileri bir tarihe ertelenmiştir. Mahkemece verilen karar nihai bir karar olmayıp yargılama sonucunda suç sübuta ererse kanunda belirtildiği şekilde cezalandırılacağı aşikardır. Verilen tahliye kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığımızca itiraz edilmiş, itirazı incelemekle görevli Ağır Ceza Mahkemesince sanığın yeniden tutuklanmasına karar verilmiştirö denildi.

İtirazın kabul edildiği Ağır Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama kararının ardından Harun Sazlı'yı yakalama çalışması başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Öznur sazlar adliye evraklarını incelerken

-Adalet sarayından görüntü

-Öznur sazlardan yakın detay

-Öznur sazlar çalışırken görüntü

-olayın gerçekleştiği sokaktan görüntü

-Genel görüntüler

=========================================

İntihar eden Fatma ve bebeği Aybüke için duygusal paylaşım (EK)

7)ACILI BABA KONUŞTU

Samsun'da eşi ihtihar eden 1 aylık kızı da beşiğinde ölü olarak bulunan Tarık B., "Dün eşimi saat 15.00 gibi telefonla aradım ulaşamadım. Saat 18.00 gibi şüphelenip eve geldiğimizde eşimi ve çocuğumu bu şekilde buldum. Muhtemel eşim emzirdikten sonra veya emzirirken çocuk kusmuğunda boğuldu. Muhtemel çocuğu öyle gördükten sonra kendi canına kaydı. Kaldıramadı, demek ki o anki şokla, ruh haliyle. Otopsiden çıkan sonuca göre çocuğun ölümünün nasıl olduğu ortaya çıkaracak. Kriminal incelemede "fiziksel veya herhangi bir cisimle boğma emaresi yok" denildi. Denizde nasıl boğulma olur çocuğun durumu da oydu. 2018 yılı Temmuz ayında evlenmiştik" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Röportaj

========================

8)CİNAYET ZANLILARININ EVİ KUNDAKLANDI

İZMİR'in Karabağlar ilçesinde, önceki gece otomobiliyle seyir halindeyken, hasımları tarafından açılan ateş sonucu Bayram Akkaya'nın (42) hayatını kaybetmesinin ardından, katil zanlıları A.A. ile R.A.'nın yaşadığı ev kundaklandı. Mahalleye çevik kuvvet ekipleri ve TOMA sevk edildi.

Önceki gün gece saat 01.30 sıralarında, Umut Mahallesi 3869 sokakta meydana gelen olayda, otomobiliyle seyir halinde olan 4 çocuk babası, kamyon şoförü Bayram Akkaya'ya, iddiaya göre daha önce trafikte kavga ettiği ve aralarında bu yüzden husumet bulunan A.A. ve R.A. kardeşler tarafından tabancayla ateş açıldı. Akkaya, vücuduna isabet eden kurşunlarla kanlar içinde kalırken, çevre sakinleri, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Akkaya'nın öldüğü belirlendi. Bölgedeki mobese kameralarını incelemeye alan polis ekipleri, olayın ardından kaçan şüpheliler A.A. ve R.A.'yı yakalamak için çalışma başlattı.

EVLERİ KUNDAKLANDI

Dün saat 20.00 sıralarında ise, Akkaya'nın öldürüldüğü 3869 sokaktaki, A.A. ve R.A.'nın kaldığı tek katlı ev, iddiaya göre kundaklandı. Evden yükselen dumanları gören mahalle sakinleri, durumu itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, su sıkarak müdahale ettikleri alevleri, yandaki diğer evlere sıçramadan söndürdü. Olayın ardından mahalleye çok sayıda polis ve bekçi sevk edildi. Gerginliğin sürmesi üzerine, çevik kuvvet ekipleri de TOMA eşliğinde mahallede nöbet tuttu. Polis, kundaklama olayıyla ilgili olarak emniyete götürdüğü 2 kişiyi, ifadelerini aldıktan sonra serbest bıraktı.

Polisin, hem Akkaya cinayetiyle hem de kundaklama olayıyla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

- Cinayetin olduğu sokaktan görüntü

- Kundaklanan evden görüntü

- İtfaiye ekiplerinden görüntü

- Genel ve detay görüntü

================================

9)HIRSINI ALAMADI, ÖNCE OTOBÜSE SONRA MOTOSİKLETE ÇARPIP KAÇTI

ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde, otomobil sürücüsü trafikte tartışma yaşadığı otobüse ardında da yol kenarına çekmeleri konusunda uyarıda bulunan motosiklet sürücüsüne çarparak kaçtı. Motosiklet sürücüsü hafif yaralanırken, polis kaçan sürücünün yakalanması için çalışma başlattı.

Olay, dün saat 21.00 sıralarında Müftü Mahallesi Devrek Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre trafikte ilerleyen otomobil sürücüsü, yolcu otobüsü sürücüsü ile tartışma yaşadı. Yaşanan tartışmada yolun kapanması nedeni ile 67 UA 625 plakalı motorsikleti kullanan Kaan Kurtal, sürücülerin araçlarını ileri çekmesini ve orada konuşmalarını söyledi. Bu sırada hareket eden otobüsün arkasından giden otomobil sürücüsü, önce yolcu otobüsüne sonra da motosiklete defalarca arkadan çarptı. Devrilen motosikletin sürücüsü Kaan Kurtal, yere düşerek yaralandı. Otomobil sürücüsü ise olay yerinden hızla kaçtı.

Haber verilmesi üzerine gelen trafik ekiplerine otomobilin plakasını veren Kaan Kurtal, "Otomobil sürücüsü ile yolcu otobüsünün sürücüsü tartışıyordu. Işıklarda ben uyardım kenara çekin konuşun diye. İleride ilk önce yolcu otobüsüne vurdu. Sonra bana arkadan 5-10 kere çarptı." dedi.

Polis ekipleri, kaçan otomobil sürücüsünü yakalamak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Otobüsten görüntü

Motosiklet sürücüsü

Motosiklet sürücüsünün olayı trafik polislerine anlatması

Trafik polisinin bilerek ve kasten yaralama olarak telsizden bildirmesi

Motosiklet sürücüsünün plakaları çantasına alması

===================================

10)ERDOĞAN, SİVAS'TA PARTİ TEŞKİLATIYLA BULUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde, AK Parti il teşkilatı ile yemekte buluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, basına kapalı gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada, kongrenin yıl dönümünde miting havasında muhteşem program gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

"Bugün şahsımı bir kez daha bağrına basan yiğidolara, balkonlara taşan muhabbetleri için kalpten teşekkür etmek istiyorum. Sizin bu dayanışmanız bize güç ve cesaret veriyor. Sizin bu sevdanız, mücadele azmimizi daha da diri tutuyor. Rabbim yol arkadaşlığımızı, muhabbetimizi daim eylesin diyorum. Bu güzel toplantıyı tertip ettikleri için Sivas İl Başkanlığı'mıza ve programda emeği olan tüm dava arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Türk milleti için mücadele eden bütün dava arkadaşlarıma buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün buraya sadece Sivas Kongresi'nin 100'üncü sene-i devriyesini kutlamak için gelmedik, aynı zamanda yiğidolara olan şükran borcumuzu sunmak için geldik. Milli iradenin ve milli mücadelenin şehri Sivas, 31 Mart seçimlerinde bir kez daha demokrasiye, geleceğine sahip çıktı. 31 Mart seçimlerinde Sivas, "kardeşlik', "huzur" ve "hizmet" dedi. Sivas, yüzde 49,5 oy oranıyla tercihini bir kez daha AK Parti'den, AK Parti'nin eser ve gönül siyasetinden yana kullandı. 31 Mart seçimindeki başarınızdan ötürü teşkilat mensuplarımızın her birine teşekkür ediyorum. Önümüzde 4,5 yıllık icraat dönemi bulunuyor. 31 Mart'ta Sivas yüzde 49,5 oy oranı ile tercihini bir kez daha AK Parti'nin hizmet siyasetinden yana kullandı."

'YOLUMUZA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ'

Bir asır önce millete cesaret aşılayan Sivas'ın bugün de yolu aydınlattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mücadelemizi yürütürken ilhamımızı Sivas'tan, Sivas Kongresi'ne damga vuran emsalsiz direniş ruhundan alıyoruz. Tıpkı Sivas kongresinde olduğu gibi bugün biz de manda ve himaye kabul edilemez diyoruz. Birileri tabi bu mandaları malum mandalarla karıştırıyor. Onlar çok daha muteber; ama bu manda farklı. "Bölücü niyetler karşısında, milli sınırlarımız içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz" diye haykırıyoruz. Vesayet odaklarına karşı milli iradeyi hakim kılmak temel esastır, şiarıyla hareket ediyoruz. Sınırlarımız içinde ve dışında yürüttüğümüz beka mücadelesinin rehberi bu ilkelerdir. Doğu Akdeniz'de 2 sondaj gemimiz var, 2 de sismik araştırma gemimiz var; ama birileri diyor ki "Doğu Akdeniz'de Amerika var, İngiltere var, Fransa var. Şu var bu var; ama Türkiye Doğu Akdeniz'de yok" diyor. Herhalde anlıyorsunuz ne demek istediğimi. Kardeşlerim, bunlar ne yazık ki hala bayrağımızı tanıyamadılar. Halbuki gemilerimizin üzerinde devasa ayyıldız bayrağımız var. Diyor ki "Orada yok'. Yazıklar olsun. Ama sana da bunu tanıtacağız, er ya da geç tanıtacağız. Biz içimizdeki bu bedbahtlara, modern müstemlekecilere rağmen duruşumuzu asla bozmayacağız. Sivas'tan ve Sivas Kongresi'nden aldığımız cesaretle yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizi böldürmeyeceğiz, bayrağımızı gönderden indirmeyeceğiz. Vatanımıza namahrem eli değdirmeyeceğiz. Şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızı susturmayacağız. Bedeli şehit kanlarıyla ödenen bağımsızlığımıza halel getirmeyeceğiz. Milletimizin kutlu yürüyüşüne ket vurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bir olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız."

'ŞANTAJLARA BOYUN EĞMEDİK'

Sivas Kongresi'nde alınan kararların anlamını gençlerin çok iyi kavraması gerektiğini belirten Erdoğan, "Unutmayın, Türkiye tarihinin hiçbir döneminde kendi başında bırakılmamıştır. Dikensiz bir gül bahçesinde olmadı. Bağımsızlığımızı adeta her evden bir şehit vererek kazandık. Cumhuriyetimizi uzun ve çetin mücadelelerden sonra kurduk. 12 Eylül ve 28 Şubat'ta her türlü provokasyona rağmen hukuk çizgisinden sapmadık. Darbelere, vesayete rağmen siyasete olan inancımızı bir an olsun kaybetmedik. Daima ümitvar olduk. 18 yıl önce AK Parti'yi kurarken de itham sabotaja maruz kaldık; ama yılmadık, şantajlara boyun eğmedik. Son 18 yılda ülkemizi hangi alanda ileriye taşımışsak bunu çok çetin mücadelelerle başardık. Gelecek ramazana kadar yüksek hızlı trenimizi de Sivas'ımıza getireceğiz. S-400'lerin ikinci etabı da geliyor. Elemanlar da yetişmeye devam ediyor. Bu bizim savunma sistemimize bambaşka bir güç katıyor. Milletimizin yüzünü yere eğdirecek bir yola asla girmedik. Zaman zaman şehirlerimizi dolaşan fitne tüccarları var. İnanıyorum ki Sivas buna prim vermeyecek. Son 18 yılda her ne yaptıysak Türkiye için, Türk milleti için, demokrasi için yaptık. Herkesin bir hesabı varsa muhakkak Allah'ın da bir hesabı var. Azim, sabır, mücadele oldukça üstesinden gelemeyeceğimiz yoktur" diye konuştu.

'AK PARTİ'YE ZARAR VERMEK İSTEYENLERİN SONU HÜSRAN OLDU'

AK Parti'nin kararlılıkla yoluna devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüze kimse set çekemez. Kardeşliğimizi sağlam tutarsak fitne tohumları boy veremez. Fitne tüccarları var. Ben inanıyorum ki Sivas, bu fitne tüccarlarına prim vermeyecektir. AK Parti kalesinde gedik açmaya yönelik pek çok hareket oldu. 18 yılda medyanın siyaset mühendislerinin veya kimi sermaye çevrelerinin gazıyla hareket eden bazı eski üyelerimiz hatta bakanlarımız çıktı. Ama hepsi de tıpkı bir saman alevi gibi kısa sürede unutulup gitti. Hatırlayın Sivas'ın içinden de çıktı. Nerede şimdi? Sorsan belki şimdi hatırlamaz. Hatırlayan da hayırla yad etmez. Siyasi hırsları uğruna AK Parti'ye zarar vermek isteyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Bunların hepsi birer projedir unutmayın. Milletimiz o derin irfanıyla gizli açık her türlü tuzağı sandıkta bozmuştur. Onun için biz başkalarına değil, kendimize bakacağız, 18 yaşında olmanın o eşsiz heyecanıyla çalışacağız, koşacağız, koşturacağız. Gurur bizim yanımıza gelemez. Gurur Rabbimize aittir. Kul o kapıya gelirse bitti demektir. Bunu yapanlar var, "ben" diyenler var. Bizde "ben" yok, "biz" var. Kibir, haset, dedikodu, iç kavganın bizim siyasetimizde yeri yoktur. İnşallah 2023 seçimlerinde çok farklı şekilde sandıklardan çıkarız, bu seçimlerde yaşadıklarımızı yaşamayız" dedi.

FORUMDA KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parti teşkilatıyla buluşmasının ardından Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen Orta Anadolu Ekonomi Formu'nun kapanış konuşmasını yaptı.

Forumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, bundan 100 yıl önce Sivas Kongresi'nde bir araya gelen heyetin ülkenin ekonomik özgürlüğünü de hayal ettiğini belirterek, "Kapitülasyonların kaldırılması, devlet eliyle sanayileşme başlatılması, gerçek bir milli iktisat hamlesine ne yazık ki dönüştürülemedi. Hem özel sektörün desteklendiği hem büyük yatırımların yapıldığı karma ekonomi bizi istediğimiz yere taşıyamadı. Darbeler, cuntalar, koalisyonlar üzerine güçlü bir şekilde eğilmemize engel oldu. İç düşmanlar adeta Türkiye'nin sıçramasına, gelişmesine engel oluyorlardı. Türkiye'yi sürekli kendi iç meseleleri ile boğuşarak enerjisini kendi içinde tüketmesi için uğraştılar. Ülkemize çok ağır, siyasi, ekonomik ve insanı bedelleri olan bu sürecin Cumhuriyetimin ilk yıllarındaki hamlesi dışında 3 önemli istinası vardır. Birincisi Demokrat Parti'nin ve onun şehit lideri Adnan Menderes'in başlattığı büyük siyasi ve ekonomik dönüşümdür. Türkiye bu dönemde sadece özgürlükler değil aynı zamanda büyük kalkınma heyecanı ile tanıştı. Sonu dar ağacında biten mücadelenin ardından bu hamlenin önüne geçenler maalesef içimizden çıktı. İkinci büyük çıkış rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı ile yaşanmıştır. Özal, Türkiye'yi yeni ekonomik modellere hazırlamak için çok büyük gayret sarf etmiştir. Maalesef onun siyasi ve insani ömrü de bu hamleyi tamamlamaya yetmemiştir. Tabi çok farklı bir ölüm. Üzerinde çok şaibelerin olduğu bir ölüm. İçeriden dışarıdan soru işaretlerinin çok olduğu bir ölüm. Allah rahmet eylesin. Türkiye üçüncü kalkınma hamlesini AK Parti ile yaşamıştır. Yaklaşık 17 yıldır devam eden bu süreç elbette dikensiz gül bahçesi gibi sorunsuz, sıkıntısız geçmemiştir. Her ne olursa olsun Türkiye'nin ekonomide ve demokraside belirlediği hedeflere yürüme iradesi hamdolsun kırılamamıştır. Göreve başladığımızdan itibaren kişi başına mille gelir 3 bin 400 dolardan 11 bin dolara tırmandığı dönemi yaşadık. İhracatımızın 36 milyar dolar olduğu dönemden 170 milyara çıktık. Bunlar bu dönemin sıçrayışıdır" dedi.

'ALTERNATİFLERİ ÇOĞALTACAĞIZ'

Savunma sanayisinde Türkiye'nin daha önce yerli ve milli olarak ihtiyacının yüzde 20'sini karşılarken bugün yüzde 70'lere ulaştığını aktaran Erdoğan, "Bunu karşılarken ihracatımız 2,5 milyar dolara ulaşmış vaziyette. Dün elini açan bir orduya sahiptik fakat şimdi hem kendimiz üretiyoruz. İthalatımız yok değil, var ama şimdi göğsümüzü gere gere bazı adımları atıyoruz. En son S-400 konusunda gelişmeleri takip ediyorsunuz. Alternatifleri çoğaltan ve dünya ile masada oturan ve sadece tekdüze değil, kimden daha uygun şartlarda alabilirim anlayışını geliştiren ülke konumuna geldik. Biz şu ana kadar ABD ile masada otururken şimdi Rusya ile oturuyoruz. Belki yarın Çin'le de oturacağız. Alternatifleri çoğaltacağız. Bir de sadece pazar değil ortak üretime girmek suretiyle bizim bu ülkelerle adım atmamız şart. Bu noktada ilk sürdüğümüz şart ortak her zaman ortak üretim yapabilecek miyiz. Eğer ortak üretim yapamayacaksak o zaman kusura bakmayın. Biz yıllarca pazar olduk, onlar ise tüccar ve üretici oldu. Şimdi bu noktada oturup konuştuğumuzda istenen noktaya geldiler" diye konuştu.

Altyapıda da Cumhuriyet tarihinde görülmemiş adımlar attıklarını belirten Erdoğan, "Bizim sadece karayollarında bölünmüş yol 6 bin 100 km idi, şu anda bizim 27 bin kilometre bölünmüş yollar, otoyol vs. Bakın nereden nereye geldi. 79 senede 6 bin 100 km bölünmüş yol ama 17 senede buna ilave edilen 20 bin kilometrenin üzerinde yol. Yüksek hızlı tren. Türkiye'de yoktu. Ama şimdi yüksek hızlı trenimiz var. İnşallah Ramazan'da Sivas'a yüksek hızlı tren geliyor. Bu adımlar atılırken, bu işte muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak lafla olmuyor, icraatla oluyor" ifadelerini kullandı.

'ABD'DEN DE PATRIOT İSTEDİK'

İtalyanlarla birlikte ATAK helikopterlerini yaptıklarını anlatan Erdoğan şöyle devam etti:

"Türkiye'de bunu üretiyoruz. Şu anda Silahlı Kuvvetlerimizin ATAK helikopterlerimizden ne kadar gururla bahsettiklerini ben biliyorum. Savunma Bakanımız da burada. Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var. Bir tane, iki tane değil. Ama benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın, ben bunu kabul etmiyorum. Şu anda dünyada gelişmiş ülkeler içerisinde neredeyse nükleer başlıklı füzesi olmayan ülke yok. Hepsinde var. Hatta isim vermeyeceğim bir tanesi şu anda Cumhurbaşkanı değil, ziyarete gittiğimde, bana dedi ki, benim elimde 750 kadar nükleer başlık var. Ama Rusya'nın ABD'nin elinde 12, 15 bin füze var diyor, "ben de yapacağım" diyor. Hale bakın. Onlar nerede, neyin yarışını yapıyor ama bize de ne diyorlar sakın ha sen yapma. Bir de yanı başımızda İsrail var. Tüm her şeyiyle onunla korkutuyor. Biz şu anda çalışmamızı yürütüyoruz. Bir S-400 olayı oldu. Kıyamet kopardılar. Almayacaksın dediler. Niye almayacağız. S-400 nedir? Savunma sistemi. Taarruz değil. Yani bize savunma sistemini bile almayı engelliyorlar. Aldık. İnşallah Nisan'da tamamen bitiyor. Ben Sayın Trump'a şunu da söyledim. "Sende bize Patriot'u ver, senden de Patriot alalım" dedim. "Doğru mu söylüyorsun" dedi, "evet" dedim doğru söylüyorum. Ama "şartlar aynı olacak" dedim. Rusya ile hangi şartlarda aldıysak senle de aynı şartlarda olursa alırız. Şimdi 5 gün önceydi telefon görüşmemiz, Birleşmiş Milletler'de tekrar bir araya geleceğiz ve bu konuları tekrar görüşeceğiz. Çünkü alternatifiniz olmadığı zaman belinizi kırarlar. Bu işin lamı cimi yok. Onun için çok çalışacağız. Hem mali noktada güçlü olacağız, hem de bütün bu alt yapıları oluşturacağız."

'AKILLI BOMBAMIZI ÜRETTİK'

Başbakanlığımın ilk yıllarında insansız hava aracı konusunda ABD'den talepte bulunduklarını ancak sınırlı destek alabildiklerini anlatan Erdoğan şöyle devam etti:

"Bakın şimdi kötü komşular bizi ev sahibi yaptı. Şimdi biz insansız hava aracı üretiyoruz. Silahlısını da üretiyoruz. Şimdi onun da bir üst kademesini, şöyle bir iki ay içerisinde inşallah onu da üretiyoruz. Şimdi onun daha da ilerisi havada kalabilen, hamdolsun insansız hava araçlarını benim vatandaşım üretti. Üretmekle de kalmayıp ihracatına da başladılar. Melese bu. Sayın Obama'dan akıllı bomba istiyoruz. Terörle mücadele ediyoruz ya. Tendürek'te, Gabar'da, Cudi'de, Beslerderesi'nde bu mücadeleyi verirken ihtiyaç var. F-16'lar hep bunu kullanacak. Vermiyorlar ve vermediler. Bir kongre sonu "bu işi çözmeye çalışalım" denildi. Obama'nın ömrü yetmedi o gitti, Sayın Trump'tan da bir şey çıkmadı. Ama bu arada akıllı bombayı biz yaptık. Şu anda bizim akıllı bombamız var ve kendimiz üretiyoruz. Bunlar durup dururken olmadı. Azmedeceksin, kararlı olacaksın, güçlü ekonomi, güçlü devletle bunu yakalayacaksın."

'GÜÇLENME SÜRECİMİZ ARTARAK DEVAM EDECEK'

AK Parti döneminde bu büyük ekonomi hamlesinin zirve noktası 2013-2014 yılları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle dedi:

"Bu dönemde büyümede yüzde 11'lere kadar varan oranlara ulaştık. Milli gelirimiz 950 milyar dolarlara kadar çıktı. İnşaattan otomotive, ihracattan turizme, döviz rezervlerinden kamu borçları ve faizlerine ve enflasyona kadar her alanda gerçekten çok güzel bir tabloyla karşı karşıyaydık. Göreve geldiğimizde IMF'ye borcumuz 23,5 milyar dolardı. 2013 Mayıs ayında IMF'ye olan borcumuzu sıfırladık. IMF'ye borcumuz yok. 27,5 milyar dolar Merkez Bankamızın döviz rezervi vardı. Hamdolsun şimdi orda da 100 milyar doları yine aynı şekilde aştık. Başbakanlığım dönemimde bir ara 136 milyar dolara kadar döviz rezervimizi çıkarmıştık ama yine onu yakalayacağız. Tabi benim faize alerjim var. Yüksek faize karşıyım. Bunda iyi bir noktaya gelmiştik. Çünkü biz faizi yüzde 63'te almıştık ve 4,2'ye kadar düştük. O zaman enflasyonda 7,6'ydı. Maalesef bu Gezi Olayları ve benzeri olaylarla beraber dışarıdan çok ciddi bir çelme takıldı ve biz bu sıkıntıyı yaşadık. Tabi bütün bunlarla beraber şu anda yeniden faizde düşüş başladı. Faizdeki düşüşle birlikte enflasyondaki düşüş biliyorsunuz son olarak 15,1'e kadar düştü. Şimdi politika faizi daha da düşecek. Ben buna inanıyorum. Çünkü yeni Merkez Bankası yönetimi bu konuda bu anlayışı ortaya koydu. Bununla kalmayacak faiz doğru orantılı olması hasebiyle enflasyonu da aşağıya doğru etkileyecektir. Bütün bunlarla beraber bizim güçlenme sürecimiz de artarak devam edecektir. Bu konudaki adımlar Türkiye'nin 2020 yılını çok çok iyi karşıladığının alametidir. Bizler şu anda finans yönetiminde çok daha başarılı bir ülke konumundayız. Finans yönetimindeki bu başarı bizi ekonomide çok daha güçlü bir hale getirmektedir. Üç şeyi çok önemserim. Bunlardan birisi insan yönetimi, birisi bilgi yönetimi, biriside finans yönetimidir. Bu üç şeyi başardığınız zaman başarı gelir. Şu an bu adımlar üzerindeki çalışmalarımız kararlı bir şekilde devam ediyor. Yani "olmaz böyle şey" denilen birçok şeyi yaptık. Sadece bir İstanbul'da düşünün biz 3'üncü köprüyü yaptık, onu engellemeye çalıştılar. Kimlerin engellemeye çalışacağını anlayın benim söylememe gerek yok. Oralarda gösteriler yaptılar. Marmaray'ı yaparken yine engellemeye çalıştılar. Boğazın altından Marmaray'ı yaptık. Avrasya Tüneli'ni yaptık aynı şeyleri yaptılar. Şu anda Asya ve Avrupa yakasını birbirine bağlayan 3'üncü boğaz köprüsü, Marmaray ve Avrasya Tüneli. Bunlar İstanbul'umuzun şuan da en büyük zenginlikleridir. İstanbul-İzmir arasını yaptık. 426 kilometre olan böyle bir yolu yaptık. Üzerinde Osmangazi Köprüsü gibi köprüler, birçok tüneller yaptık. Şu anda ben artık hız meraklısı olanların verdiği saatleri konuşmuyorum ama nereden bakarsanız bakın İstanbul-İzmir arası 3 saat veya 3 saat 15 dakikaya inmiş vaziyettedir. Bunun kıymetini bilenler de var bilmeyenler de var bu önemli değil. "At denize, balık bilmezse halik bilir" biz böyle bakıyoruz."

'HEDEF 2023'TE EN BÜYÜK 10 EKONOMİ ARASINDA OLMAK'

Şehir hastanelerinin devrim niteliğinde olduğunu ifade eden Erdoğan, "Dünyada bizim bu şehir hastanelerimizin limitinde hastane yoktur. Şimdi hedefimiz oralardaki doktor kadrolarımızı daha da artırmak ve böylece şehir hastanelerimizde halkımızın oradaki tedavilerinin oradaki verdiği güven ve devlete olan bağlılığını şüphesiz ki artırmaya başladık. Güvenlikte, yargıda, enerjide, sporda. Dün akşam basketbolda 1 sayı farkla Amerika'ya yenildik. O da Amerika seyahati öncesi bizi birazcık üzdü. Ama belli olmaz. Savunmada, çalışma hayatında, sosyal güvenlikte, şehircilikte, çevrede, tarımda, uluslararası ilişkilerde yepyeni bir dönemin perdeleri aralanıyor. Ülkemizi 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tabi hiçbir akılcı ve tutarlı temeli olmayan hadiselerle karşılaşmaya başladık. Üç beş ağaç bahanesiyle ülkemizin büyük şehirlerinin ana caddelerini meydanlarını işgal eden kaos peşinde koşan bir kesim çıktı ortaya. Bu süreci önce belki gerçekten çevreci hassasiyetle başlatılmış bir girişim diye bakarak suhuletle karşıladık. Sonra gerçek niyeti görünce devlet olmanın gereğini yerine getirip milletimizin de desteği ile sokakları bu vandallardan temizledik. Ardından 17-25 Aralıkta FETÖ ihanet çetesinin emniyet ve yargı teşkilatları içerisindeki mensupları aracılığıyla yürüttüğü ilk darbe girişimine maruz kaldık. Bu kumpasın amacının şahsım başta olmak üzere siyasetten ekonomiye kadar bu ülkeye faydalı işler yapan kim varsa, herkesin kollarına kelepçe takıp hükümete el koymak olduğunu gördük. Milletimizle birlikte gereken tedbiri hemen alıp bu hain teşebbüsü akamete uğrattık. Aynı şekilde son 6 yıldır. Her seçimi bir devri sabık, bir intikam, bir örtülü darbe, bir eskiye dönüş vesilesi haline getirme kampanyaları yürütüldü. Hatta 15 Temmuz gibi tarihimizin en büyük ihanetine rağmen bu yöndeki çabalardan vazgeçilmedi. Darbecileri aklamak, darbe girişimini sıradan hale getirmek, ülkemize yapılan ihaneti örtmek, milletimizin kahramanlığını görmezden gelmek için akla hayale sığmayacak yollara başvuruldu. Sınırlarımıza kadar dayanan terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz mücadeleyi önemsizleştirmek için her türlü yol denendi. Bölücü terör örgütünün güdümündeki siyasi oluşumlarla kapalı kapılar ardında ittifaklar kuruldu. Ne yaşanırsa yaşansın bu bölücü terör örgütünde bayrak var mı? Ezan var mı? Vatan var mı? Böyle bir şey yok. Ama bunlarla el ele, dirsek dirseğe ülkemizi bölme parçalama gayreti içerisine girildi. Bunu da hukuk adına yaptılar. Hukuk devleti sınırları içerisinde yürüten adalet dairesinden asla ayrılmayan Türkiye'nin onurlu duruşu dahi tenkit konusu yapıldı. Bu süreçte kim nereye savrulursa savrulsun. Hamdolsun milletimiz darbeciler karşısında da, ekonomik tetikçiler karşısında da sapasağlam durmuştur. Milletimizin dirayetli ve kararlı duruşu sayesinde nice senaryolar yırtılıp atılmış, nice tuzaklar bozulmuş, nice hesaplar boşa çıkmıştır" dedi.

'2020 BÜYÜME HEDEFİ YÜZDE 5'

Yaklaşık 1 yıl önce bu dönemde kur, faiz ve enflasyon üçgeninde yine bir saldırıya maruz kaldıklarını anlatan Erdoğan, "Öncelikle sistemin içerisinde böyle bir sorunla karşılamamıza sebep olan açıkları kapattık. Ardından da ekonomiyi yeniden önce dengeye getirecek, akabinde de yeniden 2023 hedeflerimize odaklayacak bir programı devreye soktuk. Döviz kurunun nispeten stabil hale gelmesi faizlerdeki düşüş, enflasyondaki gerileme, ihracattaki ve turizmdeki, hele hele bugün malum ihracattaki açıklamalarda yapıldı. Gayet iyi bir konumdayız. Turizmde hamdolsun ciddi manada turist akışı var. Bu yıl herhalde 52 milyonu bulacağız. Tabi bu rakam Cumhuriyet tarihimizin en büyük rakamıdır. 52 milyon turist ülkemize gelecek. Artık parasını veren turist geliyor. Bu konuda da şu anda Rusya birinci, Almanya ikinci sırada. Artık Çin'den de turist akışı başladı. Bunlar önemli adımlar. Enflasyonda 10 puanlık düşüş olurken, faizlerde 8 puan, konut kredilerinde 13 puan, ihtiyaç kredilerinde 10 puan gerileme yaşandı. Bu yılın ikinci çeyreğinde, ilk çeyreğe göre yüzde 1,2 oranında büyüme oranı yaşadık. 2020 yılı için büyüme oranı veriyorum. Büyüme oranını inşallah yüzde 5 olarak belirledik. İkinci yarıda çok daha büyüme oranları bekliyoruz ve bu 2020'nin alt yapısını oluşturacak. İhracatta artış devam ederken ithalatı, 17 yıldır ilk defa cari fazla veren dengeler seviyesine kavuştuk. 117,2 milyar ihracatımız ile rekor kırarken, ithalatı karşılama oranı yüzde 85,6'yı buldu. Bu çok önemli. Böylece ekonominin en büyük sorunu olarak gösterilen cari açık meselesini çözme konusunda önemli mesafe kat etmiş olduk" diye konuştu.

Yaşanan her tecrübenin, Türkiye'nin önünde kurulan tuzakların karşı taraf açısından maliyetini yükselttiğini ve başarı şansını azalttığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ekonomisi dinamik yapısı, küresel sisteme entegrasyon gücü ile önümüzdeki dönemin en gözde ekonomisi haline gelmiştir. Bundan sonra ülkemize yönelik hamle niyetini taşıyanlar en az 100 kez düşünmek ve ondan sonra adım atmak zorunda kalacak. Türkiye olarak ekonomide geldiğimiz yer önemli. Ama hala gerçek potansiyelimize ulaşamadığımız da bir gerçek. Uzunca bir süredir dünyanın üretim treni olan bölgeler hızla cazip olmaktan çıkıyor. İşçilikten, ham maddeye, siyasi ve ekonomik güvene kadar pek çok hususta Asya ile ilgili kafalar karışık. Bu durum, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere önemli geçit merkezlerinin hemen dibindeki Türkiye'ye dünyanın üretim üstleri arasında ön sıralara çıkma fırsatı veriyor. Hem kendi firmalarımızın hem de küresel sermaye kuruluşlarını bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyoruz. Özellikle ileri teknoloji noktasında Türkiye, adımlarını atmıştır, atmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

--Erdogan'ın konuşması

===============================================

11)KILIÇDAROĞLU, İMRANLI İLÇESİNİ ZİYARET ETTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sivas'taki Parti Meclisi'nin ardından karayoluyla İmranlı ilçesine geçti. Kılıçdaroğlu, İmranlı'da ilk olarak Belediye Başkanı Murat Açıl'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Kılıçdaroğlu ilçe meydanındaki otobüsün üzerine çıkarak vatandaşlara hitap etti. Kılıçdaroğlu, eski siyaset anlayışının geride kaldığını belirterek, "Kavgadan uzak, gerilimden uzak, insanı seven, görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, herkesi kucaklayan, kadın-erkek yaşlı demeyen herkesi kucaklayan, herkesin sorununa eğilen ve her sorunu çözmek için mücadele eden bir siyasi parti anlayışı getiriyoruz. Bu siyaset anlayışının özünde yatan; kul hakkı yememektir. Harcanan her kuruşun hesabını millete verebilmektir. Sizler vergi veriyorsunuz, parayı harcıyorlar. Nereye gittiğini kimse bilmiyor ama biz, yeni siyasi anlayışımızla, harcadığımız her kuruşun hesabını sizlere vereceğiz. Millete hesap vermek, bir siyasi için onurlu bir görevdir. Biz, bu onurlu göreve talibiz. Onun mücadelesini veriyoruz. Geçmişte A partisine B partisine oy vermiş insanlar olabilir ama yeni siyaset anlayışında, bizimle beraber gelin yol arkadaşı olalım. Türkiye'nin önünü açalım. Türkiye'nin ufkunu açalım" dedi.

'TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

Parti olarak Türkiye için çalıştıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanlarına şunu söyledim. Devir aldığınız miras, ağır bir miras. Aldığınız borçlar, yüksek borçlardır. Ben, bunu biliyorum ama sakın ola ki şikayet etmeyeceksiniz. "Elim kolum bağlı demeyeceksiniz. Gün 24 saat, 24 saat halk için, millet için çalışacaksınız. Ekrem Başkan da İstanbul'da çalışıyor günün 24 saati. Burada da belediye başkanımız çalışıyor, o da 24 saat çalışıyor. Türkiye'nin aydınlığı için 24 saat çalışıyorlar. Türkiye'de yaşayan her insan için çalışıyoruz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, İmranlı ziyaretinin ardından tekrar Sivas'a gelerek, Sivas Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümü dolayısıyla şair ve yazar Sunay Akın tarafından düzenlenen "Uğurlar Olsun Yüzyılın Hikayesi" adlı gösteriyi izledi. Programın ardından Kılıçdaroğlu, karayolu ile Ankara'ya hareket etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-İmranlı ilçesini ziyaret

-Beledye ziyareti

-Halka hitabı

-Sunay Akın gösterisinden detaylar

===================================

12)SOLOTÜRK VE TÜRK YILDIZLARI'NIN GÖSTERİSİ NEFES KESTİ

SİVAS Kongresi'nin 100'üncü yıl etkinlikleri kapsamında SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları'nın gösterisi ilgiyle izlendi.

Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları, Sivas Kongresi'nin 100'üncü yıl dönümü dolayısıyla gösteri uçuşu yaptı. SOLOTÜRK ve Türk Yıldızlarının Sivas semalarındaki gösterisini izlemek isteyen vatandaşlar, Osman Seçilmiş Parkı ve çevresinde yoğunluk oluşturdu. Gösteri uçuşunu ilgiyle izleyen vatandaşlar, alkışlarla destek verdi. Bazı vatandaşlar, gösteriyi cep telefonu kameralarıyla kaydetti. Gösteri yaklaşık 1 saat sürdü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Gösteriden görüntüler

-Vatandaşların ilgisi

=====================================

DHA

HABERE YORUM KAT